Anasayfa / Manşet / Tok tutan yiyecekler: Sahurda ekmekten uzak durun
Tok tutan yiyecekler: Sahurda ekmekten uzak durun

Tok tutan yiyecekler: Sahurda ekmekten uzak durun

Fitoterapist Dr. Ümit Aktaş, karbonhidratlı besinlerin kan şekerini hızla yükseltip düşürdüğü için gün içinde daha çok acıkmaya yol açacağını, bu nedenle özellikle sahurda hamur işleri ve ekmekten uzak durulması gerektiğini söylüyor.

Ramazan ayında oruç tutacakların beslenmeye daha fazla özen göstermesi gerektiğini söyleyen Fitoterapi Uzmanı Dr. Ümit Aktaş, “Sahurda bol proteinli yiyecekler ve yağ tüketin. Sahurda tereyağında yumurta iyi bir seçenek olacaktır. Yanında bol zeytinyağlı zeytini tercih edebiliriz. İyi bir kahvaltı salatası da hazırladığımızda sağlıklı bir sahur sofrası hazırlamış oluruz. Ayrıca ev usulü olmak kaydıyla turşu, kavurma veya sucuk da tüketilebiliriz” diyor.

Sahurda karbonhidratlı besinlerden uzak durulmasını öneren Aktaş, karbonhidrat tüketimine dikkat çekiyor:

“Bu ayda karbonhidrat, gluten içeren gıdalar ve şekerden uzak durulmalı. Özellikle diyabet ve romatizmal hastalığı olanlar bu tür ürünleri kesinlikle tüketmemeli.”

ÇORBADAN SONRA 20 DAKİKA MOLA

Orucun bir hurma ya da birkaç tane zeytinle açılması tavsiyesinde bulunan Aktaş, şöyle devam ediyor:

“İlk etapta çorbamızı salatayla birlikte tüketmeliyiz. Bamya, mideyi koruyan bir bitki. İftarda bamya çorbası çok iyi bir alternatif olabilir. Kan şekerinizin aniden yükselmemesi ve kalp, damar problemleri yaşamamak için çorbadan sonra mutlaka 20 dakika ara verip daha sonra diğer yemeklere geçmeliyiz, bu şekilde kan şekeriniz aniden yükselmez. Kalp ve damar problemleri de yaşamazsınız. Sofranızda en az bir tane fermente edilmiş yani mayalanmış gıdanız olmalı. İftarda çorba ve salatadan sonra et ya da sebze yemeği tercih edebilirsiniz. Abartılı iftar sofralarından kaçınmalısınız. Çünkü iftarda ağır yemekler tüketildiğinde kan şekeri dengesizlikleri yaşanır ve bu da ciddi sıkıntılara yol açar.”

LAVANTA VE IHLAMUR ÇAYI SUSUZLUĞU GİDERİR

Oruç açıldıktan sonra suya bir anda yüklenilmemesi gerektiğinin de altını çizen Aktaş, “Yaz oruçları, susamamıza neden olur, ancak iftardan sahura kadar her yarım saatte bir olmak kaydıyla su içerek dengeyi sağlayabiliriz. Fazla su vücuttan böbrekler aracılığı ile atıldığı için daha çok susamamıza neden olur, bu nedenle bir anda bir sürahi su tüketmek doğru değil. Lavanta ve ıhlamur çayları susuzluğa iyi gelir, tüketilmesinde fayda vardır” şeklinde konuşuyor.

Ramazan ayında tatlı ihtiyacını hurma ve doğal mevsim meyvelerinden karşılamak gerektiğini ifade eden Aktaş, “Baklava gibi ağır tatlılardan kaçınmalıyız. Ayrıca ıhlamur ve adaçayı gibi bitkiler, mide ve bağırsakların rahatlamasını sağlayarak hazımsızlığa iyi geleceğinden iftar ve sahurda tüketilebilir” diyerek Ramazan ayına özel tok tutacak salata ile hazımsızlık giderici çay tarifi de veriyor:

TOK TUTACAK SALATA

Malzemeler: 4 yemek kaşığı haşlanmış kuru fasulye, bol miktarda maydanoz, 1 limonun suyu ve kabukları, İki yemek kaşığı tahin ya da zeytinyağı

Hazırlanışı: Tüm malzemeleri bir kapta karıştırın. İsteğe göre tahin ya da zeytinyağı kullanabilirsiniz.

HAZIMSIZLIK GİDERİCİ ÇAY

Malzemeler: Kimyon, rezene, tıbbi nane.

Hazırlanışı: Hepsinden 4 tatlı kaşığı alarak üzerine sıcak su ekleyin. 10 dakika üstü kapalı bir şekilde demleyin. Bitkileri kesinlikle kaynatmayın. İftardan sonra 3 bardağa kadar içebilirsiniz.

Oruç tutanlar için 7 sağlık önerisi

Sıcak ve uzun günlere denk gelen Ramazan ayında oruç tutma süresi bu yıl 17 saate kadar çıkıyor. Bu süreçte beslenme ve yaşam tarzı ile ilgili uzmanların önerilerini dikkate almak, Ramazan ayını sağlıklı ve konforlu bir şekilde geçirmek açısından önem taşıyor.

Vücudun uzun süre aç ve susuz kalmasının sağlık üzerindeki etkilerine dikkat çeken
Diyetisyen Emine Yüzbaşıoğlu, oruç tutanlara önerilerde bulundu. Oruç tutarken bazı gıdalardan özellikle uzak durmak gerektiğini vurgulayan ve iftarda kızartma, pilav, makarna ve şerbetli tatlılar tüketilmemesini öneren Diyetisyen Yüzbaşıoğlu’nun oruç tutacakların Ramazan ayını sağlıklı tamamlamaları için aktardığı tavsiyeler şöyle:

1. Sahur yapmadan, oruç tutmayın: Uykuya ara vermemek için sahura kalkmayıp, yemek yiyerek yatmak bu uzun günlerde kan şekeri düşüklüğüne bağlı olarak çeşitli sağlık problemlerinin ortaya çıkmasına sebep olacaktır Bu nedenle kesinlikle sahur öğünü atlanmamalıdır.

2- İftardan sonra ara öğün yapmayı ihmal etmeyin: İftarda hafif yemekler yiyerek sonrasında bir ara öğün yapmak, gün boyu boş kalan midenin sindirim için zorlanmasına engel olacaktır. Ara öğün olarak da meyve galeta veya leblebi gibi karbonhidrat kaynağıyla 1 bardak süt veya yoğurt tüketimi uygundur.

3- Sahurda kahvaltı tercih edin: Sahurda mideyi yormayan az yağlı bol protein içeren mönü tercih edilmelidir. Yüksek protein daha uzun tokluk hissi oluşturacağından orucun daha rahat tutulmasını sağlar. Haşlanmış 1 yumurta, az yağlı az tuzlu peynir çeşitleri, 1 bardak süt veya yoğurttan oluşan mönüye 3-4 dilim ekmek, susuzluğu önlemek açısından 1 porsiyon meyve ekleyerek güzel bir sahur mönüsü oluşturulabilir. Yumurta kullanarak yapılan az yağlı bir menemen veya yine yumurta kullanarak yapılan bir salata mönüdeki posa içeriğini artıracağından gün içinde yaşanabilecek kabızlık sorununu da ortadan kaldıracaktır.

4- İftarda kızartma, pilav, makarna ve şerbetli tatlılardan uzak durun: Gün boyu aç kalındıktan sonra kolayca doyulmayacağı hissi ile ağır yemeklerden oluşan menülerle hazırlanan sofralardan uzak durulmalıdır. Genellikle kızartma, börekler, pilav, makarna ve şerbetli tatlılar Ramazan sofralarını süsleyerek kilo artışına neden olmaktadır. Kilo alımını ve mide rahatsızlıklarını önlemek için; ağır kızartma yemekleri yerine hafif zeytinyağlı veya etli sebze yemekleri tercih edilmelidir. Kırmızı et ve beyaz et dengeli olarak tüketilmeli, tek yönlü seçim yapılmamalıdır. Her yemeğin yanına yakıştığı düşünülen pilav veya makarna gibi yağ içeriği yüksek olan karbonhidrat grubu yerine az miktarda Ramazan pidesi iftar mönüsü için daha uygundur. İftarda çorbayla yemeğe başlamak, sonrasında 10-15 dakika ara vermek ve daha sonra yemeğe devam etmek, yemek sonunda yaşanacak şişkinliği ortadan kaldıracaktır. Ayrıca iftarda tüketilen salata günlük alınan posa miktarını olumlu yönde etkileyerek kabızlık sorununu da engelleyecektir. Uzun süre açlığa bağlı olarak oluşan hipoglisemi nedeniyle ortaya çıkan tatlı isteği diğer günlere oranla Ramazan’da daha fazla olmaktadır. Bu isteği karşılamak amacıyla şerbetli ağır tatlılar yerine sütlü veya meyveli hafif tatlılara yer verilmelidir. Yemek sonrasında yenilen meyve veya oruç açarken tercih edilmesini önerilen hurma da tatlı isteğini kısmen azaltacaktır.

5- Sıvı tüketimine dikkat edin: Günlük su ihtiyacı 2-2,5 litredir. Uzun ve sıcak yaz günlerinde bu miktardan daha az su tüketimi başta böbrek rahatsızlıkları olmak üzere birçok sağlık problemini beraberinde getirecektir. Bunun yanında çok şekerli ve asitli içecekler yerine; komposto, ayran, taze sıkılmış meyve suyu gibi sağlıklı içecekler sıvı ihtiyacı karşılamak için tercih edilmelidir. Ancak sağlıklı da olsa bu içecekler asla suyun yerini almamalıdır.

6- Kabızlığı önlemek için posalı yiyeceklere ağırlık verin: Ramazan’da yaşanan sindirim sitemi problemlerinin başında kabızlık gelmektedir. Kabızlık nedeniyle yaşam kalitesini düşürmemek için posalı yiyeceklerin tüketimi önemlidir. Bu sebeple her gün iftarda salata, sebze yemeği ve meyve tüketimine dikkat edilmeli, ekmek çeşidi olarak tam buğday, çavdar veya kepek ekmeği tercih edilmelidir. İftarda ekmek yerine pide yenebilir, pide yendiği gün sahurda yine posalı ekmek tüketilmelidir. Ayrıca bağırsak florasını düzenleyici probiyotik içeriği yüksek olan kefir içimine özen gösterilmelidir. Kilo kontrolü için meyveli kefir yerine, sade kefir tercih edilmelidir.

7- Hamileler, şeker hastaları ve böbrek hastaları dikkat etmeli: Uzun süreli açlık ve susuzluk metabolizma dengesini bozacağından ciddi sağlık problemleri olan kişiler oruç tutmamalıdır. Şeker hastaları güz içinde az ve sık yiyerek kandaki şeker düzeyini koruyarak hastalıklarını kontrol altına alır. Fakat oruç tuttuklarında bu düzen bozulacağından ani şeker düşmesi ve ani şeker yükselmesi yaşayabilirler ki bu iki durumda çok tehlikelidir. Böbrek hastaları için ise sıvı alımı çok önemlidir. Gün boyu sıvı almamak böbreği yoracağından rahatsızlıklarının artmasına neden olacaktır. Hamilelerin de hem kendi sağlıklarını hem de bebeklerinin sağlığını düşünerek oruç tutmaması önerilmektedir.

İç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Prof. Dr.Canan Karatay’dan ramazan tavsiyesi

İç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, vücudun ramazana hazırlanması gerektiğini belirterek, “Vücudun suya çok ihtiyacı var. İftara doğru başın ağrımasının sebebi susuzluktur, susuzluk baş ağrıtır. Şimdiden vücudu optimize etmek için sağlıklı bir şekilde vücudu hazırlamak için herkes su içmeye başlasın” dedi.

Düzce Valiliği tarafından organize edilen “Okur-Yazar Buluşmaları” etkinliğine katılmak üzere kente gelen İç hastalıkları ve kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, Düzce Valisi Zülkif Dağlı’yı makamında ziyaret etti.

Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Karatay, ramazanda oruç tutanlara tavsiyelerinin sorulması üzerine şu bilgileri paylaştı:

“Ramazan da zaten Karatay prensiplerine çok uyuyor. Karatay’da 2 öğün beslenme var. İki öğün yenilince doğal, yeterli ve çok yenilmesi lazım. Sahur yapmak, kahvaltı yapmak demektir. Kahvaltının yumurtası, tereyağı, zeytin, fındık, fıstık, çay ile yapılması lazım. Ama çay, kahve, süt içildiği zaman şekersiz olacak. Bol su içilecek.

Ramazandan önce vücudu hazırlamamız lazım. Vücudun suya çok ihtiyacı var. Ramazan uzun ve sıcak günler olacak. İftara doğru başın ağrımasının sebebi susuzluktur, susuzluk baş ağrıtır. Su tek başına değil, tuzla beraber olmalı. İnsan vücuduna su ve tuz girmesi lazım. Şimdiden vücudu optimize etmek için sağlıklı bir şekilde vücudu hazırlamak için herkes su içmeye başlasın. Herkes bol bol suyunu içsin, aynı zamanda bol bol kaya tuzunu kullanmaya başlasın.”

Sağlıklı beslenme alanında çalışmalar yaptığını anımsatan Karatay, “Yoğun çalışanlar, seçime katılanlar da çok iyi bir ‘Karatay kahvaltısı’ ile güne başlamalı. Karatay kahvaltısında hür dolaşan köy tavuğundan elde edilmiş tavuk yumurtası var. Yolda gelirken de gördüm, inekler ve koyunlar otluyordu. Düzce yeşillik içinde, bunun kıymetini bilmek gerekir. Yumurta sarısıyla beraber yenildiği zaman hem oruç tutanlar dinç kalır, hem de ağır çalışanlar dinç kalır. Özellikle bir de paça çorbası. Mutlaka sevdiğiniz kadar kelle paça, işkembe bol bol içmelisiniz. Bir de ‘Et bulamıyoruz, et alamıyoruz’ diyenler var. Zaten ülkemizde Kurban Bayramı’ndan Kurban Bayramı’na et yiyor herkes ama kemik suyu çok önemli. Kemiğin içinde bulunan mineraller, proteinler ve yağlar çok önemli. Bol bol kemik suyu içilirse bütün günü dinç geçirirsiniz” diye konuştu.

Ramazanda şekere dikkat

Ramazanda doğru beslenmenin önemine vurgu yapan yemek yazarı Pelin Bilgiç, doğal şeker tüketilmesini tavsiye ediyor.
Ramazan ayına sayılı günler kala uzmanlardan iftar ve sahurda doğru beslenme konusunda öneriler geliyor.

Yemek yazarı ve menü danışmanı Pelin Bilgiç, oruç nedeniyle bedende enerji kaybı olduğunu, bu nedenle de iftardan sonra insanların canının tatlı çektiğini söyledi.

Pelin Bilgiç, tüketilen tatlılarda mutlaka doğal şeker kullanılmasını ve mümkünse meyveli tatlıların tercih edilmesi gerektiğini ifade etti.

“Sağlıklı Misafir Sofram” kitabının tanıtımında konuşan Bilgiç, paketli gıdaların sağlığa zarar verdiğini ve birçok lezzetin sağlıklı alternatifi olduğunu belirtti.

Ünlü isimlerinin de katıldığı tanıtımda Bilgiç, kitabından bir tarif de hazırladı.

PELİN BİLGİÇ KİMDİR?

Yurt içi ve yurt dışında çeşitli yemek eğitimleri alan Pelin Bilgiç, Sofra, Beef&Fish, Breakfast ve Kahve dergilerinde yemek yazarlığı yapıyor.

Bilgiç, özel bir televizyon kanalında “Pelin ile Yöresel Lezzetler” ve “Modern Tarifler” isimli programlar hazırlıyor.

Tok tutan yiyecekler: Sahurda ekmekten uzak durun

 

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal  YouTube

Hakkında Akademi Portal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*