Bilim Kurulu toplantısı sonrası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, uygulanacak “normalleşme takvimi” dahil olmak üzere alınan son kararlarla ilgili bilgi verdi.

Bugüne kadar, yaklaşık 1,5 milyonu iki dozu birden olmak üzere, 8 milyon aşı seviyesine ulaştık. Sistematik olarak aşı programını uygulamış olsak da, nüfusumuza oranla kat etmemiz gereken çok yol var.”

Aşı programı adaletle ve şeffaf şekilde yürütülmektedir. Zaman zaman azalma ya da artış olması, lojistik gerekçelerle bilinçli olarak kararlaştırılmaktadır.”

‘Yerinde karar’ dönemi’

Yerinde karar’ dönemine geçeceğimizi duyurmuştuk. Vaka sayılarıyla birlikte pozitif test oranı, yoğun bakım doluluk oranı gibi faktörler de risk durumuna etki etmektedir. İllerimizin risk düzeylerini 4 grupta ilan edeceğiz. Buna göre farklı iş kollarının faaliyet serbestliği konusunda çalışmaları Kabine’ye arz edeceğim. Kararları Cumhurbaşkanı’mız açıklayacaktır.”

Vaka sayılarının arttığını, mutasyonun etkili olduğunu görüyoruz. Bulaşıcılığın arttığını çok rahat söyleyebiliriz.”

‘Türkiye’ye 1 milyon dozun ücretsiz verildiği’ iddiası

“Muhalefet partisi lideri Kılıçdaroğlu’nun açıklaması olmuştu. Dünyada aşı savaşının yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Ülkeler arasında ticari sır olarak kalması gereken bilgilerin ifşa edildiğini görüyoruz. Ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari sır olarak kalması sözleşmeye konuyor. Biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan ülkeyiz demiştik. Bu iddiamın hala arkasındayım. Ülkeler arasında karşılıklı sözleşmeyle de korunması gereken bir durumdu. Bu aşı sadece Türkiye’ye satılmıyor. Birçok devletin aldığı fiyattan daha ucuza alan Türkiye’dir.”

“Burada deniyor ki, ‘Üretici firma 1 milyon doz aşı üretti ve bunu Türkiye’ye bedel almadan bağışladı. Ama distribütörü olan firma ise devlete fatura etti. Üretici firmanın bağışlamış olduğu aşıyı üretici firma fatura ederek devletten 12 milyon dolar para aldı.’ İddia bu. Aşı savaşının olduğu bir dünyada üretici firma bir ülkeye aşıyı bedava bağışlar mı? Bunun akılla izahı var mı?

“Firmaya sorduk, firmanın bize cevabı: ‘Siz bizden teminat istediğiniz için biz teminat sağlayamamıştık. Nakit akışı sağlayabilmek için, bizi temsil eden firmaya bunu bedelsiz olarak verdik. Ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık.’ Bunu üretici firma söylüyor. Hani bağışlamışlardı Türkiye Cumhuriyeti’ne? Bütün vergileri dahil olmak üzere beyanı ve ödemesi de ayrıca yapılmış. Bizim de verdiğimiz parayı firma ‘Aldım’ diyor.”

“Aracı firmaya ekstra ücret ödemedik. Pazarlığı Sinovac ile yaptık. Vatandaşın zihni neden bulandırılıyor?”

“Devletler arası sırrı niye ortaya döküyoruz? Muhalefet partisi lideri telefon açıp bana sorabilirdi. Yok mu böyle bir iletişim anlayışı? Vatandaşa veremeyeceğimiz hiçbir hesabımız yok. Vatandaşımız müsterih olsun.”

Toplantılarla ve AKP kongreleriyle ilgili eleştiriler

“Salgında bulaş yakın temasla birlikte artıyor. Vatandaşlarımızdan kalabalık ve kapalı ortamlardan uzak kalmalarını ifade etmiştik. Maçlarla ilgili yasak var biliyorsunuz. Taraftar olmak sağlığımızı ötelemeyi gerektirmez. Daha fazla çaba sarf etmemiz ve eşit fedakarlıkla mücadeleye katkı sağlamamız gerekiyor.”

“(AKP kongreleri için ücretsiz PCR testi yapıldığı iddiası) Israrla bu mücadelenin siyasete çekilmemesinde ısrarcıyım. Bahsettiğiniz durumla ilgili İl Sağlık Müdürlüğü’müz bir açıklamada bulundu. PCR testleri hekimlerimizin sorumluluğunda yapılıyor. Böyle bir durum söz konusu değildir.”

https://twitter.com/drfahrettinkoca/status/1364977922231173123?s=20

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın