Hükümet düzenlemenin ‘sansür’ olmadığını savunuyor ancak muhalif haberciler bu konuda kaygılı.

İnternet yayıncılığına RTÜK denetimi getiren yasa taslağı, Netflix gibi platformların yanı sıra, bağımsız haber kanallarını da etkileyecek.

Geçen hafta Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulan yeni torba yasa kapsamında internet üzerinden yayın yapan dijital yayın platformlarına Radyo Televizyon Üstü Kurulu (RTÜK) denetimi getirilmesi, Türkiye’de internet yayıncılığına ‘sansür’ getirildiği yorumlarına neden oldu.

Yasanın yürürlüğe girmesi ile Netflix, YouTube ve BluTV gibi internet üzerinden yayın yapan dijital platformlarla birlikte, OHAL döneminde kurulan ve sosyal medyada yüzbinlerce takipçisi bulunan bağımsız gazetecilik platformları da RTÜK kurallarına tabii hale gelecek. Hükümet yetkilileri düzenlemenin sansür amacı taşımadığını açıklarken, bazı dış basın organlarına  konuşan internet habercileri, söz konusu düzenlemeyi “tek sesli medya oluşturmak için atılmış son adım” olarak değerlendirdi.

Netflix ve Youtube’a denetim

Büyük oranda özel sektöre yeni teşvikler içeren yeni torba yasa, internet yayıncılığı ile ilgili önemli bir değişikliği de içeriyor. 2 Şubat tarihinde TBMM’ye sevk edilen ve şu anda Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasa tasarısının 73’üncü maddesi, bugüne kadar Bilgi ve İletişim Teknoloji Kurumu’nun (BTK) denetiminde olan internet yayıncılığı kuralları konusunda Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) denetim ve ceza yetkisi veriyor. Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte Türkiye’de yüzbinlerce abonesi bulunan BluTV, Spotify, Netflix, YouTube gibi internet üzerinden yayın yapan kanallar RTÜK kurallarına uymak zorunda olacak. Tüm platform işletmecilerine RTÜK’ten yayın iletim yetkisi alma zorunluluğu getirilirken, lisans almayan veya lisansı iptal edilen kuruluşların yayınları ise sulh ceza hâkimliği tarafından engellenebilecek. Yeni dönemde öncelikle cinsellik ve şiddet içerikli yayınlara engelleme getirilmesi planlanıyor. Söz konusu yasa taslağına ilişkin görüşlerini almak istediğimiz Youtube ve Netflix Türkiye ofisleri bu konuda açıklama yapmayacaklarını belirttiler.

Bağımsız haber platformları tehlikede

Yasa taslağı yalnızca dünya çapında sinema ve dizi film yayınları yapan dev dijital platformları değil, Türkiye’de özellikle OHAL sonrasında internet üzerinden faaliyete geçen bağımsız haber kanallarını da kapsıyor. Bu durum, yasa ile birlikte ‘alternatif medyaya sansür geliyor’ tartışması başlatmış durumda.

Bu bağımsız gazetecilik platformlardan biri de sosyal medya kanalları üzerinden yayın yapan Webiztv. Bu kanal, İMC TV’nin 2016’da OHAL kapsamında kapatılmasından sonra, işlerine son verilen bir grup haberci tarafından kuruldu. Çeşitli AB fonlarından destek alarak yayın hayatını sürdüren Webiztv’de insan hakları, kadın, yargı ve basın özgürlüğü gibi konularda programlar yapılıyor. Ana akım medyada kendine yer bulamayan siyasetçi, gazeteci ve akademisyenlerin konuk edildiği Webiztv’nin Twitter’da 68 bin, Facebook’ta ise 11 bine yakın takipçisi bulunuyor.

Webiztv Editörü Sabiha Temizkan, “OHAL döneminde onlarca gazete, radyo ve televizyonun kapatılması sonrasında internette yeni bir mecra oluştu. Şimdi hükümet bu mecrayı da kontrol altına almak istiyor” diyor.

Söz konusu yasanın farklı görüşlerin ifade edilmesini engelleyeceğini ve toplumun haber alma hakkını ortada kaldıracağını dile getiren Temizkan, şunları söylüyor: “Biz haberciler olarak kaygılıyız. Ana akımın durumu ortada. Şimdi bizleri de RTÜK tehdidi ile susturmak istiyorlar. Ancak bu çağda, bir cep telefonu ve internet bağlantımız olduğu sürece bağımsız habercilik de yaşamaya devam edecek.”

‘Muhalif basına karşı atılmış bir adım’

Yasanın yürürlüğe girmesi ile birlikte, internet üzerinden yayın yapan tüm gazetecilik platformlarının RTÜK’e başvurarak lisans hakkı ve yayın izni alması gerekiyor. Diyarbakır merkezli yayın yapan 1HaberVar.net kanalı editörü ve programcısı İbrahim Aslan, “Bu lisansları muhtemelen büyük miktarlarda para karşılığında verecekler. Bizim gibi kanalların böyle bir maddi gücü olmadığı için de daha ilk baştan sesimizi kısmış olacaklar” diye konuşuyor.

668 No’lu Kanun Hükmünde Kararname ile Türkiye’nin doğusunda yayın yapan pek çok haber kuruluşunun kapatılması ile işsiz kalan habercilerin kurduğu 1HaberVar.net, Kürtçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde yayın yapıyor. Kanalda Kürt sorunu, Ortadoğu’daki savaş ve insan hakları ihlallerine ilişkin haber ve yorumlara yer veriliyor.

Hükümetin internet yayınlarına RTÜK denetimi getirilmesine gerekçe olarak ‘ahlaki olmayan yayınları’ öne sürdüğüne dikkat çeken İbrahim Aslan, “Oysa aslında bu düzenleme muhalif basını susturmak için atılmış son adım” diyor. Türkiye’de Afrin operasyonu ile birlikte ana akım medya ile ‘havuz medyası’ adı verilen iktidara yakın medya arasında bir fark kalmadığını ifade eden Aslan, “Bizim gibi platformları yok edip, internet mecrasını da havuz medyasına açmak istediklerini düşünüyorum” şeklinde konuşuyor.

Hükümet: Sansür değil, sınırlama

Hükümet kanadı ise, söz konusu yasa değişikliğinin ifade özgürlüğünü sınırlamak için değil, suç unsuru bulunan yayınları engellemek amacıyla gerçekleştirildiğini savunuyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, “İnternet kanallarını da RTÜK denetleyecek. Yapılan her düzenleme basın ve ifade hürriyetini sınırlamak için değil, ondan istifade ederek başka türlü suçları işleyen kişilerle ilgili. Yoksa ifade hürriyetini sınırlamak için değil” diye konuşmuştu.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Aslan da düzenleme ile internetteki yayınlara sansür değil, sınırlama getirileceğini ifade ederek, “İnternet üzerinden yapılan TV yayınlarında, herhangi bir düzenleme olmamasından kaynaklı insanlar burada yanlışlık yapabiliyorlar. Bizim amacımız burada bir yasal düzenleme getirmek ve yanlışlığın önüne geçmek. Hiç kimsenin yaptığı doğru yayına müdahale etmek değildir. Hiç kimsenin normal değer yargılarımız içerisinde yaptığı çalışmaya müdahale etmek demek değildir” açıklamasında bulunmuştu.

Kısacası ve konunun özü: “Ya, taraf olacaksınız yada bertaraf” OHAL gibi düşünebiliriz bu yasayı…

Gazeteci örgütlerinden, ‘RTÜK yasakları’na tepki

RTÜK’ün terör olaylarına ilişkin getirdiği kısıtlamalar tepki çekti. RTÜK Başkanı düzenlemelerin “milli güvenlik” kapsamında yapıldığını savunurken, meslek örgütleri ise halkın haber alma hakkının engellendiği görüşünde.

Yayın yasaklarına uymayan TV kanallarının kapatılmasını düzenleyen KHK’nın ardından, geçen hafta Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından terör olaylarına ilişkin haberlere kısıtlama getirildi. Referanduma birkaç ay kala TV haberciliğine getirilen kısıtlamaları “halkın haber alma hakkına darbe” olarak nitelendiren meslek örgütleri, yasakların delinmesi için TV yönetimlerine çağrı yaptı.

TV kanallarının yöneticileri Başbakanlık talimatı ile hafta başında RTÜK’e çağrıldı. Burada “olağanüstü dönemlerde nasıl yayın yapılması gerektiği” konusunda bilgilendirilen TV yöneticilerine, özellikle terör olayları sonrasında yapılacak habercilik ile ilgili bir dizi kısıtlama kararı tebliğ edildi.

Yasağa uymayan kanal kapatılacak

Buna göre, bundan sonra terör saldırıları sonrasında televizyonlarda olay yerinin görüntüsü, ambulans ve itfaiye görüntüsü, tanık anlatımları, görevlilerin çalışması görüntüleri ile olaya ilişkin eleştiri ve yorumlara yer verilemeyecek. Ayrıca yeni gelişmelere yönelik olarak “son dakika” ibareleri kullanılmayacak. TV kanalları, terör saldırıları sonrasında yalnızca resmi makamlar tarafından paylaşılan bilgi ve görüntüleri kullanabilecek. Bu yayın yasaklarına uyulmaması halinde ise kanalların kapatılması söz konusu olabilecek. İhlali yapan kanalın yayını önce 1 gün durdurulacak. Bir yıl içinde tekrarı halinde yayınlar 5 güne kadar, ikinci tekrar halinde 15 güne kadar durdurulacak. Üçüncü kez tekrar edilmesi halinde ise medya hizmet sağlayıcının lisansı iptal edilecek.

Peki, TV haberciliğine yönelik bu kısıtlamalar ile amaçlanan ne?

RTÜK ve hükümet kanadı, söz konusu düzenlemeleri halkın terör olayları karşısında paniğe düşmemesi, terör örgütlerinin propagandasının engellenmesi, bilgi kirliliğinin oluşmaması ve Türkiye’nin imajının zedelenmemesi gibi gerekçelerle savunuyor.

Konuyla ilgili Anadolu Ajansı’na açıklamalarda bulunan RTÜK Başkanı İlhan Yerlikaya, eleştirilerin haksız olduğunu belirtti. “Son dakika, sıcak haber” gibi yazıların yasaklandığı yönündeki iddiaların geçeği yansıtmadığını dile getiren Yerlikaya, “Son dakika yasak değil. ‘Son dakika’ diye olayı verirsiniz. Bir saat, iki saat, beş saat hatta iki gün sonra ‘son dakika’ diye veriyorlar. Sürekli değişik görüntülerle olunca da sanki yeni bir haber gibi görülüyor. Dolayısıyla biz buna karşıyız” dedi.

“Milli güvenliğe zarar veriyor”

Düzenlemeyle kişilerin haber alma özgürlüğünün kısıtlanmadığını öne süren Yerlikaya, “Bazı haberlerde olay yerinin koordinatları bile veriliyor. Milli güvenlik konusu gündeme geldiğinde artık toleranslı davranmanın yeri yok. Bu konularda çok toleranslı olmayacağız. Yayıncılarımız bu konulara dikkat etsinler” diye konuştu.

Ancak Yerlikaya’nın açıklamalarına karşın, gazeteci örgütleri TV haberciliğini büyük ölçüde sınırlayan düzenlemelerin toplumun haber hakkının engellenmesi olarak değerlendiriyor.

“Medyanın yüzde 90’ı iktidarın kontrolünde”

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Abakay’a göre, RTÜK’ün bürokratları aracılığı ile TV yöneticilerine sunduğu bilgi notu “TV’lere aba altından sopa göstererek, yasakların deklare edilmesi” anlamına geliyor. Türkiye’de iktidarın medya üzerinde yoğun bir baskı uyguladığını dile getiren Abakay, “Medyanın yüzde 90’ı iktidarın kontrolü ve denetimi altında. Ülkemizde yükselen şiddet ve kanlı saldırıların önüne geçmek, başta istihbarat örgütleri olmak üzere emniyet güçleri aracılığıyla güvenliği sağlamak yerine medyaya karşı önlemler alınma yoluna başvurulması, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkının engellenmesinden başka bir sonuç doğurmayacaktır” diye konuşuyor.

Ahmet Abakay, TV yönetimlerini de söz konusu yasaklara karşı tavır almaya çağırdı. Abakay, şunları söyledi: “Bundan sonraki adım ne olacak? Saray odalarında haber müdürleri, temsilcileri ağırlayıp haber başlıkları atmaları, gazete sayfaları yapmaları, televizyonlarda ne konuşulacağına karışmalarına mı sıra gelecek? Biz ÇGD olarak televizyon yönetimlerini, halkın haber alma haklarının önüne geçilmesine karşı tavır almaya çağırıyoruz.”

“Bülten haberciliği başlayacak”

Gazeteci örgütlerine göre son RTÜK yasakları, olası terör saldırılarının siyasi etkilerini de azaltmayı amaçlıyor. Türkiye’de terör saldırılarının önümüzdeki dönemde artacağı tahminlerine dikkat çeken Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, “Bu düzenlemelerle olası saldırıların siyasi etkilerinin kamuoyuna yansımaması hedefleniyor” dedi. TGS Başkanı Durmuş’a göre, artık yayın yasaklarını delmek çok zor hale gelmiş durumda. RTÜK düzenlemesi ile TV’lerin kapatma cezası ile tehdit edildiğine işaret eden Durmuş, “Artık Türkiye’de bülten gazeteciliği başlayacak. İktidar neyi uygun görüp servis ederse, o konu haber yapılacak. Şu anki ortamda TV’lerin buna karşı çıkabilmesi pek mümkün gözükmüyor. Ancak toplumun haber alma hakkı için biz tüm gazetecilerin bu yasağı delecek yöntemler bulmamız gerekiyor” diye konuştu.

“Bilgi kirliliği artacak”

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Basın-İş Başkanı Faruk Eren ise RTÜK’ün yeni kurallarını “basın tarihinin en acayip olaylarından biri” olarak değerlendirdi. Eren, “Yakında Türkiye’deki TV’ler önemli toplumsal haberleri ‘bir yerlerde bir şeyler oldu’ diye sunacak bir noktaya gelebilir” dedi. Son yıllarda gerçekleşen katliamlara ilişkin bilgilerin pek çoğunun gün yüzüne çıkarılamadığına işaret eden Eren, “Halkın haber alma hakkı açıkça engelleniyor. Bundan sonra 10 Ekim gibi, Reina gibi katliamlara ilişkin haber yapamayacak mıyız? Habercilik kaygısı taşıyan kurumlar, böyle bir şeyi kabul edilemez. Halk, habersiz bırakılmak isteniyor” değerlendirmesinde bulundu. Faruk Eren, mevcut durumda RTÜK’ün kısıtlamalarının sosyal medyadaki bilgi kirliliğini de artıracağı uyarısında bulundu.

[divider]

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal  YouTube

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Güvenlik *