Anksiyete nedir: Anksiyetenin 10 belirtisi
Anksiyete olarak da bilinen endişe bozukluğu konusunda yapılan uluslararası bir araştırmadan, sanılandan daha yaygın olduğu anlaşılan bu sorunun daha iyi araştırılması çağrısı çıktı.
- Anksiyete nedir?
- Anksiyete ile panik atağın farkı ne?
- Anksiyetenin 10 belirtisi
- Anksiyeteyle nasıl başa çıkmalı
Cambridge Üniversitesi’nden bilim insanları anksiyeteden en çok etkilenen grupların 35 yaşın altındakiler, kadınlar ve ruhsal sağlık problemleri yaşayanlar olduğunu söylüyor.
Araştırmalarına göre her 100 kişiden dördü anksiyete ile karşı karşıya.
Peki anksiyete nedir, panik ataktan farkını nasıl anlayabiliriz? Endişe nöbeti geldiğinde ne yapmalı?
Anksiyete nedir?
Kaygılı, sıkıntılı, gergin, tuhaf hissetme ya da rahatsız bir duruma sokulma hissine kapılma hali.
Bazen anksiyeteyi idare etmek mümkün olsa da, başa çıkılamadığı, kontrolden çıktığı durumlar da olabiliyor.
Anksiyetenin en zor taraflarından biri gözden kaçması, ciddiye alınmaması.
Bu da kısmen, kendinizde ya da bir başkasında endişe bozukluğunu tespit etmenin zorluğundan kaynaklanıyor.
Anksiyete ile panik atağın farkı ne?
Anksiyete ile panik atak iki farklı sorun ama belirtilerini birbirinden ayırmak kolay değil.
Panik atakta, vücudun sinir sistemi kendisini tehlikede hisseder, saldırıya uğradığını sanır.
Bayılacağınızı sanarsınız, kalbiniz hızla atar ya da nefesiniz kesilir. Ataklar birkaç dakika ya da birkaç saat sürebilir.
Anksiyete ise süreklilik arzeden bir durum; kendisini geri planda bir yerlerde, bilinçaltınızda sürekli hissettirir.
Anksiyete dönemlerinde genel olarak tedirgin olur ya da belli bir olay karşısında tuhaf hissebilirsiniz.
Anksiyetenin 10 belirtisi
— Kaygılı, sıkıntılı, gergin, tuhaf hissedersiniz.
— Kendi değerinizden şüphe duyarsınız, özgüveniniz sarsılır.
— Başınız döner, gözleriniz hafif kararır, çevrenizden kopmuş hissedersiniz.
— Çabuk gerilirsiniz, nefes alıp verişiniz sıklaşır, kaslarınız ağrır.
— Titremeye, sallanmaya başlayabilirsiniz, avuçlarınız terler.
— Sürekli ağlamak ister, umutsuz hissedersiniz.
— Konsantre olmak, hatırlamak zorlaşır.
— Hayatınızdaki üzücü olaylara yoğunlaşırsınız.
— İnsanların sözleri kafanızda dolaşıp durur.
— İçinde bulunduğunuz çevreden, durumdan kaçmak istersiniz.
Anksiyeteyle nasıl başa çıkmalı?
Üniversite yıllarından beri anksiyete bozukluğu yaşayan Courtney Lee Deakin, Öyküsünü ve bu sorunla nasıl başa çıktığını anlatıyor.
Bu konudaki 10 önerisi şöyle:
1. Nefes alın – Bunun bazen işe yaramadığını biliyorum ama olsun: Nefesinizi kontrol etmeye başlamak, zihninizi ve bedeninizi sakinleştirir.
2. Sizi endişelendiren her şeyi alt alta yazın ve paniğe kapılmamak için hayatınızı düzenli yaşamaya çalışın.
3. Arkadaşlarınıza, ailenize endişe nöbetleri geçirdiğinizi söylemekten çekinmeyin.
4. Sizi tedirgin eden durumdan uzaklaşın.
5. Kendinize değer verin; bu konuda olumlu düşünün.
6. Olumsuz yorumlarla kendinize eziyet etmeyin. Bu, özgüveninizi sarsar, anksiyete ataklarını sıklaştırır.
7. İyi uyuyun, stresinizi kontrol altına alın.
8. Neşeli şarkılar dinleyin, mutlu filmler seyredin.
9. Duygularınızı yatıştırmak için içinizden 10’a kadar sayın.
10. Eğer durum daha da ciddileşir, kontrolden çıkarsa doktora danışın.
SOSYAL ANKSİYETE (SOSYAL FOBİ) BOZUKLUĞU NEDİR?
Sosyal Anksiyete Bozukluğu(Sosyal Fobi), kişinin sosyal durumlarla ilgili aşırı ve nedensiz olarak duymasıdır.
Anksiyete ve kişisel farkındalık başkaları tarafından eleştirilme, yargılanma ve seyredilme korkusundan kaynaklanmaktadır. Sosyal anksiyetesi olan insanlar hata yapmaktan ve başkaları önünde rezil olmaktan ya da utanç duyacağından korkar. Sosyal beceri eksikliği veya başkalarının önünde deneyimlenen bir durumdan dolayı korku artabilir ve panik atağa çevirebilir. Yaşanan bu kaygı dolu durumlar kişinin bu sosyal ortamlardan kaçınmasına ya da bir nebze katlanmasına neden olur.
Sosyal fobisi olan kişilerde belli bir süre sornra beklenti anksiyetesi gelişir. Yani kişi ilerde yaşayacağı bir olaydan dolayı şimdiden kaygı ve korku hissi duyar. Yaşadıkları bu olumsuz durumların yersiz olduğunu bildiği halde üstesinden gelemezler. Tedavi edilmeyen sosyal fobi kişinin günlük yaşantısını( Örneğin; okul, iş, sosyal aktiviteler ve ilişkiler…) kötü yönde etkiler. Sosyal anksiyeteyi artıran diğer bazı durumlar şunlardır:
- Başkalarının önünde yeme ve içme
- Başkalarının önünde çalışma ve yazma
- İlgli odağı durumunda olma
- Buluşma veya topluca yapılan bir aktiviteye gitmek gibi insanlarla etkileşime girilen ortamlar
- Toplulukta soru sormak veya rapor vermek
- Ortak kullanılan tuvaletler
- Telefonda konuşma
Sosyal fobi; panik bozukluk, obsesif komulsif ve depresyon gibi zihinsel rahatsızlıklarla bağlantılı olabilir. Aslında, birçok kişi sosyal anksiyeteleri yüzünden değil de bağlantılı olan rahatsızlıklar yüzünden doktora başvururlar.
Sosyal Fobi Belirtileri Nelerdir?
Sosyal anksiyete bozukluğu olan insanlar günlük yaşamındaki problemlerin farkındadır fakat bu farkındalıkları hastalık işareti olarak görmezler. Sosyal anksiyete bozukluğu semptomları şunları içerir;
- Sosyal durumlara karşı yoğun anksiyete
- Sosyal durumlardan kaçınma
- Kalp çarpıntısı, terleme, titreme yüz kızarması, kas kasılmaları, mide krampları, kafa karışıklığı
Sosyal Fobi Neden Olur?
Nedeni tam olarak bilinmese de, yapılan araştırmalar biyolojik ve çevresel faktörlerin OKB ortaya çıkmasında etken rol oynadığını göstermiştir.
Biyolojik faktörler: Yapılan araştırmalar seratonin adı verilen nörotransmiterin seviyesindeki düşüş ile OKB gelişimi arasında bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Seratonin dengesizliğinin aile bireylerinin birinden çocuğa geçtiğine dair kanıtlar vardır. Bu da obsesif-kompulsif bozukluğun genetik olabileceğine işaret eder.
Çevresel faktörler: Bazı çevresel stres yaratıcı etmenler OKB’yi tetikleyebilir. Belirli çevresel faktörler ise kişide var olan bu rahatsızlığı daha da kötüleştirebilir.
Bunlar şöyle;
- Tacize uğrama
- Sevilen birinin ani kaybı
- İlişkiyle ilgili sürekli kaygı
- Yaşamındaki değişen bazı durumlar
- Hastalıklar
- İş veya okulla ilgili değişiklikler veya problemler
Sosyal Fobi Nasıl Tedavi Edilir?
Sosyal fobi, çoğunlukla doğru tedaviyle tamamen iyileştirilebilir bir rahatsızlıktır. En etkili tedavi bilişsel-davranış terapisidir. İlaç tedavisi de belirtilerin azalmasına sebep olarak bilişsel-davranış terapisini daha etkili hale getirebilir.
Bilişsel-davranış terapisi: Bu terapinin amacı kişinin düşüncelerini daha akılcı bir yere yönlendirmek ve daha önceden anksiyeteye sebep olmuş durumlardan kaçınmasını engellemeye yardımcı olmaktır. Kişinin anksiyete belirtilerini tetikleyen durumlara karşı farklı reaksiyon vermesini öğretir. Terapi sistematik duyarsızlaştırmayı veya korkulan duruma gerçek hayatta maruz kalmayı içerebilir. Sistematik duyarsızlaştırmada kişi ürkütücü durumu hayal eder ve korkularıyla güvenli ve rahat bir çevrede başa çıkmayı öğrenir (örneğin terapistin ofisi). Gerçek hayatta maruz kalmada ise; terapistin desteğiyle kişi aşamalı olarak kendisi için ürkütücü olan durumla karşı karşıya gelir.
Özsaygının ve sosyal becerilerin geliştirilmesi için danışmanlık ve nefes egzersizi gibi rahatlama teknikleri de sosyal fobiyle başa çıkmada kişiye yardımcı olabilir.
Source:
WebMD










































