ABD ile yaşanan kriz üzerine Iphone satışlarını durdurduğunu açıklayan BİM Birleşik Mağazaları A.Ş’nin geçen aylarda ‘lisanslı’ diyerek sattığı Apple marka kulaklık, adaptör, USB kablo gibi telefon aksesuarlarının taklit olduğu iddia edildi.

ABD ile yaşanan kriz üzerine Iphone satışlarını durdurduğunu açıklayan BİM Birleşik Mağazaları A.Ş’nin geçen aylarda ‘lisanslı’ diyerek sattığı Apple marka kulaklık, adaptör, USB kablo gibi telefon aksesuarlarının taklit olduğu iddia edildi.

iddiaya göre, Apple INC’in Türkiye’deki avukatlarının, Beyoğlu 34. Noterliği aracılığıyla 7 Mayıs’ta BİM ‘e gönderdiği ihtarnamede, mağazalarda satılan ürünlerin incelemesi sonucunda bu ürünlerin APPLE tarafından üretilmediği ve taklit ürün olduklarının tespit edildiği belirtildi. İhtarnamede, bu ürünlerin satışına derhal son verilmesi ve bu ürünlerin nereden temin edildiğinin bildirilmesi istendi.

Brunson iddianamesindeki dijital delillere savcılık yorumu: Misyonerlik altında illegal faaliyet

ABD’li papaz Andrew Brunson hakkında hazırlanan iddianame kapsamında incelenen USB bellek ve cep telefonundaki bazı dijitaller ‘misyonerlik adı altında illegal faaliyet’ olarak nitelendirildi. Brunson’ın USB belleğinden PKK ile ilişkileri, cep telefonundan da FETÖ’cülerin yemeği olduğu söylenen ‘maklube’nin görüntüsünün çıktığı ileri sürüldü.

Terör örgütleri adına casusluk yaptığı iddiasıyla 35 yıl hapis istemiyle yargılanan ve tutukluluğu sağlık sorunları gerekçesiyle ev hapsine çevrilen papaz Brunson hakkında hazırlanan iddianamede, kendisine ait USB bellek ve cep telefonu ile sim kartın içindekilere ilişkin detaylar da yer aldı.

iddianamade, Brunson’a ait USB bellek ve cep telefonundaki bazı dijitaller ‘misyonerlik adı altında illegal faaliyet’ olarak nitelendirildi.

İddianamede Brunson’a ait bir adet Sandisk marka 128 GB kapasiteli USB belleğin Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü tarafından imajının alınarak Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderildiği belirtildi. Graphics isimli klasörün içinde bulunan bir dosyanın 2 Mart 2016 tarihinde değiştirildiği, izlenen bu dosyada bir dini ayin sırasında duvara projektör ile verilen görüntüde ‘Hun Bıxer Hatın Kurden Mesihi’ (Hoş geldiniz Kürt Hıristiyanlar) yazdığı, aynı USB bellek içinde multimedya klasörünün içinde Hz. İsa’nın hayatının anlatıldığı ve çarmıha gerildiği filmini fakir bir ailenin evinde projektör ve ses sistemini kurarak erkeklere izlettirdikleri öne sürüldü.

Polis, tarihi eserin Adnan Oktar’ın eline nasıl geçtiğini araştırıyor: Sadece sinagoglarda olması gerekiyor

Adnan Oktar’ın Çengelköy’deki evinde ele geçirilen el yazması Tevrat’ın sadece sinagoglarda bulunması gereken çok önemli bir eser olduğu belirlendi. Mali polis, bu çok değerli Tevrat’ın Oktar grubunun eline nasıl geçtiğini araştırıyor.

İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Adnan Oktar grubunun Çengelköy’deki evi ile Ümraniye’de bulunan bir depoda kamyonlar dolusu tarihi esere el koydu.

Adnan Oktar grubundan ele geçirilen tarihi eserler incelenmek için Ayasofya Müzesi Müdürlüğü ile Türk İslam Eserleri Müzesi Müdürlüğü’ne gönderildi.

Adnan Oktar grubundan ele geçirilen el yazmalı Tevrat’ın, sadece sinagoglarda bulunması gereken nitelikte önemli bir eser olduğunu tespit edildi. Mali polis, Tevrat’ın Adnan Oktar grubunun eline nasıl geçtiğin konusunu da araştırmaya başladı.

Türk İslam Eserleri Müzesi’ne gönderilen eserlerden bir bölümünün tarihi eser niteliğinde, bir bölümünün de tarihi eser niteliğinde olmadığı belirtildi.

Bedelli askerlik için 405 bin kişi başvurdu

15 Eylül’de ilk celpten yararlanacakların silah altına alınacağı bedelli askerlik başvuruları rekora imza atarak 26 günde 405 bini aştı. 3 Ağustos’ta başlayan bedelli başvuruları 3 Kasım’a kadar yapılabilecek.

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş’un askeri kaynaklara dayandırarak verdiği bu rakam, geçmişteki 5 bedelli uygulamasından yararlananların toplam sayısının 3 aylık başvuru süresinin daha ilk ayı dolmadan aşıldığını ortaya koydu.

1987, 1992, 1999, 2011 ve 2014 yıllarındaki bedelli askerlik uygulamasından toplam 398 bin 731 kişinin yararlandığı belirtilirken, halen başvuru süreci devam eden son uygulamaya gelen rekor başvuru, 400 bin tahmininin fazlasıyla aşılacağı beklentisine yol açtı. Kulislerde başvurulara ilişkin 600 bin tahmini dillendiriliyor.

21 GÜNLÜK EĞİTİM

1 Ocak 1994’te ve öncesinde doğanları kapsayan bedelli askerlikten yararlanmak isteyenler 15 bin TL, 38 yaş sınırının da kaldırıldığı dövizli askerlikten yararlanmak isteyenler ise 2 bin euro ödeyecek. Bedelliden yararlanmak için yurtiçinden başvuranlar 21 günlük temel askerlik eğitiminin ardından askerlik yükümlülüğünü yapmış sayılacaklar. Yurtdışındakiler ise temel eğitimlerini internet aracılığıyla uzaktan tamamlayacaklar.

1987’de 18 bin 433, 1992’de 35 bin 111, 1999’da 72 bin 290, 2011’de 69 bin 73 ve 2014’te de 203 bin 824 kişi askerlik hizmetlerini bedelli olarak yapmıştı.

Kılıçdaroğlu: Seçimden sonra bırakacaktım, İnce güven vermedi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “24 Haziran seçimlerinden sonra da bırakmayı düşünüyordum. Sayın İnce’yi, benden sonra genel başkanı olması için aday gösterdim. Aklımızda bu vardı. Ancak sonrasında yapılanlar maalesef güven verecek şeyler değil, bana güven vermedi” dediği iddia edildi.

Kılıçdaroğlu, 24 Haziran seçimleri sonrası partisinde başlayan olağanüstü kurultay tartışmalarıyla ilgili olarak Parti Meclisi (PM) toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, toplantıda 24 Haziran seçimlerinin ardından Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ile bir araya geldiği akşam yemeğine ilişkin sessizliğini bozdu. Kılıçdaroğlu’nun yemekte İnce’nin kendisine “Genel başkanlığı bırak onursal başkan ol” teklifini getirdiğini hatırlatarak “Ben de bunu yapmayacağımı söyledim ve kendisinin genel başkan olması durumunda partinin bir hafta içinde dağılacağını da söyledim” dediği öğrenildi.

Kılıçdaroğlu’nun “Ben sonsuza kadar genel başkan olmayacağım. İlla ki bırakacağım. Bir yerde bırakacağım. 24 Haziran seçimlerinden sonra da bırakmayı düşünüyordum. Sayın İnce’yi, benden sonra genel başkanı olması için aday gösterdim. Aklımızda bu vardı. Ancak sonrasında yapılanlar maalesef güven verecek şeyler değil, bana güven vermedi. Süreç çok farklı bir noktaya gitti” dediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu’nun bunları Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün’e de anlattığını dile getirdiği öğrenildi. Kılıçdaroğlu’nun, İnce’ye yönelik, “Delegeyi arayıp kendisi için imza isteyen, oy isteyenden CHP’ye genel başkan olmaz” eleştirisinde bulunduğu da ifade edildi.

Ankara’yı ziyaret eden İran Dışişleri Bakanı Zarif: ABD, imtiyazlar elde etmek için müttefiklerine dahi baskı uygulamaktan çekinmiyor

Temaslarda bulunmak üzere Ankara’ya gelen Zarif, İran resmi ajansı IRNA’ya yaptığı açıklamada, “Amerikalılar baskı uygulamak ve imtiyaz koparmak konusunda sınır tanımadıklarını gösterdiler. Hatta kendi müttefiklerini dahi bu baskılardan uzak tutmadılar.” dedi.

Zarif, ABD’nin müttefikleri Türkiye ve Avrupa ülkelerinin, Washington yönetiminin güvenilir bir ortak olmadığı sonucuna vardığını ifade etti.

ABD’nin müttefiki Türkiye’ye uyguladığı baskılar karşısında Türk hükümetinin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duruşuna övgüde bulunan Zarif, “ABD’nin bazı ülkelere karşı baskıları kısa vadeli etkilere sahip olsa da bu ülkeler arasındaki ilişkilerin güçlenmesine neden olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

Deniz Yücel’den Türkiye’ye 1 milyon TL’lik tazminat davası

Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, Türkiye’de bir yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen gazeteci Deniz Yücel ’in ‘haksız tutuklandığı’ gerekçesiyle tazminat davası açtığını duyurdu.

RSF’nin Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Almanya merkezli Welt gazetesinin muhabiri Deniz Yücel Türkiye’de bir yılı aşkın süreyle ‘haksız tutuklamaya uğradığı’ gerekçesiyle 1 milyon TL tutarında tazminat davası açtı. Avukatı Veysel Ok’un İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde açtığı dava 25 Eylül’de başlayacak” denildi.

Ahmet Hakan’dan CHP’li Hazinedar’a: Al sana 100 bin dolarlık o ifade

Görevden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar’ın beyaz eşya ticareti yapmak için dükkan açmaya kalkan bir esnafa “Beltaş Vakfı’na 100 bin dolar yatıracaksın, yoksa dükkanı açamazsın” dediğini ileri süren Hürriyet yazarı Ahmet Hakan, bugün bahsi geçen ifadeyi yayımladı.

Ahmet Hakan, “Kemal Bey! Siz bu işi vallahi de bilmiyorsunuz billahi de bilmiyorsunuz” başlığıyla yayımlanan yazısında Hazinedar’a “Madem şereften, haysiyetten falan söz ediyorsun. Al sana Beşiktaş’ta beyaz eşya dükkânı açmak isteyen bir vatandaşın mülkiye müfettişlerine verdiği ifade” diye seslendi.

“Al oku, ondan sonra konuşalım şerefi, haysiyeti falan” ifadesini kullanan Hakan, Hazinedar’ın dükkan açması için 100 bin dolar istediğini ileri sürdüğü esnafın beyanlarını şöyle aktardı:

“2016’da Beşiktaş’ta beyaz eşya ticareti yapmak için bir dükkan kiraladık ve dekorasyon çalışmasına başladık. Ustalar işyerinde çalışırken Beşiktaş Belediyesi’nden dört kişilik bir zabıta ekibi geldi. İnşaat ruhsatı gerektirecek bir iş yapmadığımız halde inşaat için belediyeden izin almamız gerektiğini söyleyerek bizi belediyeye, Hüseyin Avni Sipahi’ye yönlendirdiler. Hüseyin Avni Sipahi’ye gittim. Bana dekorasyona devam edebilmem için Beltaş Vakfı’na 100 bin dolar yatırmam gerektiğini söyledi. Ben bunu ödeyemeyeceğimi söyleyince ‘Ödemeyi yapmazsan dükkanı açamazsın’ dedi. Bir yakınımız araya girdi. Çetin Başkan (Kırışgil) ile görüştüğünü bana söyledi ve ‘100 bin TL yatırırsanız işiniz olacak’ dedi. Her ay 45 bin TL kira verdiğim dükkanımı bir an önce açmam gerekiyordu. Bu nedenle 100 bin TL’yi ödedim.”

HAZİNEDAR’DAN YANIT GELDİ: ISRARLA İDRAK ETMİYORSUN

Hakan’ın söz konusu yazısına Twitter hesabı üzerinden yanıt veren Hazinedar, “Yüzde 77 rekor oyla seçilerek geldiğim görevimden sadece geçici olarak uzaklaştırılmış olduğumdan halihazırda belediye başkanı sıfatını taşımama rağmen, ısrarla idrak etmiyor ve eski belediye başkanı diye hitap ediyorsun ya, ben de sana eski Kanal 7’li Ahmet Hakan diye sesleneceğim” dedi.

Hakan’ın yayınladığı beyanın ‘tartışmalı’ olduğunu söyleyen Hazinedar, “Senin anlayamadığın bu farkı, Hürriyet’in vicdan sahibi okurlarının anlayacağına eminim” diye yazdı.

Hazinedar, Hakan’ın yazısına konu olan beyanın orijinalini de takipçileriyle paylaştı:

Meteoroloji’den İstanbul için sağanak yağış uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İstanbul için sağanak yağış uyarısı yaptı. Hava sıcaklığında ise önemli bir değişiklik beklenmediği bildirildi.

İstanbul’un kuzey kesimlerinde yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Hava sıcaklığında ise önemli bir değişiklik beklenmiyor.

Yapılan son değerlendirmelere göre, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Karadeniz kıyıları ile Afyonkarahisar, Ordu, Sinop’un iç kesimleri, Çorum’un kuzeyi, Samsun’un iç ve doğu kesimleri, Ankara’nın kuzey ve batısı ile İstanbul’un kuzey kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, hava sıcaklığında önemli bir değişiklik beklenmiyor. Mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgarın genellikle kuzey ve kuzeydoğu, Akdeniz kıyıları ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde batı ve güneybatı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.

Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

Ankara: Parçalı bulutlu, kuzey ve batı kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 32

İstanbul: Parçalı bulutlu, kuzey kesimleri yerel olmak üzere mevzi sağanak yağışlı 32

Bursa: Parçalı bulutlu 31

İzmir: Az bulutlu 34

Adana: Parçalı ve az bulutlu 35

Antalya: Parçalı bulutlu 31

Samsun: Parçalı bulutlu, iç ve doğu kesimleri yerel olmak üzere sağanak yağışlı 30

Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, yerel olmak üzere aralıklı sağanak yağışlı 28

Erzurum: Parçalı ve az bulutlu 30

Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 39

Akit’in çocuk evliliği haberi: Genç çiftler ABD’de teşvik ediliyor, Türkiye’de hapisle cezalandırılıyor

Yeni Akit gazetesinde “Batı’da teşvik, bizde hapis” başlığıyla yayımlanan haberde, “Aile kurumu oluşturmak ve nüfusu artırmak için evlenme yaşını 14’e düşüren ABD’de, genç evlilere her ay 450 dolar yardımda bulunulurken, Türkiye’de ailelerinin rızasıyla evlenen genç çiftler 8-16 yıl hapisle cezalandırılıyor” dendi.

Gazetenin manşet yaptığı haberde, “Akit, binlerce aileyi parçalayan, erkekleri mahkum, kadınları mağdur, çocukları ise mazlum eden uygulamanın sona ermesi için yayınlarına devam ediyor. Akit’e destek veren 3 bin 800 ailenin yanısıra, hukukçular ve STK temsilcileri de Türkiye gerçekleriyle örtüşmeyen bu yasanın değiştirilmesi gerektiğini ifade ediyor” görüşü dile getirildi.

ABD’de evlilik yaşının 14’e düşürüldüğü vurgulanan haberde, “Türkiye’de ailelerinin rızasıyla evlenen genç çiftler 8-16 yıl hapisle cezalandırılıyor” ifadesi kullanıldı.

Faruk Arslan’ın imzasıyla yayımlanan haber, şöyle devam etti:

“ABD ve Avrupa’da erken evlilikler teşvik edilirken, Türkiye’de ise kendi istekleri ve ailelerinin rızasıyla erken yaşta evlilik yapan çiftler hakkında başlatılan kamu davaları sonucu erkekler 8-16 yıl arasında hapis cezasına çarptırılıyor. Eşlerinden ayrı kalan kadınlar sefil bir hayata mahkum edilirken, çocuklar da perişan oluyor.”

Adalet Bakanlığı’ndan Demirtaş’ın AYM başvurusuna yanıt: TRT ve sosyal medyada konuştu, eşiyle görüştü

Cumhurbaşkanı adaylığı süresince tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş için AYM’ye yapılan başvuruya Adalet Bakanlığı yanıt verdi.

Adalet Bakanlığı, 24 Haziran seçimlerinde HDP’nin cumhurbaşkanı adayı olan Selahattin Demirtaş’ın avukatlarının ‘serbest seçim hakkı’nın ihlal edildiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yaptığı başvuruya yanıt verdi.

Bakanlık açıklamasında, Demirtaş’ın ‘serbest seçim hakkı’nın ihlal edilmediği savunuldu: “17 ve 24 Haziran’da TRT’deki propaganda hakkı, parti çalışanları gıyabında seçim çalışması, avukatları ve danışmaları aracılığıyla ilettiği mesajlar, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar, eşiyle yaptığı telefon görüşmesi üzerinden propaganda çalışması yürütmüştür.”

Bakanlığın mahkemeye yolladığı cevabı Demirtaş’ın avukatı Diyarbakır Barosu’ndan Mahsuni Karaman Twitter hesabından paylaştı.

‘F-35’lerle ilgili asıl sorun Türkiye’nin milli uçak projesini baltalaması’

Pentagon’un F-35’lerdeki hayati risk oluşturan kusurları gizlediği haberlerini değerlendiren Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş “F-35 alımıyla birlikte ABD Türkiye’nin milli lojistik sistemini kontrol eder hale geliyor. Bu alım ayrıca F-35 alımı milli uçak projesini baltalayacak” dedi.

Türkiye-ABD arasındaki krizin önemli ayaklarından biri olan F-35 savaş uçaklarıyla ilgili önemli bir rapor yayınlandı. ABD hükümetinin faaliyetlerini denetleyen sivil toplum kuruluşu POGO’nun (Project on Government Oversight) hazırladığı rapora göre F-35 ortak programında çalışan yetkililer, ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, F-35’lerdeki imalata ilişkin çok sayıda tehlikeli kusuru daha önemsiz gösterebilmek için bunları yeniden sınıflandırdı. ABD’li yetkililerin, 1.5 trilyon dolarlık bütçeyle tüm zamanların en pahalısı olan bu askeri projenin takvimi ve bütçesiyle ilgili yeni sorunları yaşanmaması için kusurları yeniden sınıflandırma yoluna gittiği belirtildi. Söz konusu raporu ve süregelen F-35 savaş uçağı alımı tartışmalarını Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli Hava Pilot Tümgeneral Beyazıt Karataş, Sputnik’e değerlendirdi.

Uçaklarla ilgili bu tip aksaklıkları “olağan” diye değerlendiren Karataş “Uçaklarla ilgili bu tip aksaklıklar her zaman olur ve bu aksaklıklar zaman içerisinde giderilerek devam eder. Benzerleri Su-57, Su-35 veya başka uçaklarda da yaşanabilir. Sonuçta hâlihazırda yaklaşık 300 F-35 uçağı uçuyor. Toplamda 3000 F-35 üretilmesi planlanıyor. Bu tür uçaklarda, jeneratörden, motora çeşitli sebeplerle sorunlar çıkabilir. Bazen beklenmedik bir hava koşulu veya harekâtta yaşanan bir aksaklık da bu tür sorunlara sebep olabilir” ifadelerini kullandı.

F-35’lerin teknik değil stratejik bir sorun olduğuna işaret eden Karataş “F-35’lerle ilgili asıl sorunlar teknik değil stratejiktir. F-35 alımıyla birlikte ABD Türkiye’nin milli lojistik sistemini kontrol eder hale geliyor. Türkiye’nin milli lojistik sistemi Amerikan şirketinin, yani ABD’nin eline geçiyor. Bu kabul edilemez bir durum. Ancak yine de 13 Kasım’a çok var. Umarım bize, başından beri söylediğim gibi, o uçakları vermezler. Çünkü F-35 alımı milli uçak projesini baltalayacak. Önemli olan bu kısım. Yoksa teknik detaylar teferruat” diye ekledi.

3. Havalimanı için Bulgaristan’a para ödeneceği iddiasına yalanlama

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada İstanbul’daki yeni havalimanından gerçekleşecek uçuşlar için Hazineden Bulgaristan’a ödeme yapılmayacağı bildirildi.

Bakanlık tarafından bazı basın yayın kuruluşlarında TBMM Başkanlığına verilen bir soru önergesi kaynak gösterilerek, “3. havalimanı için Bulgaristan’a para mı ödeyeceğiz?” başlıklı haberle ilgili olarak yazılı açıklama yapıldı.

İstanbul yeni havalimanını karalamaya yönelik yapılan haberlerde öne sürülen iddiaların tamamen gerçek dışı olduğu belirtilen açıklamada, şunlara yer verildi:

“İstanbul yeni havalimanı kullanılarak yapılacak uçuşlar için hava araçlarının kullanacağı geliş ve kalkış rotaları ile hava koridorlarına ilişkin yayınlar 16 Ağustos’ta tüm dünyaya ilan edilmiştir. Herhangi bir iç hat uçuşunun yeni havalimanına inişi ya da kalkışı için kullanacağı rotaların tamamı ülkemiz hava sahası içindedir. Herhangi bir iç hat uçuşunun Bulgaristan, Romanya veya bir başka ülke hava sahasını kullanması ve bunun karşılığında hazineden para ödenmesi iddiası tamamen gerçek dışıdır”

Öte yandan açıklamada, Türkiye hava sahasına batıdan giren veya batıya çıkacak transit veya dış hat uçuşlarında ise halen Bulgaristan ve Yunanistan hava sahasının kullanıldığı hatırlatılarak, “Yeni havalimanı açıldığında da aynı durum devam edecektir. Hazineden bu uçuşlara da herhangi bir ödeme bugün yapılmadığı gibi yarın da yapılmayacaktır” bilgisine yer verildi.

Emeklilikte yaşa takılanlar için kanun teklifi

Emeklilikte yaşa takılanlar için bir kanun teklifi hazırlayan CHP’li Gürsel Tekin, “Yüz binlerce sigortalı mağdur. Meclis açıldığında ilk gündem bu olmalıdır” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, emeklilikte yaşa takılanların sorununu Meclis gündemine taşıdı. Konu hakkında bir kanun teklifi hazırlayan Tekin, “Emeklilikte yaşa takılan vatandaşların tamamını kapsayacak şekilde bir teklif hazırladık, Meclis açıldığında ilk gündemimiz bu olmalıdır” dedi. Tekin kanun teklifinin gerekçesinde mevcut uygulamanın yüz binlerce sigortalıyı mağdur ettiğini dile getirdi.

Tekin TBMM’ye sunduğu kanun teklifinde şu ifadelere yer verdi:

“İlk işe başlama tarihinde hangi şartlarda emekli olacağını bilen sigortalının, emeklilik hakları geriye dönük olarak değiştirildiği için milyonlarca kişi mağdur edilmişti. Sisteme girdikten sonra emeklilik şartlarının sigortalının aleyhine değiştirilmesi, çalışma hayatında ciddi bir toplumsal sorun oluşturmaktadır. Bilindiği üzere, Anayasamızın 5’inci maddesinin, devletin ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, insanımızın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamak gibi önemli bir yükümlülüğü de var. Bu yükümlülüğü yerine getirmek için; 08.09.1999 öncesinde sigortalı olmuş kadın ve erkeklerin; 18 yaşından sonra kadınların 20 yıl 5000 gün, erkeklerin 25 yıl 5000 gün primlerini tamamlaması şartıyla, emekli olacakları tarihte kendilerine tam aylığı hak edecek şekilde emeklilik işlemleri yapılmalıdır. Bu kanun teklifimizin yasalaşması durumunda, emeklilikte yaşa takılan milyonlarca vatandaşımızın maruz kaldığı ayrımcılık, adaletsizlik ve hukuksuzluk ortadan kaldırılmış olacaktır.”

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a 9 soru

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Sarayda oturan zat dedi ki ‘Kılıçdaroğlu döviz baronlarıyla hareket ediyor.’ Benim 1 liralık döviz baronlarıyla ilişkimi ispat et siyaseti bırakacağım. Ama ben senin döviz baronlarıyla ilişkini her ortamda açıklıyorum ama senden tık yok” dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 9 soru yöneltti.

Parti meclisi toplantısı öncesi basın açıklaması yapan Kılıçdaroğlu, “Osmanlı’nın Lale Devri’ni yaşıyoruz. Altlarında arabalar ekonomisi bizden daha iyi olan bir ülkenin bakanı normal uçakla seyahat ederken bizimki özel uçak tutup gidiyor” ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, “Sarayda oturan zat dedi ki, ‘Kılıçdaroğlu döviz baronlarıyla hareket ediyor.’ Benim 1 liralık döviz baronlarıyla ilişkimi ispat et siyaseti bırakacağım. Ama ben senin döviz baronlarıyla ilişkini her ortamda açıklıyorum ama senden tık yok” diye konuştu.

“Sadece borçlarımızı ödemek için borçlanmıyoruz, borçlarımızın faizini ödemek için de borçlanıyoruz” diyen Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ekonomiye ilişkin 9 soru yöneltti:

-Tarımı bitir, çiftçiyi borç batağına sürükle. Tarım ürünlerini ithal et diyen dış güçler miydi?

-Yandaşlarına Türkiye’nin en büyük ihalelerini dolar endeksli verdin. Daha çok kazansınlar diyen dış güçler miydi?

-Yandaşlarına dolarla gelir garantisi ver diyen dış güçler miydi?

-Yandaşlarının sözleşme değeri 123 milyar dolar olan projelerine devleti kefil et diyen dış güçler miydi?

-Dövizle borçlanmalarına izin ver diyen dış güçler miydi?

-Türkiye’yi Londra’daki bir avuç tefeciye teslim et diyen dış güçler miydi?

-Merkez Bankası’na müdahale et, her şeyi sen belirle diyen dış güçler miydi?

-Borç alan emir alır diyordun, memleketi bu hale getirmek için emir veren dış güçleri açıklayacak mısın?

-‘Borç alan emir alır’ diyordun. Borç almak için Katar’ın kapısını çalmaya ve yalvarmaya başladın. Şimdi Katar’dan mı emir alacaksın?

[divider]

Sosyal medya’da bizi takip edin…

Twitter | Facebook | Pinterest | Haber  YouTube

Akademi Portal Youtube Dergi

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here