Trump’tan S-400 yaptırımları konusunda çelişkili açıklamalar

ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri satın almasıyla ilgili olarak, “şu anda yaptırımlara bakmadığını” söyledi. Ancak kısa süre sonra bir açıklama daha yapan Trump “Ne yapacağımızı göreceğiz. Bunları henüz duyurmadık” dedi.

Amerikan Başkanı, Oval Ofis’te Hollanda Başbakanı Mark Rutte’yle yaptığı görüşmeden sonra bir gazetecinin “Türkiye’ye ambargo ihtimalini dışladınız mı?” sorusuna şu yanıtı verdi.

“Bu konuya bakıyoruz. Bakıyoruz. Bir çok sebepten dolayı çok çok zor bir durum. Önceki yönetim döneminde işler daha iyi yapılabilirdi. Önceki yönetim Türkiye konusunda çok büyük hatalar yaptı ve bu çok kötü oldu. Dolayısıyla, bakıyoruz. Ne yapacağımızı göreceğiz. Bunları henüz duyurmadık.”

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, dün Türkiye’nin Rusya’dan S-400 savunma sistemini satın almasından dolayı ortak F-35 savaş jeti programına katılımını askıya aldığını açıklamıştı.

Türk Dışişleri Bakanlığı kararın ‘adil olmadığını’ söylerken, NATO da Türkiye’nin F-35 sisteminden çıkarılmasının ‘kaygı verici’ olduğunu söylemişti.

Dışişleri Bakanlığı ise yaptığı yazılı açıklamada, “Bu tek taraflı adım müttefiklik ruhuyla bağdaşmadığı gibi hiçbir meşru gerekçeye de dayanmamaktadır” ifadesini kullanılmıştı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da CNN Türk yayınında yaptığı açıklamada, F-35 kararının ‘rahatsızlık’ yarattığını söyledi ve NATO müttefiki iki ülkenin ilişkilerinin, tek taraflı kararlarla sağlıklı olamayacağını vurguladı.

Türkiye’nin Rusya ile yaptığı S-400 anlaşmasının, ABD Kongresi’nin Ağustos 2017’de çıkardığı ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası (CAATSA) kapsamına girdiği ifade ediliyordu.

Trump'tan Yaptırımları Konusunda Çelişkili Açıklamalar

Kongre’nin önceki açıklamalarında, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 satın almasının CAATSA’nın 231’inci maddesini ihlal edeceği ve yaptırımların gündeme gelmesi gerektiği belirtilmişti.

Bu madde, Rusya’nın istihbarat veya savunma sektörleri ile alışveriş yapan kişi veya kurumlara yönelik yaptırım uygulanmasını öngörüyor.


Trump: Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait bir İHA’yı vurduk

Trump'tan Yaptırımları Konusunda Çelişkili Açıklamalar
Fotoğraftaki Suudi Arabistan’a ait Amjad petrol tankeri 13 Mayıs’ta sefer sırasında hasar görmüş, ABD bunun “İran’ın sabotajı” olduğunu öne sürmüştü

ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması’nın, Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait bir insansız hava aracını düşürdüğünü söyledi.

Trump, USS Boxer amfibi taaruz gemisinin, insansız hava aracının geminin 914 metre kadar yakınına gelmesi üzerine “kendisini savunduğunu” belirtti.

İran ise, insansız hava aracının kaybolduğuna dair herhangi bir bilgileri olmadığını savundu. İran geçen ay bölgede bir Amerikan insasız hava aracını düşürmüştü.

Bu arada İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise, dünya haritasında ABD, İran ve Hürmüz Boğazı’nın yerlerini gösteren bir haritayı “Hatırlatma” başlığıyla, Twitter hesabında paylaştı.

Trump ne dedi?

ABD Başkanı, Beyaz Saray’daki açıklamasında “Bugün Hürmüz Boğazında, amfibi taarüz gemisi USS Boxer’ın karıştığı olaydaki herkesi tebrik etmek istiyorum. Boxer, gemiye çok çok yakınlaşan, yaklaşık 1000 yard (914 metre) yakına gelen ve geri çekilmesi için bütün çağrıları görmezden gelen, İran’a ait bir insansız hava aracını düşürdü.” dedi.

Olay, İran Devrim Muhafızları, Basra Körfezi’nde “petrol kaçakçılığı” yaptığı gerekçesiyle yabancı bir tankere el koyduğunu ve mürettebatı gözaltına aldığını açıklamasının ardından gerçekleşti.

Devrim Muhafızları’na bağlı Sepahnews adlı haber sitesi gemide 12 yabancı mürettebatın ve “Bölgeden çıktıktan sonra yabancı gemilere satmak üzere İran teknelerinden alınan petrolün” bulunduğunu yazdı.

İngiliz basını BBC’nin Dünya Servisi Orta Doğu Editörü Sebastian Usher ele geçirilen miktarın 1 milyon litre olduğunu ve bunun büyük tankerlere kıyasla küçük bir miktar olduğunu söylüyor.

Gemiye Larak Adası açıklarında el konulduğu belirtilirken, Devrim Muhafızları geminin adı veya kime ait olduğuyla ilgili bir bilgi paylaşmadı.

Gelişmenin ardından brent petrolün değeri yüzde 0,7 arttı.

İngiltere 4 Temmuz günü Cebelitarık açıklarında İran’dan Suriye’ye petrol taşıyan bir tankere Suriye’ye yönelik yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle el koymuştu.

Bu kararın ertesi günü İran Devrim Muhafızları’na ait olduğu düşünülen üç gemi Basra Körfezi’den çıkıp Hürmüz Boğazı’na girmeye çalışan Heritage adlı petrol tankerine yanaşmıştı.

İngiltere Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre bölgede bulunan Montrose fırkateyni, İran gemilerini uzaklaştırdı. İran, İngiliz gemisine misilleme olarak el koymaya çalıştığı iddialarını reddetti.

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi Sözcüsü Hüseyin Nakavi Hüseyni, bugün yaptığı açıklamada “İran Körfezi ya herkes için güvenli olur ya da kimse için güvenli olmaz” dedi.

Fars Haber Ajansı’nın aktardığı konuşmaya göre Hüseyni İngiltere’nin 4 Temmuz’da İran tankerine el koymasının “korsanlık” olduğunu söyledi ve “İngiltere’yi pişman edeceklerini” açıkladı.

Hüseyni, Körfez bölgesinde ABD’nin insansız hava aracını düşürmelerinin İran’ın gelişmiş yeteneklerini sergilediğini belirtti.

Trump'tan Yaptırımları Konusunda Çelişkili Açıklamalar
Basra Körfezi’nin uydudan görünümü

İngiltere: Tankerin İngiltere ile bir bağlantısını göremedik

İngiltere, el konulan tankerin İngiliz gemisi olmadığını açıkladı.

Reuters’a konuşan bir hükümet sözcüsü “El konulan geminin İngiltere ile bir bağlantısı olduğuna dair bir işaret göremedik” dedi.

İngiltere Dışişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamada “İranlı yetkilileri bölgedeki gerginliği azaltmaya davet ediyoruz” ifadeleri yer aldı.

Bakanlık, “İngiltere’nin uzun zamandır Körfez’de gemileri bulunuyor. Oradaki güvenlik durumunu sürekli olarak izliyoruz. Uluslararası hukuka uygun bir şekilde seyrüsefer serbestisini sağlamaya adanmış durumdayız” dedi.

CENTCOM: Seyrüsefer serbestisi için agresif bir şekilde uğraşacağız

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) Konseyi ise yazılı bir açıklama yaparak İran’ı kınadı.

15-19 Temmuz tarihleri arasında Londra’da düzenlemekte olduğu toplantı sırasında bir açıklama yapan örgüt, İran’ın bu adımının insan hayatı, denizcilik güvenliği ve çevreyi tehlikeye attığını belirtti.

Suudi Arabistan’daki bir hava üssünde basına konuşan ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Kenneth McKenzie de ABD’nin Körfez sularında seyrüsefer serbestisini korumak için bölgedeki müttefikleriyle birlikte “agresif bir şekilde” uğraşacağını açıkladı.

Trump'tan Yaptırımları Konusunda Çelişkili Açıklamalar
Hürmüz Boğazı

İran Pazar günü, “yardım çağırısı” yapan yabancı bir gemiye yardım etmek üzere gemiyi İran karasularına çektiklerini açıklamıştı.

İran Devrim Muhafızları bu iki geminin aynı gemi olup olmadığı konusunda bir açıklama yapmadı.

İnternet üzerinden gemi takibi yapılmasını sağlayan TankerTrackers sitesi ise Hürmüz Boğazı’nda “diğer gemilere yakıt sağlayan” Panama bandıralı Riah tankerinin Pazar günü İran karasularına girdiğini, geminin otomatik tanımlama sisteminin o noktadan sonra sinyal vermeyi bıraktığını duyurmuştu.

Son dönemde Basra Körfezi’ndeki gemilerde bazı patlamalar da meydana geldi. ABD bu gemilere İran tarafından saldırıldığını savundu ve İran’a ait gemilerin saldırı sonrası tankerlere yaklaşarak saldırı kanıtlarını topladıklarına dair bir video yayımladı.

İran ise suçlamaları reddediyor.


Hürmüz Boğazı: Dünyanın en önemli petrol damarı

Suudi Arabistan’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kıyılarında düzenlenen ‘sabotajda’ iki Suudi petrol tankerinin zarar gördüğünü açıkladı.

BAE, Füceyre Limanı yakınlarında farklı ülkelerin bandıralarını taşıyan dört geminin hedef alındığını duyurdu. Riyad, patlamaların küresel petrol kaynaklarının güvenliğini hedef aldığını söyledi.

Füceyre, dünyanın en büyük yakıt ikmal hattı olan Hürmüz Boğazı’nın girişinde yer alıyor.

Hürmüz Boğazı ise, Orta Doğu’daki petrol üreticisi ülkelerin Asya, Avrupa, Kuzey Amerika ve ötesine ikmal yaptığı kritik bir güzergâh. On yıllardır süregelen bölgesel gerilimlerin de merkezi.

Hürmüz Boğazı nerede, büyüklüğü ne?

İran ile Umman sınırlarını ayıran boğaz, Umman Körfezi ve Basra Körfezi arasında yer alıyor .

Boğazın en dar noktasında genişlik 33 kilometreye ulaşırken, su kanalı, iki yöne de 3 kilometrelik bir nakliye rotasını kapsıyor.

Neden önemli?

ABD Enerji Enformasyon İdaresi’nin tahminlerine göre 2016’da boğaz sularından günde 18,5 milyon varil petrol taşındı.

Vortexa şirketine göre 2017’de bu miktar, günde 17,2 milyon varil, 2018’in ilk yarısında ise günde 17,4 milyon varildi.

Küresel petrol tüketiminin günde yaklaşık 100 milyon varil olduğu düşünülürse, bunun beşte biri Hürmüz Boğazı’ndan taşınıyor.

Hürmüz Boğazı’nda Günde Kaç varil Petrol İhraç Edildi?

Trump'tan Yaptırımları Konusunda Çelişkili Açıklamalar
Kaynak: ABD Enerji Enformasyon Birimi, Vortexa

İkmal edilen ham petrolün büyük bir bölümü Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nü (OPEC) oluşturan Suudi Arabistan, İran, BAE, Kuveyt ve İran’dan ihraç edilerek Hürmüz Boğazı’ndan başka ülkelere ulaştırılıyor.

Dünyanın en büyük LNG ihracatını yapan Katar’ın ürettiği sıvılaştırılmış doğal gazın neredeyse tamamı bu güzergâhtan geçiriliyor.

1980-1988 İran-Irak savaşı sırasında, iki taraf da birbirinin petrol ihracatını aksatacak adımlar atmış, bu gerginlik ‘Tanker Savaşı’ olarak tarihe geçmişti.

ABD’nin Bahreyn’de konuşlu 5. filosu bölgedeki ticari gemileri korumak için görevlendirilmişti.

İran ABD ve beş dünya gücü ile 2015’te nükleer anlaşmayı imzalayarak yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programını dizginlemeyi kabul etti.

Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmadan çekilmesi sonrası 2018’de Tahran’a uygulanan yaptırımlar geri döndü.

ABD, İran’ın nükleer silah üretimini sürdürmesinden endişeliyken, Tahran bu iddiayı reddediyor.

Hem BAE hem Suudi Arabistan daha önce daha fazla petrol hattı inşa edilmesi dâhil, Hürmüz Boğazı’nı atlatma amaçlı farklı alternatifleri araştırdı.

Tarihte hangi olaylar yaşandı?

Hürmüz Boğazı, ABD ve İran’ın taraf olduğu pek çok tarihi olaya sahne oldu.

1988 yılında ABD savaş gemisi USS Vincennes bir İran yolcu uçağını düşürdü ve uçaktaki 290 kişi yaşamını yitirdi. Washington, bölgedeki filosunun savaş uçağı sanarak yanlışlıkla uçağı hedef aldığını savundu ancak Tahran bunu bilinçli bir saldırı olarak niteledi.

Trump'tan Yaptırımları Konusunda Çelişkili Açıklamalar
1988’de ABD savaş gemisi USS Vincennes, bir İran yolcu uçağını düşürmüş, uçaktaki 290 kişi yaşamını yitirmişti.

Washington ayrıca, Vincennes savaş gemisini, İran donanmasının saldırılarına karşı bölgedeki ikmal gemilerini koruması için bölgede tuttuklarını vurguladı.

2008’de ABD, İran’a ait teknelerin boğazdaki üç ABD savaş gemisine yaklaşarak taciz ettiğini öne sürdü. Bunun üzerine İran Devrim Muhafızları’nın o dönemki başkomutanı olan Muhammed El-Caferi, saldırıya uğradıkları takdirde boğazdaki gemilere el koyacaklarını söyledi.

2010’da El Kaide’ye bağlı Abdullah Azzam Tugayları’nın üstlendiği saldırılarda Hürmüz’deki Japon petrol tankeri M Star hedef alındı.

2012’de Tahran yönetimi, İran’ın petrol gelirlerini hedef almakla suçladığı ABD ve Avrupa’nın yaptırımlarına misilleme olarak Hürmüz Boğazı’nı bloke etme tehdidinde bulundu.

İran 2015’ta bir sondaj platformuna zarar verdiği gerekçesiyle Singapur bandıralı bir tankeri hedef aldı, bir konteyner gemisini de ele geçirdi.

Temmuz 2018’de İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ülkesinin petrol ihracatını sıfıra düşürme çağrısında bulunan ABD’ye tepki göstererek, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışını aksatabileceğini ima etti.

İran Devrim Muhafızları’ndan bir komutan da, İran’dan petrol ihracatının durdurulması halinde Hürmüz Boğazı’ndaki ihracatın tamamını engelleyecekleri uyarısında bulundu.


  

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here