Anasayfa / Dergi / Koku alamama (Anosmi) koku duyusunun kaybolması durumu
Koku alamama (Anosmi) koku duyusunun kaybolması durumu

Koku alamama (Anosmi) koku duyusunun kaybolması durumu

Koku alamama (Anosmi) koku duyusunun kaybolması durumu

Tat alma duyusuyla yakından bağlantılı olan koku duyusu, yaşama sevincini besler ve büyütür, hayattan zevk almayı yardımcı olur. Bu duyunun kaybolması ile birlikte güzel kokuların alınamaması ise üzgün ve depresif hissetmeye yol açar.

Koku almama (anosmi), koku duyusunun kaybolması durumu. Kendiliğinden oluşabileceği gibi bazı sorunlarla bağlantılı gelişebiliyor ve her zaman geçici olmayabiliyor. Kalıcı olması durumunda ise daha büyük bir soruna dönüşüyor çünkü koku alamama genellikle tat alma duyusunu da ortadan kaldırıyor.

KOKU ALAMAYAN TAT DA ALAMIYOR

Koku alamama sorununun bahar aylarında daha sık görüldüğünü söyleyen KBB Uzmanı Op. Dr. Cemal Gümrü, koku duyusunun tat alma duyusu ile yakından bağlantılı olduğunu vurguluyor.

Koku alma duyusunun beslenme ve sağlık üzerindeki etkisine işaret eden Gümrü, “Yiyeceğin kokusunu alamadığınızda muhtemelen tadını almada da sorun yaşarsınız. Bu sorun yeterince yemek yememeye, kilo kaybetmeye ve vücudunuz için ihtiyacınız olan besinleri alamadığınızdan vitamin ve mineral eksiklikleri gibi bazı sağlık sorunlarına yol açabilir” diyor.

Koku alamama (Anosmi) koku duyusunun kaybolması durumu

KOKU ALMAMA PSİKOLOJİYİ DE OLUMSUZ ETKİLİYOR

Koku almamanın ruh halini de etkileyebildiğini aktaran Gümrü, “Gıda, çiçek ve benzeri kokular yaşam sevinci verirken, bu kokuların alınmaması üzgün veya depresif hissetmenize neden olabilir. Koku alma duyusunun eksikliği aynı zamanda yangın nedeniyle oluşan duman veya gaz kaçağı kokusunun alınamaması gibi tehlikeler de yaratabilir” ifadesini kullanıyor.

KALICI OLABİLİR!

İnsanlar yaşlandıkça koku veya tat alma duyusunun azaldığını belirten, “Ancak koku duyusu eksikliğine genellikle yaralanma ya da bir sağlık sorunu neden olur. Koku almama kısa süreli olabilir ve sağlık sorunu iyileştiğinde azalır ya da bazen kalıcı olabilir” diyen Gümrü, koku almama nedenlerini şöyle sıralıyor:

  • Soğuk algınlığı veya sinüzit.

  • Mevsimsel alerjiler.

  • Sigara içimi.

  • Bazı ilaçlar.

  • Kafa travması.

  • İnme, Alzheimer hastalığı veya tümör gibi bazı beyin sorunları.

KOKU KAYBI NASIL TEDAVİ EDİLİYOR?

Koku almama teşhisi KBB muayenesi ile tedavi ise nedene yönelik yapılıyor. Koku alma duyusu bir hastalığa bağlıysa tedaviyle birlikte koku duyusu düzelebiliyor. Ancak yaralanma, hastalık veya ameliyat koku sinirlerine zarar verirse, tekrar koku almak mümkün olmayabiliyor. Bazen koku duyusu geri dönse bile öncekinden farklı olabiliyor, bazen de koku alma duyusu kendiliğinden geri dönebiliyor.

Bu konu da bir başka haberde ise, Koku alma duyusu eğitimle geliştirilebilmektedir!

Nature Neuroscience dergisinde yayımlanan çalışma, koku alma duyumuzu kullanmazsak, bu duyuyu kaybedebileceğimizi gösteriyor. Koku alma en eski duygularımızdan biri ve hafızayla en yakından ilişkili olanı.

New York University Langone Tıp Merkezi, yaptıkları araştırmanın, yaşlanma veya hastalık sonucu koku alma duyusunu yitirmiş kişiler için umut verici olabileceğini belirtiyor. Alzheimer ve Parkinson’s hastalıklarında, şizofreni vakalarında ve normal yaşlanma sonucunda, insanda koku alma duyusu zayıflıyor. Koku alma duyusunun tam olarak niçin azaldığı henüz bilinmiyor. Ancak Langone Top Merkezi, yapılan araştırmada, farenin beyninde, piriform korteks adlı ufak noktada sorun saptadıklarını belirttiler.

Teşhis ve ödüllendirme

Araştırmacılar, 30 fareyi, kenarlarında bir burun girebilecek büyüklükte delikler bulunan kutulara yerleştirdi ve farelere ortadaki delikten kısa sürelerle çeşitli kokular püskürttü.
Deneyde üç değişik koku kullanıldı. Birinci koku için, meyva, yağ ve temizlik malzemelerinden 10 kimyasal madde karıştırıldı. İkinci koku için de aynı karışım kullanıldı ama bir kimyasal madde başka bir maddeyle değiştirildi. Üçüncü kokudaysa kiyasal maddelerden biri çıkarıldı.

Fareler bir kokuyu tanıdıklarında kutunun solundaki delikten verilen suyla ödüllendirildi; diğer kokuyu tanıdıklarındaysa kutunun sağından verilen suyla ödüllendirildi.

Deney sırasında fareler, kimyasal maddenin değiştirildiği karışımdaki kokuları arasındaki farkı kolaylıkla farkettiler. Ama sadece bileşenlerden biri çıkarılmışsa, aradaki farkı anlayamadılar.
Araştırmacılar fareleri narkozla bayılttılar ve beyinlerine elektrotlar yerleştirdiler. Olfaktör bölümde her koku farklı bir elektrik faaliyeti yarattı.

Ancak piriform kortekste, farelerin ayrıştırdıkları kokular belirgin faaliyet kalıpları oluşturdu. Ayrımına varmadıkları kokuların yarattığı faaliyetlerse birbirinin aynısıydı. Araştırmacılar daha sonra yeni bir grup fareyi, ilk gruptakilerin ayırt edemedikleri kokuların birbirinden farkını tanıyacak şekilde, içmeleri için doğru delikten su vererek eğittiler.

Bunun sonucunda farelerin piriform korteksinde ortaya çıkan faaliyet tabloları da değişti. Daha sonra üçüncü gruptaki fareler, ilk gruptakilerin rahatlıkla ayırt ettikleri kokuları dikkate almayacak şekilde; her çeşit koku püskürtülen delikten aynı zamanda su da verilerek eğitildi.

Bu deneyde farelerin koku alma duyularının köreldiği, ödüllendirilseler bile, son gruptaki farelerin bir kokunun diğerinden farkını anlayamadıkları görüldü. Bu farelerin koku ayırt etme becerilerini kaybetmeleri, piriform kortekslerine de yansıdı ve her iki koku verildiğinde benzer elektrik kalıpları oluştuğu gözlendi.

Araştırmanın öncüsü Prof. Donald Wilson, “Beyinde, koku alma duyusunun kaybolduğu noktayı saptadık. Eğitilerek koku alma duyusunun geliştirileceğini ya da daha da kötüleştirileceğini ortaya koyduk. Bulgularımız, koku almadaki gerilemenin, duyularda gerçekten bir hasar olduğunu gösterebildiği gibi, bazı durumlarda, koku alma duyusunun kullanılmaması halinde, bu duyunun kaybolabileceği görülüyor.”dedi.

ANA SAYFA | Haber | Dünya | Bilim | Teknoloji | Sağlık-Yaşam

Dergi | Eğitim | Tanıtım | Shop | Video News | Paranomi

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv |  Akademi Portal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Nevşin Noyan

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *