Video yayınlarına talepteki büyük artış bizi nasıl oturma odalarımıza geri döndürdü?

Google’ın ABD’deki ajans ve marka çözümlerinden sorumlu yönetici direktörü olan Brian Albert, daha etkili video reklamlar ve içerikler planlayıp yürütmeleri için markalar ve ajanslarla yıllık iş ortaklığı anlaşmalarını müzakere eden ekiplere liderlik ediyor. Bu makalede, video yayınlarına talepteki büyük artışa yön vermekle ilgili düşüncelerini bizimle paylaşıyor.

Videolar üzerine bol bol düşünüyorum: Reklamverenlerin video platformlarından en iyi şekilde nasıl yararlanacakları, bir video reklamı etkili kılan unsurlar ve davranışsal değişimlerin kullanıcıların izleme alışkanlıklarını nasıl değiştirdiği gibi konulara kafa yoruyorum. Bana göre, açık bir şekilde üçüncü izleyicilik dalgasına giriyoruz.

On yıllarca süren ilk dalga sırasında hepimiz aynı yerlerde aynı türden videoları izledik. Prime-time kuşağında TV, spor, haberler ve kablolu kanallarda sevdiğimiz programları izledik. Bu dönemde herkes içerikleri evinde, TV ekranından izliyordu. Ardından, aşağı yukarı geçtiğimiz 10 yılda YouTube gibi online platformlar popüler hale gelerek ikinci dalgayı başlattı. Videolar mobil ortama taşındı. Mobil ortam, içerikleri izleyeceğimiz yerin ve zamanın kapsamını genişletti; artık işe gidip gelirken, öğle molasında veya yatakta bir şeyler izleyebiliyorduk. Ayrıca video için kendin yap projeleri, yeni beceriler öğrenme ve aynı tutkuları paylaşan topluluklarla bağlantı kurma gibi yeni kullanım alanları da sundu.

Şimdi ise video yayınları çağına girdik ve ironik bir şekilde bu dönem bizi oturma odalarımıza geri döndürdü. Elbette kullanıcılar hâlâ bol bol mobil video izliyor. Ancak video yayınları popüler hale geldi ve TV ekranlarımızı yeniden, fakat tamamen yeni yollarla kullanabilmemizi sağladı. Bugünlerde birçoğumuzun evde kalıyor olması bu artışa katkıda bulunuyor ama video yayınlarının yaygın hale gelmesinin etkisi yadsınamaz. Diğer bir deyişle, video yayınları gelecekte yaygın hale gelecekti. Biz şu anda o geleceği yaşıyoruz.

Günümüzün akıcı, dinamik pazarı göz önüne alındığında video pazarlamacıları bu üçüncü izleyicilik dalgasına nasıl yanıt vermeli? Reklamcılık stratejinizi yılın kalanı ve daha sonrası için yeniden değerlendirip düzenlerken, video yayını hizmetleri aklınızda ilk sırayı alsın. Bu platformlar giderek daha devasa kitleleri kendilerine çekiyor ve geleneksel TV’nin kaçırdığı izleyici türlerine erişmenize yardımcı olacaklar.

Kullanıcıların video yayınlarına neden geçiş yaptıklarına ve bu durumdan en iyi şekilde nasıl yararlanabileceğinize dair ayrıntılı bir analizi burada bulabilirsiniz.

Rakamlarla TV ekranında video yayını izleme patlaması

Kısa süre önce düzenlenen bir Comscore raporuna göre, kablosuz internete sahip hanelerin %72’si artık internet bağlantılı TV ekranlarında video yayını izliyor. Yani bu gerçek anlamda devasa bir pazar.

Hizmetlere göre ayırarak bakıldığında, en büyük dört oyuncu olan Netflix, YouTube, Amazon Prime ve Hulu, %75’in üzerine çıkarak izlenme süresinde aslan payını oluşturuyor.1 Reklam destekli video yayın hizmetleri arasında, Comscore YouTube’u erişim ve izlenme süresi payı açısından en iyi platform olarak sıralıyor. YouTube’un payı kendisinden sonra gelen üç hizmetin toplamından fazlasını oluşturuyor.2 Toplamda, ABD’de her ay 100 milyondan fazla kullanıcı TV ekranlarında YouTube ve YouTube TV izliyor.3 Ayrıca, hepimiz evde daha fazla vakit geçirdiğimizden, TV ekranına bu geçiş güçlendi ve toplam izlenme süresi bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %80’e sıçradı.4

Neden TV ekranlarından video yayını popüler hale geldi?

Kablolu TV’nin karakteristik özelliği, genelden nişe dek her ilgi alanını temsil eden yüzlerce kanal içermesiydi. Video yayınlarını farklı kılanın ne olduğunu bulmak için geçen yılın sonlarında ABD’deki onlarca kullanıcıyla ayrıntılı görüşmeler gerçekleştirdik.

Yayınlar, içerik üretimini ve içerikleri bularak tüketme becerimizi demokratik bir hale getiriyor.

Video yayınlarının kullanıcılara üç farklı avantaj sağladığını öğrendik: erişim (mevcut olan büyük miktardaki içerik), kontrol (tam olarak istediğiniz şeyi bulma ve keşfetme becerisi) ve alaka düzeyi (ihtiyaç duyduğunuz ve sevdiğiniz yeni içerikler).5 Birçok açıdan, bu bir teknoloji destanı. Yayınlar, içerik üretimini ve içerikleri bularak tüketme becerimizi demokratik bir hale getiriyor. Bize kablolu TV’nin tüm avantajlarını sunuyor fakat kontrolü kendi isteğimize bırakıyor.

Video yayınlarına talepteki büyük artış bizi nasıl oturma odalarımıza geri döndürdü?

Video yayınlarının çeşitliliği TV ekranlarında izleyici sayısının artmasına katkıda bulundu. Örneğin, hem reklam destekli hem satın alınmış uzun metrajlı filmlerin global izlenme süresi bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %800 artış gösterirken canlı içeriklerin izlenme süresi ise %250 arttı.6 Özellikle ABD’de, TV ekranında izlenme süresi belgeseller için %350, haberler içinse %450 artış gösterdi.7 Son birkaç ayda, içerik yeniliğinin ve içerik üreticilerin değişen yaşam şartlarımızı yansıtan videolar çekebilme becerisinin de video yayınlarının çekiciliğini artırdığını gözlemledik. Mart ortasıyla Nisan ortası arasındaki dönemde, TV ekranlarından YouTube’da oturum açan izleyicilerin %60’ı son 7 gün içinde yayınlanmış bir video izledi.8

Bu üçüncü izleyicilik dalgası, video reklamverenleri açısından hepimizin erişmek için tüm gücümüzle çabaladığımız kitleleri daha da parçalıyormuş gibi görünebilir. Ancak video yayınları dünyası, önem verdiğiniz kitlelere erişmenizi sağlayacak fırsatlarla dolu. Medya harcamasının her zamankinden daha geniş bir alana yayılmak zorunda kaldığı bu dönemde, reklamcılık stratejinizin önem verdiğiniz kitlelere, bu kitlelerin bulundukları yerlerde erişmesini sağlamak işletmeniz için gerçek sonuçlar elde etmenizi mümkün kılabilir.

Kaynak: Brian Albert
Managing Director, U.S. Agency and Brand Solutions at Google 

Teknoloji


  

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here