Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları
 

 

Avrupa Parlamentosu bugün kabul ettiği ve Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporda Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projesinden vazgeçilmesini istedi.

Bağlayıcılığı olmayan rapor, 64’e karşı 477 oyla kabul edildi.

‘DEPREMLERE EĞİLİMLİ BÖLGE’ İDDİASI

Raporda, “AP, Türkiye hükümetini Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin yapımına dair planlarını durdurması çağrısında bulunuyor” denilirken, santralin yapımına karar verilen bölgenin güçlü depremlere eğilimli olduğu iddia edildi.

Söz konusu ‘tehlikenin’ yalnızca Türkiye’ye değil, aynı zamanda tüm Akdeniz bölgesine karşı bir tehdit olduğu öne sürüldü.

SİNOP NÜKLEER SANTRALİ’NE DEĞİNİLMEDİ

Öte yandan AP kararında Japon-Fransız ortaklığıyla yürütülen Sinop Nükleer Santrali ile ilgili bir değerlendirmede bulunulmaması dikkat çekti.

AP’nin ‘Akkuyu’yu durdurun’ çağrısı Türkiye-Rusya işbirliğine cephe alıyor’

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği (IAEE) Başkanı ve Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunda Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projesinden vazgeçmesi çağrısı yapmasını çok ‘şaşırtıcı’ bulduğunu ifade etti.

AP’nin Akkuyu’nun durdurulması çağrısı yapmasına karşın Fransız-Japon ortaklığıyla yürütülen Sinop Nükleer Enerji Santrali ile ilgili bir değerlendirmede bulunmamasının arkasında siyasi bir motivasyon bulunduğunu da ifade eden Kumbaroğlu, “Sinop’ta Avrupa şirketi var, Fransız-Japon konsorsiyumu nükleer santrali inşa edecek; Akkuyu’yu ise Rusya. İşin arka tarafında biraz Rusya’ya karşı, Rus teknolojisine karşı, Türkiye-Rusya işbirliğine cephe alınıyor gibi bir izlenim veriyor bu. Bunun arkasında siyasi bir motivasyon var gibi duruyor” diye konuştu.

Avrupa Parlamentosu, bugün kabul ettiği ve Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporda, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali projesinden vazgeçilmesini de talep etti.

‘DEPREMLERE EĞİLİMLİ BÖLGE’ İDDİASI

Raporda, “AP, Türkiye hükümetini Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin yapımına dair planlarını durdurması çağrısında bulunuyor” denilirken, santralin yapımına karar verilen bölgenin güçlü depremlere eğilimli olduğu iddia edildi. Söz konusu ‘tehlikenin’ yalnızca Türkiye’ye değil, aynı zamanda tüm Akdeniz bölgesine karşı bir tehdit olduğu öne sürüldü.

‘AKKUYU 9 ŞİDDETİNDEKİ DEPREME DAYANIKLI İNŞA EDİLİYOR’

AP raporundaki ‘Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin kapatılması’ çağrısını Sputnik’e değerlendiren Kumbaroğlu, nükleer santralin yapılacağı bölgedeki deprem güvenliğini konusunda başlangıçta Türkiye’de de endişe yaşandığını ancak buna karşı önlemler alındığını ifade etti. “Nükleer santrallerin depreme karşı güvenliği bütün dizayn kriterlerinde garanti altına alınıyor” diyen Kumbaroğlu, şöyle devam etti:

“Akkuyu, 9 şiddetine kadar depreme dayanıklı olarak inşa ediliyor diye biliyorum. Bu, dizayn spesifikasyonlarında var. Nükleer santral deprem olasılığı olan bir bölgede kurulmaz diye bir şey yok. Orada oluşacak depremin şiddetine ilişkin endişeleri giderecek bir dizaynda olması gerekiyor. Türkiye’de, Akkuyu’da da bunlar yapıldı diye biliyorum. Raporda, bunları incelemeden bu çağrının yapıldığını düşünüyorum. Bu, biraz farazi kalmış gibi geliyor bana. Çünkü Akkuyu bir anda çıkmış bir şey değil, üzerinde yıllardır çalışılıyor.”

‘FUKUŞİMA’DAN SONRA GÜVENLİK STANDARTLARI YÜKSELTİLDİ’

Japonya’da 2011 yılında Fukuşima’da yaşanan nükleer sızıntı felaketinin ardından nükleer santrallerin güvenlik standartlarının gözden geçirildiğini ve yükseltildiğini vurgulayan Kumbaroğlu, Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin gerek dünya gerekse Avrupa’nın nükleer standartlarını sağladığını belirtti.

‘AVRUPA’DA ÇOK ESKİ NÜKLEER SANTRALLER İŞLETMEDEYKEN YENİ SANTRALE KARŞI ÇIKMALARI ŞAŞIRTICI’

Avrupa’da halihazırda çok eski nükleer santraller bulunduğunu da kaydeden Kumbaroğlu, “Ermenistan’daki nükleer santral dünyanın en tehlikeli santrali kabul ediliyor. Doğu Avrupa’da eski nükleer santraller var. Bunlar hepsi işletmedeyken Türkiye’de yeni yapılacak bir santrale karşı çıkmaları çok şaşırtıcı. Avrupa’da yeni yapılan nükleer santraller var, bunların hepsi deprem dışı bölgede değil. Bu karar açıkçası şaşırtıcı geldi bana” diye konuştu.

SİNOP NÜKLEER SANTRALİ’NE DEĞİNİLMEDİ

Öte yandan AP kararında Akkuyu’nun durdurulması çağrısı yapılmasına karşın Japon-Fransız ortaklığıyla yürütülen Sinop Nükleer Santrali ile ilgili bir değerlendirmede bulunulmaması dikkat çekti.

‘TÜRKİYE-RUSYA İŞBİRLİĞİNE CEPHE ALINIYOR’

“Akkuyu’da Fransız ortaklığı olsaydı sanki bu çağrı olmayabilirdi, burada Rusya’ya karşı bir tutum var” diyen Kumbaroğlu, “Sinop’ta Avrupa şirketi var, Fransız-Japon konsorsiyumu nükleer santrali inşa edecek; Akkuyu’yu ise Rusya. İşin arka tarafında biraz Rusya’ya karşı, Rus teknolojisine karşı, Türkiye-Rusya işbirliğine cephe alınıyor gibi bir izlenim veriyor bu. Bunun arkasında siyasi bir motivasyon var gibi duruyor” diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım, AP’de alınan Türkiye kararı hakkında, “Çok önemli bir karar değil” dedi.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Yıldırım, “Trafikte %100 Yaşam Projesi” açılış programında konuştu.

Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Başbakan Yıldırım, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren raporu kabul etmesi için “Bu karar hükümsüzdür, önemsizdir. AB kendi vizyonunu belirlemeli” dedi.

Başbakan’ın AP’nin kararına ilişkin soruya verdiği yanıt şöyle:

BİZİM ÖNEMSEDİĞİMİZ KONU, AB YÖNETİM İRADESİNİN DÜŞÜNCESİDİR

“Parlamentolar zaman zaman böyle kararlar alabilir, o kararlar milletvekillerinin inisiyatifiyle konjonktürel şartlara göre alınan kararlardır. Bizim ise önemsediğimiz konu, AB yönetim iradesinin düşüncesidir. Yani AB ülkelerinin liderlerinin düşüncesidir, üst yönetiminin düşüncesidir. Orada oluşacak irade bizim için bağlayıcıdır biz de ona göre kendi irademizi ortaya koyarız. Biz ne yapacağımızı biliyorum. AB kafa karışıklığından vazgeçsin, Türkiye ile gelecek ilişkilerini daha sağlıklı bir zeminde yürütmesi için bugün bütün şartlar mevcuttur. Türkiye’yi eleştirmek yerine kendi içlerine baksınlar. AB ailesinin bireyi olmak vizyonundan bir şey kaybetmemiştir ancak AB bu noktada bir kafa karışıklığı yaşamaktadır. Bunu süratle ortadan kaldırılması ve ilişkilerin ilerlemesi şarttır. Bizim beklediğimiz budur.”

‘TÜRKİYE’NİN HER ZAMAN SEÇENEĞİ VARDIR’

“Türkiye’nin her zaman seçeneği vardır, alternatifsiz değildir. Bunun da bilinmesi lazım. Unutulmamalıdır ki AB’nin güvenliği Türkiye’den başlar. Bu gerçekleri dikkate alarak herkesin sorumlu davranmasını bekliyoruz. Türkiye komşularının sorunlarının çözümünde olumlu katkı sağlayan bir ülkedir. AB süreci olmadan da böyleydi, bundan sonra da böyle olacak. Milletimiz karar verecek. İşin böyle de bir boyutu var.”

Balıkesir Bağımsız Milletvekili İsmail Ok, Meral Akşener liderliğinde yeni kurulacak partinin detaylarını anlattı.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Yeni partinin eylül, ekim gibi şekilleneceğini belirten Ok, ” Ne sağcı, ne solcu, merkezde bir parti olacak” dedi.

İsmail Ok, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında yeni partiye ilişkin soruları yanıtlayarak şöyle dedi:

‘AKP’NİN ÇOK ÖNEMLİ BİR KISMI YENİ BİR PARTİ KURULMASINI BEKLEMEKTEDİR’

“Yeni parti artık kurulması yönünde tabiri caizse bir yol ayrımına girilmiştir, başlanılmıştır, inşallah Türk Milleti için hayırlı olacaktır. Türk Milleti de bu yeni partide lider olarak genel başkan olarak Sayın Meral Akşener’i görmektedir. Sayın Meral Akşener’in liderliğinde, genel başkanlığında Türkiye’de yeni bir parti kurulacaktır. Bizler de milletvekilleri arkadaşlarımızla birlikte Sayın Meral Akşener’in etrafında toplanarak Türk Milletinin ve devletinin içinde bulunduğu bu zor şartlardan çıkması için elimizden gelen bütün katkıyı yapacağız. Artık Türk Milleti, şu içinde bulunduğumuz durumdan muzdarip olan bütün kesimler hatta AKP’nin çok önemli bir kısmı yeni bir parti kurulmasını beklemektedir. Bu yeni partinin de genel başkanlık görevini, liderliğini Sayın Meral Akşener’e vermiştir. Yeni partinin de lideri Meral Akşener olacaktır.”

“EYLÜL, EKİM GİBİ… NE SAĞCI NE SOLCU MERKEZDE BİR PARTİ OLACAK”

“Yeni parti ne zaman kurulacak?” sorusuna da Ok, “Sonbaharda inşallah… Eylül, Ekim gibi artık şekillenmiş, ete kemiğe bürünmüş, milletin huzuruna belli bir artık bir şeyler gözükmüş halde geleceğiz. Bu parti Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucu değerlerini kucaklayan ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin olmazsa olmaz niteliklerini ve bizi biz yapan değerleri kucaklayan ne sağcı ne solcu, merkezde bir parti olacak. Bütün sosyal kesimleri kucaklayacak. İdeolojimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel değerleri, kurucu değerleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletini var eden o kurucu değerlerle tekrar kucaklaşmak” yanıtını verdi.

İÇİNDE HER RENK OLACAK’

Partinin ismine ilişkin de Ok, “Halkımız kendiliğinden isimler öneriyor. Burada esas önemli olan biz siyasilerin değil, halkın vereceği isimdir” dedi.
Yeni partide kimlerin yer alacağına ilişkin soruya Ok, “Artık yeniden herkesi kucaklayan bir siyasi parti, bunun altını çiziyorum sağcı olmuş, solcu olmuş, liberal olmuş, şuna inanmış, buna inanmamış o temel değerleri taşıyan herkes her renk bunun içinde olacak” yanıtını verdi.

“Yeni partinin grup kuracak çoğunluğu olacak mı?” sorusuna da Ok, “İşi oraya getirirsek biz hedefimizi küçültmüş oluruz ama bu partinin hiçbir sorunu olmayacak. Sorunu olmayacak derken çok büyük baskılarla karşı karşıyayız, çok büyük tehditlerle karşı karşıyayız. Sorun bütün renklerin bir araya gelmesinde olmayacak” dedi.

TIKLAYIN- FOREİGN POLİCY, AKŞENER İÇİN: ‘ATEŞLİ BİR MİLLİYETÇİ BÜYÜKANNE’

Ankara Valiliği’nin Kızılay’da belirli bölgelerde eylem yapılmasını yasaklamasının ardından ilk protestoda 26 kişi gözaltına alındı.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın açlık grevlerinin 120. günü nedeniyle Selanik Caddesi’nden Sakarya Meydanı’na yürümek isteyen gruba polis müdahale etti.

“Zafer Direnen Emekçinin Olacak”, “Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz” yazılı dövizler açan 13’ü kadın 13’ü erkek olmak üzere 26 eylemci polis tarafından yere yatırılıp plastik kelepçe takılarak gözaltına alındı.

AK Parti ile MHP’nin uzlaştığı İç Tüzük Teklifi yarın Meclis Başkanlığı’na sunulacak.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

AK Parti ve MHP’nin iç tüzük konusunda uzlaşması sonucu iki parti 17 maddelik ortak metin hazırladı.

AK Parti ve MHP yöneticileri içtüzük değişiklik metnini görüşmek üzere, TBMM’de bir araya gelmişti. TBMM Genel Sekreterlik Toplantı Salonu’ndaki görüşmede, AK parti adına Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ve AK Parti Genel Sekreteri Abdulhamit Gül, MHP Grubu adına ise Grup Başkanvekili Erkan Akçay ile Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak yer aldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hamburg’da yapılacak G20 Zirvesi’ne katılmak üzere özel uçak ‘TUR’ ile saat 17:30’da Almanya’ya gitti.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Esenboğa Havalimanı’ndan TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Ankara Valisi Ercan Topaca ile diğer yetkililer uğurladı.

Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker de Almanya’ya gitti.

G20 zirvesinin gerçekleşeceği Almanya’nın Hamburg kentinde bu akşam büyük bir gösteri yapılması bekleniyor. Protestocuların, yarın dünya liderlerinin zirveye girişini engellemeyi planladığı belirtiliyor.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

AFP’nin aktardığına göre antikapitalist aktivistler, şiddetli geçeceği sanılan ‘Cehenneme Hoşgeldiniz’ protestosuna imza atacak.

Hamburg’a dünya liderleri yavaş yavaş gitmeye başlarken, yarın başlayacak zirve sebebiyle büyük bir gerginliğin hakim olduğu kentte olağanüstü önlemler alınıyor.

G20 zirvesi boyunca 100 bin kadar göstericinin protestolara katılması bekleniyor.

20 BİN POLİS ÇALIŞACAK

Polis araçları ve tazyikli su taşıma araçları hazır bekletilirken, G20 boyunca yaklaşık 20 bin polis çalışıyor olacak.

Gözaltı merkezlerinde ise 400 kişi için yer bulunduğu kaydedildi.

BBC Türkçe’nin haberine göre güvenlik yetkilileri, “8 bin aşırılıkçının ev yapımı silahlarla kenti hedef aldığını” söylüyor.

‘SAPAN, BİLYE, YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ELE GEÇİRDİK’

Hamburg Emniyet Müdürü Ralf Martin Meyer, “Geçtiğimiz günlerde polise karşı kullanılması için hazırlanan el yapımı silahlar, yanıcı sıvıyla doldurulmuş, sapan, bilye ve yangın söndürücüler ele geçirdik” dedi.

Öte yandan merkezde ise Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump’ın yapacağı görüşme var.

Çin’in Shenyang kentinde düzenlenen ‘En Güzel Kalçalı Kadın Yarışması’nın birincisi olan ve ‘Bayan Popo’ unvanını kazanan 19 yaşındaki Gao Qian, tayt giyip sokağa çıktığında insanların etrafına toplanıp kalçasına baktığını, bu yüzden tayt giyemediğini söyledi.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Çin’in kuzeydoğusunda bulunan Shenyang şehrindeki bir AVM’de En Güzel Kalçalı Kadın Yarışması düzenledi. Yarışmanın birincisi olan 19 yaşındaki Gao Qian, ‘Bayan Popo’ unvanını aldı. Ancak Qian, Daily Mail’e yaptığı açıklamada, sahip olduğu vücut hatlarının hayatında bazı zorluklara yol açtığını, sokakta tayt giyemediğini ve insanların tayt giydiği zaman etrafına toplanıp bakışlarını kalçasına diktiğini ifade etti.

‘BİR KERESİNDE ÇOK UTANDIM’

Qian, ayrıca bir keresinde sokaktayken, bir erkeğin, kız arkadaşının yanında kalçası hakkında övgülerde bulunması nedeniyle, gözleri önünde tartıştıklarını ve bu nedenle çok utandığını itiraf etti.

6 SAAT SQUAT YAPIYORUM’

Qian, bu vücuda nasıl kavuştuğu hakkında da bilgiler verdi. Spor tutkunu olan Qian, ölçülerini korumak için günde 6 saat squat (çömelip ayağa kalkılarak yapılan egzersiz hareketi) yaptığını söyledi.

Qian “Sonuçlardan çok memnunum, ne kadar zorlaşırsa zorlaşsın egzersiz yapmaya devam edeceğim” dedi.

‘AİLEM DE DESTEK VERİYOR’

Yarışmaya katılması konusunda ailesinin de destek verdiğini vurgulayan Qian “Babam yarışmaya başvurduktan sonra bana çok cesaret verdi. Ailem de bunun iyi bir şey olduğunu düşünüyor” ifadelerini kullandı.

‘HAYALİM, MISS BUMBUM’A KATILMAK’

Qian, gelecekte Brezilya’da düzenlenen benzer bir yarışma olan ‘Miss BumBum’a da katılmayı hayal ettiğini söyledi.

Çin’de En Güzel Popolu Kadın Yarışması düzenlenmişti

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Çin’in kuzeydoğusunda bulunan Shenyang şehrindeki bir AVM’de En Güzel Kalçalı Kadın Yarışması düzenledi.

Ülkenin dört bir yanından onlarca katılımcının yarıştığı etkinlik AVM ziyaretçilerinin büyük ilgisini çekti. Sputnik, yarışmadan en ilginç kareleri derledi.

Jüri üyeleri önünde performanslarını sergileyen yarışmacılar.
Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Düsseldorf’da IŞİD adına saldırı planladığı iddiasıyla yargılanan Saleh A. bir gizli servis için çalıştığını iddia etti.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Almanya’nın Düsseldorf kentinde saldırı planladığı iddiasıyla yargılanmaya başlayan, IŞİD üyesi olmakla suçlanan Suriyeli Saleh A. ve beraberindeki iki zanlının yargılanmasına dün başlandı.

Düsseldorf Eyalet Yüksek Mahkemesi’ndeki davanın bugünkü duruşmasında ifadesi alınan Saleh A. Suriye’de bulunduğu sırada bir gizli servis için çalıştığını iddia etti. “İstihbarat servisindeki misyonum için yola çıkmıştım” diye konuşan 30 yaşındaki zanlı, mahkeme heyetinin, “Hangi gizli servis için” şeklindeki sorusuna yanıt vermek istemedi.

TÜRKİYE’DE HÜCRELERİ İHBAR EDİYOR

Alman medyasında yer alan ancak resmi makamlarca doğrulanmayan haberlerde zanlının Türk gizli servisi için çalıştığı ve IŞİD’in Türkiye’deki hücreleri ve saldırı planlarını Türk yetkililere ihbar ettiği iddia edildi.

Federal Başsavcılık ise bu konuda açıklama yapmak istemedi. Salih A. hakkında hazırlanan savcılık iddianamesinde, zanlının bir gizli servis için çalıştığı şeklinde bir ifade ya da suçlama yer almıyor.

PARİS’TE POLİSE TESLİM OLMUŞTU

Suriyeli Saleh A. ülkesinde bulunduğu sırada Suriye ordusundan bir keskin nişancıyı öldürdüğünü itiraf etti. Salih A. bu cinayeti “meşru müdafa” şeklinde yorumladı. Keskin nişancının, daha öncesinde dokuz militan arkadaşını öldürdüğünü, bunlar arasında kardeşi ve kuzeninin de bulunduğunu söyleyen Saleh A. “Onu vurmasaydım, o beni vuracaktı” dedi.

Zanlı keskin nişancı ile girdiği çatışmanın ardından kuzeninin cesedini sırtında taşıdığını ve kardeşi ile birlikte defnetmek istediğini anlattı. Bir video görüntüsünde zanlı Salih A. vurulmuş kardeşi ile birlikte görülüyor. Çatışma sırasında videonun çekildiğini fark etmediğini söyleyen Salih A. “Çok üzgündüm. Çatışmalardan sonra evlenmeliydi” dedi.

O dönemde dahil olduğu silahlı grup henüz IŞİD’e katılmamış olan Saleh A. bu olaydan dolayı cinayet suçundan da yargılanıyor. Savaşta ele geçirdikleri ganimet konusunda grup içinde tartışma yaşandığını anlatan Saleh A. “Nasıl kavga ettiklerini gördüğümde, bu devrime katılmamam gerektiğini düşündüm” dedi.

Saleh A. Şubat 2016’da Paris’te polise teslim olarak yaptıklarını anlatmıştı. İddianameye göre Saleh A.’ya Düsseldorf’un eski kent merkezinde IŞİD adına kanlı bir saldırı planlama görevi verilmişti. Saleh A. ve onunla birlikte yargılanan iki zanlı IŞİD’e üye olmak ve saldırı planlamakla suçlanıyor.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) merkezli Rudaw televizyonu, Suriye’nin kuzeyinde ABD’nin 7 askeri üs kurduğunu ileri sürdü.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Erbil merkezli uydudan yayın yapan ve IKBY Başkanı Mesud Barzani’ye yakınlığı ile bilinen Rudaw televizyonunda yer alan haberde, PKK’nın Suriye’deki kolu olarak bilinen YPG’nin genel komutanı Sipan Hemo’nun, Suriye’de bulunduğu ileri sürülen ABD askeri üstleri ile ilgili ifadelerine yer verildi.

Sipan Hemo, ABD’nin Heseki’de 2, Derik’te 1, Kamışlı’da 1, Kobani’de 1, Tel Abyat’ta 1 ve Minbiç’te 1 olmak üzere toplam 7 askeri üssü bulunduğu iddiasını öne sürdü.

İstanbul Büyükada’daki bir otelde gözaltına alınan insan hakları aktivistlerinin gözaltı süresi 7 gün uzatılırken, aktivistlerin ‘Silahlı terör örgütü üyesi olmak’la suçlandığı belirtildi.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Büyükada’da toplantı yaptıkları sırada dün gözaltına alınan insan hakları aktivistleri hakkında açıklama yapan İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi, gözaltına alınanların terör örgütüne üyelikle suçlandığını açıkladı.

Gözaltındaki insan hakları savunucularının, Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne sevk edildilği kaydedildi.

Söz konusu insan hakları savunucuları arasında, Uluslararası Af Örgütü’nün Türkiye Direktörü İdil Eser, Helsinki İnsan Hakları Derneği’nden Özlem Dalkıran ve Nalan Erkem, İnsan Hakları Gündemi Derneği’nden Günal Kurşun ve Veli Acu, Kadın Koalisyonu’ndan İlknur Üstün, Eşit Haklar İzleme Derneği’nden Nejat Taştan, Hak İnisiyatifi’nden Şeyhmuz Özbekli yer alıyor.

Katarlı siyaset uzmanı Muhammed el Musaffir, Katar’daki Türk askeri varlığının bölgede yaşanan krizle bağlantılı olmadığını söyledi.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Musaffir, “Türkiye ve Katar arasındaki askeri işbirliği anlaşması, 2014 yılında imzalandı. Anlaşma çerçevesinde Türk askeri danışmanlar Katar’a geldi. Krizden önce Türkiye ve Katar, ortak tatbikat düzenledi. Katar, başka ülkelerle de tatbikat düzenledi. Ayrıca Suudi Arabistan’ın da Türkiye askeri anlaşmaları bulunduğunu belirtmek gerekir” dedi.

‘ANLAŞMALARIN UYGULANMASI İÇİN BELİRLİ BİR SÜRE GEREKİR’

Musaffir, Türkiye ile Katar arasındaki anlaşmanın tam da böyle bir dönemde uygulamaya koyulmasına yönelik eleştiriler hakkındaysa şu yorumu yaptı: “Anlaşmaların uygulamaya koyulması için her zaman belirli bir süreye ihtiyaç vardır. Zira anlaşmalar, 2014-2015 yıllarında imzalandı. Temmuz 2016’da Türkiye’de darbe girişimi oldu. Darbe girişiminin ardından anlaşma onaylandı ve daha sonra bugünkü kriz başladı.”

‘KATAR ORDUSU, SUUDİ ORDUSUYLA REKABET EDECEK GÜÇTE DEĞİL’

Öte yandan Mevcut krizde Türkiye’nin Katar’ı desteklediğini ve anlaşmaya göre bunun açık bir destek olduğunu kaydeden Musaffir, sözlerini şöyle sürdürdü: “Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, Katar’ın rekabet edemeyeceği kadar güçlü ordulara sahip. Bu nedenle, Doha yönetiminin askeri alanda üstünlük sağlamak için bu tip askeri anlaşmalara ihtiyacı var.”

Bahreyn’in Körfez bölgesi uzmanı Ahmed Nuh el-Muhammedi, açıklamasında, Katar’ın topraklarındaki yabancı asker varlığını artırarak Körfez monarşileriyle çatışmayı ustaca kullandığını söyledi.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Bahreyn’in Körfez bölgesi uzmanı Ahmed Nuh el-Muhammedi, Katar’ın topraklarındaki yabancı asker varlığını artırarak Körfez monarşileriyle çatışmayı ustaca kullandığını söyleyerek, “Silah alındı ve zırhlı araçlar savaşa hazır duruma getirildi. Böylelikle Katar savaşa hazırlanıyor izlenimi oluştu. Ancak bu böyle değil. Bu süreçleri anlamak için Körfez ülkeleri arasındaki ilişkilerin özelliğini bilmek lazım. Bu ülkeler arasında aniden çatışma çıkabiliyor, insanlar hemen silaha sarılabiliyor ama herkes olası sonuçları çok iyi biliyor” dedi.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Halid Bin Ahmed el-Halifa da, Katar’ı topraklarındaki Türk asker sayısını artırma kararıyla krize askeri boyut kazandırmakla suçlamıştı.

‘TÜRKİYE’NİN MÜDAHALESİ ÇÖZÜMÜ GECİKTİREBİLİR’

Bu bağlamda Türkiye’nin tutumunu eleştiren el-Muhammedi, bu konuda şu değerlendirmede bulundu:
“Türkiye hemen Suudi Arabistan ve müttefiklerine muhalif bir konum aldı, bu ülkeleri suçlama ve eleştiri yağmuruna tuttu. Oysa Katar bu bölgenin bir parçası ve eninde sonunda komşularıyla barışacak. Ama Türkiye’nin bu krize müdahalesi çözümü geciktirebilir”.

Bahreynli uzmana göre Katar, krizin aşılması için komşularının sürdüğü talepleri yerine getirerek onlarla barışmalı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Almanya Başbakanı Angela Merkel’in görüşmesi başladı. İki lider Almanya’nın Hamburg kentinde G20 Zirvesi için biraraya geldi. Görüşme basına kapalı yapılıyor.

Gündem: Güne damgasını vuran önemli haber başlıkları

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, G20 Liderler Zirvesi öncesinde bugün Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Almanya Başbakanı Merkel’in, Hamburg Kempinski Atlantik Otel’deki görüşmesi, basına kapalı gerçekleşiyor.

[divider]

 

Akademi Portal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here