Theo Padnos: Türkiye sınırında yeni bir IŞİD kuruluyor

Rusya’nın Russia Today televizyonuna demeç veren ABD’li gazeteci Theo Padnos, Suriye’nin İdlib kentinde ikinci bir IŞİD’in kurulduğununu, Suriye ordusunun Halep, Humus, Dera ve Şam kırsalında yenilgiye uğrattığı milislerin yeni örgütün içinde yer aldığını dikkat çekti.

Fetih el Şam (eski adıyla El Nusra Cephesi) tarafından 2012-2014 yılları arasında Suriye’de esir tutulan ABD’li gazeteci ve yazar Theo Padnos, Suriye’nin Türkiye sınırındaki İdlib kentinde yeni bir IŞİD kurulduğunu vurguladı.

Russia Today (RT) televizyonuna demeç veren Padnos, Suriye’nin farklı bölgelerindeki militanların ülkenin kuzeybatısında toplandığını ve ikinci bir IŞİD kurduklarını dikkat çekti.

 

​’HALEP’TEN SERVİS EDİLEN HABERLERİN ÇOĞU YALAN’

Batılı ülkelerin sahada olan bitene göz yumduğunu savunan Padnos, “Batı basınının Suriye krizini aktarımı, yetersiz ve önyargılı. Halep’ten servis edilen haberlerin çoğu yalan ya da bir kanıta dayanmıyor. Bölgede ikinci bir IŞİD’in doğuşu da görmezden geliniyor” ifadelerini kullandı.

‘PARİS VEYA LONDRA’YA SALDIRDIKLARINDA HABERDAR OLACAĞIZ’

Batı’nın Suriye’deki gelişmelerle ilgili yetersiz bir anlayışa sahip olduğunu da söyleyen Padnos, şöyle devam etti: “Halep hakkında söylediklerimizin büyük bölümü gerçekle bağdaşmıyor. Suriye’deki çatışmaya ilişkin bazı önemli detaylara haberlerde yer verilmiyor ya da bunlar görmezden geliniyor. Ülkenin kuzeybatısında çok tehlikeli ve endişe verici bir gelişme yaşanıyor. İkinci bir IŞİD kuruluyor. Paris veya Londra’da Kalaşnikoflarla görüldüklerinde bu yeni devlet hakkında bilgi sahini olacağız.”

‘DIŞ DÜNYA, FÜZE TEDARİKİNE SON VERMEDİĞİ SÜRECE

Yeni terör örgütünde, Suriye ordusunun Halep, Humus, Dera ve Şam kırsalında yenilgiye uğrattığı milislerin yer aldığını ve örgütün tonlarca silaha sahip olduğunu kaydeden ABD’li gazeteci, ‘dış dünya’nın militanlara füze göndermeye son vermediği sürece, bu grubun varlığını sürdürebileceği uyarısı yaptı.

‘İNGİLİZLER VE FRANSIZLAR ÖRGÜTE KATILIYOR’

Öte yandan herhangi bir Avrupa ülkesinden söz konusu yeni IŞİD’e gitmenin otobüsle yalnızca birkaç gün sürdüğüne de dikkat çeken ABD’li gazeteci, bölge sakinleriyle yaptığı görüşmelerde kendisine ‘örgüte her gün yeni İngiliz ve Fransızların katıldığının’ söylendiğini de aktardı.

Theo Padnos: Türkiye sınırında yeni bir IŞİD kuruluyor
Batı medyasının Suriye haberlerinin küresel çapta eşi görülmemiş bir yalan olduğunu söyleyen Küba haber ajansı Prensa Latina’nın Suriye muhabiri Pedro García Hernandez, “Ben bunu, bu ülkede bulunan ve her şeyi kendi gözleriyle gören birisi olarak söylüyorum” dedi.
*
Batı medyasının yanında Batı politikacıların da yalan yaydığını belirten Hernandez, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault’nun Suriye hükümetini ateşkesi bozmakla suçlamaktan bıkmadığını belirterek şunu söyledi: “Oysa gerçek şu ki, barışı isteyen tek taraf (Suriye Devlet Başkanı) Beşar Esad hükümeti. Suriye hükümeti, bunun için her şeyi yapıyor. Bunu yaparken de Rusya’nın desteğini alıyor. Ülkede ateşkesin sürekli bozulmasından teröristler sorumlu”.
*
VAR GÜÇLERİYLE HALEP’TEKİ UŞAKLARINI KURTARMAYA ÇALIŞIYORLAR’
*
Şam ve Moskova’ya karşı yürütülen enformasyon savaşının, ABD ve müttefiklerinin teröristleri desteklediğinin kanıtı olduğunu dile getiren Hernandez, “Onlar şimdi tüm var gücüyle Halep’teki ‘uşaklarını’ kurtarmaya çalışıyorlar. Bu, halihazırda burada olan herkes için açık” dedi.
Teröristlerin esir düşmesi durumunda ABD ve müttefiklerinin savaştaki rolü hakkında ilginç çok şey anlatabileceğini söyleyen Kübalı gazeteci, “Batı bundan korkuyor ve buna izin veremez. Zira teröristlerle olan ilişkileri inkar etmeleri imkansız hale gelir” diye konuştu.
Suriye ordusunun başarısı karşısında çaresiz kalan ve gözü korkan Halep sakinleri görüntülerinin yeni bir yalan olduğunu kaydeden Hernandez, “Halep’te Esad ordusunun kontrolü altındaki bölgelerde Suriyelilerin nasıl yaşadığını kendi gözlerimle gördüm. Bu bölgelerde insanların tüm ihtiyaçlarını karşılamak için mümkün olan her şey yapıldı. Aynı zamanda teröristlerin kontrolündeki bölgelerde tamamen dayanılmaz koşullar oluşturuldu. İnsanların elinden yemekleri alınıyor, okullar ve hastaneler ABD yapımı silahın satıldığı dükkanlara çevrilmişti” ifadelerini kullandı.
*
‘BM BİR TEK KARGO BİLE GÖNDERMEDİ’
Rusya ve Suriye’yi şeytanlaştırma çabalarının dezenformasyon kampanyasının bir parçası olduğunu belirten Kübalı muhabir, “Rusya bu ülkeye, hükümetin davetiyle geldi. Yani meşru nedeni var. Peki ya ABD, Fransa, İngiltere ve Türkiye’nin orada işi ne? Büyük bir soru işareti. Kimse onları bu ülkeye davet etmedi. Onlar kendi çıkarlarını güdüyor” yorumunda bulundu.
*
Batı’nın Suriye halkına insani yardım gönderdiği haberlerinin de öfke uyandıran türden olduğunu söyleyen Hernandez, “Hani nerde yardımları? Neden bahsediyor bunlar? BM bir tek kargo bile göndermedi bu ülkeye, ne Halep ne de Şam’a, hiçbir yere göndermedi” dedi.
Teröristlerin Palmira’da hava savunma araçlarını ele geçirmiş olabileceği yönündeki haberlerin de yalan olduğunu söyleyen Hernandez şunu söyledi: “Teröristlerin eline geçmeden önce Palmira’ya gittim. Orada hiçbir hava savunma sistemi yoktu. Bunu, Suriye ordusunun bu kenti nasıl özgürleştirdiğini kendi gözleriyle gören bir adam olarak söylüyorum. Teröristlere bu sistemler verilmiş olabilir. Bu ihtimali dışlamıyorum. Şunu kaydetmek lazım ki teröristlerin elinde uçan hedefleri vurabilen füzeler var. Ama nedense Batı medyası teröristlerin bunu nereden aldığını sormuyor”.
*

‘TERÖRİSTLER ŞAM’DAKİ HASTANEYİ VURDUKLARINDA SESLERİ ÇIKMADI’

Batı medyası ile politikacıların, Suriye’deki çocuk ölümleri karşısında akıttığı göz yaşlarına inanmadığını dile getiren Kübalı gazeteci, “Teröristlerin attığı füzenin Şam’ın merkezindeki bir hastaneye isabet ettiğini gördüm. Aynı şekilde bir okul da yerle bir edilmişti. Bunlar sivil mahallelerdi. Batı medyası ne dedi bu olaylar karşısında? Hiçbir şey. Sessizlik. Irak ve Libya’yı bombaladıklarında göz yaşları nerdeydi? Suriye ve Ortadoğu’daki kaos ABD ve müttefiklerine yarıyor. Bunun bazı nedenleri var. Öncelikle, bu bölge silah üreticileri için çok karlı bir Pazar. Ayrıca zengin petrol yatakları da başka önemli faktör” yorumunda bulundu.

Rusya ve Çin’in BM Güvenlik Konseyi’nde veto ettiği Halep kararına da değinen Hernandez, “Tanrıya şükürler olsun ki Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin gibi ülkeler var. Aksi halde Suriye çoktan Libya’nın kaderini tekrarlardı” dedi.

ABD’li siyasi uzman David Stockman, IŞİD’i yenmek için çok basit bir çözüm önerisinde bulundu. Stockman, örgütün yok edilmesi için ABD’nin Suudi Arabistan’a silah satışını durdurmasının yeterli olacağını vurguladı.

Eski ABD Başkanlarından Ronald Reagan döneminde Beyaz Saray bütçe direktörü olarak görev yapan Stockman, “Modern dünyada gerçek cihat terörizmi, Suudi Arabistan merkezli Sünni-Vahhabi kökten dinci anlayışından ortaya çıkıyor. Bu radikal ideoloji, Suudi monarşisinin desteği sayesinde varlığını sürdürüyor” ifadelerini kullandı.

“Suudi Arabistan’ın desteği olmasaydı, IŞİD bugünkü başarıları elde edemezdi. IŞİD için ilham kaynağı durumunda olan Riyad, örgütün Irak ve Suriye’de yarattığı kaostan istifade ediyor” diyen Stockman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer Riyad son 5 yıl içinde Suriyeli militanlara milyarlarca dolarlık silah yardımı göndermeseydi, bugün Suriye’de iç savaş yaşanmazdı. IŞİD de kanlı halifelik kurduğu toprakları ele geçiremezdi.”

‘KRALİYET AİLESİ ÜLKEYİ TERK EDER’

ABD’nin Suudi Arabistan’a son 10 yılda 100 milyar doların üzerinde silah satışı gerçekleştirdiğini kaydeden Stockman, Vahhabi cihatçılığının ve IŞİD’in durdurulması için, Washington’un Riyad’a silah satışına son vermesi gerektiğini vurguladı.

ABD’nin Suudi Arabistan ile askeri işbirliğini bitirmesi halinde Riyad’daki kraliyet ailesinin ülkeyi terk edeceğini savunan ABD’li uzman, “Bunun ardından Vahhabi din adamları çok uzun süre direnemez ve İran ile Şii Hilali müttefikleri, Rusya da dahil, IŞİD halifeliğini kısa sürede ortadan kaldırır” değerlendirmesinde bulundu.

Akademi Portal Dış Haberler

twitter/akademiportal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın