Yaklaşık 2 yıldır cezaevinde bulunan İzmir’deki Protestan cemaatine ait Diriliş Kilisesi’nin ABD’li Pastörü Andrew Craig Brunson hakkında 25 Temmuz’da ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı kararı alınmıştı.

Avukat İsmail Cem Halavurt bu karara itiraz etti. İtiraz İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce reddedildi.

İzmir Ağır Ceza Mahkemesi, Brunson’a elektronik kelepçe takılmasına da hükmetmişti.

Brunson davasında 25 Temmuz’a kadar üç duruşma yapılmış ve bu duruşmalarda tahliye talepleri reddedilmişti.

Andrew Craig Brunson, Ekim 2016’da Gülen yapılanmasına üye olmak suçlamasıyla tutuklanmıştı.

ABD’nin North Carolina eyaletinde doğan 50 yaşındaki Brunson, 23 yıldır Türkiye’de yaşıyordu ve tutuklandığı sırada süresiz oturma izni başvurusu yapmaya hazırlanıyordu.

ABD, Brunson’ın serbest bırakılmamasının ardından “insan hakları ihlallerinin sorumluluları” oldukları gerekçesiyle İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e yaptırım uygulamaya başladı.

Pastör Brunson Davası ile ilgili detayları 5 başlıkta derledik:

Brunson ne zaman ve neden tutuklanmıştı?

Pastör Brunson, Ekim 2016’da eşiyle birlikte ifadeye çağrıldı ve ifade için gittiklerinde gözaltına alındı. Eşi Norine Brunson, 13 gün sonra serbest bırakıldı. Pastör Brunson ise Gülen yapılanmasına üye olduğu şüphesiyle tutuklandı.

Basında yer alan haberlerde, Pastör’ün bir gizli tanığın verdiği ifade doğrultusunda tutuklandığı bildirildi.

Brunson, daha sonra Ağustos 2017’de, İzmir F Tipi Cezaevi’nde yatmakta olduğu sırada bu kez de “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme”, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek”, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlarından da tutuklanması talep edildi.

Pastör Brunson, Ağustos 2017’de bir kez daha tutuklanması isteminin değerlendirildiği duruşmada verdiği ifadede hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini söyledi. 7 Mayıs 2018’deki duruşmada da tahliye talebi kabul görmedi.

Pastör Brunson, tutuklandığı sırada Türkiye’de süresiz oturma izni için yaptığı başvurunun sonucunu bekliyordu

Brunson hakkındaki iddianamede ne suçlamalar var?

Bruson hakkındaki iddianame tutuklanmasından yaklaşık 1,5 yıl sonra hazırlandı ve Mart 2018’de İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İddianamede, Brunson’a hem Fethullah Gülen Cemaati hem de PKK adına suç işlediği suçlaması yöneltildi.

Brunson için “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği” gerekçesiyle 15 yıla kadar, “devletin gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etmek” suçlamasından 20 yıla kadar hapis cezası istendi.

Anadolu Ajansı’nın ayrıntılarını yayımladığı iddianameye göre, Brunson’ın Gülen yapılanmasına üye bazı isimlerle görüşmeler yaptığı belirtildi.

ABD’li rahip Bill Campbell da davayı izlemeye gelenler arasındaydı

Brunson’ın temas kurduğu isimler arasında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Başkanı Taner Kılıç’ın da yer aldığı öne sürüldü.

İddianamede kilisesinde PKK ile Gülen Cemaati’ni “övücü ve bölücü içerikli konuşmalar” yapmakla suçlanan Brunson’ın evindeki aramalarda “çok sayıda dijital materyal” ele geçirildiği vurgulandı.

Brunson’ın ayrıca Mayıs ve Haziran 2013’teki Gezi Parkı’na alışveriş merkezi yapılması planının protesto için düzenlenen eylemlerin organizatörlerinden biri olduğu da iddia edildi.

Pastör Brunson, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı ve yaklaşık altı saat süren Türkçe bir savunma yaptı. Savunmasını yaparken bir ara ağlayan ve fenalaşan Brunson, “yasa dışı hiçbirşey yapmadığını” söyledi.

Brunson bu iddialar karşısında ne diyor?

Brunson, Ağustos 2017’de bir kez daha tutuklanması talebinin değerlendirildiği celseye SEGBİS aracılığıyla bağlandı.

Burada verdiği ifadede Brunson, hakkındaki iddiaları reddetti.

Türkiye medyasına yansıyan haberlere göre Brunson, “Hayatım boyunca hiçbir Fetullahçı ile hiç tanışmadım.
Toplantılarına hiç katılmadım. Ben kilise kurdum. Casusluk yapmadım. Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü destekliyorum. Benim derdim İsa Mesih’i anlatmaktadır. Fetullahçı terör örgütüyle hiçbir bağlantım yoktur. Ne zaman nerede ve nasıl casusluk yaptım açıklanmasını istiyorum” dedi.

Brunson, avukatları ve ailesi ise bu iddiaların tamamını reddediyor.

Avukatı İsmail Cem Halavurt, Reuters haber ajasnına yaptığı açıklamada, iddiaların asılsız olduğunu söyledi.

Halavurt, “Brunson’ın inancından dolayı tutuklandığını ortaya koyan kanıtlar var” dedi.

Dava öncesinde Amerikan NBC News Televizyonu’na konuşan Brunson’ın kızı Jacqueline Furnari de, “Babam yanlış bir şey yapmadı. Barışçıl, sevgi dolu bir adam, o bir pastör. Bu suçlamaların tamamı saçmalık” diye konuştu.

Pastör’ün hapiste geçirdiği süre içerisinde 25 kilo verdiği ve depresyona girdiği de öne sürüldü.

Brunson’un eşi Norine Brunson da davayı izlemeye geldi

ABD ne tepki gösterdi?

Şu an Türkiye’de cezaevinde bulunan ABD vatandaşları arasında yer alan Brunson’ın tutukluluğu, ABD’nin sert tepkisini çekti.

İlk kez en üst düzey ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Mayıs 2017’de yaptığı görüşmede gündeme getirilen bu konu, ikili ilişkilerdeki en önemli meseleler arasında yer alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün ABD’deki mal varlıkları ve mal varlıklarından elde edebilecekleri faiz gelirlerini dondurdu ve ABD vatandaşlarının bakanlarla herhangi bir iş ve işlem yapması yasaklandı.

Ayrıca ABD Kongresi’nde de askeri ve mali konularda Türkiye’ye yönelik bazı süreçler yürütülüyor.

ABD, daha önce de Brunson’ın avukatları ile görüştürülmediği ve hakkındaki suçlamaların ayrıntılarını bilmediğini de öne sürdü. Ancak daha sonra Brunson’ın avukatları ve ABD Büyükelçiliği temsilcileri ile görüşmesine izin verilmeye başlandı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Heather Nauert, Mart ayında yaptığı açıklamada, Brunson’ın en son 6 Şubat’ta avukatı ve konsolosluk yetkilileriyle görüştüğünü söylemişti.

Brunson Davası, ABD Kongresi’nde de sıklıkla gündeme getiriliyor.

İlk duruşmayı izlemek üzere Amerikalı Senatör Thom Tillis ile ABD’nin inanç özgürlüğü temsilcisi Sam Brownback de İzmir’e gitti.

Brunson’ın serbest bırakılması için çeşitli sivil toplum kuruluşları da kampanya yürütüyor.

ABD’nin muhafazakar sivil toplum örgütlerinden Amerikan Hukuk ve Adalet Merkezi’nin (ACLJ) Brunson’ın serbest bırakılması talebiyle açtığı imza kampanyasını şu ana kadar 480 bin kişi imzaladı.

Kimdir Bu ABD'li Pastörü Andrew Craig Brunson ?

Türkiye hükümeti ne diyor?

Brunson’ın durumuyla ilgili en net açıklamalardan birisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan geldi.

Erdoğan, Eylül 2017’de yaptığı bir konuşmada, Brunson’ın serbest bırakılmasını Fethullah Gülen’in ABD’den iadesiyle bağdaştıran ifadeler kullandı:

“Pensilvanya’daki nasipsiz adamın arkasından giden profesörler de var. Sen nasıl profesörsün? Sen profesör olsan ne yazar? ‘Papazı verin’ diyorlar. Bir papaz da sizde var, bize verin, yargılayalım, biz de onu size verelim. ‘Onu karıştırma’ diyorlar” dedi.

ABD ise olası bir takası reddetti.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Şubat ayında 24 kanalına verdiği mülakatta, yaptıkları görüşmede ABD’li mevkidaşı Rex Tillerson’ın Türkiye’de tutuklu ABD vatandaşlarıyla ilgili yargı sürecinin hızlanması talebini yinelediğini ve Brunson’ın durumunu da gündeme getirdiğini söyledi.

Uluslararası medya kuruluşlarında da Brunson’ın bir “pazarlık unsuru” olduğu yönünde yorumlar yer aldı.

İngiltere’de yayımlanan haftalık The Economist dergisi Brunson’ı, “ABD ile Türkiye arasındaki kavgada bir piyon” olarak nitelendirdi.

ABD – Türkiye ilişkileri ne durumda?

Son duruşmadan bu yana ABD – Türkiye ilişkilerinde ilerleme sağlandı.

İki ülke arasında kriz yaratan konulardan Suriye’nin kuzeyindeki Menbiç’teki YPG varlığı konusunda bir anlaşmaya varıldı. Türkiye Menbiç’in dışında devriye faaliyeti yürütmeye başladı. İlerleyen süreçte YPG varlığının bölgeden tamamen çekileceği belirtiliyor.

[toggle title=”Üç aşamalı Menbiç yol haritası nasıl işleyecek?” state=”close” ]

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Amerikalı mevkidaşı Mike Pompeo ile Washington’da yaptığı görüşmelerin ardından Menbiç’te güvenlik ve istikrarın sağlanması için izlenecek 3 aşamalı yol haritasının ayrıntılarını paylaştı. Çavuşoğlu, YPG’nin elinden silahların alınacağını ve hazırlık sürecinin 10 güne kadar başlayacağını ifade etti.

Çavuşoğlu’nun yol haritasının detaylarını açıklamasından kısa bir süre sonra ise Suriye’deki Kürt silahlı gücü YPG’den “Menbiç’te bulunan askeri danışmanlarımızı geri çekeceğiz” açıklaması geldi.

YPG, Kasım 2016’da Menbiç’in ele geçirilmesinin ardından savaşçıların bölgeden ayrıldığını, sadece askeri danışmanların Menbiç Askeri Konseyi’ne danışmanlık yapmak üzere bölgede kaldığını söylüyor.

Antalya’da gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çavuşoğlu, üzerinde uzlaşı sağlanan üç aşamalı yol haritasını şöyle özetledi:

1. aşama ön hazırlık:

Temmuz ayında ABD’li yetkililerle Türkiye’de ikinci bir toplantı düzenlenecek.

Çavuşoğlu, ön hazırlık sürecinde 6 konuya netlik getirileceğini söyledi:

  • Türk askeri oraya ne zaman girecek?
  • Kimlerden oluşacak?
  • YPG çekilirken kim nezaret edecek?
  • YPG çekildikten sonra boşluk olmaması için nasıl görev yapacaklar?
  • Görev paylaşımı nasıl olacak?
  • Kim yönetecek, yönetimde kimler olacak?

2. aşama uygulama süreci:

Ön hazırlıkların tamamlanmasının ardından ikinci aşamada alınacak kararların uygulanması sürecine geçileceğini ifade eden Çavuşoğlu, “YPG Münbiç’ten çekilirken silahlar alınacak. Hiçbir üçüncü ülkenin dahli olmayacak. Bu Fransa’yı ve İngiltere’yi de kapsar. Bu ABD ile Türkiye’nin yol haritasıdır” dedi.

Bu uzlaşının ABD ile Türkiye arasında olduğuna dikkat çeken Çavuşoğlu, “Bu iki dışişleri bakanının onayladığı bir belgedir. Bu iki ülke ilişkilerini etkileyecek bir durumdur. Bu uluslararası bir anlaşma değil, onay verdiğimiz bir yol haritası” diye konuştu.

Kimdir Bu ABD'li Pastörü Andrew Craig Brunson ?

3. aşama yönetimin belirlenmesi:

Menbiç yol haritasının üçüncü ve son aşamasındaysa Menbiç’te oluşacak olan yönetimin belirlenmesi planlanıyor.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ” Birlikte buraların kimin yöneteceğine ve güvenlik birimlerinde kimlerin yer alacağına karar vereceğiz. Ve bu şekilde Münbiç’i istikrara kavuşturmuş olacağız” dedi.

Çavuşoğlu ayrıca Menbiç’te uygulanan bu yol haritasının daha sonra YPG kontrolündeki diğer bölgelere de uygulanacağını ifade etti:

“Fırat’ın doğusuna gidecekler. Bize yönelik tehdit esas itibariyle Fırat’ın doğusundan geliyor. Dolayısıyla Münbiç’ten sonra yol haritası burada da uygulanacak. Mutabakatımızın içerisinde bu var. İşte o zaman YPG nereye gidecek? Esas soru burada. Bunların hepsini istihbaratımızla beraber, tüm birimlerimiz muhattaplarıyla görüşecek.”

[/toggle]

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alma kararı ise iki ülkenin ilişkilerini etkilemeye devam ediyor. Türkiye’nin bu hamlesi nedeniyle ABD Kongresi Türkiye’ye F-35 satışının dondurulması için bir yasa hazırlamıştı.

Öte yandan ABD’den Türkiye’ye S-400 yerine Patriot hava savunma sistemi satılabileceğine dair açıklamalar da geliyor.

[toggle title=”ABD’den Türkiye’ye S-400 yerine Patriot hava savunma sistemi satılabileceğine dair açıklamalar ” state=”close” ]

ABD’li Büyükelçi: Türkiye ile S-400’lere alternatif Patriot’ların satışı için görüşmeler sürüyor

Kimdir Bu ABD'li Pastörü Andrew Craig Brunson ?

ABD Dışişleri Bakanlığı’nda, Askeri ve Diplomasi İlişkiler Departmanı’ndan Sorumlu Büyükelçi Tina Kaidanow, ABD ile Türkiye arasında S-400’lere alternatif Patriot füze savunma sisteminin satışı için görüşmelerin sürdüğünü açıkladı.

Kaidanow, ABD hükümet yetkililerinden oluşan bir heyetin, İngiltere’de düzenlenen Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nda, ABD’nin savunma ticaretini artırmak için müttefik ülkelerle görüşmeler yaptığını söyledi.

ABD’li Büyükelçi, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’ye Patriot’larla ilgili ikna etmeye çalıştığını da ekledi. Bununla birlikte Kaidanow, iki ülkenin heyetlerinin Farnborough’da görüşüp görüşmediğine dair konuşmadı.

Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemini alma adımı, ABD ve NATO ülkelerinin tepkisine neden oluyor.

Bununla ilgili kaygılı olduklarını yineleyen Kaidanow, Türkiye ile ABD arasındaki stratejik ilişkinin desteklenmesinin Patriotlarla sağlanabileceğini söyledi.

Erdoğan ‘Bu iş bitti’ demişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Nisan ayında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Ankara’da düzenlediği ortak basın toplantısında, S-400 füze savunma sisteminin Rusya’dan satın alınması konusunda bir değişiklik olmadığını açıklamıştı.

NATO ülkeleri tarafından ortak savunma sisteminde karmaşaya yol açacağı gerekçesiyle eleştirilen satın alma kararıyla ilgili Erdoğan, “S-400 anlaşmasını yaptık, o defteri kapattık. Bitti o iş” ifadelerini kullanmıştı.

Ziyaret kapsamındaki görüşmelerde S-400’lerin teslimatının da gündeme geldiğini söyleyen Rusya Devlet Başkanı Putin, “Teslimat sürelerini azaltmaya karar verdik” demişti.

Basın toplantısının ardından Twitter üzerinden açıklama yapan Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, teslimat tarihinin öne çekilerek Temmuz 2019’a alındığını duyurmuştu.

[/toggle]

[toggle title=”S-400 füze savunma sistemi nedir?” state=”close” ]

Testlerine 1999 sonunda başlanan S-400 sistemi 2007 yılında faaliyete alındı.

Bu sistem, insanlı ya da insansız her türlü hava aracının yanı sıra hem seyir (cruise) hem de balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip. Azami menzili 400 kilometre, ulaşabildiği en yüksek irtifa da 30 kilometre.

Kimdir Bu ABD'li Pastörü Andrew Craig Brunson ?

Ayrıca, her hedefe iki füze kilitleyerek, eşzamanlı olarak 80 hedefi vurabiliyor.

En fazla 3 bin 500 kilometre uzaklıktan fırlatılan orta menzilli balistik füzeleri imha etme kapasitesine sahip.

NATO ülkeleri karşı çıkıyor

Türkiye tarihinin en yüksek meblağlı savunma anlaşması olan bu girişim, NATO’nun ve ABD’nin tepkisini çekmişti. *

Sistem teslim edildiğinde, Türkiye S-400 kullanan ilk NATO üyesi olacak.

Uzmanlar, NATO’nun birbirine entegre hava savunma sisteminin bulunduğunu ve Türkiye’nin S-400’ü satın almasının maliyet, nitelik ve teknoloji transferi gibi birçok teknik sorunu beraberinde getirebileceğini ifade ediyor.

Ayrıca, bu alımın tamamlanması halinde bunun Türkiye’nin NATO ile ilişkilerini yeniden tanımlamak adına attığı bir adım olarak yorumlanabileceği de belirtiliyor.

[/toggle]

Son olarak ABD Siyasi-Askeri İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Vekili Tina Kaidanow, iki ülke heyetleri arasında müzakerelerin devam ettiğini açıkladı.

Kimdir Bu ABD'li Pastörü Andrew Craig Brunson ?
Trump ve Erdoğan Brüksel’de gerçekleştirilen NATO zirvesinde kısa bir süre sohbet etmişti.

Trump ile Erdoğan ise son olarak Brüksel’deki NATO zirvesinde bir araya geldi. İkilinin zirvedeki görüşmelerinin olumlu geçtiği, Trump’ın Türkiye’nin savunma harcamalarındaki artışı diğer ülkelere örnek gösterdiğine dair haberler basına yansıdı.

 

[divider]

Sosyal medya’da bizi takip edin…

Twitter | Facebook | Pinterest | Haber  YouTube

Akademi Portal Youtube Dergi

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here