Anasayfa / Eğitim / HÜCRE ORGANELLERİ- ORGANELLERİN GÖREVLERİ

HÜCRE ORGANELLERİ- ORGANELLERİN GÖREVLERİ

HÜCRENİN TEMEL KISIMLARININ YAPISI VE GÖREVLERİ

Sitoplazmada bulunan ve hücrenin solunumu, beslenmesi ve boşaltımı gibi yaşamsal olaylarının gerçekleştiği yapılara organel denir. Hücre organelleri mitokondri, kloroplast, koful, lizozom, ribozom, sentrozom, endoplazmik retikulum, golgi aygıtı ve plastitlerdir. Hücre organelleri ve görevleri aşağıda detaylı olarak anlatılmıştır.

Hücre Organelleri

Mitokondri

Mitokondrinin hücredeki görevi, bulunduğu hücre için enerji üretmektir. Oksijeni kullanarak besinlerden enerji elde ederler. Sayıları hücre tipine göre değişir. Örneğin, enerji ihtiyacının fazla olduğu kas ve karaciğer hücrelerinde mitokondri sayısı diğer hücrelere göre daha fazladır. Bölünüp çoğalabilirler.

Kloroplast

Kloroplast bitkilerin yeşil kısımlarında bulunan, doğadaki tüm canlılar açısından çok önemli görevleri vardır. Kloroplastlar güneş enerjisi, karbon dioksit ve suyu kullanarak kendisinin ve tüm canlıların kullanacağı besin maddesi ve oksijeni üretirler. Bu olaya fotosentez denir. Kloroplastlar fotosentezle yeryüzünde yaşamın devamlılığını sağlar. Hayvan hücrelerinde bulunmaz.

Koful

Kofulun görevi hücre için fazla olan maddeleri depo etmektir. Daha çok bitki hücrelerinde ve bir hücreli canlılarda bulunur. Hayvan hücrelerinde zaman zaman oluşan ancak kısa sürede kaybolan küçük kofullar görülür. Hayvan hücrelerindekiler küçük, bitki hücrelerindekiler ise büyüktür.

Lizozom

Lizozomlar büyük tanecikleri, yaşlanmış organelleri taşıdıkları enzimlerle parçalarlar. Genellikle hayvansal hücrelerde bulunur.

Lizozomun görevleri kısaca konusunda sizlere bilgi vereceğiz.

Lizozom tüm hayvan hücrelerinde bulunur ancak sadece alyuvar hücrelerinde ve bitki hücrelerde lizozom yoktur. Lizozom, golgi cisimciğine yakındır ve granül şeklinde hücre içinde görülmektedir. Lizozom zarla çevrili olan bir organeldir ve sindirimi gerçekleştiren enzimleri içinde barındırır.

Lizozomun diğer adı intihar keseciğidir ve küçük, yuvarlak asidik bir yapısı vardır. Lizozomda bulunan enzimler hücrenin kendisini sindirip eritmesine ortam hazırlar. Lizozomun hücreyi eritip sindirme olayına otoliz adı verilir. İnsanın vefat ettikten sonra kokmasının nedeni lizozomdur.

Lizozomun görevleri;

Lizozom öncelikle hücre içindeki ve hücre dışındaki maddelerin sindirimini gerçekleştirir.

– Hücreyi dış etkilerden korur.

– Yaşlanmış olan enzimlerin molekül ve organellerin parçalanmasını sağlar.

– Spermin uç kısmında bulunur ve yumurtanın delinmesine olanak sağlar.

Ribozom

Ribozomlar protein sentezi yapan organellerdir. Endoplazmik retikulumların üzerinde, çekirdek zarında veya sitoplazmada serbest olarak bulunurlar.

Sentrozom (Sentriyol)

Sentrozomlar (Sentriyol) hücre bölünmesinde görev alan orgenellerdir. Hayvansal hücrelerde bulunur, bitki hücrelerinde bulunmazlar.

Endoplazmik Retikulum

Endoplazmik Retikulum hücre içini ağ gibi saran bir yoldur. Görevi madde iletimini gerçekleştirmektir. Ayrıca bazı maddeler depo edilir.

Golgi aygıtı

Golgi aygıtının görevi salgı üretilmesinde ve depo edilmesini sağlamaktır.

Plastitler

Bitki hücrelerinde bulunan plastitler üç çeşittir:

1. Kloroplastlar (Açıklamasına yukarıdan ulaşabilirsiniz)
2. Kromoplastlar: Çiçek ve meyvelere sarı, kırmızı ve turuncu renk verir.
3. Lökoplastlar: Renksizdirler. Işık alırlarsa kloroplastlara dönüşürler. Bitkinin besin depo etmesini sağlarlar.

BİTKİ VE HAYVAN HÜCRESİ ARASINDAKİ FARKLAR

HÜCREDEN ORGANİZMAYA Tek Hücreden Çok Hücreli Canlılara

Tek Hücreden Çok Hücreli Canlılara

Hücreden organizmaya doğru yolculuğa çıkarak; doku, organ, organ sistemleri, organizma kavramlarını tanıyalım.
HÜCRELER : Hücreler ile ilgili detaylı bilgi hücre konu anlatımında verilmiştir. Sayfanın sonunda bulunan ilgili konu anlatımları linklerinden ulaşabilirsiniz.

DOKULAR

Şekil ve yapı bakımından birbirine benzer olan ve aynı görevi yapan hücrelerin meydana getirdiği yapılara doku denir. Örneğin; kemik hücreleri kemik dokuyu, kas hücreleri kas dokuyu, kan hücreleri kan dokuyu, epitel hücreleri epitel dokuyu meydana getirir.

ORGANLAR

Aynı görevi yapmak üzere farklılaşmış hücre topluluğu olan dokular birleşerek organları oluşturur. Dokuları oluşturan hücrelerin yapı ve işlev yönünden birbirini tamamladığı gibi, organları oluşturan dokular da yapı ve işlev yönünden birbirini tamamlar.

ORGAN SİSTEMLERİ

Organlar bir araya gelerek organ sistemlerini oluşturur. Solunum sistemi, sindirim sistemi ve boşaltım sistemi organ sistemlerine örnek verilebilir.

ORGANİZMA

Organ sistemleri birleşerek organizmayı (canlıyı) meydana getirir. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler birer organizma örneğidir.

Yukarıda gördüğümüz kavramları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

Hücre » Doku » Organ » Organ Sistemi » Organizma

Organizmayı oluşturan sistemler nasıl birbirleriyle uyum ve işbirliği içinde çalışıp birbirlerini tamamlıyorlarsa, benzer şekilde bir toplumdaki insanlar arasında da uyum, işbirliği ve dayanışma vardır. Yediğimiz ekmek için fırıncıya, giydiğimiz kıyafet için terziye, bilgiye ulaşma yolunu göstermesi için öğretmene gereksinimimiz vardır.

Bunlar hayatımızdaki gereksinimlerden birkaçıdır. Her gereksinimimizi kendimiz karşılamaya çalışsaydık, çoğunu gerçekleştiremezdik. Toplumdaki bu iş bölümü sayesinde gereksinimlerimizi sorunsuz bir şekilde karşılayabilmekteyiz. Atatürk’ün; “Millet ve biz yok, birlik hâlinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz.” sözü bu konu için verilebilecek en güzel örnektir.

CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR 6.Sınıf Vücudumuzdaki Sistemler

Hücre canlıların yaşam özelliklerinin gerçekleştiği en küçük yapı birimine denir. Hücreler genellikle gözle görülemeyecek kadar küçüktür. İncelenmeleri için mikroskopta büyütülmeleri gerekir. Bir yapraktan küçük bir kesit alarak ışık mikroskobu ile baktığımızda yaprak hücrelerini görebiliriz. Bu hücrelere elektron mikroskobu ile baktığımızda ise hücrelerin organellerini inceleyebiliriz.

Ağaçlardan karıncalara, kuşlara, çimenlere kadar birçok canlının hücrelerden yapılmış olduğunu artık biliyorsunuz. Yaşamlarını tek bir hücre olarak sürdüren bir hücreli canlılar ve çok sayıda hücreden meydana gelmiş çok hücreli canlılar vardır. Örneğin amip, öglena ve terliksi hayvan bir hücreli canlılardandır. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler ve mantarlar ise çok hücreli canlılardır.

Biçim ve görev farklılıklarına rağmen tüm hücrelerde üç temel yapı vardır. Bu yapılar dıştan içe doğru hücre zarı, sitoplazma ve çekirdektir. Bitki hücrelerinde hücre zarının etrafında hücre duvarı bulunur. Bu üç temel yapının görevi; Hücrenin büyümesini, gelişmesini ve çoğalmasını sağlamaktır. Şimdi bu bölümleri inceleyelim.

HÜCRE ZARI

» Hücreyi çepe çevre sararak şekil kazandırır.

» Canlı, esnek ve saydamdır.

» Hücre sitoplazmasının dağılmasını önler.

» Seçici geçirgendir.

» Kendisine gerekli olan maddelerin (besin ve oksijen) girişine, atık maddelerin (karbondioksit vb.) atılmasına izin verir.

» Hem hayvan hem de bitki hücresinde bulunur.

HÜCRE DUVARI (ÇEPERİ)

Hücre duvarı yalnız bitki hücrelerinde bulunur; hayvan hücrelerinde bulunmaz. Hücre zarını çevreleyen cansız bir yapıdır. Yapısında selüloz bulunur. Görevi: Hücreye dayanıklılık sağlamak, hücreyi dış etkilere karşı korumak ve hücrenin sınırını korumaktır.

ÇEKİRDEK

Çekirdek, hücrenin beyni gibi düşünülebilir. Çekirdek hücrenin büyüme, gelişme, bölünme, onarım ve denetim merkezidir. Genellikle hücrenin ortasında yer alır. Çekirdek içerisinde canlının kalıtsal özelliklerini taşıyan ve kromozom adı verilen yapılar bulunur. Çekirdekteki kalıtsal bilgiler hücre bölünmesi ile yeni hücrelere aktarılır. Hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için mutlaka gerekli olan bir yapıdır. Çekirdeği çıkarılan hücre yaşayamaz, bir süre sonra ölür. Birden fazla çekirdeği olan hücreler olduğu gibi çekirdeği olmayan hücreler de vardır.

SİTOPLAZMA

Sitoplazma hücre zarı ile çekirdek arasını dolduran, içinde yaşamsal olayların gerçekleştiği yumurta akı kıvamında ve yarı saydam bir sıvıdır. Sitoplazmanın ağırlığının yüzde 80 – 95 ini su oluşturur. Canlı, renksiz ve yarı geçirgen yapıya sahiptir.

Hücrenin Keşfi

Robert Hooke (Rabırt Huk)

Robert Hooke (Rabırt Huk)

Hücre kavramı ilk kez Robert Hooke (Rabırt Huk) tarafından kullanılmıştır. Hook yaptığı basit mikroskopla şişe mantarından aldığı bir kesiti inceleyerek bal peteği gibi gördüğü her boş odacığa hücre adını vermiştir. Aslında şişe mantarı ölü bir yapıda olduğuna göre Hook’un gördükleri canlı hücreler değildi. Daha sonra yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda hücrenin boş bir odacık olmadığı, canlının yaşamsal faaliyetlerini gerçekleştiren yapıları içerdiği görülmüştür.

Antoni van Leeuwenhoek (Anton van Lövenhuk)

Antoni van Leeuwenhoek (Anton van Lövenhuk)

Mikroskopla canlı hücreleri inceleyen ilk kişi ise Antoni van Leeuwenhoek (Anton van Lövenhuk)’tur. Lövenhuk 16.yüzyılda yaşamıştır ve asıl mesleği kumaş alım satımıdır. Kumaşları incelemek için merceklerden yararlanmış, sonra merceklere olan ilgisi giderek artmıştır. Boş zamanlarında mercekleri kullanarak daha çok büyütme yeteneğinde olan ve adına mikroskop denilen bir alet geliştirmiştir.

Leeuwenhoek gölden aldığı suyun bir damlasını mikroskobunda incelediğinde kendisini bambaşka bir dünyada bulmuştur. Burada gördüğü çok sayıda küçük bir hücreli canlı onu şaşırtmıştır. Leeuwenhoek’un bu keşfine kadar bir hücreli canlıların varlığından kimsenin haberi yoktu. Mikroskobun bulunuşu ve tek hücreli canlıların keşfi, biyolojide büyük gelişmelere yol açmıştır. Mikroskopların geliştirilmesi ile hücreler daha da ayrıntılı şekilde incelenmiştir.

Organeller

Mitokondri : (Mitokondri Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Oksijenli solumun yapan tüm ökaryotik hücrelerde görülen
organeldir.Hücrelerdeki görevi enerji üretmektir. Dolayısıyla enerji ihtiyacının fazla olduğu kas hücreleri, aktif taşımanın fazla olduğu hücreler, sinir hücreleri gibi hücrelerde sayı oranı fazladır. Sayıları hücrenin fonksiyonuna bağlı olarak ,hücre başına birkaç taneden 2500’ e kadar çıkabilir. Mitokondri iki katlı zara sahiptir. Zarları yapı olarak hücre zarının yapısına benzerler. Dış zar düz, iç zar ise içeriye doğru oluşan tüp şeklinde krista adı verilen kıvrımlardan oluşur. Krista zarında, elektron taşıma sistemine ait enzimler bulunur.
ETS enzimleri enerji ile ilgili enzimler olduğundan fazla enerjiye ihtiyaç duyan hücrelerin mitokondrilerinde çok sayıda bulunur. İç zarın sınırladığı orta kısma matriks denir. Matrikste solunumla ilgili enzimler, ribozom DNA, RNA, protein, su ve mineraller bulunur.

Mitokondri DNA’sı,mitokondrinin çekirdekten bağımsız olarak çoğalması ve kendine has bir aaaabolizmasının olmasını sağlar.Yalnız, solunum enzimleri ve bazı maddeler çekirdek DNA’sında senaaalenir. Mitokondri DNA’sı çekirdek DNA’sına göre daha az bilgi taşır.

Ribozom : (Ribozom Nedir?, Hücreden Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Virüsler hariç bütün hücrelerde bulunan ribozom, büyüklüğü 150-200 Å(angström) arasında değişen en küçük organeldir. Ribozomlarda protein senaaai yapılır. Hücreye giren aminoasitler burada protein haline getirilir. Proteinler hücrenin en önemli yapıtaşları olduğu için ribozomlar da hücrenin en önemli organelidirler.İzole edilmiş ribozomlar, hücre dışında gerekli ortam hazırlandığında protein senaaai yapılır.

Zarsı bir organel olmayan ribozomların yapısında sadece rRNA ve protein bulunur. Protein kısmı sitoplazmada ribozomlarda, rRNA ise çekirdekçikte yapılır. Ribozomlar iki alt birinden oluşur. Ribozomu oluşturacak rRNA ve çekirdekte birleşerek büyük ve küçük alt birimleri oluşturur.Bu alt birimler daha sonra sitoplazmaya geçer.
Protein senaaai yapılmadığı zamanlarda bu alt birimler birinden ayrılır, işlevsel hale gelebilmek için tekrar birleşirler.

Ribozomlar, hücrede bir organele bağlı veya serbest olarak görülür. Bağlı olarak E.R ve çekirdek zarı üzerinde serbest olarak da sitoplazma sıvısı kloroplast ve mitokondri matriksinde bulunurlar. Hücrelerde iki farklı büyüklükte ribozom bulunur. Bumlar 70S ve 80S ribozomlarıdır.Prokaryotlarda ökaryotları kloroplastları ve mitokondrilerinde küçük ribozomlar bulunur.Ökaryot hücrelerin ribozomları ise 80’dir.

Endoplazmik Retikulum :

(Endoplazmik Retikulum Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Hücre zarını çekirdek zarına bağlayan kanallardan meydana gelir. E.R yumurta, embriyonik hücreler ve eritrositler hariç bütün ökaryotik hücrelerde bulunur.Her hücrenin endoplazmik retikulum kendisine has bir yapıya sahiptir. E.R kanalcıkları sabit bir yapıya sahip olmayıp,hücrenin işlevine göre değişebilir.Kanalcıklar hücre bölünürken kaybolur, daha sonra yeniden oluşturulur.

E.R başlıca özellikleri şunlardır:

Zarları üzerinde bulunan ribozomların senaaalendiği protein moleküllerini golgi aygıtına taşır.

  • Granülsüz E.R yağ senaaai yapar.İç salgı bezlerinden yağ tabiatında steroid hormonları salgılar.

  • Sitoplazmik matriksle birlikte hücreye destek sağlar.

  • Hücre içi dolaşımı sağlar. İyon ve küçük molekülleri gerekli bölgeler taşır.

  • Hücrede asidik ve bazik tepkimelerin birbirlerini etkilemeden meydana geldikleri ortamı oluşturur.

  • Çizgili kaslarda, kasın gevşemesi ve kasılmasında rol oynar.

E.R yapı ve fonksiyon yönüyle çekirdekle yakın ilişki vardır.

Hücrede iki tip E.R bulunur.

Granüllü Endoplazmik Retikulum:

Zarları üzerinde ribozom bulunduğu için granüllü bir görüntüye sahiptir. Ribozomlar E. R üzerinde düzenli aralıklarla dizilirler.Bu tip E. R özellikle protein senaaainin hızlı olduğu hücrelerde daha iyi gelişi.
Ribozomlarda senaaalenen protein E. R kanallarına geçer.Senaaalene proteinler ya doğrudan metobolik faliyetlerde kullanılır yad golgi aygıtı vasıtasıyla hücre dışına salgılanırlar.

Granülsüz Endoplazmik Retikulum:

Üzerinde ribozom bulunmaz, düz bir yapıya sahiptir.Genellikle karaciğer, testiz, ovaryum,böbrek üstü bezi, bağırsak mukakozası gibi işlevleri birbirinden farklı hücrelerde bulunur.

Golgi Aygıtı:

(Golgi Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Olgunlaşmamış kan ve sperm hücreleri hariç bütün okaryotik hücrelerde görülür. Hücrede genellikle sentrozom civarında ve hücre tabanına yakın bulunur. Golgi aygıtı üst üste yığılmış yassı keselerden meydana gelmiştir.
Keselerin çevresinde tomurcuklanma sonucu oluşan irili ufaklı kesecikler ve koaaaaar bulunur. Golgi aygıtının E. Rdan farkı üzerinde ribozomların bulunmaması ve keselerin belli bir bölgede grup halinde bulunmasıdır.

Golgi aygıtının başlıca görevi salgılamadır.

Golgi aygıtından oluşan kesecikler hücre zarının yapısına katılırlar.Golgi vasıtasıyla dolu kesecik hücre zarının arasına girerek zarın hareket etmesine ve genişlemesini sağlar.

Golgi aygıtı, salgı yapan hücrelerde çok iyi gelişmiştir. Tükrük bezi hücreleri
Golgi aygıtı lizozom oluşumunda görev alır.

Golgi aygıtının keselerinden tomurcuklanma ile bazı koaaaaar oluşur

Bitkilerde hücre çeperinin oluşumuna katılır.

Lizozom :

(Lizozom Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Alyuvar hücresi dışında bütün hayvan hücreleri bulunur. Bitki hücrelerinde bulunmaz. Zarla çevrili bir organeldir.İçinde sindirim enzimleri bulunur. Hücre içi ve dışı sindirimi gerçekleştirir.Yaşlanmış organellerin ve hücrelerin parçalanmasını sağlarlar. Bu yüzden akyuvar ve karaciğer hücrelerinde bol miktarda bulunur.Hücre savunmasında etkilidirler.Spermin baş kısmında bulunurlar yumurtayı delmesini sağlarlar. Lizozom bozulmaları sonucu hücrelerde mutasyon meydana gelebilir. Eğer lizozom zarı patlarsa hücre kendini sindirir ve eritir.Buna otoliz denir. Ölümden bir süre sonra görülen kokuşma bunun sonucudur.

Koful :

(Koful Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

İçinde koful özsuyu bulunan zarlı keseciklerdir. Bitki ve tek hücrelilerde çok bulunur. Hücrenin sindiriminde, boşaltımında ve madde alış verişinde kullanılan boşaltım kofulu sindirim kofulu gibi çeşitleri vardır. Tatlı sularda yaşayan tek hücrelilerde kontraktil koful suyun fazlasını hücre dışına atar. Hayvan hücrelerinde az sayıda küçük koful bulunur. Genç bitki hücresinde çok sayıda küçük koful, yaşlı hücrede ise büyük koful bulunur.

Plastitler :

(Plastitler Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Hücrelerde kloroplast,kromoplast,ve lökoplast olmak üzere üç tip plastit bulunur.

Kloroplast:

Bitkilerde fotosenaaain gerçekleştiği yeşil renkli plastitlerdir.kloroplastlar özellikle bitkilerin yeşil kısımlarında bulunur. İki katlı zardan meydana gelirler. Kloroplastlar grana ve stromadan oluşur. Grananın etrafında “stroma” adı verilenbir sıvı ile doludur.Stromada DNA, RNA, Ribozom fotosenaaa enzimleri, karbonhidratlar, yağlar, proteinler, su ve mineraller bulunur.

Kroloplastın temel görevi fotosentezdir.

kloroplasttada mitokondiride olduğu gibi atp üretimi yapılır.bu senaaalenen atp dışasrı verilmez farkı budur. Kloroplast ve mitokondri yapısal olarak prokaryotik hücrelere benzerler. Her ikiside benzer yapıda ribozom içerirler. Kendilerine özel olan DNA’ları ile kendilerini eşleyebilirler.

Kromoplast:

Bitkilerdeki yeşilden başka sarı, turuncu, kırmızı renkleri oluşturan pigmentlerin bulunduğu plastitlerdir.
Genellikle çiçek yaprak ve meyvelerde bulunur. Yeşil yaprakların sonbaharda sararmasının nedeni klorofillerin bozulup kloroplastların kromoplastlara dönüşmesidir.

Lökoplast:

Renksiz plastitlerdir. Nişasta, yağ ve protein depolarlar. Işık görmeyen kök, toprak altı gövdelerde ve tohumlarda bol bulunur. Işık gördüğünde kloroplasa dönüşür.

Sentrozom :

(Senrozom Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Bitki hücresinde, yumurta hücresinde ve sinir hücresinde bulunmaz. Yosun, mantar ve hayvan hücrelerinde bulunur.
Zarsızdır ve sentriyol denilen iki silindirik proteinden oluşur. Hücre bölünmesi sırasında ikiye bölünen sentriyolün her biri bir kutba gider ve aralarında iğ iplikleri oluşur. Kromozomlar sentromellerinden bu ipliklere tutunarak kutuplara doğru çekilir. Kısaca görevi hücre bölünmesi sırasında iğ ipliklerini oluşturur.

Çekirdek :

(Çekirdek Nedir?, Hücrede Ne İş Yapar?, Özellikleri)

Çekirdek hücrenin yönetim ve kalıtım merkezidir. Hücre aaaabolizmasının çekirdek yönetir. Yine canlıların özelliklerini taşıyan kromozom çekirdekte bulunur. Hücre bölünmesiyle bu özellikler hücreden hücreye aktarılır. Dolayısıyla çekirdek hücrenin yaşamını sürdürebilmesi için gerekli olan bir hücresel yapıdır. Genellikle yuvarlak veya oval bir yapıya sahip olan çekirdek ışık mikroskobuyla da görülebilir. Çekirdek ve sitoplazma arasında belli bir oran vardır.

1.Çekirdek Plazması:

Çekirdeğin içini dolduran sıvıdır. Yarı akışkan yapıda olan bu sıvının viskositesi sitoplazma sıvısından daha yüksektir. İçinde su, protein, DNA, RNA, mineral ve diğer maddelerden oluşur.

2.Çekirdek Zarı:

Çekirdek materyali çift zarla çevrilmiş olarak sitoplazmadan ayrılır. Çekirdek zarı E.R’un devamı şeklinde olup E.R’un zarı ile bağlantı halindedir. Çekirdeğin iki zarı arasında kanal bulunur. Bu zar yapı olarak hücre zarının yapısına benzer. Hücre zarından farklı olarak dış zar üzerinde ribozomlar bulunmaz ve halka şeklinde “annulus” denilen yapılardan oluşan geniş “porlar” görülür. Porlar çekirdek plazmasıyla sitoplazma arasında serbest geçişe ve madde alış verişine imkan sağlar. Çekirdekte senaaalenen RNA molekülleri porlardan sitoplazmaya geçer. Ayrıca sitoplazmada senaaalenen bazı proteinlerde bu porlardan çekirdek içine alınır.

3.Çekirdekçik:

Hücrede bir veya daha fazla sayıda bulunabilen çekirdekçik, ribozom ve protein senaaainde aktif rol oynar. Yapısında DNA, RNA ve bazik proteinler bulunur. Ribozomun yapısına katılan RNA’ların çoğu çekirdekçikte senaaalenir. Çekirdekçik hücrede RNA’ların en yoğun olduğu bölgedir. RNA’lar burada proteinlerle birleşerek ribozomun alt birimlerini oluşturur. Porlardan sitoplazmaya geçen alt birimler birleştiğinde işlevsel ribozomları oluştururlar. Çekirdekçiğin sayısı ve büyüklüğü hücrenin işlevine göre değişir. Kas hücreleri gibi protein senaaainin az olduğu hücrelerde çekirdekçik bulunmaz veya çok küçüktür. Buna karşılık salgı hücreleri gibi protein senaaainin hızlı olduğu hücrelerde çekirdekçik büyük veya çok sayıda bulunur. Çekirdekçik ışığı çok iyi kırdığından ışık mikroskobuyla görülebilir.

4.KALITIM MATERYALİ:

Kalıtım materyalinin yapısal sırası;

Nükleotit → Üçlü Şifre → Gen → DNA

Üçlü şifre üç nikleotitin birleşmesinden meydana gelir. Genler değişik sayıda nikleotitlerden meydana gelmiş protein senaaai yapmakla görevli DNA parçasıdır. Genler kromozomların lokus denilen yerlerinde bulunurlar. Bu yapılarla canlıların özellikleri nesilden nesile geçer. Yine hücrede her enzim bir genin kontrolünde çalışır.
Genler bir araya gelerek DNA meydana getirir. DNA terimi tüm nükleotit dizisini ifade etmek için kullanıldığı gibi nükleotit dizisinin belli bir bölgesi içinde kullamılır. DNA çekirdekte proteinlerle birlikte bulunur. DNA protein kompleksi kromatin olarak atlandırılır. Kromatinler ise hücre bölünmesi esnasında kısalıp kalınlaşarak kromozomları oluşturur. Proteinler ,mRNA transkripsiyonu ve DNA replikasyonuna yardımcı olur ve DNA replikasyonuna yardımcı olur ve DNA’yı organize eden yapısal proteinler olarak görev yapılır.

ÇEKİRDEĞİN GÖREVLERİ:

1.Protein Senaaai:Protein senaaai transkripsiyon ve translasyon denilen iki aşamada gerçekleşir.

A: Transkripsiyon (Yazılım)DNA’daki protein şifresi mRNA şeklinde sitoplazmaya taşınır.DNA’dan mRNA senaaaine transkripsiyon denir.Bu esnada DNA’nın tamamı değil sadece ilgili gendeki şifre kopyalanır.

B:Translasyon (Çeviri):Translasyon mRNA’la sitoplazmaya taşınan şifrenin ribozomlarda protein şeklinde kodlanmasıdır. Translasyon esnasında şifre okunur ve bu şifreye göre sitoplazmadaki aminoasitler enzimler yardımıyla birbirine bağlanarak protein molekülü oluşturur.Bu hücrede aynı anda çok çeşitli protein senaaalenebilir. Bir protein molekülünün senaaalenebilmesi için yaklaşık 10 saniye ile 2dakika yeterlidir.
Bakterilerde protein senaaai daha hızlıdır. Bu nedenle antibiyotiklerin bir çoğu bakterilerdeki protein senaaaine engelleyerek etkili olur.

Hücrenin Temel Kısımları

Canlıların yapısında mutlaka bir hücre yer almaktadır. Bu ayzımızda hücrenin temel kısımları kısaca sizlere bahsedeceğiz.

Canlıların yapısında gelişmiş bir şekilde bulunan hücreler temelde; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdek olmak üzere 3 bölümden meydana gelmektedir. Ancak bakteri gibi basit yapıya sahip olan yani gelişmemiş olan canlıların hücrelerinde çekirdek bulunmamaktadır.

HÜCRENİN TEMEL KISIMLARININ GÖREVLERİ:

Hücre Zarı: Sitoplazmayı ve çekirdeği içinde barındıran yapıdır. Dolayısıyla da hücre zarı sayesinde hücre koruma altına alınır ve şekillenir. Hücre içinde yapılan madde alışverişi hücre zarı tarafından kontrol edilmektedir. Bu nedenle de hücre zarı son derece seçici bir özelliğe sahiptir. Böylece hücre içine her hücre gelişigüzel bir şekilde girip çıkamaz. Bitki hücrelerinde ve bazı canlılarda bulunan hücrelerde hücre zarını saran ve dayanıklılığını arttıran hücre çeperi yani hücre duvarı bulunmaktadır. Bu hücre duvarı cansız bir yapıdır ancak hayvan hücrelerinde bu yapı yoktur.

Çekirdek: Hücre içindeki tüm yaşamsal faaliyetler çekirde sayesinde kontrol edilmektedir. Dolayısıyla hücre çekirdek tarafından kontrol edilir ve yönetilir. Bununla birlikte canlılara ait olan kalıtsal özellikler çekirdek yapısında bulunur ve bu özellikler çekirdek sayesinde nesilden nesle yeni hücrelere aktarılır.

Sitoplazma: Hücre zarı ile çekirdek zarının arasında yer almaktadır. Büyük bir kısmını suyun oluşturduğu sitoplazma; yarı saydam, renksiz ve cansızdır. Hücrede meydana gelen sindirim, boşaltım gibi yaşamsal faaliyetleri yerine getiren önemli organeller bulunmaktadır. Şimdi gelin sizlerle bu organellerin görevlerini inceleyelim;

Ribozom: Bütün hücrelerde vardır. En küçük organeldir ve bu organel genç hücrelerde protein üretme görevini üstlenir.

Golgi Cisimciği: Salgı maddelerini oluşturarak kesecikler halinde bir bütün halien getirir. Genellikle tükürük, süt bezi ve ter bezinde yer alır. Bitkilerde ise bal özünün bulunduğu çiçeklerde golgi cisimciğine çok sık rastlanmaktadır.

Mitokondri: Hücrenin ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretir. KAraciğer, beyin ve kaslarda çok fazla enerjiye ihtiyaç duyulduğu için genellikle karaciğer, kas ve beyinde mitokondri bulunmaktadır.

Lizozom: Hücre içinde sindirim görevlerini üstlenir. Ayrıca yaşlanmış olan dokuları ve hücreye zarar verebilecek mikropları sindirerek yok eder.

Endoplazmik Retikulum: Hücre zarı ile çekirdek zarı arasında yer alır. Maddelerin gerekli yerlere iletilmesi görevini üstlenir.

Koful: Hücre içinde faaliyetlerden artan fazla maddeleri ya da atık maddeleri deoplama işlevini görür. Bitki hücrelerinde bulunan koful, azdır ve boyutları büyüktür. Hayvan gücrelerinde bulunan koful ise, küçük boyuttadır ve çok sayıdadır.

Sentrozom: Hayvan hücrelerinde bulunur ve hücrelerin bölünmesi sırasında faaliyet gösterir.

Plastit: Bitki hücrelerinde bulunan plastit; kloroplast, kromoplast ve lökoplast olmak üzere üç çeşide ayrılır.

Genellikle bitkilere renk verir.

Organellerin Görevleri

Organellerin Görevleri Nelerdir, Organellerin Görevleri Kısaca

Hücrenin kapsamında birçok organel bulunur. Her bir organel birçok görev yapar. Örneğin; mitokondri enerji üretir, ribozom ise; protein depolar, endoplazmik retikulum da; hücreler arasında madde alışverişini sağlar.

Hücre zarı daima seçici geçirgendir. Lizozom ise büyük olan besini parçalamakla görevlidir. Koful; depolamak işini yapar. Salgı ve paketler golgi cisimciğinin işidir. Tüm organelleri stoplazma yüzdürmekle görevlidir. Organellerin Görevlerini şöyledir;

Ribozom: Hücre içinde protein sentezi görevini üstlenir. Endoplâzmik retikulum üzerinde dizilmiş şekilde veya sitoplâzma içinde dağınık halde bulunur. Zarsız bir organeldir.

Endoplâzmik Retikulum: Sitoplâzma içinde bulunan madde gönderimini sağlayan kanallar bütünüdür. Bazı maddeleri depolama görevi yapar. Tek katlı bir zarla kaplıdır. Üzerinde ribozom olan endoplâzmik retikuluma granüllü endoplâzmik retikulum denir.

Golgi Cisimciği (Aygıtı): Üst üste dizilmiş şekilde yassı keselerden oluşur. Endoplâzmik retikulumun yapısına benzer, ancak tek fark üzerinde ribozom yoktur. Hücre içinde salgı salgılama ve madde paketlenmesinde görev yapar. Tek katlı zardan meydana gelir.

Lizozom: Bakteriler, mavi-yeşil algler (su yosunu) ve alyuvarlar dışında tüm hücrelerde vardır.Hücre içi sindirimini sağlar. Tek katlı zarla kaplıdır.

Koful: Hücre içinde atık madde, su ve besin biriktiren kese şeklindeki yapılara denir. Bitki hücrelerinde büyük, hayvan hücrelerinde ise küçük boylardadır. Yaşı büyük hücrelerde kofullar büyük ve az olur. Tek katlı zardan meydana gelirler.

Mitokondri: Hücre içinde oksijenli solunum sağlarlar. Hücreye gerekli tüm enerjiyi verirler. Çift katlı zarla kaplıdırlar.

Sentrozom: Yalnızca hayvan hücrelerinde bulunur. Hücre bölünmesinde görev yaparlar.

Plâstitler: Plâstitler sadece bitki hücrelerinde vardır. Üç çeşit plâstit bulunur; kloroplâst, kromoplâst ve lökoplâst’dur.

Kloroplâstlar, bitkilere yeşil rengini sağlarlar. Yapısında bulunan klorofille birlikte, fotosentez yaparak besin ve oksijen oluştururlar. Yapraklarda ve otsu bitkilerin gövdelerinde vardır.

Organellerin Görevleri Hakkında Yorumlarınızı ve Sorularınızı Aşağıdan Hemen Yazabilirsiniz.

Organellerin Özellikleri nelerdir kısaca bilgi

Bu yazımızda organellerin özelliklerine değineceğiz. İşte sırasıyla organeller ve özellikleri;

Mitokondri; Hücre içinde oksijenli solunum yapar. Hücreye gerekli enerjiyi sağlar. Çift katlı zarla kaplıdır.

Koful; Kofulun görevi hücre için fazla olan maddeleri depo etmektir. Daha çok bitki hücrelerinde ve bir hücreli canlılarda bulunur. Hayvan hücrelerinde zaman zaman oluşan ancak kısa sürede kaybolan küçük kofullar görülür. Hayvan ve bitki hücrelerindekiler görülür.

Plastitler; Plâstitler sadece bitki hücrelerinde rastlanır. Üç çeşit plâstit vardır; kloroplâst, kromoplâst ve lökoplâst.

Endoplazmik Retikulum; Sitoplâzma içinde madde iletimini sağlayan kanallar sistemidir. Hücre zarı ve çekirdek arasındadır.

Ribozom; Hücre içinde protein sentezi yapar. Zarsızdır. Protein sentezinin çok yapıldığı bölgelerde sayıca daha çoktur.

Golgi Aygıtı; Hücre içinde salgı üretimi ve madde paketlenmesinde görev alır. Tükürük, süt ve ter bezi gibi salgı maddelerinin üretildiği organlarda golgi aygıtı sayıca fazla olur.

Lizozom; Hücre içi sindiriminde görevlidir.Yalnızca hayvan hücresinde bulunur.

Sentrozom; Yalnızca hayvan hücrelerinde vardır. Hücre bölünmesinde görev alır.

Kese Nedir

Kese 3 Farklı Anlama Gelir. Şu Şekilde :

1. Anlam : Kese, bursa olarak da bilinir, memelilerde, sürtünme ve gerilime açık bölgelerde, kiriş, kas ya da deri ve kemik çıkıntılarının arasında yer alan torba biçimli küçük yapı­ların ortak adı. Üç türü vardır. Dış keseler özellikle kemik çıkıntılarının üstündeki yu­muşak dokuların, art arda aşırı derecede gerilmesiyle ortaya çıkar. Bazı bilim adam­larınca dış kese olarak sınıflandırılan deri al­tı keseleri normal olarak deri altı dokularıy­la daha derinlerdeki bağdoku örtülerinin birleşme yerlerinde oluşan yarıklardır. Si- novya keseleri ise kiriş, kas ve kemik gibi dokuların arasında yer alan ve iç yüzeyi sinovya adlı kayganlaştırıçı sıvıyı salgılayan bir zarla döşenmiş olan ince duvarlı oluşum­lardır. İnsanda kol ve bacaklardaki büyük eklemlerin çevresinde yer alır.

Özellikle dar ve sivri burunlu pabuç giyen­lerde görülen ve ayak başparmağının, kü­çük parmakların üstüne ya da altına doğru dönmesiyle ortaya’çıkan yapı bozukluğunda (,hallux valgus) başparmağın iç yanında bir kese oluşabilir. Hafif vakalarda uygun ayakkabıların giyilmesi ve ayak bakımı yeterlidir; daha ağır bozukluklarda cerrahi girişim gerekli olabilir.

Gut ve romatoit artrit gibi hastalıklarda eklem ve kiriş kılıflarıyla birlikte keselerde de iltihaplanma olursa da, kese iltihapları­nın (bursit) çoğunun temelinde lokal meka­nik zedelenmeler yatar. Evcil hayvanlarda da kese hastalıkları görülür. Örneğin atlar­da, sert yerde yatma ya da çeşitli yaralanma­lar nedeniyle kronik kese iltihabı gelişebilir.

2. Anlam: Kese, kIse olarak da bilinir, Osmanlılarda 15. yüzyıldan 1877’ye değin kullanılan para birimi. Belli miktardaki paranın keselere konmasıyla oluşturulduğu için bu adla anıl­mıştır. İİci keseye yük denir, altın kese ise surre olarak adlandırılırdı.

II. Mehmed (Fatih) döneminde (1451-81) bir kese 30 bin akçeydi. 1530’larda 20 bin, 1660’ta 40 bin. 1680’den sonra da 50 bin akçe oldu. Bu son belirlemede 1 kuruş 100 akçe sayılarak 500 kuruşa da 1 kese dendi. Kese sistemi, hesapların yazımında olduğu kadar para sayımında da kolaylık sağlıyor­du. 16. yüzyılın sonlarında (1.000 akçenin 1 duka altınına denk olduğu hesabıyla) 1 altın kesesi 1.000 altın, bu da 50.000 akçe değe­rindeydi. 1720’de, 1 kuruşun değeri 120 akçeye çıkınca, 1 kese de 416,66 kuruş sayıldı ve buna divani kese dendi. Avnı dönemde Rumi kese 500 kuruş, Mısır’da kullanılan Mısır kesesi de 600 kuruştu.

Kese sistemi günlük yaşamda yaygın değil­di. Daha çok bütçe hesaplarında, muhalle- fat işlemlerinde, caize, ulufe vb ödemelerde kullanılırdı. Osmanlı bütçesinin kese biri­miyle hesaplanması ilk kez 1653’te başladı ve 1862’ye değin aralıksız sürdü. 1862’de bütçenin kuruş birimi ile bağlanmasına geçildi. 1877’de Heyet-i Mebusan’ın kabul ettiği ilk bütçe yasasıyla da kese sistemi kalktı.

Osmanlı Devleti’nin merkez ve taşra ör­gütlerinde yazışma ve arşivlemede kullanı­lan torbalara da kese denirdi. Bunların korunmasından ve gerektiğinde açılmasın­dan sorumlu evrak ve arşiv görevlileri kesedar olarak adlandırılırdı.

3. Anlam: Kese, para, tütün vb gibi şeyler koymak için kullanılan kumaş, deri ya da örgü torbacık.

Eskiden giysilerde cep olmadığı için yanda taşınacak şeyler kemer ve kuşağa asılan ya da koyna sokulan keseye konurdu.

Erkekler üstlerinde kitap, defter, elifba. Kuran, yazı araçları, temizlik ya da savaş malzemesi koymak için kese taşırlardı. Ev­lenecek genç kızlar çeyizlerinde kocaları için bir kese takımı bulundururlardı. Bu takımda para, saat, mühür, tütün, tarak, divit ve ayna keseleri yer alırdı. Kadınlar boncuktan yapılmış kese kullanırlardı. İğne, tığ ve şişle yapılan örgü keselerin bağları oyalarla süslenirdi. Kumaş ve deri keselere de sırmayla iş yapılırdı. Para keseleri genel­likle kandil biçiminde ve bağcıklı, tütün keseleri dörtgen olurdu.

Hamamda vücudun kirini çıkarmak için cilde sürülen sert yünden ya da kıldan yapılmış torbacıklara da kese denir.

Yorum yazmak için sayfayı aşağı doğru kaydırınız…

ANA SAYFA | Haber | Dünya | Bilim | Teknoloji | Sağlık-Yaşam

Dergi | Eğitim | Tanıtım | Shop | Video News | Paranomi

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv |  Akademi Portal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Bir yorum

  1. Çoooooooook teşekkurler odevime çoooook yardimci oldu kim uğraştiysa saolsun ve teşekkur ederim ~unicorn bağımlısı kız… bengunicorn

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *