Osmanlı İmparatorluğu’nda sofra adabı

Osmanlı mutfağı her ne kadar bünyesinde bir den çok kültürü barındırıyor olsa da, saray sofrası özellikle Türk ve İslâmi yemek yeme geleneklerinin etkisi altında kalmıştr.

Örneğin: et, Orta Asya’dan gelen Türklerin yemeklerinin vaz geçilmez bir parçası olmasının yanı sıra et tüketiminin de İslâmi ilkeler doğrultusunda yapıldığına tanıklık ediyoruz.

Ayrıca Anadolu’da çok çeşitli sebzelerle tanışılması, gündelik hayatta sebze yemeklerinin tüketimini arttır.

Bunun dışında yine dinin etkisiyle içki de sofralardan çok uzun yıllar boyunca uzak tutulmuştur.

Ancak, Osmanlı mutfağının tamamen bu gelenekler ve görenekler ile şekillendiğini söylemekte doğru olmaz.

Bizans’tan gelen bir takım yeme alışkanlıkları ve aynı zamanda Batılaşmanın etkisiyle yaşanan değişimler, Osmanlı saray mutfağını her açıdan etkiler.

Dergi - Osmanlı İmparatorluğu'nda sofra adabı

Sofrada tanzimat dönemi’ne kadar kullanılan tek araç abanoz, sedef, şimşir, boğa gibi malzemelerden yapılmış olan kaşıklardır.

Dergi - Osmanlı İmparatorluğu'nda sofra adabı

Osmanlı’da sofrada bulunan yiyeceklerin yanında yemeklerin sunum şekli de  oldukça önemli bir yer tutar. “Sofra´´ aslında yemek yenilen sehpa ve üzerine konan sininin (Çeşitli şekillerde süslenmiş bir tür  tepsi) altına serilen geniş, büyük örtünün ismidir. Yemek sırasında bu sininin etrafında ve bu örtünün üzerine oturulur. Sofrada Tanzimat Dönemi’ne kadar kullanılan tek tek araç abanoz, sedef,  şimşir, boğa gibi malzemelerden yapılmış olan kaşıklardır.

Yemek sırasında elleri yıkamak için leğen ve ibriklerle su,  işlemeli havlu, sabunlu el bezleri ve mendiller de hazır bulunur. Vezirlerin yemekten sonra ellerini yıkamak için ibrik ve leğenlerdeki suyu, ulema sınıfına dahil olanlar ise sabunlu elbezlerini kullanması bir gelenek olur…

Osmanlı’da yemek sunumlarında kullanılan mutfak malzemelerinin zerafetine de bir hayli önem verilir; ancak yemek yemek Osmanlılar için genellikle oldukça sade  bir eylemdir. Gündelik yemek yeme adabı şenliklerde kurulan sofralara nazaran çok daha sadedir. Batılı seyyahlar  kitaplarında bu sadeliğin yanında Osmanlı’da gereğinden fazla yemenin, yemek sırasında görgü kuralları çerçevesinde davranmanın öneminden de sıklıkla bahsetmektedirler.

 

Dergi - Osmanlı İmparatorluğu'nda sofra adabı

16’ncı yüzyıldan itibaren yemeğin ardından kahve içmek çok önemli bir gelenek haline gelir.

Dergi - Osmanlı İmparatorluğu'nda sofra adabı

 

Dergi - Osmanlı İmparatorluğu'nda sofra adabı

 

Osmanlı’da genel olarak sofra adabına aykırı bulunan davranışlar şunlardır:

  • Yemeğe ev sahibinden önce oturmak, ondan da önce kalkmak
  • Ev sahibinden önce sofraya el uzatıp yemeye başlamak
  • Ekmeği ve yemeği büyük lokmalar halinde almak
  • Yemek yerken kaşığı ağzına sonuna kadar sokmak
  • Yemek esnasında  eliyle ekmek kırıntıları toplamak
  • Sofrada devamlı birilerinin yüzüne bakmak
  • Yemekte herkes elini çektiği halde  yine yemeğe uzanmak
  • Hoşaf içerken kaşığı önüne yakın bir yere silkmeden tekrar hoşaf kasesine sokmak
  • Kahve İçerken ağızla ses çıkarmak
  • Suyu çok hızlı, şerbeti ise sonuna kadar içmek

Bunun yanında çok yemek, bir başkasının sırasına geçmek ve benzeri şeyler de adaba aykırı bulunur.

Osmanlı’nın yemek adabında temel amaç, yemek yeme ihtiyacını karşılamaktır.

Sarayda günde biri sabah, biri de ikindi vakti olmak üzere iki öğün yemek yenir. Yemek bitiminde gülsuyu ikram edilir. 16’ncı yüzyıldan itibaren ise emeğin ardından kahve içmek çok önemli bir gelenek haline gelir.

Fatih Sultan Mehmet döneminden II. Abdulhamit dönemine kadar Osmanlı padişahları yemeklerini yalnız yemeyi tercih eder.  II. Abdulhamit ise bu geleneği bozarak eşiyle yemek yemeye başlar. Bunun yanında sofra adabında büyük değişikliklerden biri  II. Mahmut döneminde yaşanır.

 

Dergi - Osmanlı İmparatorluğu'nda sofra adabı

Kurulan sofralar devletin zenginliğinn ve gücünün de simgesel bir göstergesidir;

Bu nedenle diğer devletlerden görevlilerin saraya yaptıkları ziyaretlerde kurulan sofralar önemli bir politik anlam taşır. Örneğin  III. Napoleon’un ziyareti sırasında kurulan bir sofrada daha önce mutfakta pişmeyen ıstakoza da yer verilir.

Dergi - Osmanlı İmparatorluğu'nda sofra adabı

Makalenin devamı yayınlanacaktır, Bu sayfayı takip edin.

 

Akademi Portal

 

 

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here