İran ile Suudi Arabistan’ın Olası Savaşması Durumunda Neler Olur

İran ile Suudi Arabistan arasındaki gerilim son zamanlarda hiç olmadığı kadar yüksek

Son zamanlarda iki ülke arasında artan tansiyon, asırlardır süregelen bu rekabetin sıcak çatışmaya dönüşebileceği ve Orta Doğu’da en büyük iki mezhep olan Şiiler ile Sünniler arasında yeni çatışmaların yaşanacağı kaygılarını beraberinde getiriyor.

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Kral Selman bin Abdülaziz el Suud’un resmi konutu El Yamama Sarayı’nı hedef alan bir füze saldırısı düzenlendi. Bu balistik füze havada imha edildi.

Yemen’deki Şii isyancı grup Husiler, attıkları İran yapımı Burkan füzesinin “hedefinin Saray’da Suudi liderlerin geniş katılımıyla düzenlenen toplantı” olduğunu açıkladı.

Suudi Arabistan ise füze saldırılarından İran’ı sorumlu tutuyor. İran ise Yemen’deki hiçbir grupla silah alışverişi anlamında bir bağlantısı olmadığını söylüyor.

İran ile Suudi Arabistan'ın Olası Savaşması Durumunda Neler Olur
BBC Dünya Servisi Radyosu’nun “The Inquiry” programı, Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilimin sıcak bir çatışmaya dönüşmesi halinde neler olabileceği sorusuna yanıt aradı.

Program kapsamında görüşülen dört uzman olası senaryoları gündeme getirdi.

Program kapsamında görüşlerine başvurulan Körfez bölgesi uzmanı olan The Washington Institute’tan Michael Knights, NATO ve ABD ordusuna Orta Doğu konusunda danışmanlık yapan Anthony H. Cordesman, Johns Hopkins Üniversitesi Stratejik Çalışmalar Bölümü’nden öğretim üyesi Mara Karlin ve Uluslararası Kriz Grubu’nun İran çalışmaları direktörü Ali Vaez’in değerlendirmelerine göre, olası bir Suudi Arabistan ile İran çatışmasında dört aşama yaşanabilir:

1) Soğuk Savaş:

Uzmanlar, iki ülkenin halihazırda dolaylı olarak çatışma içinde olduğunu savunuyor. Bir taraftan Suudi Arabistan’ın arkasında olduğu çeşitli gruplar ya da devletler, İran’ın özellikle Devrim Muhafızları tarafından askeri destek verilen devlet ya da silahlı örgütler arasında birçok ülkede çeşitli çatışmalar yaşanıyor.

Yaşanan bu dolaylı çatışmalarda, özellikle Devrim Muhafızları’nın varlığına dikkat çekiliyor. Dünyanın “en faal paramiliter teşkilatlarından biri” olarak nitelendirilen Devrim Muhafızları’nın kendi müttefiklerini etkili bir şekilde desteklerken, karşı grupların da gözünü korkuttuğu belirtiliyor.

Orta Doğu’da Sunni nüfusun ülekelere göre dağılımı (tahmini)

İran ile Suudi Arabistan'ın Olası Savaşması Durumunda Neler Olur

The Inquiry programına konuşan uzmanlar, Suudi Arabistan ile İran arasındaki dolaylı çatışmaların Yemen ve Suriye başta olmak üzere birçok ülkede görüldüğüne dikkat çekiyor. Yemen’in güney komşusu olmasından dolayı Suudi Arabistan için çok büyük önem taşıdığı vurgulanıyor.

Orta Doğu’da Şii nüfusun üleklere göre dağılımı (tahmini)

İran ile Suudi Arabistan'ın Olası Savaşması Durumunda Neler Olur

Ayrıca iki ülke Suriye’de de farklı tarafları destekliyor. Suudi Arabistan ile İran rekabetinin yansıdığı diğer ülkeler ise Irak, Lübnan ve Bahreyn olarak gösteriliyor.

Uzmanlar, yaşanacak bir kıvılcımın dolayı yaşanan bu soğuk savaşı sıcak çatışmalara dönüştürebileceği uyarısını yapıyor.

2) Üç Boyutlu Satranç:

Uzmanlar, iki taraf arasındaki gerilimin sıcak çatışmaya dönüşmesi halinde bunun özellikle hava güçleri arasında yaşanacağını belirtiyor.

Her ne kadar İran’ın hava filosu eskimiş olsa da oldukça iyi bakıldığından dolayı halen işlevsel durumda. İran’ın elinde Körfez Savaşı sonrası Irak’tan ve 1980’lerde de Rusya’dan aldığı az sayıda savaş uçağı var.

Suudi Arabistan’ın hava filosu ise İran’a göre çok daha güçlü. Suudi Arabistan’ın elinde Eurofighter Typhoon ve F-15 Eagle gibi son teknolojilerle donatılmış savaş uçakları bulunuyor.

Askeri güç:

İran ile Suudi Arabistan'ın Olası Savaşması Durumunda Neler Olur
Kaynak: IISS Askeri Denge Raporu 2017

Savaş uçakları kıyaslamasında Suudi Arabistan’ın rakibine göre önemli bir üstünlüğü olduğu görülüyor. Ancak füzeler söz konusu olduğunda durum değişiyor. Zira İran, çok daha fazla balistik füzeye sahip ve aynı zamanda yüklü miktarda güdümlü füze almayı da sürdürüyor. İran’ın elindeki füzeler, Suudi Arabistan’da şehirleri vurabilecek menzil ve kapasiteye sahip.

Her iki ülke için de elektrik üretim ve içme suyu tesisleri gibi kritik altyapının hava saldırılarına karşı kırılganlığının yüksek olduğu ifade ediliyor.

Ayrıca hava saldırısına karşı korumasız bir diğer alanda petrol ve doğalgaz üretim tesisleri. Hem Suudi Arabistan’ın hem de İran’ın ekonomisinin enerji gelirlerine bağımlı olduğu göz önüne alındığında bu tesisleri hedef alan bir sıcak çatışmanın ekonomik maliyetinin de yalnızca bu iki ülke için değil, dünya çapında çok ağır olması bekleniyor.

Gerek iki ülkenin küresel ekonominin enerji arzında oynadığı kritik rol gerekse de dünyanın diğer güçlü ülkeleriyle müttefiklik ilişkileri nedeniyle yaşanacak bir çatışmanın çok boyutlu bir hale dönüşebileceği vurgulanıyor.

3) Diğer Ülkelerin Katılımı:

Uzmanlar, Suudi Arabistan ve İran arasında yaşanacak sıcak bir çatışmanın sadece bu iki ülkeyle sınırlı kalmayacağı görüşünde.

Suudi Arabistan, başta ABD olmak üzere, İngiltere ve Fransa gibi bir dizi Batılı ülkenin stratejik müttefiki. İran’ın da Rusya ve bölgenin bir diğer önemli ülkesi Irak ile sıkı ilişkileri bulunuyor. Böyle bir çatışmanın İsrail’i dahi içine çekme potansiyeli olduğu ifade ediliyor.

Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan bir çatışmaya ABD’nin de dahil olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

İran ile Suudi Arabistan'ın Olası Savaşması Durumunda Neler Olur

Hürmüz Boğazı’nın enerji arzının en önemli geçiş noktalarından biri olması nedeniyle, İran’ın mayın döşemek gibi askeri hamlelerle buranın kapatılmasına yol açması halinde ABD’nin buna sessiz kalmayacağı ifade ediliyor.

Uzmanlar, ABD’nin bu bölgede çok sayıda üssünün bulunduğunu, 35 bin askerinin konuşlu olduğunu ve uçak gemilerinin de hazır beklediğini belirtiyor. Bu da ABD’ye “birkaç saat içerisinde” çatışmaya dahil olma gücü sağlıyor.

ABD’nin dahil olması halinde İran ordusunun ciddi kayıplar vereceği hesaplanıyor. ABD askeri müdahalesinin de savaşın “kısa ve sert” sürmesini sağlacak bir gelişme olarak gösteriliyor.

4. Savaştan Sonrası

Uzmanlar, böyle bir savaşın kısa süreceğini ve bu nedenle de can kaybının az olacağını ancak etkisinin sonrasında da uzun yıllar devam edeceğini düşünüyor.

Bunun nedenlerinin başında da savaşın ekonomik maliyeti ve enerji tesislerinde yarattığı zarar geliyor. Bu durumun küresel petrol fiyatlarının artmasına ve bunun sonucunda da dünya ekonomisinde durgunluğa kadar gidecek bir dizi olumsuz etkinin yaşanmasına neden olacağı vurgulanıyor.

Kim kimi destekliyor:

İran ile Suudi Arabistan'ın Olası Savaşması Durumunda Neler Olur
Suriye: Hükümet İran yanlısı, muhalefet İran yanlışı
Lübnan: Hizbullah İran yanlısı, ana sunni blok ise Suudi yanlısı
Yemen: Sürgündeki hükümet Suudi yanlısı, Husiler İran yanlısı

ABD’nin savaşa dahil olması, İran ordusunun elindeki imkanların önemli ölçüde zarar görmesine neden olabileceği düşünülüyor.

Ancak bu savaşın İran’ın diğer ülkelerdeki Şii milisleri desteklemesinin önüne geçme ihtimali düşük görülüyor. Bunun sonucunda da Orta Doğu’nun birçok noktasında yeni çatışmaların yaşanması ve mevcutların da daha da sertleşmesi olasılık dahilinde.

Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde can kayıplarını çok artacağı ve milyonlarca kişinin mülteci durumuna düşeceği uyarısı yapılıyor.

[toggle title=”İran’dan Suudi Arabistan’a: ‘Bölgede sorun yaratmak yerine kendi iç işlerinizi çözün'” state=”close” ]

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Tahran’ın Yemen’deki Şii Husi milislerine destek verdiğini öne süren Suudi Arabistan’a ‘bölge devletleri için sorun yaratmak yerine kendi iç meselelerini çözmesi’ çağrısında bulundu.

Tasnim haber ajansının aktardığına göre Ruhani Çarşamba günkü açıklamasında Husi milislerin geçen hafta sonu Riyad’a balistik füze fırlatmasını ‘Suudilerin saldırgan tutumuna karşı bir tepki’ olarak niteledi ve Riyad’ı şu sözlerle eleştirdi: “Yemen halkı ülkelerinin bombalanmasına nasıl tepki vermeliydi. Kendi silahlarını kullanma hakları yok mu?

Öncelikle bombardımana son vermelisiniz sonra Yemenlilerin de aynını yapıp yapmadığını görürsünüz.” Ruhani ayrıca Suudi Arabistan’ın ABD ve İsrail’i dostu, İran’ı da düşmanı olarak görmesinin ‘stratejik bir hata’ olduğunu söyledi.

Beyaz Saray’dan kınama 

ABD de Çarşamba günü Husi milislerin Riyad’a balistik füze saldırısını kınayan bir açıklama yayımladı.

Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada “Husilerin, İran’da Devrim Muhafızları Ordusu’nun desteğiyle Suudi Arabistan’a füze saldırıları düzenlemesi bölge güvenliğini tehdit ediyor ve BM’nin sorunun çözümü için yürüttüğü müzakere çabalarını baltalıyor” dendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki uluslararası koalisyon, Cumartesi günü Yemen’de Husi kontrolündeki bölgeden Riyad’a balistik füze saldırısı düzenlemesinin ardından Yemen ile kara, deniz ve hava sınırlarını geçici olarak kapatmış ve atılan füzelerin de ‘İran tarafından tedarik edildiğini’ öne sürmüştü. Koalisyon İran’a yönelik suçlamaları için ‘savaş eylemidir’ ifadesini kullandı.

[/toggle]

[toggle title=”Yemen’deki isyancı Husilerden Riyad’da Suudi Arabistan Kralı’nın resmi konutuna füze saldırısı <<Tıklayın” state=”close” ]

Yemen’de isyancı Şii Husiler, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’a balistik füze saldırısı düzenledi. Saldırıda hedef alınan El Yamama Kraliyet Sarayı, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz el Suud’un resmi konutu. Kraliyet Mahkemesi de bu sarayda bulunuyor.

Suudi Arabistan Devlet Televizyonu balistik füzenin havada imha edildiğini, herhangi bir can ya da mal kaybı olmadığını bildirdi.

Riyad’ın güneyinde bir diğer füzenin de yine havada imha edildiği yolunda haberler var.

Husiler ise füze saldırısını Twitter üzerinden duyurdu. 

Şii isyancıların sözcüsü Muhammed Abülselam, Riyad’daki El Yamama Kraliyet Sarayı’na Burkan 2-H tipi balistik füze attıklarını açıkladı.

Husilerin Yemen’de yayın yapan El Masira Televizyonu ise saldırıda sarayda toplantı halinde olan üst düzey yetkililerin hedef alındığını iddia etti.

Burkan 2-H füzeleri ilk kez Temmuz ayında Husiler tarafından Yemen’de kullanılmıştı.

Suudi Arabistan: Bu füzeleri İran veriyor 

Suudi Arabistan, Burkan 2-H füzelerinin İran tarafından geliştirildiğini ve 2015’ten bu yana Yemen hükümetine karşı savaşan Husilere verildiğini öne sürüyor.

Tahran yönetimi ise iddiaları reddediyor.

İran ile Suudi Arabistan'ın Olası Savaşması Durumunda Neler Olur

Suudi Arabistan, Yemen’de Husilere karşı operasyonlar yürüten koalisyona öncülük ediyor.** Koalisyon güçleri Husilerin Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na düzenledikleri balistik füze saldırısının ardından 6 Kasım’da Yemen’i abluka altına aldıklarını açıklamıştı. ** Birleşmiş Milletler ise o tarihten bu yana Yemen’de koalisyon güçlerinin düzenlediği hava saldırılarında 136 sivilin hayatını kaybettiğini duyurmuştu. ** [/toggle]

[divider]

 

ANA SAYFA | Haber | Dünya | Bilim | Teknoloji | Sağlık-Yaşam

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv |  Akademi Portal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın