CHP Genel Merkezi’nde bir grup basın mensubuyla bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ‘linç girişimi’ olarak tarif ettiği olayın arkasında “CHP’yi sokağa nasıl çıkarabiliriz?” çabasının bulunduğunu savundu.

Kılıçdaroğlu, saldırıyı Madımak katliamı ile de karşılaştırdı ve “Burada bakanlar var, Emniyet Genel Müdürü, Genelkurmay Başkanlığı orada, Ankara Emniyet Müdürü orada. Yani bu güvenlik önlemini alması gereken herkes orada. Sivas olaylarında böyle bir tablo yoktu. Burada herkes oradaydı. Herkesin gözü önünde gerçekleşti.” dedi.

CHP lideri, “Şunu net görüyoruz. Her şey önceden bir şekliyle planlanmış.” değerlendirmesini yaptı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın saldırı sırasında köyde yaptığı açıklamalarla ilgili de konuşan Kılıçdaroğlu, “O bulunulan atmosferin getirdiği bir dil miydi, onu da Hulusi Akar beye sormak lazım” dedi.

Kılıçdaroğlu, koruma amaçlı olarak misafir oldukları evden çıkarılırken kendisine “kamuflaj ve şapka” teklif edildiğini ama bunu kabul etmediğini de söyledi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’na saldıran Osman Sarıgün tutuklandı

Kılıçdaroğlu: Her Şey Önceden Bir Şekliyle Planlanmış

Ankara’nın Çubuk ilçesindeki cenaze töreninde, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün, tutuklandı.

60 yaşındaki Sarıgün, olaydan sonra Çubuk’a yaklaşık 190 kilometre uzaklıkta, Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde yakalanıp, gözaltına alınmıştı.

Osman Sarıgün ile birlikte olaya karıştıkları gerekçesiyle 1’i kadın, 5 kişi daha gözaltına alındı.

CHP: Milli Savunma Bakanı’nın koruması arayıp “Kılıçdaroğlu katılacak mı?” diye sordu

Kılıçdaroğlu: Her Şey Önceden Bir Şekliyle Planlanmış

Meclis’te CHP’li milletvekilleri ile birlikte bir basın toplantısı düzenleyen CHP Grup Başkan Vekili Engin Özkoç, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Kılıçdaroğlu’nun bu cenazeye geleceği haber verilmeliydi.” sözlerine yanıt verdi.

Engin Özkoç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaretinden “emniyetin ve valinin haberdar” olduğunu açıkladı.

Bugün konu ile ilgili İçişleri Bakanlığı’nda soruları yanıtlayan Süleyman Soylu, “organize saldırı” iddiasını reddederek, “Kimsenin haberinin olmadığı bir katılıma, organize bir şey düzenlenmesi mümkün değildir.” dedi.

Özkoç, Soylu’nun “habersiz katılım” iddiasının doğru olmadığını söyledi:

“Tek bir müdahale olmadı. Olayın gelişi belliydi, emniyet görevlileri görevlerini yapmadı. Protokol birden oradan ayrıldı. 2-3 dakika sonra büyük bir saldırı başladı. Tam anlamıyla linç girişimiydi, öldürme kastıydı. Defalarca yumruklar vuruldu, tekmeler atıldı. Genel başkan yardımcısının kaburgası kırıldı. Yere düşmemek için birbirlerine tutunarak ayakta kalmaya çalıştılar. Yeterli emniyet gücü maalesef sağlanamadı. Yapılan haince bir saldırıydı. Tamamen öldürmeye yönelik bir saldırıydı.”

“Cumhuriyet Halk Partisinin lideri şehit cenazesine gideceğini söyleyince koruma müdürü Saat 10.03’de Ankara Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü’ne bilgi verdi. Yani Emniyetin bilgisi vardı, valinin bilgisi vardı. Hatta Milli Savunma Bakanı’nın koruması arayıp Kılıçdaroğlu katılacak mı sorusuna arkadaşlarımız evet katılacak yanıtını verdiler. Görüntüler elimizde, tanıkların ifadeleri elimizde.”

Kaftancıoğlu: CHP İstanbul İl Örgütü genel başkanımızı koruyacak güçtedir ve halkımızla birlikte koruyacaktır

Kılıçdaroğlu: Her Şey Önceden Bir Şekliyle Planlanmış

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Şişhane’de bir basın açıklaması yaparak pazar günü Ankara’nın Çubuk ilçesinde Kemal Kılıçdaroğlu’na düzenlenen saldırıyı kınadı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın “mesajınızı verdiniz” sözlerini eleştirdi:

“Yapılan sıradan bir protesto değildir. Yapılan sıradan bir provokasyon da değildir. Bu, son derece organize bir eylemdir. Bu girişimin failleri bellidir. Bu güvenlik zafiyetine sebebiyet verenler, saldırının büyümesine seyirci kalanlar hakkında derhal gereken işlemler yapılmalıdır. Ankara Valisi ve İçişleri Bakanı daha önce sarf etmiş olduğu sözler de dikkate alınarak derhal istifa etmelidir.”

“Bu arada Milli Savunma Bakanı’na da sormak isteriz. Genel Başkanımızı linç etmek isteyen, “O evi yakın” diye bağıran hainlere dönüp de “Mesajlarınızı verdiniz” demek ne anlama gelmektedir? Bu organize güruh ne mesajını vermiştir, bu nasıl bir cümledir?”

“Herkes rahat olsun. Bu saatten sonra devletin yetkili kurumları koruyamıyorsa CHP İstanbul İl Örgütü Genel Başkanımızı koruyacak güçtedir ve halkımızla birlikte koruyacaktır.”

Canan Kaftancıoğlu
CHP İstanbul İl Başkanı

Levent Gök’e saldırı videosu ortaya çıktı

Pazar günü piyade er Yener Kırıkcı’nın Ankara Çubuk’taki cenazesinde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’yla birlikte TBMM Başkanvekili ve CHP Ankara Milletvekili Levent Gök’ün de saldırıya uğradığına ilişkin görüntüler ortaya çıktı.

Levent Gök, dünkü saldırıyla ilgili olarak kendilerine yeni video görüntülerinin ulaştığını, bunları da savcılıklara iletmekte olduklarını söyledi.

Bu görüntülerden birinde Gök’ün kendisi de bir grubunun saldırısına hedef olduğu görülüyor.

Gök, saldırıyla ilgili olarak şunları söyledi:

”Türkiye demokrasinin utanç günlerinden biridir. TBMM Başkanvekili sıfatıyla bulunduğum şehit cenazesi töreninde, devletin en üst düzey güvenlik yetkililerinin bulunduğu bir ortamda devletin acz içinde kaldığının görüntüleridir. Genel Başkanımızla birlikte nasıl bir linç girişimine maruz kaldığımızın kaydıdır.”

Süleyman Soylu: Terör uzantılarıyla ortaklık yaptığını unutup olayı şahsıma yıkması hafıza kaybıdır

Kılıçdaroğlu: Her Şey Önceden Bir Şekliyle Planlanmış

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, pazar günü Ankara’nın Çubuk ilçesinde Akkuzu mahallesindeki cenaze töreninde CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun uğradığı saldırıdan kendisini sorumlu tutanların, “CHP’nin terör uzantılarıyla ortaklık yaptığını unuttuğunu” söyledi:

“Cenazelerde bazı tepkiler gösterilebilir. Burada bu tepkinin fiziki saldırıya dönüşmesi söz konusudur. Bizim bunu tasvip etmemiz elbette ki mümkün değildir” diyen Soylu, tespit edilen 9 kişinin de Akkuzulu olduğunu ve dışarıdan provokasyon yapıldığına dair bir bulguya rastlanmadığını belirtti:

“Başka yerlerden otobüsle insanların getirildiği iddia edildi. Şimdiye kadar yapılan çalışmalarda olayın dışarıdan bir provokasyon olduğuyla ilgili herhangi bir somut delile, insana rastlanmadığını belirtmek isterim. Sayın Kılıçdaroğlu’na yumruk atan kişinin de şehidin yakını, o mahalleden biri olduğu tespit edilmiştir. Kılıçdaroğlu’na saldırının dış provokasyon olduğu yönünde bir bulguya rastlanmadı.”

“CHP’nin HDP ile olan teması kamuoyu önünde gerçekleştirmiştir ve gerçekleştirmektedir”

“Dönem dönem siyasi rekabetin gerginlikler oluşturduğu siyasi ortamdan geçtiğimiz açıktır. Bu hassasiyeti hesaba katmak elbette ki herkesin sorumluluğudur. Böyle bir hassas dönemde bir genel başkan bir cenazeye gelecekse güvenlik ekibinin bunu güvenlik birimleriyle paylaşması esastır. Bunun önemi, seçimin hemen akabinde oluşan bir cenaze olmasındandır. Seçimdeki pozisyonlar açık ve nettir. CHP’nin HDP ile olan teması, HDP’nin PKK’dan kendisini ayrıştırmayan politikaları tamamen kamuoyu önünde gerçekleştirmiştir ve gerçekleştirmektedir. Bu durum da hesap edilmeli, Kılıçdaroğlu’nun bu cenazeye geleceği haber verilmeliydi.”

“Kimsenin haberinin olmadığı bir katılıma organize bir şey düzenlenmesi mümkün değildir. Bir gün önce İmamoğlu, HDP’li Pervin Buldan ve Selahattin Demirtaş arasındaki güzellemeler gözden kaçmamıştır. Biz tedbir alırken, güvenlik önlemleri alırken, seçim dönemindeki CHP-HDP yakınlaşmasını, az önce anlattığım ortamı ve psikolojik ortamı da göz önüne alırız. Kimse kusura bakmasın Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’nin bu meseleye bakışı bugün ihtiyaç duyduğumuz birleştirici bakış açısı değildir.”

“CHP, bu olayın nedenini bakanlığıma yıkmaktansa, ortaklık yaptığı siyasilere sormalıdır”

“CHP Genel Merkez önünde bir mitinge davet etmek, yardımcılarının şahsımı hedef göstermesi, buradan bir siyasi rant çıkarmaya çalışmaları, sosyal medya üzerinde şahsımı, eşimi ve çocuklarımı hedef göstermeleri, CHP önünde toplanan kalabalığın dakikalarca küfretmesi, bu meselede hangi anlayışta olduklarını göstermektedir.”

“CHP, bu olayın nedenini bakanlığıma yıkmaktansa, ortaklık yaptığı siyasilere sormalıdır. Terör uzantılarıyla ortaklık yaptığını unutup olayı şahsıma yıkması ve seçim zamanı aldığı tutum da hafıza kaybıdır. Herkes PKK terörü karşısında tavrını almak zorundadır. Hayır mı evet mi? Bu ikircikli tutumlar, millet tarafından kayıt altına alınmaktadır. Seçim bitmiştir, yeni bir dönem başlamıştır. Türkiye’nin terörle mücadelesi devam edecektir. Geri adım atmamız mümkün değildir. PKK terör örgütünün siyasi koluyla yaptığı ortaklığı normalleştirdiğini, bu olay üzerinden PKK terör örgütüne alan açtığını düşünmemelidir. Oluşturulmaya çalışılan iklim ve kurgu çok net ortadadır. HDP, PKK ile arasına herhangi bir duvar örmemiştir. Tam tersi keskin söylemlerine aynen devam etmektedir. Terörle mücadelemiz ve bu iklimle mücadelemiz aynı kararlılıkla devam edecektir.”

“Herkes sağduyu ve itidal tavsiye ediyor. Biz de tavsiye ediyoruz ama gereğini de yapmak gerekir. Kendisi de dahil olmak üzere tüm yöneticilerinin yaptığı açıklamalar yangına körükle gitmek, kendilerinin dışında başka görüşe yer vermemek ve esas gerçeği örtmeye çalışmaktır. Benim için ülkemin ve milletimin menfaati her şeyden önce gelir. Bunlara bir helal gelmesinde her zaman bir sorumluluk hissederim, gereğini yapmaktan da hiçbir zaman çekinmem ve tereddüt etmem. Hizmetimin bedelini de ödemeye hazırım. Bunun tayin edicisi bana bu görevi veren sayın cumhurbaşkanımız ve ona bu yetkiyi veren aziz milletimizdir.”

Süleyman Soylu
İçişleri Bakanı

İmamoğlu: Çok ilginç sözler duyduk dün, ‘mesajınızı verdiniz’ gibi…. Çok acı, neyin mesajı?

Kılıçdaroğlu: Her Şey Önceden Bir Şekliyle Planlanmış

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye binasında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Pazar günü Ankara’nın Çubuk ilçesindeki cenazede CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyla ilgili Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını eleştirdi.

“Talihsiz açıklamalar var. Hem dün, öncesinde, sonrasında… Kamuoyunun önünde olan insanlar, hepimizi çok dikkatli konuşmalıyız. Kişisel çıkarlarımız ya da kişisel kaygılarımız, oy hesaplarımız üzerinden verilen mesajlar gerçekten milletimizin geleceğini tehdit eden ve insanları huzursuz eden boyutlara ulaşabiliyor. İnsanları kışkırtabiliyor, kışkırttığı gibi bu tür kötü eylemler planlaması içinde olanların planlarını kolaylaştırabiliyor.”

“Çok ilginç sözler duyduk dün, ‘mesajınızı verdiniz’ gibi cümleler duyduk. Çok acı, neyin mesajı? Ya da ‘yüzde 93’e yakın oy almadığınız bir yere niye gittiniz’ ne demek? Bu ülkenin her karışı bizim. Her köyüne gideriz, yaylasına, sahiline gideriz, gidemeyeceğimiz yer yok. Hiç kimsenin gidemeyeceği yer yok. Herkes, her yere gider. Ülkemizin bu boyutuna dair bu talihsiz açıklamaların derhal bitmesini diliyorum. Herkesin hassas, dikkatli davranarak konuşmasını diliyorum. Nihai olarak gerçekten genel başkanımızın devlet adamlığı, vakur ve soğukkanlı duruşuyla, topluma barışı, huzuru öneren açıklamalarıyla günü sonlandırması da örnek bir davranıştır diye düşünüyorum.”

Ekrem İmamoğlu
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Bahçeli’nin İstanbul seçimleri beka meselesidir” sözleri sorulunca İmamoğlu “hangi gerekçelerle konuştuğunu bilemiyorum Sayın Bahçeli’nin, o yüzden cevap verilecek bir konu değil şu an için. Seçim bitmiştir, sonuç belirlenmiştir, mazbatamızı aldık. YSK’nın, Türkiye demokrasisi açısından tarihi görevini en doğru şekilde yerine getireceğine olan inancım tam. Bizim süreci yönetmemize dair karar vereceğine olan inancım tam” yanıtını verdi.

Dijital verilen kopyalanmasıyla ilgili yürütmeyu durdurma kararı için ise “Bu konuyla ilgili komplo teorileri üretilmesini üzülerek izliyorum. Bu kurumun en sağlıklı bir şekilde yönetilmesi için güncel tespitlerin, incelemelerin yapılarak sürece devam edilmesi… 31 Aralık, 31 Mart ve görevi aldığımız 17 Nisan… Burada veri kapasitelerini tespit etmek, belediye bünyesinde incelemelerin yapılıp buranın müfettişleri marifetiyle sağlıklı bir şekilde korunmasını sağlamak, bu doğru bir süreçtir. Sorular var İdare Mahkemesi’nden gelen, cevapları yazılacak. Kanun neyse odur, belki de İdare Mahkemesi kendiliğinden süreci kaldıracaktır. Bir yanlış anlaşılma olabilir, eksik ifade olabilir, giderici izahatlerimizi yaparız” dedi.

Ömer Çelik: Kılıçdaroğlu’na saldıran Osman Sarıgün’ün partimiz üyesi olduğu görülmüştür

Kılıçdaroğlu: Her Şey Önceden Bir Şekliyle Planlanmış

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, twitter hesabından yaptığı bir paylaşımda, Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırının faillerinden olan ve sabah saatlerinde yakalanan Osman Sarıgün’ün AK Parti üyesi olduğunu, kesin ihraç talebiyle il disiplin kuruluna sevkine karar verildiğini duyurdu.

CHP Kılıçdaroğlu’na saldırının peşini bırakmıyor

Kılıçdaroğlu: Her Şey Önceden Bir Şekliyle Planlanmış

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun asker cenazesinde saldırıya uğramasının ardından olağanüstü toplanan parti yönetimi olayın peşini bırakmama kararı aldı. CHP ayrıca kutuplaşmayı amaçlayan ifadelerle mücadele edecek.

Ankara’nın Çubuk ilçesinde katıldığı asker cenazesinde yumruklu, tekme, tokatlı saldırıya uğrayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Pazar gecesi parti yönetimi ve milletvekilleriyle olağanüstü toplantılar yaptı.

Akademi Portal’ın edindiği bilgilere göre toplantıda parti yönetimi, saldırıyla ilgili akıllarda oluşan soruları gündeme getirdi. “Cenaze töreni neden Çubuk merkez camisinden, köy camisine alındı? İçişleri Bakanı Süleyman Soylu neden cenazeye katılmadı? Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, neden saldırganlara ‘Değerli arkadaşlar, mesajlarınızı verdiniz’ diye seslendi” soruları üzerinde duran parti yönetimi, saldırının aydınlatılması için CHP’nin tüm organlarıyla iktidar, yargı ve emniyet üzerindeki beklentiyi artırmayı planlıyor.

Toplantılarda parti yönetimine ve milletvekillerine CHP’nin Türkiye’nin tüm kesimlerini bir araya getirme çabalarından ötürü kimi siyasi çevrelerce “sert tepki” gördüğünü anlatan Kemal Kılıçdaroğlu’nun da, “Saldırıyı tüm yönleriyle araştıracağız ve gerçekleri halkımıza anlatacağız” mesajına vurgu yaptığı öğrenildi. Milletvekillerinden “soğukkanlı ve sağduyulu” olmalarını isteyen Kılıçdaroğlu’nun her türlü provokasyondan uzak durulması konusunda da örgütle işbirliği içinde olunmasını dile getirdiği belirtildi.

İktidarın hem 31 Mart seçimi öncesinde hem de hemen sonrasında toplumda ve siyasette “linç ve öfke”yi öne çıkaran bir söylem geliştirdiğini ve bu söylemin Türkiye’de kutuplaşmayı amaçladığını ifade eden CHP’liler, bu söylemle de önümüzdeki dönemde planlı bir şekilde mücadele etmeyi planlıyor.

“Provokasyonlara asla izin vermeyeceğiz”

CHP’deki toplantılar sonrasında Adana milletvekili Burhanettin Bulut, “Saldırının bilinçli yapıldığı çok açık. Ancak bu saldırı kadar acı olan bir şey daha var. O da; nefret dili ile kindar, dindar ve milliyetçilik üzerinden propaganda yürütmeye çalışan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve İçişleri Bakanı Soylu’nun politika yapma şeklidir” dedi. Bulut, sözlerini “oylarını konsolide etmek için önce nefret ektiler, sonra da ‘kızgın demiri soğutmaktan’ bahsettiler. Toplumu ayrıştırmak, düşmanlaştırmak amaçlarından vazgeçmediler” diye sürdürdü. Bulut, CHP’nin amacının da toplumu birleştirmek, bütünleştirmek olduğunu ve bunun önümüzdeki dönem politikalarında öne çıkaracaklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul seçiminin iptali ile ilgili tartışmalarla ilgili son olarak kararı Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) vereceğini belirtirken, “Devir kızgın demiri soğutma devridir, kucaklaşma zamanıdır” demişti.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin de saldırıyı “karanlık bir organizasyon” olarak nitelerken, “CHP de, dün olduğu gibi bugün de bu organizasyonlarla mücadele kararı almıştır. Her zaman olduğu gibi halka birlikte olacağız, bütünleşeceğiz. Provokasyonlara asla izin vermeyeceğiz” dedi. Ankara Valisi Vasip Şahin’in saldırıyı “müessif bir protesto” olarak nitelendirdiğini de kayda geçirdiklerini belirten Tekin, “Türkiye’de güvenliği sağlaması gerekenler, teşhis kabiliyetinden yoksunlar. Halkın bunu daha da iyi anlaması için gerekeni yapacağız” diye konuştu.

Saldırıyı yaşayan CHP’liler: Soylu istifa etsin

Kılıçdaroğlu ile birlikte saldırıya uğrayan CHP’li isimlerden Ankara Milletvekili Levent Gök de saldırı anını anlatırken Ankara Emniyet Müdürü, Emniyet Genel Müdürü ve Milli Savunma Bakanının da aynı cenazede olduğunu belirtti ve “Onların da orda olduğu sırada yaşandı saldırı. Çok organize bir iş” diye konuştu.

Gök, cenaze alanına belli grupların yerleştirildiğini, alana girdikleri andan itibaren de tepkilerin başladığını söylerken, tepkilerin dakikalar ilerledikçe daha da arttığını kaydetti. “Cenaze namazı kılındı mı, kılınmadı mı, o bile anlaşılmadı” diyen Gök, Kılıçdaroğlu’nun saldırıya uğradığı sırada kendilerinin de ayrıca saldıra uğradıklarını söyledi. Gök, “Bir sokağa girdik, arkamızdan 50-100 kişi kovalıyordu. Tesadüfen bir araç bulduk, ona bindik” dedi.

Saldırı sırasında Kılıçdaroğlu’nun yanında olan bir diğer isim de CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya’ydı. Kaya, saldıranların Çubuk’tan olmadığına dikkat çekti. Kaya, “Güvenlik çok gibi görünüyordu ama hepsi güvenlik miydi belli değildi, hiçbiri bizi korumaya yönelmedi. Tamamen organize bir eylem olduğu açıktı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu derhal istifa etmelidir” diye konuştu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Salı günü Merkez Yönetim Kurulu’nu yeniden toplaması bekleniyor.

Erdoğan “geçmiş olsun” demedi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, gece boyunca geçmiş olsun ziyaretlerini ve telefonlarını kabul etti. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Kılıçdaroğlu’nu ziyaret ederken, Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu telefonla geçmiş olsun dileklerini iletti.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) ve Cumhurbaşkanlığı’ndan Kemal Kılıçdaroğlu’na “geçmiş olsun” mesajları gönderilmiş olsa da, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kılıçdaroğlu’na yazılı ya da sözlü hiçbir mesaj göndermemiş olması dikkat çekti.

Muhalefetten iktidara tepki

Kılıçdaroğlu’na saldırı konusunda tepki gösterenler arasında diğer muhalefet partileri de bulunuyor. İYİ Parti Meclis Grup Başkanvekillerinden Lütfü Türkkan, Kılıçdaroğlu’na saldırın planlı olduğunu düşündüğünü söyledi. Türkkan, “Böyle bir saldırıya yol verenler, yarın böyle benzer bir saldırının mağduru olabilirler” derken, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) lideri Devlet Bahçeli’nin Kılıçdaroğlu’na “Yüzde 9,83 aldığın yerde ne işin var? Bir parti lideri nereye, nasıl gideceğini araştırmalı” sözlerinin de kabul edilemez olduğunu söyledi.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın da, “İktidar demeç vermesin, gereğini yapsın. İllet-zillet diye ülkeyi kutuplaştıranlar saldırının hesabını versin” diye çıkıştı.

MHP lideri Bahçeli’nin “O adama yumruk attıracak kadar ne yaptın sen Kemal Kılıçdaroğlu” sözlerinin kayıtlara geçtiğini hatırlatan Saadet Parti’li Cihangir İslam, AKP’ye “Ya bunca emek verdiğiniz siyasi hareketinizi bu dilden kurtaracaksınız ya da onunla ortak kaderi paylaşacaksınız” diye seslendi. İslam, AKP’ye “gönül verenlere” de seslendi ve “Arzu etmediğiniz, onaylamadığınız kötülükleri savunmak zorunda bırakılıyorsunuz. Buna prim vermeyin” dedi.

HDP’den “şiddetli kınama”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eş genel başkanları da Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırıyı şiddetle kınadıklarını duyurdular. HDP’li Meral Danış Beştaş, Süleyman Soylu’nun daha önce yaptığı “Şehit cenazelerinize gitmeyin” açıklamaları kadar, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Kılıçdaroğlu’na saldırı sırasında kalabalığa, “Değerli arkadaşlar, şu ana kadar mesajlarınızı verdiniz” sözlerinin de kabul edilemez olduğunu söyledi. Beştaş, Akar’a “Sizin mesajınızı verdiler herhalde, bu kadar emin olduğunuza göre” çıkışında bulundu.

Muhtar, Kılıçdaroğlu’na saldırı anını anlattı: Yumruk atan bizim köyümüzden, diğerleri tanıdık değil

Kılıçdaroğlu: Her Şey Önceden Bir Şekliyle Planlanmış

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, saldırıya uğradığı şehit Piyade Sözleşmeli Er Yener Kırıkcı’nın cenaze töreninin düzenlendiği Akkuzulu Mahallesi’nin muhtarı Halil Kökmen, Kılıçdaroğlu’na yumruk atanı tanıdığını; ancak gruptaki diğer saldırganları tanımadığını söyledi.

Ankara’nın Çubuk ilçesi, Akkuzulu Mahallesi’nin muhtarı Kökmen, Kılıçdaroğlu’nun dün katıldığı şehit cenazesinde saldırıya uğramasıyla ilgili konuştu.

Kökmen, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cenazeye geldiğinde namaz kılınmak üzereydi. O arada halk yuhalamaya, bağırmaya başladılar. Cenaze namazını da halkın bağırmaları arasında kıldık. Namazdan sonra biz top arabasıyla önden mezarlığa çıktık. Kemal Bey daha arkadan geliyordu. Kılıçdaroğlu’nu yuhalayıp üzerine saldırmışlar. O arada arbede yaşanmış. Yumruk atan bizim köyümüzden biri, olayda 5-6 kişi daha var. Onlar tanıdık değil, bu köyden değil” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun, Rahim Doruk’un evine sığındığını hatırlatan muhtar Kökmen, “Sonra vatandaşlar oraya toplandı. Ben olaylar sırasında mezarlıktaydım, telefon ettiler, mezarlıktan geldim. Vatandaşları dağıtmaya çalıştık; ama daha çok toplandılar. O arada Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar geldi. Evde normal sandalyede oturuyordu. Bir sıkıntısı yoktu. Öyle yara beresi yoktu, gayet sağlığı yerindeydi. Köyüm adına Kemal Beyden özür diledim ve bunun bir provokasyon olduğunu söyledim” dedi.

‘BENİ YILDIRAMAZLAR DEDİ’

Kökmen, Kılıçdaroğlu’nun herkesin acılı olduğunu söylediğini ve “Olur, acıyla olabilir; ama beni yıldıramazlar. Şehit cenazelerine de katılacağım, vatandaşlarımla da konuşacağım, buluşacağım’ dediğini aktardı.

Kılıçdaroğlu’na evden çıkmadan önce kamufle ‘mont ve şapka vermek istediklerini belirten Kökmen, “ama kabul etmedi. ‘Ben böyle çıkacağım’ dedi. Bu şekilde de evden çıktı” dedi.

‘ŞEHİT KÖYÜMÜZÜN, OLAY KÖYÜMÜZÜN DEĞİL’

Cenazede neredeyse 10 bin kişi olduğunu söyleyen Kökmen, “Şehit köyümüzün; ama bu olay köyümüzün değil. Aile için bu ikinci şehit oldu. Annesinin ağabeyi de 1993 yılında şehit olmuştu. Bu da ikinci şehit acısı oldu. Ailesi benim akrabam aynı zamanda. İlk haberi de ben vermiştim. Şu anda hiçbir şey düşünemiyorlar, çok üzgünler. 2 çocukları vardı, biri şehit oldu” diye konuştu.

ŞEHİDİN AMCASI: NE DİYECEĞİMİ BİLMİYORUM

Şehit Yener Kırıkcı’nın amcası Ziya Kırıkcı ise ayakta durmakta güçlük çekerken, aile olarak çok üzgün olduklarını söyledi. Amca Kırıkcı “Şehidin anne ve babasının durumu iyi değil. Köyde olan olay için ne diyeceğimi bilmiyorum. Cenazeden çok zor geldik zaten. Neyin ne olacağını bilmiyorum” dedi.

‘BİZİM KÖYÜMÜZDE KİMSE YAPMAZ’

Köylülerden Kaya Küçük, Kılıçdaroğlu’na yapılan saldırının ve köyün adının bu şekilde çıkmış olmasının üzüntü verici olduğunu söyledi. Olayın bir provokasyon olduğunu ifade eden Küçük, “Kılıçdaroğlu’na yapılan doğru değil; ama içinden birkaç provokasyoncu çıkıp, köyümüzün de adını kötüleyerek, bizleri de kötüleyerek bu hale getirdiler. Olmaması gerekiyordu. Bizim acımız büyük, şehidimiz var. Biz onunla ilgileniyoruz şu anda. Muhakkak bu köyden değiller, zaten bizim köyümüzde kimse yapmaz bunları. Bu köyde emeğiyle çalışan, gariban insanlar. Köyde azılı insan yok. Olmaması gerekiyordu; ama oldu. Şehidimizin ailesini, evlerini görüyorsunuz, hepsi perişan durumdalar. Bu memleketin polisi, savcısı, hakimi var. Provokasyonsa onu da bulur” dedi.

Köylülerden Hilmi Çakırgöz ise olayın anlık geliştiğini belirterek, “Olay tamamen o anda oluşan, milletin galeyana gelmesi. Bence önceden organize edilmiş bir durum yoktur. Bir kıvılcım yani, bizim köyümüzün bu olayda ufak bir hatası bile yoktur. Katılım çok fazlaydı, kimin nereden geldiğini bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

VALİ ŞAHİN, ŞEHİT İALESİNİ ZİYARET ETTİ

Ankara Valisi Vasip Şahin, şehit Yener Kırıkcı’nın baba evini ziyaret ederek, aileye başsağlığı diledi. Evde şehidin annesi Ayşe, babası Mustafa Kırıkcı ile görüşen Şahin, daha sonra taziye çadırına geçerek şehit yakınlarıyla birlikte dua etti. Gazetecilerin olaya ilişkin sorularını yanıtsız bırakan Şahin, ziyaretinin ardından köyden ayrıldı.

Haberler


  

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here