Polise göre, Avrupa Birliği’nin (AB) merkezi Brüksel’de “Ortaçağ kölelik düzeni” hüküm sürüyor. Belçika’ya gelen kız çocuklarının yaşı giderek düşerken, sorunun boyutları da o ölçüde büyüyor.

Belçika Federal Polis Teşkilatı’nda Nijerya kaynaklı fuhuş çeteleri konusunda uzman olan Franz – Manuel Wandelook, “Eğer bu Avrupalı bir kız çocuğu olsa ortalık birbirine girerdi. Ama burda sözü edilen Afrikalı kaçak bir kız çocuğu” diyor.

Wandelook, 20 yıldan bu yana sürekli artan sorunun görmezden gelinmesine şaşırıyor. 2018 yılında AB’nin merkezi Brüksel’de, “Ortaçağ’daki kadar ürkütücü bir kölelik düzeni”nin hüküm sürdüğünü vurguluyor.

De Standaart gazetesine göre Wandelook’un açıklaması yerinde bir mesaj. Çünkü hem Belçika hem de diğer Avrupa ülkelerinde “Nijeryalı çocuk seks işçisi” sayısı ciddi biçimde artıyor.

Avrupa genelinde binlerce çocuktan söz ediliyor. Yaş ortalamları ise giderek düşüyor. Çoğunluğu 14-16 yaş aralığında. Fuhuş çeteleri tarafından Avrupa’da daha iyi bir yaşam ve ülkelerindeki ailelerine para gönderme vaadi ile kandırılıyorlar.

Libya’daki insan kaçakçıları aracılığıyla Avrupa’ya kaçırılıyorlar. Bazen aylarca süren kaçak yolculuk sırasında defalarca tecavüze uğruyorlar.

Voodoo töreni

Fuhuş çetelerinin eline düşen kız çocukları, Nijerya’dan ayrılmadan önce ürkütücü bir “voodoo töreni”ne katılıyorlar. Burada, “madam” adı verilen kadın satıcılarına “sonsuza dek bağlılık” yemini ediyorlar.

Avrupa’ya gelen kız çocukları, bağlılık yemini ettikleri madama 40 bin euro para ödemek zorunda. Bu yüzden de Avrupa ülkelerinde insanlık dışı koşullarda bedenlerini satmak zorunda kalıyorlar.

Federal polis uzmanı Wandelook’a göre, ciddi miktarda borçlandırılan kız çocukları arasında şiddetli bir rekabet var. Bazen 5 eurodan başlayan fiyatlara bedenlerini satıyorlar.

Kız çocukları günde en az 15 kişi ile birlikte oluyor ve bu bütün yıl boyunca devam ediyor. Hastayken ya da regl dönemlerinde bile hiç ara vermeden fuhuşa zorlanıyorlar.

“Polis boşa kürek çekiyor”

Belçika polisine göre, durum giderek daha da kötüleşiyor. 140 milyon nüfusu ile Afrika’nın en kalabalık ülkelerinden biri olan Nijerya’da büyük bir nüfus patlaması bekleniyor.

Polis, Nijerya’da “para getirdiği” gerekçesiyle fuhuşun serbest olduğunu belirterek, bu nedenle yakın zamanda Belçika’ya daha fazla Nijeryalı kız çocuğunun geleceğini düşünüyor.

Polis ve yargı, yasa dışı fuhuşun önlenmesi için elinden geleni yaptığını düşünüyor. Ama bunun Nijeryalı kız çocuklarının güvenliği için yeterli olmadığının da farkında.

Çoğu, kendilerini pazarlayan fuhuş çetesinden çok korkuyor. Nijerya’daki ailelerine zarar verileceği endişesi taşıyor.

Belçika polisi, 2017 yılında bir kaç kadın satıcısını yakaladı. Bu sayede 58 kız çocuğunun kimliği belirlendi. Federal polis, diğer AB ülkeleri ile de sıkı bir işbirliği içinde. Ancak polise göre tüm bunlara rağmen durum giderek daha da kötüye gidiyor ve güvenlik güçleri, “boşa kürek çekiyor.”

Hollanda: Birçok erkek seks işçisi çocuk istismarı kurbanı

Hollanda’daki yaklaşık 800 resmi genelevden bir tanesinde erkek seks işçileri çalışıyor. Amsterdam’daki Boysclub21 adlı genelevin 16 erkek çalışanı var.

Turizm öğrencisi 25 yaşındaki Ricardo, onlardan biri. Okul dışında haftada iki ya da üç gün Amsterdam’daki genelevde çalışıyor. Ayda yaklaşık 2 bin Euro kazanıyor.

Hollanda’nın Karayipler’deki sömürgesi Bonaire adasından 2010 yılında gelmiş. 14 yaşından bu yana seks işçisi olarak çalışıyor.

Ricardo, Avrupa’daki ‘fuhuş sektöründe’ hızla artan erkek çocuk istismarının tipik örneklerinden biri.

Uzun süre internet üzerindeki arkadaşlık ve canlı sohbet siteleri aracılığıyla seks işçiliği yapmış.

O dönemde uyuşturucu da kullandığı için, şiddet ve istismarın içi içe olduğu, hiç de güvenli olmayan bir hayat sürmüş.

Nisan 2017’den bu yana resmi olarak genelevde çalışan Ricardo, hayatından memnun.

Yaptığı iş nedeniyle ailesi ile ilişkileri pek iyi değilmiş. O nedenle genelevdeki diğer 15 arkadaşını kendisine daha yakın hissediyor.

Ricardo’ya göre, Hollanda’daki tek erkek genelevinin müşteri sayısı giderek artıyor. Müşteriler, ağırlıklı olarak turistlerden oluşuyor. Bunların yarıdan fazlası, erkek seks işçileri ile barda içki içip, sohbet etmek için geliyor.

Artan müşteri sayısına rağmen, erkek seks işçilerine karşı ciddi önyargılar bulunduğunu söylüyor.

Sınıf arkadaşlarına işinden bahsettiğinde arkadaşları 1 hafta boyunca tuhaf davranmış. “Bana nasıl davranacaklarını bilemediler. Onları anlıyorum. Tanımadıkları şeyi anlayamıyorlar” diyor.

Okulda sürekli takım elbise ile dolaşan Ricardo, genelevde daha rahat olduğunu ve kendisini gizleme gereği duymadığını anlatıyor.

Genelevde olmaktan memnun. Çünkü hem yasal olarak çalıştığını hem şiddetten uzak güvenli bir ortamda kaldığını belirtiyor. Üstelik istemediği müşteriye “Hayır” deme şansı olduğunu söylüyor.

İstismarın kaynağı ne?

Hollanda Televizyonu’nun (NOS) haberine göre, kadın seks işçileri konusunda çok sayıda araştırma olmasına rağmen, erkek seks işçileri konusunda yeterli bilgi yok.

Hollanda’da tam olarak kaç erkek seks işçisi olduğu bilinmiyor. Her belediyenin seks işçileri konusunda farklı mevzuata sahip olması nedeniyle sağlıklı bir rakam elde etmek zor.

Ancak Hollanda’daki istismar olaylarının bildirimi ve izlenmesi amacıyla kurulan “Meldpunt Watch Nederland” adlı başvuru merkezine göre, reşit olmayan erkek çocuk istismarı endişe verici biçimde giderek artıyor.

Kuruluşa göre, Hollanda 2018 yılında erkek çocuk istismarını önlemek için daha fazla çaba göstermeli.

Merkez, erkek çocuk istismarı ile mücadele amacıyla bir insan ticareti haritası çıkarmaya çalışıyor.

Seks işçilerinin haklarını savunan PROD adlı kuruluşun sözcüsü Yvette Luhrs da, seks işçilerinin yasal olarak çalışmasının gittikçe zorlaştığını belirterek, bunun da istismara zemin hazırladığı görüşünde.

Luhrs’a göre, yasal düzenleme ve seks işçilerine gösterilecek yerlerin kısıtlı olması, özellikle erkek seks işçilerini yasa dışı çalışmaya zorluyor.

Çoğunluğu internet üzerindeki arkadaşlık siteleri aracılığıyla çalışan reşit olmayan yaştaki erkek seks işçileri hem istismar hem de güvenlik sorunuyla karşı karşıya kalıyor.

Yvette Luhrs, seks işçilerinin yasal ve güvenli bir ortamda çalışması sağlanarak istismarın önüne geçilebileceğini savunuyor.

İngiltere’de erkek seks işçisi olmak

Yapılan hesaplamalara göre İngiltere’de 100 bin seks işçisi bulunuyor ve bunların yüzde 20’sini erkekler oluşturuyor. Erkek seks işçilerinin bazıları bu tercihin hayatlarını olumlu etkilediğini söylüyor, ancak birçoğu bu yolu “hayatta kalabilmek için” tercih ediyor.

Londra’nın doğusunda öğleyi biraz geçmiş durumda ve Daniel ilk randevusunu tamamladı.

10 yıl önce üniversiteyi bırakarak seks işçiliğine başlayan Daniel, o zamandan beri de bu işi yapıyor.

BBC’ye konuşan Daniel, “Genellikle bekar erkeklerle birlikte oluyorum” diye anlatmaya başlıyor:

“Birlikte olduğum erkeklerin çoğu açık bir şekilde eşcinsel. Ancak aralarında çok sayıda evli olan erkek de var ve ne yaptıklarını gizliyorlar.”

Daniel müşterilerinin 35 ila 85 yaşları arasında değiştiğini anlatıyor. İnternet sitesi üzerinden kendisine ulaşanlara, “masaj, cinsel ilişki ve tüm gece” olarak fiyat veriyor.

Yüzde 80’inin internet ortamında bir hesabı var

İngiltere’de para karşılığı seks yapmak yasa dışı değil. Ancak sokakta müşteri aramak veya genelev işletmek yasak.

Erkek seks işçilerinin ise yüzde 80’inin internet ortamında bir hesabı var.

Daniel bu yolun daha güvenli olduğunu söylüyor ve korunmasız seks ile kimyasal seks denilen uyuşturucu içeren birliktelik tekliflerini reddettiğini söylüyor.

Ancak birçok kişi bu riskleri göze alıyor.

‘Çocuk istismarı’

İngiltere’de erkek seks işçilerinin en fazla olduğu kent Manchester.

Erkekler Odası isimli yardım kuruluşunda çalışan Hayley Speed, “Onlara ne zaman bu işe başladığını sorduğumuzda aldığımız cevap genellikle ’14 veya 15′ oluyor” diyor ve ekliyor “Bu cinsellik değil, bu çocuk istismarı”.

Speed, çocuk veya yetişkin olsun, birçok seks işçisinin istismar edildiğini anlatıyor.

İnterneti kullanarak seks işçiliği yapan kişiler arasında yapılan son bir araştırma, yüzde 12’lik bir oranın geçen 5 yıl içinde cinsel saldırıya uğradığı sonucunu açıkladı.

Yardım kuruluşu çalışanı Speed, birçok seks işçisi erkeğin tecavüz de dahil olmak üzere cinsel saldırıyı ciddiye almadığını ve polise bildirmediğini söylüyor.

Ona göre, birçok erkek seks işçisi, bunun işin doğasında olduğunu düşünüyor ve “bu tür aşırı davranışları kendi zihninde normalleştiriyor”

Speed’in de aralarında olduğu yardım kuruluşu çalışanları, Manchester’daki kanallar bölgesinde, haftada iki gece çalışma yapıyor.

Kuruluşun yöneticisi Fergal McCollough, bu bölgedeki seks işi çalışanlarının savunmasız durumda olduğunu, bazılarının evsiz, çoğunun ise günü az bir parayla geçirmek zorunda kaldığını söylüyor.

‘Öyle bir noktaya varıyorsunuz ki artık düşünmüyorsunuz’

Tyler, seks işçiliğine böyle bir ortamda başladığını anlatıyor.

Ailesinin eşcinsel olduğu için onu reddetmesi üzerine geldiği Manchester’da bir hafta içinde kendini bu bölgede bulmuş.

“Gecede bir iki kişi ile başladı daha sonra sayı artmaya başladı. Öyle bir noktaya varıyorsunuz ki artık düşünmüyorsunuz”

Tyler, içkisine ilaç atan bir kişi tarafından otelde tecavüze uğradığını da BBC’ye açıklıyor:

“Otele vardığımda, içeride bir kişi vardı. Uyandığımda ise yatakta çıplaktım ve etrafımda dört çıplak erkek vardı”.

Tyler, polise gitmeyeceğinden emin oldukları için bu dört adamın çok rahat olduğunu ve tecavüz sonrası ayrılmasına izin verdiklerini de anlatıyor:

“Umurlarında bile değildi gidişim. Sanırım erkek olduğum için, bunun kadına tecavüz kadar kötü bir şey olmadığını düşündüler ama aslında bu tamamen aynı”.

Manchester Emniyet Müdürü Shaun Donnellan, “erkeğe tecavüzün birçok olayda bildirilmediğini” söyleyerek kurbanlara polise başvurma çağrısı yaptı.

Tyler, yaşandığını iddia ettiği tecavüz olayını da polise bildirmedi. Şu anda normal bir işte çalışıyor ve arada sırada seks işçiliği yapıyor.

Kuzey Kore’de kadın askerlere ‘tecavüz ediliyor’


Yalu Nehri kıyısında Kuzey Koreli bir kadın asker (2014)

Kuzey Kore’den kaçan eski bir kadın asker, dünyanın en büyük dördüncü ordusunda stres ve beslenme yetersizliği nedeniyle kadınların regl olamadığını, tecavüzün ise pek çok kadın asker için hayatın bir parçası olduğunu söylüyor.

Yaklaşık 10 yıl askerlik yapan ve 10 yıldan uzun bir süre önce Kuzey Kore’den ayrılan Lee So Yeon, 20’den fazla kadınla paylaştığı koğuşundaki anılarının hâlâ canlı olduğunu söylüyor:

“Çok terliyorduk. Döşeklerimiz çeltik kabuğundan yapılmaydı ve bu yüzden vücut kokularımız döşeklere siniyordu. Hiç hoş değildi.

“En zor şeylerden biri de duş almaktı. Sıcak su yoktu ve dağdan akan bir suya bağlı bir borunun altında yıkanıyorduk. Borudan kurbağalar ve yılanlar düşüyordu üzerimize.”

Bir üniversite profesörünün kızı olarak ülkenin kuzeyinde doğan So Yeon, bugün 41 yaşında. Ailesindeki pek çok erkeğin asker olduğu Yeon, 1990’larda ülkeyi vuran kuraklık ve neden olduğu kıtlık nedeniyle en azından her gün yemek yiyebilmek için askerliğe gönüllü olmuş.

O dönemde binlerce genç kadın da aynı şeyi yapmıştı.

Kuzey Kore’nin Gizli Devrimi kitabının yazarı Jieun Baek, “Kıtlık özellikle kadınlar için zor bir döneme yol açtı” diyor ve ekliyor:

“Daha fazla kadın işgücüne katıldı ve daha fazla kadın kötü muamele, taciz ve tecavüze maruz kaldı.”

Kuzey Kore’den kaçanlar ne kadar güvenilir?

Jieun Baek, Lee So Yeon’un anlattıklarının daha önce duydukları hikayelere paralellik gösterdiğini söylüyor ancak Kuzey Kore’den kaçanların anlattıklarına şüpheyle yaklaşmak gerektiğini vurguluyor:

“Kuzey Kore’den gelen bilgilere dair büyük bir talep var. Bu durum ülkeden kaçan kişilerin basına abartılı hikayeler anlatmasını teşvik ediyor, özellikle de konuştukları basın kuruluşu onlara para verecekse.

“Kuzey Kore’den kaçtıktan sonra basına konuşmayı reddedenler bu ‘kariyeristleri’ epey eleştiriyor. Bunu unutmamak lazım.”

Öte yandan Kuzey Kore’nin resmi kaynaklarından gelen bilgiler ise yalnızca propaganda olmanın ötesine geçemiyor.

BBC, Lee So Yeon’a bu söyleşi için para ödemedi.

17 yaşında askerliğe yazılan Lee So Yeon, başlangıçta ordudaki hayatı sevdi. Kendisine bir saç kurutma makinasının verilmesi hoşuna gitmişti, her ne kadar elektrik kesintileri yüzünden kullanmaya çok fırsatı olmasa da.

Kadınlar ve erkekler için günlük rutinler neredeyse aynıydı. Kadınlara daha az fiziksel egzersiz yaptırılıyordu. Fakat erkeklerin muaf tutulduğu temizlik ve yemek pişirme gibi görevleri de yapmak zorundaydılar.

100 Soruda Kuzey Kore kitabının yazarı Juliette Morillot “Kuzey Kore geleneksel bir ataerkil toplum ve geleneksel cinsiyet rolleri varlığını sürdürüyor” diyor ve ekliyor:

“Kadınlar ttukong unjeongsu, yani ‘tencere kapağı şoförü’ olarak görülüyor. Kadınlara ‘Ait olduğunuz yer olan mutfakta kalın’ diyorlar.”

Zorlu egzersizler ve azalan yemek porsiyonları Lee So Yeon ve diğer askerler üzerinde zamanla etkisini göstermeye başlamış.

“6 aydan sonra yetersiz beslenme ve stres nedeniyle regl olamamaya başladık” diyor So Yeon ve ekliyor:

“Kadın askerler regl olmamaktan memnundu. Çünkü regl olduklarında daha fazla zorluk yaşıyorlardı.

“Ordu regl olan askere özel bir düzenleme getirmemişti. Hijyenik pedler birden fazla defa kullanılıyordu.

“Kadın askerler erkeklere gözükmeden bunu yapabilmek için erkenden kalkıyordu.”

Bir saha çalışmasından kısa süre önce dönen Juliette Morillot, 20 yaşındaki bir kadın askerin 2 yıldır regl olmadığını söylediğini aktarıyor.

Kimler kaçıyor?

Kuzey Kore’den kaçanların yüzde 70’ini kadınlar oluşturuyor. Bunun, kadın işsizliğinin daha fazla olmasından kaynaklandığını öne sürenler var.

Kaçanların yarısı 20’li ve 30’lu yaşlarda. Bunun gençlerin nehirleri daha rahat yüzüp zorlu bir yolculuğu göze alabilmesinden kaynaklandığı düşünülüyor.

Lee So Yeon gönüllü olarak orduya katılmış olsa da 2015 yılında Kuzey Kore 18 yaşını geçen bütün kadınların askerlik yapmasını zorunlu kıldı. Yasaya göre kadınlar 7, erkekler ise 10 yıl zorunlu askerlik yapacak.

Öte yandan Kuzey Kore hükümeti sıra dışı bir adım atarak kadın askerlere Daedong marka en kaliteli hijyenik pedlerden dağıtılacağını açıkladı.

Jieun Baek, bu durumun kadınların karşılaştıkları zorluğu telafi etmek için atılmış olabileceğini söylüyor:

“Kadınların koşullarının kötü olduğu düşüncesinin önüne geçmek için bu adımı atmış olabilirler. Kadınların ‘Yaşasın, bizimle ilgileniyorlar’ demesi için yapılmış olabilir.”

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un 2016 yılında yaptığı, Kuzey Koreli güzellik ürünlerinin Lancome, Chanel ve Christian Dior gibi küresel ürünlerle rekabet etmesine yönelik çağrısının ardından, Pyongyang Products adlı lüks kozmetik parkasının ürünleri kısa süre önce bazı kadın havacılara dağıtılmıştı.

Buna rağmen kırsal kesimlerde askerlik yapan kadınların bir kısmının hâlâ tuvalete erişimi bulunmuyor. Morillot’a konuşan bazı kadınlar erkeklerin önünde ihtiyaçlarını gidermek zorunda kaldıklarını, bunun da onları daha korumasız hâle getirdiğini söylüyor.

Kuzey Kore’de askerlik

Kuzey Koreli kadınlar en az 7, erkekler ise 10 yıl zorunlu askerlik yapmak zorunda. Bu, dünyadaki en uzun zorunlu hizmet.

18-25 yaş arası kadınların yüzde 40’ının orduda bulunduğu tahmin ediliyor. Kadınlara askerliğin 2 yıl önce zorunlu kılınmış olması nedeniyle bu oranın önümüzdeki yıllarda da artması bekleniyor.

Hükümet ülke bütçesinin yüzde 15’ini orduya ayırdığını söylese de araştırma kuruluşlarına göre bu oran yüzde 40 olabilir.

Spor veya müzik gibi alanlarda üstün yetenekli öğrencilere askerlikten muafiyet tanınabiliyor.

Hem Baek hem de Morillot’a göre orduda cinsel tacize sıklıkla rastlanıyor.

Morillot, tecavüz konusunu araştırmaya başladığında kadınların “başkalarının başına gelen olaylardan” bahsettiğini fakat kendilerinin tecavüze uğramadığını söylediğini belirtiyor.

Lee So Yeon da 1992 ile 2001 arasında orduda geçirdiği süre içinde tecavüze uğramadığını ama pek çok arkadaşına tecavüz edildiğini söylüyor:

“Komutanımız mesai bitiminde odasında kalır ve altındaki kadın askerlere tecavüz ederdi. Bu hep devam etti.”

Kuzey Kore ordusu ise cinsel tacizi ciddiye aldığını söylüyor ve tecavüzden hüküm giyen erkeklere 7 yıla kadar hapis cezası öngörüyor.

Juliette Morillot, genellikle kimsenin ifade vermek istememesi nedeniyle tecavüzcülerin cezasız kaldığını söylüyor.

‘Aynı taciz kültürü Güney Kore ordusunda da var’

Morillot’a göre cinsel tacizler hakkında sessiz kalınması “Kuzey Kore toplumunun ataerkilliğiyle” ilişkili. En savunmasız kadınlar ise yoksul ailelerden gelen ve inşaat tugaylarında görevlendirilen, küçük baraka veya kulübelerde barındırılan kadınlar:

“Ev içi şiddet olağan karşılanıyor ve şikayet edilmiyor. Aynı durum orduda da geçerli.

“Öte yandan aynı taciz kültürünün Güney Kore ordusunda da olduğunu vurgulamam lazım.”

Lee So Yeon, 28 yaşında ordudan ayrılmış. Önce ailesiyle daha fazla vakit geçirebileceği için sevinen Yeon, bir süre sonra dışardaki hayata ayak uyduramadığını ve maddi açıdan zorlandığını fark etmiş.

2008 yılında ise Güney Kore’ya kaçmaya karar vermiş.

İlk denemesinde Çin sınırında yakalanarak bir yıl boyunca esir kampına gönderilmiş.

Hapisten çıktıktan kısa süre sonra yaptığı ikinci denemesinde ise Tumen nehrinden yüzerek Çin’e ulaşmış. Sınırda bir aracı kendisini karşılayarak Çin üzerinden Güney Kore’ye geçmesini sağlamış.

DERGİ

[divider]

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv |  Akademi Portal

 

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın