İslâm dünyasında, toplumun ihtiyaçları doğrultusunda yapılan ilk tercümeler tıp alanına aittir.

Kindî, felsefe disiplinlerini sıralarken varlık alanlarını dikkate alır. Bilgiye konu olan varlıklar aşağı, orta ve yüksek olmak üzere üçe ayrılır. İnsanın da içinde bulunduğu doğal varlıkları konu alan fizik aşağıda, matematik ortada, metafizik ise yüksekte bulunmaktadır.

Kindî’nin hakikat ile hüviyeti bir arada ifade ettiği terim inniyyet’tir. Buna göre filozof, duyularla algılanan nesnelere ve şahıslara ait tikel gerçeklikleri “inniyyet”, varlığın akılla idrak edilen cins ve türlerine ilişkin tümel gerçeklikleri de “mahiyet” terimiyle ifade etmiş olmaktadır.

Ebû Bekir Râzî’nin eserleri:

-et-Tıbbü’r-rûhânî
-es-Sîretü’l-felsefiyye
-Makâle fîmâ ba’de’t-tabî’a
-Makâle fî emârâti’ikbâl ve’d-devle
-Ahlaku’t-tabîb
-el-Hâvî yahut el-Câmî’u’l-kebîr
-et-Tıbbü’l-Mansûrî
-Kitâbü’t Tecârib
-Kitâb Sırru sınâ’ati’t-tıb

Râzî’nin beş ezelî ilke adını verdiği sistemin temel unsurları:

-Yaratıcı (el-bâri)
-Nefis (küllî nefis)
-Heyûlâ (Şekilsiz ilk madde)
-Hâlâ (boşluk, mutlak mekân)
-Dehr (Mutlak zaman)

İslâm dünyasında felsefî düşünceyi sistem haline getiren ve muallim-i sânî olarak Fârâbî’dir.

Fârâbî’nin Tanrı-âlem ilişkisini yorumladığı sudûr teorisinin diğer adı, kozmik akıllar teorisidir.

İbn Sinâ’nın eserlerinin çoğu Ortaçağ’da Latince ve İbraniceye çevrilmiştir.

İbn Sînâ’nın Batı üzerindeki etkisi “Latin İbn Sînâcılığı” vasıtasıyla yüzyıllarca sürmüş, özellikle el-Kânûn adlı eseri Batı üniversitelerinde on dokuzuncu yüzyıla kadar okutulmuştur.

İbn Sînâ’ya göre, Pratik (amelî) felsefe; varlığı insan irade ve fiili ile meydana gelen şeyleri konu alır. Pratik felsefe insanın bildiklerini yapıp uygulayarak ahlâkî yetkinliğe ulaşılmasını amaçlar.

İbn Sînâ’ya göre bir şeyin yakın cinsi ile yakın faslından elde edilen gerçek tanım (el-haddü’l-hakîkî), o şeyin özsel (zâtî) varlığının yetkinliği (kemâl) demek olan “mahiyet”ini gösterir ve onun kuvve halindeki ve fiil halindeki bütün özsel niteliklerini içerir.

İbn Sînâ psikolojisine göre iç duyular:

Ortak duyu,
Tasarlama gücü,
Vehim gücü,
Belleme / Hatırlama gücü,
Tahayyül / Tefekkür gücü.
İslâm dünyasında İbn Sînâ künyesiyle tanınmakla birlikte “baş üstad” anlamında “eş- şeyhü’r-reîs” unvanı ile de anılır. Batı’da ise genellikle Avicenna olarak bilinir.

Gazzâlî’ye göre hakîkati arayan dört grup; Kelâmcılar, Bâtıniler, filozoflar ve sûfîlerden oluşur.

Gazzâlî felsefi ilimleri kendi amacı ve yöntem anlayışı doğrultusunda matematik (riyâzî), mantık, fizik (tabîî), metafizik (ilâhî), siyâsî ve ahlakî ilimler olmak üzere altı gruba ayırır.

Ebû Hâmid Muhammed b. Muhammed el-Gazzâlî 1058 yılında İran’ın Horasan bölgesinde bulunan Tûs’ta doğdu. Hüccetülislâm ve Zeynüddin gibi lakaplarla anılırsa da meşhur olan nisbesi Gazzâlî (Gazâlî), künyesi Ebû Hâmid olup Ortaçağ Batı skolastiklerince Abuhamet ve Algazel diye tanınmıştır.

Gazzâlî’nin Bağdat Nizâmiye Medresesi’nde öğrencisi olduğu tanınmış kelâm âlimi el-Cüveynî’dir.

İbn Rüşd felsefe ve tıp dışında hukuk alanında da teorik ve pratik çalışmalar yapmıştır.

İbn Rüşd ontolojisine göre madde ve sûret dışında varlık ilkesi: Tanrı’dır.

İbn Rüşd’ün Tanrı-âlem ilişkisini yorumlamada benimsediği kavramlar:

-Sürekli yaratma
-el-halku’l-müstemir
-el-hudûsü’d-dâim
-ehlü’l-kümûn
-el-ihdâsü’d-dâim

İslâm âleminde “eş-sârih”, Lâtin dünyasında “Commentator” olarak tanınan İbn Rüşd, Endülüs’teki Yahudilerce “Aben Roşd”, İspanyollar arasında Aven Roşd, Latince’de ise “Averroes” veya “Averroys” olarak anılmıştır.

İbn Rüşd’ün eserlerinden bazıları:

-Tutarsızlığın Tutarsızlığı
-Felsefe-Din İlişkileri
-Metafizik Şerhi
-Psikoloji Şerhi
-Siyasete Dair Temel Bilgiler
-Kitâbü’s-Semâ‘i’t-tabî‘î
-Kitâbü’s-Semâ’ ve’l-âlem
-Kitâbü’l-Âsâri’l-‘ulviyye
-Cevâmi‘u’l-hiss ve’lmahsûs
-Şerhu Kitâbi’n-Nefs
-Telhîsu Risâleti’l-ittisal li İbn Bâcce
-El-Muhtasar fi’lmantık
-Tefsîru Kitâbi’l-Burhân

İbn Rüşd’ün varlık anlayışında bir varolanı belirleyen onu başka varolanlardan ayıran şey Gaye Sebebi’dir.

Tasavvuf ile felsefeyi tam anlamıyla kaynaştırmayı başaran düşünür Mühyiddin İbnü’l-Arabî’dir.

İslâm dünyasında düşünce hareketi kelâm, tasavvuf ve felsefe olmak üzere üç ayrı alan ve akım halinde ortaya çıkıp gelişmiştir.

Kelâm-tasavvuf-felsefe ilişkilerinde yeni bir anlayış yolu açarak İslâm düşünce tarihinde bir dönüm noktası oluşturan düşünür Gazzâlî

Kelâm-felsefe kaynaşmasını tam olarak gerçekleştiren düşünür Fahreddin Râzî’dir.

Fahreddin Râzî’nin kelâm-felsefe kaynaşmasını oluşturduğu eserleri:

el-Mebâhisü’l-meşrıkiyye / el-Muhassal

Râzî’nin el-Mebâhisü’l meşrıkıyye’de ele aldığı konular:

-Genel meseleler,
-Mümkin/zorunsuz varlıkların kısımları,
-İlâhiyat,
-Metafizik

Yunan mitolojisinde Tanrı ve Tanrıçaların isimleri


  

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın