AK Parti’li yetkili Spiegel’e Konuştu: Erdoğan, IMF’dense ulusal bir iflası kabul eder

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Alman dergisi Der Spiegel, AK Partili bir yetkilinin “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisini IMF’ye teslim etmekten çok ulusal bir iflas kabul etmeye daha istekli olurdu” yorumunda bulunduğunu yazdı.

[toggle title=”Haberin tüm detayları için açılır menüye tıklayın” state=”close” ]

Alman dergisi Der Spiegel, AK Partili bir yetkilinin “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kendisini IMF’ye teslim etmekten çok ulusal bir iflas kabul etmeye daha istekli olurdu” yorumunda bulunduğunu yazdı.

Almanya’da yönetim kademelerinde AK Parti hükümetine karşı pek de sempati duyulmadığını kaydeden Spiegel, bu durumun ABD Başkanı Donald Trump’ın son hamleleriyle değişmeye başladığını yazdı.

Der Spiegel’de yayımlanan yazıya göre, Erdoğan’ın Alman hükümetini Nazi yöntemlerini benimsemekle suçlaması, Almanya’da yaşayan Türk vatandaşlarına Hıristiyan Demokratlar’a (CDU) oy vermemeleri gerektiğini söylemesi ve Türkiye basınında Merkel’in Hitler bıyığıyla resmedilmesinden sonra sessiz kalmış olması gibi sebeplerle Almanya ‘da AK Parti hükümetine pek de sempati beslenmediği biliniyordu. Ancak yazıya göre, bu durum artık değişti ve Alman hükümeti Erdoğan’a daha yumuşak yaklaşıyor.

Sol haber’in aktardığına göre, yazıda, bunun sebebi olarak artık Almanya için yeni bir ‘ilkel’ ve ‘kabul edilemez’ davranışlarda bulunan karakterin yani ABD Başkanı Donald Trump’ın ortaya çıkması gösterildi.

Yazıda bu durum, Trump’ın Almanya ve Türkiye’yi bir araya getirdiği şeklinde yorumlandı.

Sosyal Demokratlar’ın (SPD) başkanı Andrea Nahles, Türkiye’ye Alman yardımı olasılığını soru önergesi olarak verdiğinde, hükümetten olumsuz cevap gelmişti.

SPD’den Alman Maliye Bakanı Olaf Scholz da keza bu fikre fazla sıcak bakmamıştı. İki hafta önce Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert, Türkiye’nin ekonomik anlamda istikrarlı olmasının Almanya’nın çıkarına olduğunu söylemişti.

Dergi, Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz’un, Türk mevkidaşı Berat Albayrak’ı Berlin’e davet ettiğini ve Ekonomi Bakanı Peter Altmaier’in birkaç hafta sonra Türkiye’ye bir ziyaret planladığını hatırlatarak Alman hükümetinin, Türkiye’ye yeni yaklaşımıyla, Trump’a ve piyasalara bir mesaj göndermek istediğini ileri sürdü.

Fakat Spiegel’e göre Merkel için, Erdoğan’a verilen herhangi bir Alman desteği onu garip bir duruma sokuyor. Çünkü Merkel mülteci anlaşmasından bu yana, Erdoğan’ın kendisine şantaj yapmasına izin vermekle suçlanıyor. Türkiye’ye gelen milyonlarca Suriyeli mültecinin de Almanya ‘ya baskı uygulayabileceği her fırsatta tekrar gündeme getiriliyor. Spiegel’e konuşan bir AK Partili yetkili, “Türkiye kaos içine girerse, bundan zarar görecek ABD değil, her şeyden önce Avrupa” yorumunda bulunmuştu.

‘ERDOĞAN AYNI ANDA AVRUPA’YA VE ABD’YE KARŞI ÇIKAMAYACAĞINI BİLİYOR’

Türk mevkidaşı Albayrak ile yapılacak görüşmelerde Scholz’un Türkiye’yi IMF yardımı almaya ikna etmeye çalışacağı da Spiegel’in yazısında gündeme geldi.

Fakat dergiye konuşan AK Partili bir yetkili, “Erdoğan, kendisini IMF’ye teslim etmekten çok ulusal bir iflas kabul etmeye daha istekli olurdu” yorumunda bulundu.

Spiegel’e göre, Almanya, Türkiye için özel bir önem taşıyor ve Erdoğan, Alman hükümetiyle husumetlerini kapatmaya gayret gösteriyor.

İlk adım olarak, bütün bakanlarına Almanya ‘ya karşı sözlü saldırılarını azaltma talimatı verdi. Spiegel’e konuşan AK Partili yetkili “Erdoğan bir pragmatist” yorumunda bulunurken “Aynı zamanda Avrupa’ya ve ABD’ye karşı çıkamayacağını biliyor” sözlerini kullandı.

[/toggle]

 

Rus büyükelçilik: İngiliz uçaklarının Rus uçağına eşlik etmesi provokatif bir adım

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Rusya’nın İngiltere Büyükelçiliği, İngiltere Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının Karadeniz’de Rus savaş uçağına eşlik etmesini provokatif bir eylem olarak nitelendirdi.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

Rusya’nın İngiltere Büyükelçiliği, İngiltere Hava Kuvvetleri’ne ait savaş uçaklarının Karadeniz’de Rus savaş uçağına eşlik etmesini provokatif bir eylem olarak nitelendirdi.

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Rusya’nın İngiltere Büyükelçiliği “Son yaşananlar İngiltere ve diğer NATO güçlerinin Romanya, Polonya veya Baltık ülkelerine konuşlandırılmasının ne kadar zararlı olduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Bu tür bir askeri varlık bir başka tarafın güvenliğini arttırmak yerine, İngiliz yetkililer tarafından provokatif eylemler için kullanılıyor. Bu hem üzücü sözlü açıklamalarla, hem de tehlikeli askeri yöntemlerle yapılıyor” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada Rusya’nın uluslararası hukuka tam bir riayet gösterdiği ve İngiltere’ye karşı bir tehlike teşkil etmediği vurgulandı.

İngiltere Hava Kuvvetleri perşembe günü Typhoon uçaklarının Karadeniz’de NATO hava sahasına doğru ilerlediğini iddia ettiği bir Rus uçağını ‘engellediği’ açıklamasını yapmıştı.

[/toggle]

İtalya’da anlaşma: 137 göçmenin ülkeye girişine izin, Salvini’ye soruşturma

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

10 günden uzun süredir Akdeniz’de bekletilen göçmenler, İtalya Katolik Kilisesi, Arnavutluk ve İrlanda’nın kabul etmesiyle karaya inebildi. Göçmenlerin İtalya’ya girmesine izin vermeyen İtalya İçişleri Bakanı Salvini hakkında görevini kötüye kullanma, insanları yasadışı şekilde alıkoyma ve insan kaçırma suçlamalarıyla soruşturma açıldı.

[toggle title=”Haberin devamını okumak için tıklayın” state=”close” ]

BBC Türkçe’den Övgü Pınar’ın haberine göre, Akdeniz’de kurtarılan göçmenlerin İtalya’ya girmesine izin vermeyerek günlerdir bir gemide mahsur bırakan aşırı sağcı İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini hakkında görevini kötüye kullanma, insanları yasadışı şekilde alıkoyma ve insan kaçırma suçlamalarıyla soruşturma açıldı.

10 günden uzun süredir denizde bekletilen göçmenlerse, İtalya’daki Katolik Kilisesi, Arnavutluk ve İrlanda’nın kabul etmesiyle dün gece karaya inebildi.

Libya’dan yola çıkarak Avrupa’ya ulaşmaya çalışan 190 göçmen 15 Ağustos’ta Akdeniz’de kurtarılarak İtalyan Sahil Güvenliği’ne ait Diciotti gemisine alınmıştı. Ancak en yakın güvenli limanlar olan Malta ve İtalya, geminin kendi limanlarına yanaşmasına günlerce izin vermemişti.

İtalya’ya ait bir geminin İtalyan limanlarına girişine izin verilmemesi ülkede büyük tepki çekmiş ve sonunda hükümet geçen pazartesi günü, göçmenleri taşıyan Diciotti gemisinin Sicilya adasındaki Catania limanına yanaşmasına izin vermişti.

Ancak bu kez de göçmenlerin gemiden inerek karaya çıkmasına izin verilmiyordu. Yalnızca hasta ve çocukların gemiden inmesine izin verilirken, 137 kişi 10 günden uzun süredir gemide mahsur kalmıştı.

Başta İçişleri Bakanı Matteo Salvini olmak üzere koalisyon hükümeti, göçmenlerin diğer AB ülkeleri tarafından kabul edilmemesi halinde İtalya’ya girişlerine izin vermemekte ısrar ediyordu.

İtalya’da sol partiler, insan hakları örgütleri ve hükümetin göç karşıtı politikalarına karşı çıkan medya organları ile vatandaşlar günlerdir bu durumu protesto ediyordu.

‘ÜLKEMİN SINIRLARINI KORUDUM’

Dün akşam, Sicilya’daki Agrigento Savcılığı’nın İçişleri Bakanı Matteo Salvini hakkında soruşturma açtığı öğrenildi. Salvini ile birlikte, İçişleri Bakanlığı’ndan üst düzey bir ismin daha soruşturmaya dahil edildiği belirtildi. İtalyan basınına göre savcılık Salvini’ye görevini kötüye kullanma, insan kaçırma ve yasa dışı şekilde alıkoyma suçlamaları yöneltiyor.

Salvini, hakkında soruşturma açılması üzerine sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Ülkemin sınırlarını ve güvenliğini koruduğum için Agrigento Savcısı beni sorguya çekmek, hatta tutuklamak istiyorsa bundan onur duyarım. Kollarımı açtım, kendisini bekliyorum!” dedi.

Salvini’nin destekçileri de Twitter’da ‘kimse Salvini’ye dokunmasın’ etiketiyle sosyal medya kampanyasına başladı. Etiket, İtalya’da Twitter’da en çok kullanılan etiketler arasına girdi.

Salvini hakkında soruşturma açılmasının ardından, gemideki 137 göçmenin karaya çıkmasına izin verildi. İtalya’daki Katolik Kilisesi, Arnavutluk ve İrlanda’nın bu göçmenleri kabul etme taahhüdünde bulunması üzerine göçmenlerin gemiden inmesine izin verildiği belirtiliyor.

Katolik kilisesi 100 göçmenin sorumluluğunu üstlenirken Arnavutluk ve İrlanda 20’şer göçmenin sorumluluğunu üstlendi.

Diciotti gemisindeki göçmenlerin çoğunluğunun Eritreli olduğu, Suriye, Somali gibi ülkelerden kaçanların da bulunduğu açıklandı.

[/toggle]

Erdoğan: Ülkemizi 2023 hedeflerine, 2053 ve 2071 vizyonuna ulaşmaktan kimse alıkoyamayacaktır

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Malazgirt Zaferi’nin 947. yıl dönümü nedeniyle açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Malazgirt Zaferi’nin kazanılmasını mümkün kılan bu ruh ayakta oldukça ülkemizi 2023 hedeflerine, 2053 ve 2071 vizyonuna ulaşmaktan hiç kimse alıkoyamayacaktır” ifadesini kullandı.

[toggle title=”Haber detaylarını okumak için açılır menüyü tıklayın” state=”close” ]

Erdoğan, 1071 Malazgirt Zaferi’nin 947. yıl dönümü dolayısıyla Twitter hesabından paylaşımda bulundu.

Paylaşımında, “Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümünde büyükkomutan Sultan Alparslan’ı ve aziz şehitleri rahmet ve minnetle yad ediyorum” diyen Erdoğan, “Malazgirt Zaferi’nin kazanılmasını mümkün kılan bu ruh ayakta oldukça ülkemizi 2023 hedeflerine, 2053 ve 2071 vizyonuna ulaşmaktan hiç kimse alıkoyamayacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

‘SAKIN HA BİRBİRİNİZE KİN TUTMAYIN’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, beraberindeki bakanlarla Malazgirt Zaferi’nin 947. yıl dönümü kutlama programı kapsamında geldiği Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Meydan Mezarlığı ziyareti sonrasında da mezarlık önünde toplanan halka hitap etti.

Başkan Erdoğan, Sultan Alparslan’ın otağını kurduğu Ahlat’tan Malazgirt’e yürüdüğünü belirtti.

“Şimdi biz de buraya geldik burada 200’e aşkın o kahramanları ki toplamda rakam çok büyük şöyle bir Fatiha ile analım istedik ve buradaki çalışmalarımızı da hızlandıralım istedik” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bakan arkadaşlarımızla beraber buradayız. Buradan Malazgirt’e geçeceğiz. Malazgirt’te şu anda on binler var. Sizden özellikle bir başka ricam var. Biliyorsunuz her şeyden önce biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız hep birlikte Türkiye olacağız” ifadesini kullandı.

Konuşmasında birlik ve beraberliğin önemine vurgu yapan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şunu da unutmayacağız, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bizi bölemeyecekler, bizi parçalayamayacaklar, bizler bir oldukça, iri oldukça, diri oldukça Allah’ın izniyle çok daha farklı bir şekilde inşallah 2023’e yürüyeceğiz, 2053’e yürüyeceğiz ve 2071’e yürüyeceğiz. O fetihleri biz göremeyeceğiz ama siz göreceksiniz. Yavrularımız görecek. Onlara biz bir başka Türkiye’yi inşa edeceğiz. Onun için birbirimizi Allah için sevin. Sakın ha birbirinize karşı kin tutmayın.”

Konuşmasını okuduğu dua ile sonlandıran Erdoğan, “Biliyorsunuz çok açık ve net ortada o da şu; ‘Hepiniz toptan sımsıkı Allah’ın ipine sarılın, ayrılığa düşmeyin.’ Ayrılığa düşmeyeceğiz” dedi.

[/toggle]

İran’da F-5 savaş uçağı düştü: Pilot öldü, yardımcı pilot hayatta

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

İran’ın Huzistan eyaletine bağlı Dezful kentinde F-5 tipi askeri uçağın düştüğü ve pilotun hayatını kaybettiği açıklandı.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

IRNA, eğitim amaçlı kullanılan uçağın iniş sırasında düştüğünü duyurdu. Uçağın düşme nedeni henüz belirlenemedi.

Ancak pilotun hayatını kaybettiği, yardımcı pilotun ise yaralandığı açıklandı.

İran 1979’daki İslam Devrimi öncesinde ABD’den F-5 savaş uçakları satın almıştı. Bunun 48’i hala kullanımda.  Tahran geçen hafta ilk milli savaş uçağını ‘Kevser’i tanıtmıştı.

[/toggle]

Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümünde konuşan Erdoğan: Ahlat’a bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü yapacağız

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümü nedeniyle Muş’un Malazgirt ilçesinde konuştu.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

— On binler burada. Az önce resmi rakamı aldım 75 bin kişi. Burada yapacağımız daha çok şeyler var. İnşallah çevre düzenlemesini burayı özellikle selvilerle çevreleyip çok daha iyi bir hale getirelim diyoruz.

— Ahlat’ta otağ kuruldu. Oradan buraya yolculuk. 26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’nin adımları atıldı.

— Malazgirt Zaferi’nin 947. yıldönümünü tebrik ediyorum. Bizlere bu güzel yurdu miras bırakan Sultan Alparslan’a, gazilere ve şehitlere saygımı sunuyorum.

— Fetih, zulme karşı başkaldırının adıdır. Fetih, toprakların ve toplumların adalet, hakkaniyet, iman ve cesaret mayasıyla harmanlanması demektir. Bizim medeniyetimiz bir fetih medeniyetidir. En büyük fethimiz, hiç şüphesiz, gönüllerin fethidir

AHLAT’A CUMHURBAŞKANLIĞI KÖŞKÜ

-Milletimizin birliğinin beraberliğini sembolü olan bu bölgeyi korumalı gözetmeliyiz. Sayın Bahçeli bir ziyaretinde güzel bir hatırlatmada bulundu:

Ahlat’a bir Cumhurbaşkanlığı Köşkü yakışır. Çünkü otağı Sultan Alpaslan oraya kurdu biz de varisleri olarak oraya böyle bir inşallah otağ kuralım. Bugün vali ve belediye başkanımızla görüştük. Onlar 1071 metrekare yer düşünmüşler. Dedik olmaz. 1071 metrekare oturum alanı olur en az 5 dönüm çevre düzenlemesiyle. Belediye başkanımız da coştu en az 10 dönüm dedi. Bu bir işaret fişeğidir inşallah sonu da hayır olur. Malazgirt savaşının yaşandığı bölgeyi milli park olarak ilan ettik ve düzenlemesine başladık. Bu yıl milli park alanının ilk etabı devreye girdi.

‘MALAZGİRT RUHUNU UNUTURSAK NE ÖNCEMİZ KALIR NE SONRAMIZ’

— Kaç asır geçerse geçsin varlığımız bu sayede devam ediyor. Malazgirt’te kazandığımız zafer bize Avrupa’nın ortalarına kadar giden yolu açmıştır. Bu yüzden Malazgirt Mekke, Medine, Bursa, Edirne, İstanbul tüm Balkanlar demektir. Malazgirt ruhunu unutursak ne öncemiz kalır ne sonramız. Biz Malazgirt’te sadece bir zafer kazanmadık Malazgirt’te millet olduğumuzu tüm dünyaya ilan ettik. Şayet Malazgirt ruhunu yaşatmayı başaramazsak geçmişimizle birlikte geleceğimiz de kaybederiz.

‘MEKKE’YE, MEDİNE’YE, KUDÜS’E, CUMHURİYET’E, 15 TEMMUZ’A SAHİP ÇIKIN’

— Maziden atiye uzanan bu büyük mirasa çok iyi sahip çıkın. Mekke’ye, Medine’ye sahip çıkın. Bu mübarek toraklara namusunuz gözüyle bakın. Kudüs’e sahip çıkın. Selçuklu’ya Osmanlı’ya sahip çıkın. Osmanlı başkentlerine evladı fatihan olan Balkanlara sahip çıkın. Kurtuluş savaşımıza ve cumhuriyetimize çok iyi sahip çıkın. 15 Temmuz kıyamına sahip çıkın. Bu tarihi hadiseyi asla unutmayın unutturmayın. Siz bu ülkenin bu ümmetin ve tüm insanlığın umudusunuz.

‘ANADOLU YIKILIRSA NE ORTA DOĞU NE BALKANLAR KALIR’

— Anadolu, insanlığın geleceğinin kilit taşıdır. Büyük liderler Anadolu’ya sahip çıkmak istemiştir. İşte Çanakkale’de Gazi Mustafa Kemal o gençliği ile beraber yedi düvele karşı savaştılar ve Çanakkale geçilmez dedikleri. Nice şehitler verildi. Ülkemizin bir süredir yaşadığı sıkıntıların sebeplerini konjonktürel gelişmelerde arayanlar çok yanılırlar. Perde gerisinde yazılan senaryoların işte böyle bir arka planı vardır. Unutmayın, Anadolu bir benttir bu bent yıkılırsa ne Orta Doğu ne Orta Asya ne Balkanlar kalır. Üzerinden ulu çınar gölgesi kalkan bu tüm bu coğrafyalar tehlikeye maruz kalır.

‘MESELE TÜRKİYE’

-Siyasette, diplomaside, ekonomide, ticarette güçlü olmak zorundayız. Ordumuzla, sanayi kuruluşlarımızla güçlü olmak zorundayız. Aksi halde bize bir tek gün yaşama imkanı vermezler.

— En küçük zafiyet gösterdiğimizde üzerimize nasıl böyle leş kargaları, akbabalar gibi çullandıklarını görürsünüz. Bazı gafiller sanıyor ki mesele Erdoğan, AK Parti meselesi. Hayır, mesele Türkiye meselesi..

— Mesele İslam meselesidir. Onlar için Türkiye demek Müslüman demektir. Dünyada Batı ile iç içe girip özgürlüğünü koruyabilen tek ülke biziz.

— Eksiklerimiz, yanlışlarımız yok mu. Tabii ki var. İnsanın olduğu yerde bunlar olur. Önemli olan istikameti kaybetmemektir. Bu milletin istikametinin doğru olduğunu sayısız kez gördük.

‘BİZANS VARSA MALAZGİRT RUHU DA VAR’

Erdoğan’ın konuşmasından önce etkinlikte MHP lideri Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanı Binali Yıldırım birer konuşma yaptı. Bahçeli’nin konuşmasından satır başları şu şekilde:

— Malazgirt Zaferi askeri bir başarının çok ötesinde, imanın, öngörünün, aklın, sabrın, stratejik yönetim kudretinin, yüksek ülkülere bağlanışın, dahası vicdanın, insaniyetin, kaynaşma ve kucaklaşma hasletinin imrenilecek bir mahsulüdür

— Bu topraklara hakim olan Bizans, Grek, Ortodoks zihniyeti Malazgirt zaferiyle birlikte yerini Türk-İslam kültürüne bırakmıştır.

— Türk milleti düşene vurmaz. Bizim medeniyet müktesabatımızda zulüm, eziyet işkence yoktur. Bizim tarihimizin hiçbir döneminde zorbalık görülmüş şey değildir. Ancak Bizans’ın kokuşmuş zihniyeti bütün bu insafsızlıkların niteliklerine sahiptir.

— Sultan Alparslan ölmedi biliniz ki yaşıyor. Yine beyaz atına binerek manen aramızda dolaşıyor.

‘DÖVİZ VE KUR OYUNLARI BİZANS YÖNTEMİ’

— Bizans varsa Malazgirt ruhu da vardır. Hamdolsun ayaktadır. Bir olursak, diri olursak, beraberliğimize sahip çıkarsak hiçbir Bizans artığı karışımıza çıkmaya cesaret edemeyecektir.

— Terör örgütlerini kullanan namertlerin taktiği Bizans taktiğidir, siyasi ve ekonomik operasyonları vahşice kurgulayanların ilham kaynağı Bizans tahrikidir, döviz ve kur oyunları Bizans yöntemidir.

— Düşmandan kaçmayız, dövizden korkmayız. Taarruz ruhu ve tecrübesi Türk milletinin sinesinde hala kor gibi yanmakta, Malazgirt şuuru bayrak gibi dalgalanmaktadır.

‘TÜRKİYE’Yİ TEHDİT ETMEYE KALKANLAR GEREKEN YANITI MİSLİYLE ALIRLAR’

Yıldırım’ın konuşmasından önemli kısımlar ise şu şekilde:

— 1071’de Malazgirt’te, Allahû Ekber nidalarıyla buluşan bu topraklar her zaman Kubbet-ül İslam olmuştur. Milletimiz bin yıldır dünyaya hakkı ve hakikati haykırmıştır. Türk milleti, 26 ağustos 1071’de kazandığı zaferle tarihi değiştirdi ve hakkı üstün tutmak için İslam’ın kılıcı olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir medeniyetin varisidir. Bu medeniyeti geliştirerek yaşatmak hepimizin sorumluluğundadır.

— Bir yandan PKK bölücü terör örgütü, FETÖ hain örgütü ve DEAŞ ile mücadelemizi sürdürdük diğer yandan da ülkemizin kalkınması için çalışmaya üretmeye devam ettik. Terörü, ‘Türkiye’nin gündeminden çıkaracağız’ dedik. Hamdolsun büyük oranda cumhurbaşkanımızın liderliğinde bunu başardık. 15 Temmuz’da 40 yıllık ihanet çetesinin oyununu 20 saate bozarak tarihimize yeni bir şeref sayfası hediye ettik.

— Büyük Türkiye’ye ne ekonomik darbe girişimleri ne 15 Temmuz hain darbe girişimleri sonuç vermemiştir vermeyecektir. Türkiye ekonomisi dışa açık yapısıyla küresel rekabetin şartlarına uygun kapsayıcı bir büyüme ile yoluna devam ediyor. Finans piyasasındaki spekülatif hareketlere rağmen güçlü ekonomisiyle her türlü saldırıya rağmen Türkiye gelecek hedeflerine yürümeye devam ediyor.

— Türkiye’yi tehdit etmeye kalkanlar gereken cevabı misliyle alırlar. Muhataplarımızın bir süredir sergiledikleri anlamsız ve aymaz tavırlarından en kısa sürede vazgeçerek ilişkileri normalleştirmek için yeni bir yaklaşımı göstermelerini tavsiye ediyorum.

[/toggle]

Hatay’da orman yangını: 30 hektarlık alan zarar gördü

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Hatay’ın Antakya ilçesinde çıkan orman yangını havadan ve karadan yapılan müdahaleyle büyük ölçüde kontrol altına alındı. Yangında 30 hektar alan zarar gördü.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

İlçeye bağlı Kisecik Mahallesi Radar mevkisindeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

Yangına 2 uçak, 4 helikopter, 36 arazöz, 16 su tankı, 3 greyder, 8 dozer, 20 itfaiye ve ilk müdahale aracı 6 pikap ve 300 söndürme işçisiyle müdahale edildi.

Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü Orman Yangınlarıyla Mücadele Şube Müdürü Muzaffer Ketmen, yaptığı açıklamada, alınan orman yangını ihbarı üzerine ekiplerin olay yerine hızla intikal ederek çalışmalara başladığını belirtti.

Yerleşim yerlerini tehdit etmeyen yangının yapılan müdahalelerle büyük ölçüde kontrol altına alındığını ifade eden Ketmen, yaklaşık 30 hektarlık alanın zarar gördüğünü bildirdi.

Ekiplerin alevleri tamamen kontrol altına almak için çalışmalarını sürdürdüğünü aktaran Ketmen, yangının bölgede çobanların veya kaçak avcıların yaktığı ateşten çıkmış olabileceği ihtimali üzerinde durduklarını sözlerine ekledi.

[/toggle]

Kuzey Kore, ABD’yi ‘ikiyüzlülükle’ ve ‘komplo peşinde olmakla’ suçladı

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

ABD Başkanı Donald Trump’ın Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun Kuzey Kore ziyaretini iptal etmesine Kuzey Kore’den tepki geldi. Kuzey Kore hükümeti, olay nedeniyle ABD’yi ‘ikiyüzlülük’ ve ‘komplo peşinde olmak’la suçladı.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

Kuzey Kore yönetiminin resmi gazetesi Rodong Sinmun’da yer alan editöryal yazıda, Japonya’nın Okinawa şehrinde konuşlu ABD birimlerinin ‘Pyongyang’a sızma’ amacıyla tatbikat belirtildi. İddia, Güney Kore medyasına dayandırıldı.

Yazıda ABD’nin ‘bir yandan özel infaz birimlerinin de yer aldığı gizli tatbikatlar yaparken, bir yandan da yüzünde bir gülümsemeyle diyalogu sürdürdüğü’ ifade edilerek, Pyonyang yönetiminin ‘Washington’ın ikiyüzlü davranışını’ not ettiği vurgulandı.

Yazıda şu ifadeler kullanıldı: “Bu gibi tavırlar, ABD’nin Kuzey Kore’ye yönelik bir savaş başlatmak için suç komplosu peşinde olduğunun ve acımasızca cezalandırılmayı hak eden bir suç işlediğinin kanıtlamaktadır.”

Trump iki gün önce resmi Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’dan şu anda Kuzey Kore’ye gitmemesini istedim çünkü Kore Yarımadasının nükleer silahlarından arındırılmasına ilişkin yeterince yol almadığımızı hissediyorum” demişti. Çin ile ABD arasındaki ticari gerginliğe işaret eden Trump, “Bundan dolayı (Çin’in) daha önce olduğu kadar (BM yaptırımlarına rağmen) nükleer silahlardan arındırma sürecine yardımcı olduğuna inanmıyorum” görüşünü paylaşmıştı. https://twitter.com/realDonaldTrump/status/1033045273361178624

[/toggle]

Putin: Güney Osetya’yı desteklemeye devam edeceğiz

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Moskova tarafından Güney Osetya’nın bağımsızlığını kabul edişinin 10. yıldönümü öncesinde Güney Osetya halkına hitabında, Tşinvali’yi desteklemeye devam edecekleri açıklamasında bulundu.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Güney Osetya’nın bağımsızlığının kabul edilmesinin 10. yıldönümüne ilişkin açıklama yaptı.

Açıklama Rusya’nın Güney Osetya Büyükelçisi Marat Kulahmetov tarafından okundu. Açıklamada “Güney Osetya’yı ulusal güvenlik de dahil, baskı unsuru olan her türlü konunun çözümünde desteklemeye devam etmek istiyoruz” ifadeleri yer aldı.

Rusya 26 Ağustos 2008’de Güney Osetya ve Abhazya’nın bağımsızlığını tanımıştı.

[/toggle]

Çin’de mobil otostop uygulaması, bir yolcunun tecavüz edilerek öldürülmesi nedeniyle kapatıldı

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Çinli mobil ulaşım şirketi Didi Chuxing, Guangcou eyaletinin Vıncou şehrinde yaşanan tecavüz ve cinayet vakasının ardından mobil otostop hizmetini durdurma kararı aldı.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

BBC’de yer alan habere göre şirket, ‘Didi Hitch’ adı verilen ve kullanıcılara, uygulamaya kayıtlı lisanslı araçlar dışında, rotaları üzerinde seyreden özel araçlarla seyahat etme olanağı sağlayan uygulamayı durdurdu. Zira 20 yaşındaki bir kadın, cuma günü Vıncou şehrinde özel aracın sürücüsü tarafından tecavüz edilerek öldürülmüştü.

Açıklamada, olayın uygulamanın işleyişinde bazı eksikleri ortaya çıkardığı, dolayısıyla yeniden değerlendirme için hizmetin geçici durdurulduğu belirtildi.

Benzer bir vaka, mayıs ayında Hınan eyaletinin Cıngcou şehrinde yaşanmış, otostop hizmetini kullanan 21 yaşında bir hostes kadının sürücü tarafından öldürülmesinin ardından şirket hizmeti geçici durdurmuştu.

[/toggle]

Die Welt: Rusya doların diktasından kurtuluyor

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Alman gazetesi Die Welt, Rusya yönetiminin aktif bir şekilde altın satın alarak ve ABD tahvillerini elden çıkararak doların diktasından kurtulmaya çalıştığını yazdı.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

Gazetenin yayınladığı makalede, Rus yetkililerin Batı ile ilişkilerin kısa sürede normale dönmesini beklemediği belirtildi. Amerikalı uzman James Rickards’ın yorumuna yer verilen yazıda, Rus yönetiminin ‘stratejik planı’ olduğu, altınınsa ABD’nin yaptırımlarından korunmak için ‘kusursuz bir yatırım’ olduğu ifade edildi.

Son 10 yıl içerisinde Moskova’nın sistematik bir şekilde altın stoklarını arttırdığına dikkat çeken gazete, Rusya’nın 2008’de 457 ton altına sahipken bu yılın temmuz ayı itibarıyla ülkenin altın stoklarının bin 944 tona ulaştığını, böylelikle Rusya’nın bu yönden Çin’i dahi sollayarak altın rezervleri bakımından dünyanın 5. ülkesi olduğunu vurguladı.

Die Welt, aynı zamanda Rus yönetiminin stratejik planını yerine getirmek adına, sadece bu yıl yüzde 9 oranında ucuzlayan altının fiyatlarındaki düşüşle bağlantılı bir takım ekonomik risklere dahi girmeye hazır olduğunu kaydetti.

Yazar, doları aktif bir şekilde diğer ülkelere karşı silah olarak kullanan ABD Başkanı Donald Trump’un politikasının, altının dünya finans sisteminde çok daha önemli bir rol üstlenmeye başlamasına yol açabileceğini ifade etti.

Daha önce Bloomberg, Rusya’nın ABD’nin yeni yaptırımları nedeniyle altın alımlarını artırdığını, geçtiğimiz temmuzda 26.1 ton altın satın alarak toplam rezervini 77.4 milyar dolara tekabül eden 2 bin 170 tona çıkardığını belirtmişti.

[/toggle]

Papa, çocuklara cinsel istismar olayları için ‘Tanrı’dan af diledi’

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Katolik Kilisesi’nin ruhani lideri Papa Francis, katolik din adamlarının karıştığı cinsel istismar skandalları için ‘Tanrı’dan af dilediğini’ ifade etti.

[toggle title=”Haber detayları için tıklayın” state=”close” ]

Papa Francis, İrlanda Cumhuriyeti’ne resmi ziyaretinin ikinci gününde ülkenin batısındaki Knock kentinde Katoliklerce kutsal kabul edilen bir alanda halka hitap etti.

Katolik kilisesine mensup din adamlarının karıştığı çocuklara yönelik cinsel istismar olaylarına değinen Papa, “İstismara uğrayan, masumiyetleri ellerinden alınan ve yaralanan genç insanların hikayeleri hepimizi etkiliyor.” dedi.

“Bu açık yara bizden sağlam bir duruş ile gerçeği ve adaleti arayışımızda kararlı olmamızı talep ediyor” ifadesini kullanan Papa, “Bu günahlar ve Tanrı’nın ailesindeki pek çok kişinin duyduğu ihanete uğramışlık ve skandal hissi için af diliyorum.” diye konuştu.

Papa dün de Dublin Kalesi’ndeki konuşmasında Katolik kilisesinin din adamlarınca işlenen cinsel istismar suçlarıyla mücadelede başarısız kalmasından utanç duyduğunu söylemişti. Papa, Dublin’de cinsel istismar kurbanı 8 kişi ile de bir araya gelmişti.

Öte yandan İrlanda Başbakanı Leo Varadkar da Papa’nın ziyareti dolayısıyla dün yaptığı konuşmada ABD’nin Pensilvanya eyaletinde ortaya çıkan cinsel istismar skandalına değinmiş, Katolik kilisesinin kendisini korumak uğruna bu istismar vakalarının üstünü örttüğünü söylemişti. Varadkar cinsel istismar olaylarıyla ilgili olarak “Bu, burada İrlanda’da trajik bir biçimde çok iyi bildiğimiz bir hikaye.” ifadesini kullanmıştı.

Nüfusunun kahir ekseriyeti Katolik olan İrlanda da kilisenin işlettiği çocuk bakım evlerinde yaygın cinsel istismar olayları ortaya çıkarılmıştı.

Kamuoyunda tanınan bazı din adamlarının da karıştığı istismar vakaları 2010 yılında bir dizi rapora konu olmuş ancak çoğu din adamının yeri tayinler ile değiştirilirken, pek az sayıda din adamı hakkında mahkumiyet kararı verilmişti.

[/toggle]

Düğününde Putin’le dans eden Avusturya Dışişleri Bakanı Kneissl: Gerçek bir şölen oldu

Haberler: Erdoğan, IMF'dense ulusal bir iflası kabul eder

Avusturya Dışişleri Bakanı Karin Kneissl, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de katıldığı düğünüyle ilgili ayrıntıları anlattı. Kneissl, Putin’in daveti kabul etmesini beklemediklerini, düğünün gerçek bir şölen haline geldiğini söyledi.

Ö1 radyosuna konuşan Kneissl, Putin’in katıldığı ve birlikte dans ettikleri düğünle ilgili soruları yanıtladı.

Putin’in daveti kabul etmesini hiç beklemediğini belirten Kneissl, haziran başında Rus hükümetinden ve Kremlin idaresinden meslektaşlarını davet ettiğini, 5 Haziran’da Putin Viyana’ya gittiğinde spontane bir şekilde onu da davet ettiğini belirtti.

Kneissl basında geniş yer bulan düğününün Avusturya’daki manzaraları ve adetleri gözler önüne serdiğini, turizmin gelişmesine olumlu bir katkısı olabilecek gerçek bir şölene dönüştüğünü söyledi.

​‘PUTİN’LE BİRBİRİMİZİ EĞİLEREK SELAMLADIK’

Kneissl, Putin’le ettiği danstan sonra hafifçe öne eğilerek selam vermesine ilişkin eleştirilere de yanıt verdi. Kneissl “Baloya gittiyseniz en sonunda bunun yapıldığını görmüşsünüzdür. Rus lider benden önce eğildi, sonra da ben de ona eğilerek karşılık verdim” dedi. Kneissl, bu davranışın nasıl ‘çiz çökme’ gibi nitelendirildiğini anlayamadığını da ekleyerek “Beni bilenler kimsenin önünde eğilmeyeceğimi de bilirler” dedi.

[divider]

Sosyal medya’da bizi takip edin…

Twitter | Facebook | Pinterest | Haber  YouTube

Akademi Portal Youtube Dergi

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Güvenlik *