Türk Silahlı Kuvvetleri Zeytin Dalı Harekâtı’nda Cumartesi günü Afrin’de ve Kilis’te yedi askerin yaşamını yitirmesi sonrası yeni bir açıklamada bulundu.

Açıklamada, “Harekatın başlangıcından itibaren etkisiz hale getirilen terörist sayısı 932 oldu” ifadeleri yer aldı.

Anadolu Ajansı’nın (AA) haberinde Pazar günü “Afrin’in batısındaki Şeyh Hadid beldesine bağlı Hac Bilal köyü ve kentin kuzeyindeki Huruz Dağı’nın temizlendiği” bildirildi.

TSK, Cumartesi öğlen saatlerinde bir askerin Afrin’deki çatışmalarda, bir askerin de Kilis’e düzenlenen saldırı sonucu yaşamını yitirdiğini açıklamıştı. Tanktaki beş askerin kaybetmesi sonucu dünkü çatışmalarda hayatını kaybeden asker sayısı yediye yükselmişti.

Açıklamada şu ifadeler yer almıştı:

“03 Şubat 2018 tarihinde, bir kahraman silah arkadaşımız PKK/KCK/PYD-YPG ve DEAŞ terör örgütü unsurları ile girilen çatışmada, bir kahraman silah arkadaşımız da Kilis hudut bölgesinde, aynı terör örgütü unsurları tarafından gerçekleştirilen saldırı sonucunda şehit olmuştur.”

TSK, saldırıların ardından internet sitesinden yayınladığı bir açıklama ile harekatın başlangıcından bu yana kadar yaşamını yitiren askerlerin sayısını 13, yaralanan asker sayısını ise 57 olarak duyurdu.

Öte yandan 1 Şubat’ta Hakkari’nin Çukurca ilçesinde PKK tarafından düzenlenen saldırıda yaralanan 26 yaşındaki Piyade Sözleşmeli Er Muhammed Osman Akagündüz’ün de tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Haberin Afrin sınavı

Afrin operasyonu Türk basınına ve uluslararası basına farklı haberlerle yansıyor. Operasyonla ilgili tek taraflı bilgi akışı ise kamuoyunu bilgi kirliliğine açık hâle getiriyor.

Ana haber bültenine telefonla canlı bağlanan muhabir, Afrin operasyonunun nasıl başladığını anlatıyor, ekranda ise bir savaş silahının kayanın arkasına saklanmış silahlı kişileri hedef aldığını gösteren bir video yayınlanıyor. “Operasyondan sıcak görüntüler” şeklindeki başlık da izleyicide görüntülerin Afrin operasyonundan olduğu algısını yaratıyor.

Ancak bu görüntülerin daha sonra sahte olduğu teyit.org adlı doğrulama sitesinin çabaları sonucu ortaya çıktı. 2016 yılında kurulan teyit.org internette dolaşan bilgi ve görüntülerin doğru olup olmadığını, çoğunlukla kullanıcıların ihbarları üzerine araştırıyor.

Afrin operasyonu sonrası doğruluğundan şüphe edilen görüntülerle ilgili çok sayıda ihbar aldıklarını anlatan teyit.org çalışanı Gülin Çavuş, Türk medyasında yayınlanan bu görüntünün Medal of Honor adlı popüler bir bilgisayar oyunundan alıntı olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Bu bilginin çok ses getirdiğini belirten Çavuş, Türk askerlerinin YPG tarafından rehin alındığı görüntüsünün sahte olduğunu teyit etmelerinin de büyük yankı uyandırdığını aktardı.

teyit.org çalışanı Gülin Çavuş

İnternet yalanlarının peşine düşmek için kurulan teyit.org’un sitesinde Afrin operasyonu ile ilgili gerçek olmadığı gerekçeleri ile açıklanmış 13 tane görüntü yer alıyor. Bu görüntüleri kimlerin hangi amaçlarla paylaştığını belirlemenin zor olduğunu ifade eden Gülin Çavuş, “Bunu tespit etmek gerçekten kolay bir şey değil. Bir kısmının propaganda amaçlı olduğunu söyleyebiliriz. Bir kısmının orada yaşanan bir duyguyu vermek için paylaşıldığını söyleyebiliriz. Ama bizim için en anlaşılmaz olanı haber ajansları ve haber kanalları tarafından doğrulanmamış bir bilginin paylaşılması. Çünkü bunun ulaştığı kişi sayısı gerçekten de çok daha fazla, herhangi bir sosyal medya paylaşımından çok daha fazla” diyor.

Bağımsız kaynakların eksikliği

Afrin operasyonuyla ilgili dolaşıma sokulan sahte bilgi ve görüntülerin yanı sıra operasyonla ilgili Türk basınına aktarılan bilgilerin bağımsız kaynaklardan teyit edilememesi de kamuoyunu spekülasyonlara açık hale getiriyor. Ana akım medya temsilcilerinin sahaya gönderdiği muhabirlerin tek bilgi kaynağı hükümet temsilcileri ve Genelkurmay Başkanlığı’nın yaptığı açıklamalar. Bu nedenle de uluslararası basında yer alan Afrin’de sivillerin öldüğü, yaralandığı ve tarihi yerlerin tahrip edildiği iddiaların araştırılması pek mümkün olmuyor.

Suriye’deki Ayn Dara adındaki 3 bin yıllık bir tapınağın Türkiye’nin operasyonlarında zarar gördüğü haberinin Fransız haber ajansı AFP’de, Afrin’den izlenimlerini yazan İngiliz gazeteci Robert Fisk’in operasyonlarda sivillerin öldüğü şeklindeki haberinin de The Independent gazetesinde yer aldığına işaret eden Sınır Tanımayan Gazeteciler Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu, “Gerçekleri Independent muhabiri Robert Fisk’ten öğrenmemeliyiz, burnumuzun dibinde cereyan eder bir savaşı… Bizim kamuoyumuza bakılırsa orada hiçbir sivil etkilenmiyor bu savaşlarda” diyor. Önderoğlu, Türkiye’de ana akım medyanın yaklaşık yüzde 80’inin finansal çıkarlar veya ideolojik bakımdan iktidarın kontrolü altında olduğunu, yüzde 20’lik eleştirel yayın yapan medyanın da vatan haini ilan edildiğini söylüyor.

“Medyanın denetleme görevi kalmadı”

Gazeteci – yazar Levent Gültekin de operasyonla ilgili gelen haberleri farklı kanallardan okuyarak doğrulamaya çalıştığını anlatıyor. Medyanın artık denetleme görevinin kalmadığını, bağımsız kaynaklardan bilgi paylaşma özgürlüğünün bulunmadığını belirten Gültekin, “Tamamen hepimiz iktidarın ağzına bakıyoruz, o ne derse ona inanmak ya da inanmamak durumundayız. Diğer taraf için de aynısı geçerli. Bu tür savaşlarda veya operasyonlarda, artık her ne deniyorsa, iki taraf da kendi taraftarlarını veyahut kendi kamuoyunu diri tutmak, canlı tutmak, kazanıyoruz havası vermek için ister istemez bu tip şeylere başvuruyorlar” diyor.

Gültekin ayrıca çatışma bölgelerinden bilgi akışından öte bu operasyonun nedenleri hakkında daha fazla tartışmak gerektiğini ifade ediyor. Gültekin, “Şu anda Afrin operasyonunun arkasındaki nedeni tartışmak, oturup da Afrin analizi yapmaktan daha önemli. Çünkü analiz yaptığınızda tamamen yanlış bir şeyi toplum nezdinde meşrulaştırma işlevi de görüyor. Halbuki bizim topluma anlatmamız gereken yanlış bir şey var ortada” şeklinde konuşuyor.

Büyük televizyon kanallarında da hükümetin istediği gibi bir tablo var. Ekranlarda operasyonun gerekli olup olmadığı veya operasyonun muhtemel sonuçları değil operasyonun askeri başarısı veya taktikleri üzerinden bir tartışma yürütülüyor. Levent Gültekin, “Hükümet sadece medyayı değil. Bütün ülkeyi kullanıyor kendi çıkarı için” diyor ve ekliyor: “Çünkü iktidarda kalmak için, kararname ile ülkenin yönetilmesinin tartışma konusu olmaktan çıkarılmasını sağlamak için bir çatışma politikasına ihtiyaç var.”

“Medya araçsallaştırılıyor”

Türkiye’de gündemin hızı baş döndürüyor. Her yeni kriz bir diğerini unutturuyor. Bu da siyasetçilerin toplumsal algıyı yönlendirmesini kolaylaştırıyor. Erol Önderoğlu “Basit bir manipülasyon veya basit bir dezenformasyon sürecinde değiliz. Türkiye’nin meşru bir şekilde kendini savunmasının ötesinde başka bir Ortadoğu dizaynı siyasetini içerisinde, başka politikalara insanların razı edilmesi için medya araçsallaştırılıyor” şeklinde endişesini dile getiriyor.

AKP çoktandır Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yaptığı gibi kendine yakın bir medya oluşturdu. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütünün 2016 yılında Türk medyasındaki sermaye yapısını incelediği raporuna göre, önemli medya kuruluşlarının sahiplerinin hükümete yakın işadamları olması medyanın bağımsızlığına gölge düşürüyor. Hükümete yakın gazeteler çoğu zaman aynı manşetle çıkıyor. Tek taraflı bilgi akışının olduğu bir ortamda dezenformasyonun önüne geçme şanslarının olmadığını ifade eden gazeteci – yazar Levent Gültekin sözlerini şöyle sürdürüyor: “Medyası olmayan, yani kamu adına denetleyici bir aktörün olmadığı yerde çürüme, yalan, dezenformasyon, abartma, kendi lehine abartma, propaganda kaçınılmaz hale geliyor.”

[toggle title=”Tıklayın – 2016 yılında Türk medyasındaki sermaye yapısını incelediği rapor” state=”close” ]

RSF: “Türkiye’de sorun medya sahiplerinin iş insanı olması” diyor Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün raporu, Türkiye’de medyanın sermaye yapısına ışık tutuyor.

Rapora göre, medya sahiplerinin çoğunun aynı zamanda iş insanı olması bağımsız gazeteciliği olumsuz etkiliyor.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF), Türkiye’deki medya sahiplerinin aynı zamanda başka alanlarda faaliyet gösteren iş insanları olmasını eleştirdi. Örgütün açıkladığı araştırmada, Türkiye’deki önemli medya organlarının sahiplerinin başka alanlarda da faaliyet göstermesi nedeniyle eleştirel gazeteciliğin yapılamadığına dikkat çekildi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Almanya Şubesi’nin haber portalı bianet ile ortaklaşa yürüttüğü Medya Sahipliği İzleme Projesi’nin sonuçları perşembe günü İstanbul’da açıklandı. Dünya çapında yürütülen proje kapsamında Türkiye’deki medya üç ay boyunca incelendi.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü Almanya Şubesi Genel Sekreteri Christian Mihr, “Türkiye’de son zamanlarda medyaya getirilen yasaklar ve kitlesel gözaltılar Türk kurumlarının bağımsız gazeteciliğe yönelik baskısının sadece görünen yüzü” olduğuna dikkati çekti. Mihr, yaptığı yazılı açıklamada, medya sahiplerinin başka alanlarda da faaliyet gösteriyor olması nedeniyle “Türkiye’deki kitle iletişim araçlarına yönelik siyasi kontrolün” daha yoğun olduğuna işaret etti.

Medya, ekonomik ve siyasi ilişkiler Temmuz ile ekim ayları arasında yürütülen araştırma kapsamında Türkiye’deki en çok takip edilen 46 medya kuruluşu ele alındı. Bu araştırmada, gazete ve televizyon kanalları ile medya sahiplerinin faaliyet gösterdiği diğer alanlar incelendi. Böylelikle, medya sahipleri ve bu kuruluşlarda yer alan önemli kişilerin ekonomik ve siyasi çıkarları ortaya çıkartılmaya çalışıldı. Araştırmada, enerji, ulaşım ve inşaat gibi alanlarda faaliyet gösteren medya sahiplerinin kamu ihalelerine girdiği ve hükümete yönelik eleştirilerde çekingen bir tutum izlediği belirlendi. Araştırma sonucunda hazırlanan raporda, Türkiye’deki insanların en çok takip ettiği 10 televizyon kanalından 7’sinin sahiplerinin Adalet ve Kalkınma Partisi hükümeti ile siyasi ilişkileri olduğuna dikkat çekildi.

Araştırma ile medya sektöründe uygulanan diğer siyasi baskıları da ortaya çıkartmayı hedefliyor. Raporda, tirajı düşük ve küçük gazeteler için önemli bir gelir kaynağı olan kamu ilânlarının nasıl dağıtıldığının gizlendiği belirtildi. Türkiye Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu’na bu konuda bilgi almak için yapılan başvuru ise “ticarî sır” olduğu gerekçesiyle reddedildi.

Proje yöneticisi Olaf Steenfadt, Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, bir çok medya kuruluşunun kamu ihalelerine bağlı olması ve bu nedenle oluşan ekonomik baskı nedeniyle gazetecilerin kendi kendilerine sansür uyguladığına dikkati çekti. Steenfadt, bu nedenle de Türkiye’de “eleştirel gazeteciliğin neredeyse artık hiç yapılamadığını” dile getirdi.

Türkiye’de 15 Temmuz’dak darbe girişiminin ardından Fethullah Gülen yanlısı olduğu gerekçesiyle 100 kadar medya kuruluşu kapatıldı. Bunun yanısıra OHAL kapsamında çok sayıda Kürt gazete, televizyon ve radyo kanalının yayınlarına son verildi.

Türkiye, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 151’inci sırada bulunuyor.

[/toggle]

 

RSF: Türkiye’de hükümet medyadan savaş hedeflerine destek istiyor

Zeytin Dalı Harekâtı: 16'ıncı gününde Afrin'de 13 Asker Şehit oldu

Sınır Tanımayan Gazeteciler, Afrin operasyonu ile ilgili gazetecilere verilen 15 maddelik “tavsiye” listesinden kaygılı. Afrin paylaşımları nedeniyle yapılan gözaltılar da örgüt tarafından kınandı.

Paris merkezli Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, Türkiye’nin Afrin’de devam eden askeri operasyonunun Türk medyasında nasıl görülmesi gerektiğine dair Başbakan Binali Yıldırım’ın 15 maddelik “tavsiye” listesini ve sosyal medya paylaşımlarından dolayı gazetecilerin gözaltına alınmasını ülkede basın özürlüğüne karşı artan sansürün bir parçası olarak kınadığını açıkladı.

Türkiye hükümetinin “Zeytin Dalı Harekâtı” olarak isimlendirdiği ve Suriye’nin kuzeyinde çoğunluğu Halk Savunma Birlikleri (YPG) güçlerinden oluşan ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) hedef alan askeri müdahale sonrası basın kuruluşlarına yapılan “milli menfaatlerin gözetilmesi” çağrısı, RSF tarafından “Türk medyasının hükümetin ve savaş hedeflerinin hizmetine girmesi” girişimi olarak değerlendirildi.

“Cadı avı”

Örgütün internet sayfasından yapılan açıklamada Başbakan Yıldırım’ın, çeşitli medya kuruluşlarından 15 temsilcinin katıldığı 21 Ocak’taki toplantıda kullandığı sözlere yer vererek, aralarında yabancı basın ajanslarının da olduğu kuruluşlara başvurulmaması çağrısını “cadı avı” olarak nitelendirildi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli ve AKP Sözcüsü Mahir Ünal’ın da eşlik ettiği toplantının notlarının Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu tarafından kamuoyu ile paylaşılması üzerine değerlendirmede bulunan RSF yetkilisi Johann Bihr, Türkiye’de “çöken çeşitliliğe” vurgu yaptı.

Örgütün Doğu Avrupa ve Orta Asya masası direktörü Bihr, “Bu yeni propaganda seli, eleştirel seslere karşı giderek artan cadı avı ve bu askeri harekât ile ilgili tartışmanın neredeyse hiç yapılamaması, Türkiye’de çöken çeşitliliğin derecesini gösterir niteliktedir” ifadesini kullandı.

İLGİLİ MAKALELER

Afrin: Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili TSK’dan açıklama

Zeytin Dalı Harekatı ile ilgili açıklamada bulunan Türk Silahlı Kuvvetleri, iki askerin naaşına ulaşılamadığını belirtti, bugün gerçekleştirilen operasyonla ilgili “47 hedef vuruldu, 287 terörist öldürüldü” açıklamasında bulundu. TSK: “47 hedef vuruldu, 287 terörist öldürüldü” Harekâtın planlama ve icrasında sadece teröristler ve bunlara ait barınak, sığınak, mevzii, silah, araç ve gereçler …

Devamını Oku »

 

Zeytin Dalı Harekatı 5. Gününde: Dünya’nın Gözü Afrin’de (Gelişmeler)

Zeytin Dalı Harekatı 5. Gününde: Dünya'nın Gözü Afrin'de (Gelişmeler)

Zeytin Dalı Harekatı 5. Gününde   Türkiye genelinde Afrin gözaltıları hız kesmeden devam ediyor. Dünya’nın gözü Afrin harekatında, Eleştirileri, gözlemleri, değerlendirmeleri ve analizleri ile iç ve dış basında Afrin harekatının tüm ayrıntıları… Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Afrin’de başlattığı sınır ötesi operasyonla ilgili sosyal medya hesaplarından “terör propagandası” yaptıkları iddia edilen …

Devamını Oku »

 

‘Zeytin Dalı’ Adı Verilen Afrin’deki Kara ve Hava Harekatı

'Zeytin Dalı' Adı Verilen Afrin'deki Kara ve Hava Harekatı

Türkiye Suriye’nin Afrin kentindeki Kürt oluşumlarına karşı ‘Zeytin Dalı’ adı verilen Kara ve Hava harekatını başlattı. Türkiye’nin işbirliği yaptığı Özgür Suriye Ordusu (ÖSO), Kürtlerin mevzilerine düzenlenen harekata dahil oldu. ‘Zeytin Dalı’ harekatının amacı Türkiye, amacının bölgedeki kardeş halkı terör zulumünden kurtarmak ve 30 kilometrelik güvenlik bölgesi oluşturmak olduğuna dair bir …

Devamını Oku »

 

Afrin: Zeytin Dalı Operasyonu

[divider]

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv |  Zeytin Dalı Harekâtı

 

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here