Turkcell’in en büyük hissedarının Varlık Fonu olmasının anlamı

Türkiye Varlık Fonu (TVF), yüzde 26,2 oranıyla Turkcell’in en büyük hissedarı oldu.

Turkcell‘in en büyük hissedarının Varlık Fonu olması ne anlama geliyor?

Turkcell’in 21 Ekim’de gerçekleşen yıllık Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda, Türkiye Varlık Fonu’nun hakim hissedar olmasını sağlayan ana sözleşme değişiklikleri kabul edildi.

TVF CEO’su Zafer Sönmez, “Neredeyse 1,5 yıldır devam eden ve gece gündüz çalışarak şeffaflıkla yürüttüğümüz hisse devri sürecini başarıyla tamamladık. Genel Kurul’da aldığımız güven oyuyla Turkcell’de 15 yıldır süren ortaklık problemi çözüldü.” dedi.

Analistler, TVF’nin devreye girerek Turkcell’in ortaklık yapısıyla ilgili sorunların çözülmesini olumlu bir gelişme olarak görüyor.

Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, “Yeni yapıyla birlikte karmaşık ortaklık yapısı sadeleşti; önümüzdeki dönemde karar alma süreçlerinin daha hızlı yönetilmesi hedeflenmekte” değerlendirmesinde bulundu.

Analistler aynı zamanda bu durumun şirket hisselerine olumlu yansıdığını; hisselerin daha da yükselmesini beklediklerini aktardı.

‘Ortaklar arasındaki sorunlar çözüldü’

Garanti Yatırım, Varlık Fonu’nun Turkcell’de ana ortak olmasını olumu değerlendirdiklerini aktardı:

“Ortaklar arasında yıllardır devam eden sorunlar ve karmaşık ortaklık yapısı Turkcell’in hisse performansı üstünde baskı yaratmaktaydı. Geçtiğimiz yıllarda üç sene arka arkaya genel kurul toplantıları yapılamamış, dört sene arka arkaya temettü ödenememiştir.”

Garanti Yatırım, TVF’nin ana ortak olmasıyla, ortaklık yapısının sadeleştirilmesinin ve ortaklar arasındaki sorunların tamamen çözülecek olmasının hisseyi destekleyeceğini belirtti.

Şirket yapısı nasıl değişti?

TVF’nin Turkcell’in en büyük hissedarı olmasıyla diğer ortakların paylarında değişiklikler meydana geldi.

Turkcell’in kurucu ortaklarından olan İsveç merkezli telekomünikasyon şirketi Telia, Turkcell’deki yüzde 24,02’lik dolaylı hisselerinin tamamını 530 milyon dolar karşılığında satarak Turkcell’den çıkış yaptı.

Yine Turkcell’in kurucu ortaklarından olan Çukurova Holding, dolaylı hisselerini satarak Turkcell’den çıkış yaptı.

Rus şirketi AlfaGroup’un çatısı altında bulunan LetterOne adlı yatırım şirket ise şirketteki payını toplamda yüzde 24,8’e çıkararak en büyük azınlık hissedar oldu.

Turkcell’in yüzde 49’u ise halka açık.

‘Karar almada TVF’nin manevra kabiliyeti arttı’

Yeni yapıyla beraber yönetim kurulu üye sayısı yediden dokuza çıkarıldı. TFV, dokuz üyenin beşini seçebilecek. Temettü dağıtımı ve diğer konularda ise hissedarların hakları eşit.

BBC ‘nin sorularını yanıtlayan Ata Yatırım Araştırma Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, “Bu yapıda TVF’nin karar alma ve yönetimi oluşturmada manevra kabiliyeti artmıştır” açıklamasında bulundu.

“Şu aşamada ne kadar katkıları olacağını ve yönetimin nasıl şekilleneceğini kestirmek güç fakat olumlu etkisinin olmasını bekliyoruz” diyen Demirtaş, bu değişiklikle temettü konusundaki belirsizliğin de azaldığını aktardı:

“İlk etapta, uzun süredir sorunlar yaşanan, temettü ödemelerinin bile yapılamadığı dönemlerin ardından yeni yapı, azınlık hissedarlar açısından temettü konusunda belirsizliği azaltmıştır.”

‘Şirket daha iyi yönetilecektir’

Turkcell’in geçen hafta düzenlenen olağan kurul toplantısında hissedarlar, 2019 kârından 811,6 milyon lira, bu da hisse başına 0,37 lira anlamına geliyor, brüt temettü dağıtılmasını da onayladı.

Garanti Yatırım konuyla ilgili piyasa notunda, “Turkcell’de altyapı, 5G planları, olası halka arzlar gibi değer yaratacak ve kurumsal yönetim ilkelerini geliştirecek adımların atılacağını düşünüyoruz” açılamasını yaptı.

Ata Yatırım’dan Demirtaş ise TVF’nin yönetime müdahil olmasıyla doğabilecek risk ile ilgili, “TVF’nin günlük işleyişi ve kararlara müdahil olması ile olumlu beklentilerin tersine şeffaflığı azaltan bir yönetim şekline dönüşmesi ihtimali söylenebilir. Ancak bu aşamada bu riski düşük görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

New York merkezli Xtellus Capital Partners yatırım şirketinden yönetici ve hisse analisti Ivan Kim, Turkcell’deki ortaklık yapısıyla ilgili sorunların çözülmesi için son kertede devletin devreye girdiğini; bunun da olumlu bir adım olduğunu söyledi.

Bu durumun şirket hisselerine de olumlu yansıdığını belirten Kim, hissedarlık yapısının çözüme ulaşmasıyla Turkcell’in daha iyi yönetileceğini, bunun da şirket değerlemesine olumlu yansıyacağını düşünüyor.

‘Mali durumu güçlü, ancak artan kur riskli’

Turkcell’i güçlü finansallarına rağmen bekleyen en büyük risk olarak döviz kurlarındaki yükselme ve Türkiye ekonomisindeki sıkıntılar gösteriliyor.

ABD merkezli finans haber sitesi olan Seeking Alpha’da yer alan bir makalede, Turkcell’deki yönetim değişiminin şirket için olumlu olduğu belirtildi.

Aynı makalede Turkcell’in mali durumunun güçlü olduğu, başarılı bir teknoloji şirketine dönüştüğü de aktarıldı.

Ancak Turkcell’in güçlü mali yapısına ve döviz yükümlülüklerini karşılayabilen önlemleri almasına rağmen, ekonomideki zayıflamadan ve döviz kurlarındaki artıştan olumsuz etkilenebileceği belirtildi.

Turkcell 2020’nin ikinci çeyreğinde piyasa beklentileriyle uyumlu olarak 852 milyon TL net kâr açıklamıştı.

Turkcell’in 2019 ikinci çeyreğindeki net kârı 465 milyon TL olmuştu; son rakamla birlikte net kâr yıllık bazda %83 arttı.

Turkcell’in kâr marjının piyasa beklentisiyle paralel olarak %41 seviyesinde oluştuğunu belirten Ak Yatırım, şirketin borçluluğunu düşürmeye devam ettiğinin altını çizmişti.

Şirket üçüncü çeyrek rakamlarını kasım ayında açıklayacak.

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here