ÇEVRE ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, imar barışı düzenlemesine ilişkin “Yapı kayıt belgesi alacak vatandaşların e-devlet üzerinden müracaat etmeleri yeterli. Başvurudan sonra maliyenin göstermiş olduğu hesaba bedel yatırılacak. Önemli olan, kişinin bir başka yere yatırmaması parayı. Herhangi bir yolsuzluğa sebebiyet vermemek için başka sözlere inanmamalı” dedi.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Özhaseki, ülke genelinde imar mevzuatına ve ruhsata aykırı yapılan 13 milyon konutu yasal hale getirecek, Resmi Gazete’de yayımlanan imar barışı düzenlemesine ilişkin en fazla sorulan soruları yanıtladı.

Özhaseki, imar barışının milyonlarca kişiyi ilgilendirdiğini söyledi. Bu düzenlenmeye neden ihtiyaç duyulduğunun sorulduğunu dile getiren Bakan Özhaseki, şunları söyledi:

“Bu yapıların çoğunluğu 1950 ve 2000 yılları arasında yapılmış yapılar. Bundan 13- 15 milyona yakın yapılar istifade edecek. Bu kapsama girmeyecek 3 yer var. Bunlar Boğaziçi’nin öngören tarafı, Sultanahmet, Ayasofya’dan başlayarak, Unkapanı Caddesi’ne kadar uzanan, özellikle Beyazıt’tan geçen raylı sistemin kuzey tarafı, üçüncüsü de Gelibolu yarımadası. Bunun dışında bulunan herkes bundan istifade edecek. Ne gibi faydası olacak. Bir kere herkes psikolojik olarak rahatlamamış olacak. Suyu, elektriği, gazı bağlayabilecekler. Vatandaşın kendi malı mülkü değer görecek. Müracaatlar nasıl yapılacak peki? Kendi beyanı esas vatandaşın, e-devlet sistemi üzerinden girebilecek. Hiçbir yere gitmesine herhangi bir yere başvurmasına gerek yok. Tıklayarak devam edecek. Konu komşusundan da yardım alabilir, çocuk ya da torunundan da yardım alabilir. Her ihtimale karşı bir yere müracaat edip, yaptırmak istiyorsa Ankara, İstanbul, İzmir hariç bütün illerde çevre ve şehircilik il müdürlüklerine müracaat edecekler. Kendi söyledikleri bilgileri arkadaşlarımız bilgisayara yükleyip, gönderecekler. Bunun dışında herhangi bir şekilde işlem yapmaya para ödemesine gerek yok. 3 büyükşehir için değişik bir yapı kuruyoruz; çünkü buralarda daha fazla müracaat olacak. İstanbul için 40 yerde her ilçede ayrı ayrı birimlerimiz olacak. Ankara’da da aynı şekilde olacak. En son müracaat 31 Ekim’e kadar yapılabilecek.”

‘PARAYI YATIRDIKTAN SONRA 24 SAAT İÇİNDE BELGESİNİ ALABİLECEK’

Vatandaşın beyanını esas aldıklarını vurgulayan Bakan Özhaseki, yanlış beyanın 1 gün ortaya çıkacağına dikkat çekerek, şöyle konuştu:

“‘Ben bu işi nasıl hesaplayacağım parayı nasıl bulacağım’ gibi sorular geliyor. Konutlar yüzde 3, iş yerlerine yüzde 5 gibi bedel ödeyecek. Yapının maliyetini belirlerken eğer tarımsal amaçlı basit bir yapı varsa bunu 200 lira ile çarpacak. Eğer 1 veya 2 katlı gecekondu varsa bunu 600 lira ile çarpacak. 7 kata kadar yapı varsa vatandaş burada her bir metre kare için bin lira ile çarpacak. Lüks villa tipi yapılar hastane alışveriş gibi bunlar da 2 bin lira ile çarpacak. Burada kolaylık olması açısından vatandaşın beyanını esas kabul ettik. Vatandaş, 3- 5 bin lira verip bizimle helalleşip barışırken, mühendislik bürolarına ‘2- 3 bin lira versin’ istemedik. Doğru bir şey değil. Bedelini yatırdıktan sonra kendisine 24 saat içinde kısa mesaj gelecek parayı yatırmaları için. Maliyenin göstermiş olduğu hesaba. Tek hesap. Önemli olan bir başka yere yatırmaması parayı, herhangi bir yolsuzluğa sebebiyet vermemek için başka sözlere inanmamalı. Çok rahatlıkla valiliğin göstermiş olduğu hesaba yatıracak parasını vatandaş. Parayı yatırdıktan sonra 24 saat içinde yapı kayıt belgesini alabilecek. İki konu var. Yanlış beyanda bulunursa ne olur? Bunu bir kere heba etmiş olur. Bir gün ortaya çıkar. İkincisi ‘Bundan sonra da aynı şekilde kaçak yapılar devam edip büyük bir sıkıntı ortaya çıkar mı, bu durum devam eder mi?’ gibi sorular geliyor. Kavgaları bitirecek, bir taraftan da ekonomik bir değer haline getirecek bir yasayla baş başayız. Ödemeleri taksitlendiremeyelim. 31 Ekim’e kadar zaten yatırırsın. Parası olan şimdi yatırsın, olmayan beklesin. Biriktirsin 5- 6 ay boyunca 31 Ekim’e kadar yatırsın.” dedi.

[toggle title=”Kanun teklifine ilişkin bilgi veren Özhaseki, şöyle konuştu” state=”close” ]

“Vatandaş kendi rızasıyla müracaatını yapar. Vatandaşın beyanı esastır. Vatandaş kendi durumunu bildirir. Bunu ya il müdürlüğümüze ya da bizim yetkilendirdiğimiz kuruluşlara yaparlar. Burada yapının durumunu anlatırlar. Biz bunun karşılığında kendilerine bir ‘yapı kayıt belgesi’ veririz. Burada üzerindeki yapısının değerinin yüzde üçünü bizim açtığımız özel hesaba yatırırlar. Arsa değeri ve üzerinde bir konut var. Bunun değerinin yüzde üçünü veya kat irtifakına geçmek istiyorlarsa bunu iki katı olarak öderler. Bizim kanun teklifimiz bunları söylüyor.” Yıkım kararları, idari para cezaları düşüyor Bu konuda bedelleri artırmaya, düşürmeye, kademelendirmeye veya başvuru süresini uzatmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğunu kaydeden Özhaseki, kayıt belgesi bedelini ödedikten sonra vatandaşın elektrik, su, doğalgaz gibi kamu hizmetlerinin hepsinden rahatça yararlanacağını bildirdi.

“Yıkım kararları, idari para cezaları varsa bunlar düşüyor.”

“Yapı sahipleri, özellikle bir çok büyükşehirimizde binlerce yapı sahibi kat mülkiyetine geçememişler. Kat irtifakı kurulamadığı için de bunu ekonomik değer olarak verememişler. Eğer kendi içlerinde yüzde 50’yi aşan bir oranda müracaatları olursa kat sahiplerinin, kat irtifakına geçebilecekler. Kat mülkiyetini ayrı ayrı kurabilecekler. Herkes arsadan tapu yerine, dairesinin tapusunun sahibi olmuş olacak. Kentsel dönüşüm için de yapı kayıt belgesini aramaya devam edeceğiz. Eğer Hazine taşınmazı üzerinde vatandaşlar var ise, ki var, bizler biliyoruz. Hatta bir çoğu buralara para vererek, senetle almış zaten. Bunlar da direk müracaat ile bizden oturduğu yerin tapusunu alabilecekler.” Neden imar barışı Bu düzenlemeye “imar affı” değil “imar barışı” demelerinin sebebini anlatan Özhaseki, “Bu bizim hazırlamış olduğumuz yapı kayıt belgesi bu yapıların yenilenmesi halinde sahibine bir hak sağlamıyor, bir müktesep oluşturmuyor. Eğer yapı sahibi, yapıyı yıkıp da yeniden yapmak istiyorsa belediyesine müracaat ediyor. Meri bir mevzuat var. Oradan izin alarak yapmak durumunda. Hali hazırdaki fazlalığı veyahut da aykırılığı legal hale getirip de yeni bir hak sağlayarak, yıkıp aynısını yapacak imkan verilmiyor.” dedi. Yasanın 31 Aralık 2017’ye kadarki yapıları kapsadığını dile getiren Özhaseki, “Belki bundan sonrasıyla ilgili Plan Bütçe Komisyonunda uygun görülürse, yapanlar ve yaptıranlar hakkında en ağır ceza olarak düşündüğümüz ne varsa, bunun için de hapis cezası da olmak üzere bana göre Plan Bütçe Komisyonunda tartışılması gereken en önemli konu bu. Biz şimdi bir barış sağlıyoruz. Arkasından bu yapım işi devam edecekse işte ağır cezalar o zaman gelmeli diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı. Vatandaş devletiyle helalleşiyor Özhaseki, bu yasanın sosyal ve ekonomik faydaları olduğuna işaret ederek, “Yapı kayıt belgesiyle vatandaş devletiyle artık helalleşiyor, rızalaşıyor, barışıyor. Soruşturmalar, mahkemelik durumlar, ihtilaflar tamamıyla bitiyor. Kendi evinde oturduğu yerde parasını ödeyerek kullanmış olduğu kamu hizmetleri dediğimiz su, elektrik, doğalgaz gibi hizmetleri de bundan sonra resmi olarak alabiliyor.” diye konuştu. Bazı yerlerde belediye başkanının gelip kendi partisinden olmayanları tespit edip ceza yazdığını belirten Özhaseki, düzenlemeyle vatandaşların üzerindeki bu tehlikenin de ortadan kalkacağını söyledi. Vergi kaybı önlenecek Yasa ile belediye başkanlarının kanuna karşı yaptıkları ihale listelerinin tamamıyla biteceğini vurgulayan Özhaseki, şunları kaydetti: “Ekonomik faydası da hazine arazisi vatandaşa en uygun bedelle hazine sattığı için bir taraftan hazine kazanmış oluyor. Bir taraftan da vatandaş kendi evini, iş yerini yasallaştırıyor. Bunu gerekirse bankalar nezdinde bir değer haline geldiği için ekonomik olarak da kullanabiliyor. Burada ikinci bir fayda, bundan sonra belediyelerimiz arsa üzerinden değil, konut üzerinden veya iş yeri üzerinden vergi alabilecekler. Vergi kaybı da önlenmiş olacak. Üçüncü bir fayda da toplamda bir gelir elde edeceğiz. Bu gelir hakkında öngörülerimiz var ama. Bu önümüzdeki günlerde vatandaşın müracaatıyla ortaya çıkacak. Ancak her halde bu 40-50 milyarlardan aşağı olmayacak gibi gözüküyor.” Belediyelere sıfır faizli kredi Bu bedelin kentsel dönüşüm ve depreme hazırlık için kullanılacağının altını çizen Özhaseki, buradan elde edilen geliri belediyelere sıfıra yakın faizli, 3 yıl ödemesiz olarak kullandıracaklarını bildirdi. Bunun böyle tekrar etmesiyle her yıl ortalama 500 bin bağımsız birimi yenilemeyi hedeflediklerini hatırlatan Özhaseki, “500 bin birimin yeniden yıkılıp yapılması demek, bugünkü şartlarda 100-150 milyar civarında piyasaya para girmesi demek. Bu da müthiş bir ekonomik getiri olarak önümüzde duruyor.” diye konuştu. Özhaseki, yapı denetimiyle ilgili bir düzenleme getirdiklerini anımsatarak, burada da denetimi yapacak firmanın elektronik ortamda sıralı sistemde belirlenmesini sağlayarak, yapıyı yapan ve denetleyen arasındaki bağı keseceklerini vurguladı. Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Bakan Mehmet Özhaseki, imar barışından sonra depreme dayanıklı olmayan yapıların legal duruma geleceği yönündeki eleştirilere şu cevabı verdi: “Bizim yapmış olduğumuz şey birincisi bir tespit. Elimizde ne kadar stok var, bunu görmeye çalışıyoruz, bunların durumunu anlamaya çalışıyoruz. Bu herhangi bir şekilde kimseye bir avantaj sağlamıyor. Depremsellik ayrı bir konu. Bu konuda 1960-1980’li yıllarda ruhsatını, iskanını almış hiç bir sıkıntısı olmayan bazı binaların depremde tam dayanıksız olduğunu biliyorum. Ama bazı yapıların da ruhsattan sonra iskan almadığı için kaçak durumuna düşmüş, sağlam olduğunu da biliyorum. Bu konunun depremsellikle çok ilgisi yok. Bizim yapmış olduğumuz konu sadece bir tespitten ibaret.” Özhaseki, belediyelere sıfır faizli kredi verirken malzemelerde de yerli ve milli olma şartı arayacaklarını ifade etti. Bir gazetecinin, “İstanbul’da Avcılar’da 5 kat olan yerde 8 kat çıkılmış, 3 kat ilave çıkılmış, dubleks veya fazladan katlar yapmış. Bunlarla yüzde 3 bedelle barışmış mı olunacak? Boğaziçi’ndeki durumda yasaya tabi olacak mı?” sorusu üzerine Özhaseki, “Zaten devletin takdir ettiği bir ceza var, yüzde 3 diyoruz. Bağışlamıyoruz. Cezanın miktarı, az ya da çok dersiniz bir şey diyemem.” dedi. Burada sıkıntıda olan vatandaşın devletle ihtilaflı olanlar olduğuna dikkati çeken Özhaseki, bu kişilerin zaten yıkım ve para cezalarıyla karşı karşıya olduğunu, şimdi bu miktarı ödeyerek orada rahatça oturabilir hale geleceğini anlattı. “Bir istisna maddesi koymadık” Bu işin bir istisnası olup olmayacağına ilişkin de Özhaseki, “Şu anda bir istisna maddesi koymadık. Bir çok şey var burada. Plan Bütçe Komisyonunda bunlar tartışılırken bir istisna maddesi, konur mu konmaz mı onu da kestiremiyorum.” dedi. Boğaziçi’ndeki mevzuata aykırı yapıların hatırlatılması üzerine Özhaseki, burada ortaya çıkacak imara ve iskana aykırılık sayısının bu çalışmanın 10 binde biri olacağını ifade etti. Özhaseki, “10 bin birimin işini çözerken, bir birimden dolayı bir şeyin feda edilmesi de asla doğru değildir. Orada da zaten değerinin çok üzerinde bir bedel alınarak verilecektir.” diye konuştu. Düzenleme için belirtilen tarihten sonraki yapılar için cezaların neler olacağına ilişkin bir soruya da Bakan Özhaseki, bunu komisyonun kararına bıraktığını belirtti. Hava fotoğrafları tespitli Bir gazetecinin “Bugün itibariyle kişilerin arazileri çevirip, hak iddia edebileceklerine” ilişkin sözlerine Özhaseki, “Hava fotoğraflarıyla tespitli her şey. Şu anda bile çekilen hava fotoğrafları var. Gerek kendi kurumumuzun gerekse başka kurumlar tarafından. Ülkede bulunan yapıların tamamı birebir yapı olarak belli. Kimsenin bugün bir şey yapma ihtimali mümkün değil. Yaparsa da kanundan istifade etme imkanı sıfır.” karşılığını verdi. “Gerekirse vatandaş rahat ödesin diye 3-5 taksit de yapacağız” Evin yüzde 3’üne ilişkin usullerin yönetmeliklerle belirleneceğini ifade eden Özhaseki, “Gerekirse vatandaş rahat ödesin diye 3-5 taksit de yapacağız. Bizim gösterdiğimiz hesaba yönetmelikte uygun görülecek hesaba vatandaşın kolayca ödeyebileceği bir taksitlendirmeyle alacağız. İleride detaylar ve usuller yönetmeliklerle belirlenecek.” dedi. İmar Barışı[/toggle]

[toggle title=”E-DEVLET NEDİR?” state=”close” ]

Özhaseki'den 'İmar Barışı' Açıklaması: Müracaat E-Devlet Üzerinden

e-Devlet, vatandaşlara devlet tarafından verilen hizmetlerin elektronik ortamda sunulması demektir. Bu sayede, devlet hizmetlerinin vatandaşa en kolay ve en etkin yoldan, kaliteli, hızlı, kesintisiz ve güvenli bir şekilde ulaştırılması hedeflenmektedir. Bürokratik ve klasik devlet kavramının yerini almaya başlayan e-devlet anlayışı ile, her kurumun ve her bireyin bilgi ve iletişim teknolojileri ile devlet kurumlarına ve kurumlarca sunulan hizmetlere kolayca erişmesi hedeflenmektedir.

Şifreyi, şahsen başvuru ile, üzerinde T.C. Kimlik numarasının bulunduğu fotoğraflı kimliğin(nüfus cüzdanı, evlilik cüzdanı, pasaport ve ehliyet, avukat kimlik kartı, mavi kart, ikamet tezkeresi, hakim ve savcı kimlik kartları, süresi dolmamış (geçerli) çalışma izin kartı) ibraz edilerek Yurt içinde PTT Merkez müdürlüklerinden veya yetkili şubelerden alınabilir.

Özhaseki'den 'İmar Barışı' Açıklaması: Müracaat E-Devlet Üzerinden

e-Devlet şifresi yurt dışında Elçilik ve Konsolosluklardan temin edilebilir. Bağlı bulunulan dış temsilciliklerden konuyla ilgili detaylı bilgi alınabilir. Bununla birlikte, mobil imza, elektronik imza veya internet bankacılığı kullanılıyorsa, e-Devlet Kapısına bunlardan biri ile giriş yaptıktan sonra şifre oluşturulabilir. Pilot il olan Bolu’da kullanılan elektronik kimlik kartı ile de Türkiye.gov.tr adresine giriş yapılabilir ve şifre oluşturulabilir.

[/toggle]

   Tüm haberler


Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal  YouTube

 

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here