Ekonomi dilinde kullanılan kısaltılmış ekonomik terimlerin anlamları işlevleri ve ne işe yaradıklarına dair merak edilenleri sizler için derledik.

PMI Nedir?

PMI, imalat ve hizmet sektörlerinde ekonomik faaliyetleri ölçen ve geleceğe yönelik ekonomik büyüme veya daralma eğilimlerini gösteren öncü göstergelerden biridir. PMI, İngilizce Purchasing Manager’s Index (Satın Alma Müdürleri Endeksi) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır.

PMI endeksi ilk kez 1948 yılında ABD merkezli özel bir kuruluş olan ISM ( Institute of Supply Management), tarafından hesaplanmaya başlandı. ISM, ABD imalat sektöründe çeşitli alanlarda faaliyet gösteren 400 civarındaki şirketin satın alma müdürlerine her ay çeşitli sorular içeren anket formları gönderir ve anket sorularına verilen cevapları söz konusu şirketlerin ABD’nin GSYİH’sındaki ağırlıklarına göre analiz ederek imalat sektörünün PMI endeksini aylık bazda açıklar. ISM ayrıca, ülke ekonomisinin %80’nini temsil eden imalat dışı sektörün için de PMI verilerini aylık bazda açıklamaktadır.

ABD’nin ardından tüm sanayileşmiş ülkeler, önemli öncü göstergeler arasında yer alan PMI endeksi verilerini aylık bazda hesaplayarak yayımlanmaya başlamışlardır. Zaman içinde özellikle gelişmiş ülkelerde imalat sektörünün milli gelirdeki payının azalmaya başlaması nedeniyle, ekonominin genel durumunun daha iyi izlenebilmesi amacıyla imalat dışı sektörler için de PMI verileri ölçülmeye başlandı. Günümüzde birçok ülkede benzer yöntemlerle imalat ve hizmet sektörü PMI endeksleri aylık bazda hesaplanarak yayımlanıyor.

Londra merkezli bir global ekonomik veri kuruluşu olan IHS Markit, 40 ülke ve çeşitli bölgelere ait imalat ve hizmet sektörü PMI verilerini yayımlamaktadır. Ayrıca, bazı uluslararası kuruluşlar tarafından Global PMI endeksi de hesaplanmaktadır.

PMI Nasıl Öçülür?

PMI endeksi farklı ağırlıklara sahip beş alt endeksin bileşiminden oluşan kompozit bir endekstir:

PMI‘i Oluşturan Alt Endeksler PMI İçindeki ağırlıkları:

-Yeni Siparişler: %30

-Üretim Seviyeleri: %25

-İstihdam Durumu: %20

-Tedarikçi Teslimat Süreleri: %15

-Mevcut Stok Seviyeleri: %10

Satın alma müdürleri, anket sorularını önceki dönemlere göre daha iyi, aynı veya daha kötü seçeneklerinden birini işaretleyerek cevaplandırmak suretiyle cari dönem ve gelecek dönemi değerlendirirler. Satın alma müdürlerinin yanıtları analiz edilerek ülkenin GYSİH’sındaki ağırlıklarına göre dağıtılır ve bu sonuçlara göre alt endeksler ve PMI endeksi belirlenir.

PMI endeksi 50’nin üzerindeyse ekonominin büyüyeceğine, yani GSYİH’nın artacağına, 50’nin altında ise ekonomik faaliyetlerin yavaşlayacağına ve ekonomik durgunluk riskinin bulunduğuna işaret eder. PMI endeksinin 50 olması ise ekonomik durumda herhangi bir değişimin olmayacağına, ekonomide büyüme veya daralmanın beklenmediğini gösterir.

PMI Verisi Neden Önemlidir?

Bir ülkeninin ekonomik faaliyetlerinin mevcut durumunu ve gelecek dönemlere ilişkin beklentileri gösteren öncü göstergelerden biri olarak kabul edilen PMI, ülkelerin ekonomi yönetimleri ve merkez bankaları ile yatırımcılar ve iş insanları tarafından yakından takip edilen en önemli verilerden biridir. İmalat ve imalat dışı sektörlerde satın alma müdürleri, yeni siparişlerin seviyesini, yeni siparişler için ne kadar hammade veya yarı mamul satın alınması gerektiğini en yakından takip eden kişiler olduğu için PMI verilerinin güvenilirliği oldukça yüksektir.

PMI raporlarında PMI’yı oluşturan alt endeksler de gelecek dönemlere ilişkin beklentileri yansıttığı için yatırımcılar karar verme süreçlerinde kompozit PMI edeksinin yanı sıra bu alt endeksleri de dikkate alırlar. Örneğin, hammade ve ara malı siparişlerinde ciddi artışlar olması üretici fiyatları enflasyonunun tetiklenebileceğine ve faizlerin veya döviz kurunun yükselebileceğine işaret eder.

Türkiye PMI?

Türkiye’de imalat sektörü PMI endeksi 2015 yılından itibaren İstanbul Sanayi Odası (ISO) ve IHS Markit işbirliğiyle hazırlanmakta ve aylık bazda açıklanmaktadır. Türkiye’nin son 6 aylık imalat sanayi PMI verileri aşağıdaki tabloda verilmektedir.

ISO /IHS Markit Türkiye Imalat Sektörü PMI Endeksi

-Ocak 2020 49,50
-Aralık 2019 49,50
-Kasım 2019 49,00
-Ekim 2019 50,00
-Eylül 2019 48,00
-Ağustos 2019 46,70

Ağustos 2019’da 46.70 olarak açıklanan Türkiye imalat PMI endeksi Ekim 2019’da piyasa koşullarındaki hafif iyileşmeye paralel olarak 50’ye yükseldi. Kasım 2019’da hafif düşüşün ardından Aralık 2019 ve Ocak 2020’de 49,5 seviyesinde seyretti. PMI verilerine göre Türkiye ekonomisinde daralmanın önemli ölçüde durduğu ancak henüz büyüme trendine girmediği söylenebilir.

Endeks Nedir?

Endeks gösterge demektir. Seçilen veri gruplarının zaman içindeki değişimini izlemek ve çeşitli bazlarda karşılaştırmalar yapmak için kullanılan istatistiksel bir ölçüt olan endeks, ekonomi ve finans başta olmak üzere tüm alanlarda kullanılmaktadır. Endeksler, temel yıl baz alınarak ve seçilen verilerin türüne ve kapsamına uygun hesaplama yöntemleri kullanılarak hesaplanır. Seçilen veri grubunda yer alan her veri örnek grup içindeki toplam ağırlığı kadar endeks değerindeki değişime etki eder.

Borsa endeksleri ve fiyat endeksleri en sık karşılaştığımız endeksler arasındadır. BİST 100 Endeksi, Borsa İstanbul’ da en yüksek işlem hacmine sahip hisse senetlerinin performansını ölçen bir göstergedir ve günlük olarak hesaplanır.

Enflasyon ölçümünde kullanılan TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) ise çeşitli tüketim mallarından ve hizmetlerinden oluşan bir mal ve hizmet sepetinde yer alan kalemlerin fiyatlarındaki değişimleri aylık ve yıllık bazlarda ölçen bir göstergedir.

Purhase Ne Demek?

Purchase, İngilizce satın alma demektir. “Purchasing Manager’s Index” (PMI) terimindeki Purchasing Manager Satın Alma Müdürü anlamına gelir.

İmalat Nedir?

İmalat, hammadenin, makina, teçhizat, emek gibi üretim faktörleri kullanarak ve çeşitli üretim süreçlerine tabi tutularak yarı mamul ve mamule dönüştürülmesi ve nihai tüketicinin kullanımına hazır hale getirilmesi sürecidir. İmalat sanayi hafif ve ağır sanayi dallarından oluşur. Katma değer oluşturulması, istihdam yaratılması ve ihracatın artırılmasına en büyük katkıyı sağlayan imalat sanayi, ülke ekonomilerinin lokomotifi durumundadır

Eğilim Ne Demek?

Eğilim, iç dinamiklerden beslenen yönelim anlamına gelir. Eğilim, meyil, temayül ve trend kelimleriyle ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Örneğin, yüksek yatırım ve istihdam seviyesi ve iç talepte canlanma gibi ekonominin iç dinamiklerinin ekonominin büyümesi için itici güç sağladığında ülke ekonomisi büyüme eğilimine girer.

CDS Ne Demek?

Credit Default Swap (Kredi Temerrüt Takası) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma olan CDS, borçlanma araçları piyasasında kredi temerrüt riskinin takas edilerek azaltılmasını sağlayan bir tür finansal türev araçlardır. Borç veren taraf, borç alanın borcunu ödemekte zorlanacağını düşünüyorsa, CDS kontratı satın alarak borcun geri ödenmemesi riskini azaltabilir veya sınırlayabilir. Bir tür portföy sigortası işlevi gören CDS kontratının alıcısı, CDS satıcısı olan tarafa CDS kontratının vadesi süresince CDS’e konu olan riskin derecesine göre belirlenen bir CDS primi öder. CDS’e konu olan borcun ödenmemesi durumunda CDS kontratınının satıcısı, CDS alıcısna borç tutarını faizi ile birlikte ödemekle yükümlüdür.

Genellikle portföylerinde uzun vadeli devlet tahvilleri bulunduran kurumsal yatırımcılar uzun vadeli tahvillerin vade sürelerinde oluşablecek temerrüt riskini minimize etmek amacıyla CDS kontratlarını satın alırlar.

CDS kontratlarını satan kurumlar ise bankalar ve sigorta şirketleridir. Yatırım yapılabilir dereceye sahip olan ihraççıların borçlanma senetlerine yatırım yaparak kur ve temerrüt riskine maruz kalmadan, söz konusu bu borçlanma araçlarının dayanak varlık olduğu CDS kontratları satararak kar elde ederler. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin devlet tahvillerinin hem temerrüt hem de kur riskinin daha yüksek olması nedeniyle bu tür borçlanma araçlarına ilişkin CDS kontratı talebi genellikle yüksektir. Bir ihraççının, temmerüt ve kur riski ne kadar yüksekse ihraç ettiği borçlanma araçlarına uygulanan CDS primi de o kadar yüksek olur.

CDS Primi Nedir?

CDS primi yatırımcının temerrüt riskine karşı satın alacağı CDS kontratı için ödemesi gereken maliyeti ifade eder. Örneğin, Türkiye’nin 5 yıllık tahvil kategorisinde CDS primi 280 ise portföyünde bu tahvilleri bulundurmak isteyen yatırımcı, temerrüt riskini minimize etmek için CDS kontratı almak isterse %2,8 ‘lik CDS primi maliyetine katlaması gerekir.

Türkiye’nin CDS Primi?

Türkiye’nin 5 yıllık ABD doları cinsinden tahvillerinin CDS primi halen 280 veya %2,8 civarında seyrediyor. CDS primi en yüksek ülkeler arasıda yer alan Türkiye’nin 5 yıllık tahvil kategorisindeki CDS primi son 4 yıl içinde 150 ile 570 arasında seyretti. Danimarka, Almanya gibi ekonomik ve politik istikrara sahip ülkelerin CDS primlerinin 10-12 arasında değiştiği düşünüldüğünde, Türkiye’nin CDS priminin ne kadar yüksek olduğu daha açık görülmektedir. CDS primleri yüksek olan ülkeler dış finansman sağlarken çok daha yüksek maliyetlere katlanmak zorunda kalmaktadırlar.

ICO Nedir?

Ekonomi dilinde kullanılan kısaltılmış ekonomik terimlerin anlamları işlevleri ve ne işe yaradıklarına dair merak edilenleri sizler için derledik.

ICO, son yıllarda sık sık duymaya alıştığımız kripto para veya dijital para projesi geliştiren girişimcilerin, oldukça yüksek olan ilk yatırım maliyetini karşılamak üzere finansman desteği sağlamak amacıyla kullandıkları bir yöntemdir. Yenilikçi bir finansman sağlama modeli olarak değerlendirilen ICO, token satışı veya lansmanı olarak da adlandırılıyor. Bazı yatırımcılar ICO’nun sadece bir finansman yöntemi olmadığını başlı başına bir iş modeli olduğunu ileri sürüyorlar.

ICO, İngilizce, Initial Coin Offering (İlk Para /Jeton Arzı) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltma. Son yıllarda kripto para girişimcileri arasında oldukça popüler hale gelen ICO, kripto para piyasasının oluşmasından sonra ortaya çıkan yeni bir kavram. ICO, Start-up olarak bilinen yeni kurulan teknoloji şirketlerinin kullandığı IPO, crowdfunding, bootstrapping veya risk sermayesi şirketlerine pay vermek gibi diğer geleneksel metodlara alternatif olarak ortaya çıkan bir tür proje finansmanı yöntemi olarak tanımlanabilir. Özellikle kripto para projelerinin kontrolünü ellerinde bulundurmak isteyen girişimciler ICO platformları üzeride proje finansmanı sağlamayı tercih ediyorlar.

Dijital para geliştiren girişimciler, kripto para geliştirme, bu projeye hizmet edecek edecek teknolojik alt yapının kurulması ve söz konusu kripto paranın ekosisteme dahil edilmesi gibi oldukça yüksek ilk yatırım maliyeti gerektiren faaliyetlerden oluşan projelerini, henüz kullanımda olmayan kripto paralarını ICO platformları kanalıyla, yatırımcılara satarak finanse edebilirler. ICO yatırımcıları ise umut vaat eden kripto paraları, ICO kanalıyla kripto para geliştiren şirketlerden indirimli olarak satın alabilirler. Yatırımcılar, projenin başarılı olması halinde yatırdıkları paranın değerinin kısa sürede birkaç kat artabileceği beklentisiyle ICO platformları üzerinden yeni çıkan kripto paralara yatırım yaparlar.

ICO platfromu üzerinden finansman sağlamak isteyen girişimci, geliştireceği bir dijital para projesine kaynak sağlamak için yatırımcıya, yatırdığı paranın karşılığında belirli sayıda jeton (token) adı verilen kripto para satar. Girişimci bu şekilde projesi için finansman sağlarken, çoğunlukla risk sermayesi şirketleri olan ICO yatırımcıları da kullanma girdiğinde çok fazla değer kazanacağını düşündükleri kripto paraları indirimli olarak satın alarak ileriye dönük avantaj elde ederler. ICO’ya konu olan projenin başarıya ulaşması durumunda ilgili kripto para değer kazanancak ve ICO yatırımcısı bu şekilde kar elde edecektir.

İlk ICO , 2013 yılında Mastercoin tarafından gerçekleştirildi. Mastercoin, Bitcon borsası ve işlem platformu oluşturulması projesi amacıyla sunduğu ICO ile 600.000 ABD doları finansman sağladı. En başarılı ICO platformları arasında Coinfactory, Coral, Coinlaunch performanslarıya öne öne çıkıyor.

ICO Nasıl Çalışır?

Dijital para geliştirme projelerinin kontrolünün tamamen kendi ellerinde kalmasını isteyen girişimciler çok yüksek olan yeni dijital para geliştirme maliyetlerini ICO platfromları kanalıyla finanse etmeyi tercih ediyor. Risk sermayesi şirketlerinin şans vermediği ve desteklemeyi reddettikleri projeler için girişimcilere, halka arz, bootstrapping (kendi öz kaynaklarını kullanma) veya crowdfunding (kitlesel fonlama) dışında farklı bir alternatif oluşturan ICO sürecinin aşamaları:

Yeni kripto para üreten bir girişimci, kripto para projesiyle ilgili tüm detayların yer aldığı ve Beyaz Kitap (White Paper) adı verilen bir tanıtım dosyası hazırlayar ve bunu seçtiği ICO platformuna iletir.

Dosya ICO platformu tarafından değerlendirildikten sonra yeni çıkarılan kripto para ICO platformu üzerinden tanıtılır ve yatırımcılara satışa sunulur.

Yatırımcılar ICO platformunun kabul ettiği kripto para veya başka para birimileri cinsinden ödeme yaparak yeni çıkan kirpto parayı satın alarak yatırım yaparlar.

ICO platformu yeni kripto para satışından elde edilen kaynakları komisyon ve hiznet bdelini düştükten sonra girişimcinin hesabına aktarır.

ICO’nun nasıl çalıştığını daha iyi anlamak için kripto para, block chain teknolojisi gibi kavramların bilinmesi gereklidir.

ICO ile Halka Arz Arasındaki Farklar?

ICO, hisse senedi halka arzını (IPO) çağrıştırsa da aslında çok farklı bir kavram.

Halka Arz’da yatırımcı hisselerini satın aldığı şirkette pay sahibi sıfatıyla bazı haklara sahip olurken, ICO yatırımcısı, sadece satın aldığı kripto paraya ilişkin proje üzerinde hak sahibi olabiliyor. ICO yatırımcısının girişimci şirketin yönetimine ve kararlarına müdahale etme veya şirketin karından pay alma gibi hakları yoktur.

Halka Arz’da şirketle ilgili tüm finansal ve diğer verilerin ilgili borsanın kurallarına ve mevcut mevzuatta belirlenen prosedürlere göre açıklanması zorunluyken, ICO’ya konu olan kripto para projeleriye ilgili finansal veriler blok zincir üzerinde açıklanır.

ICO’da herhangi bir kurumun denetim ve düzenlemesi söz konusu değildir ve ICO platformu üzerinden finansman sağlanması hiçbir mevzuata ve denetime tabi değildir.

Blokchain (Blok Zincir) Nedir?

Blok Zincir veya Blokchain teknolojisi, bütün işlemler ve verileri değiştirilemez biçimde ve birden fazla yerde kayıt eden ve saklayan bir tür digital kayıt defteri oluşturulmasını sağlayan bir teknolojidir. HASH algoritmasına göre çalışan bir şifreleme yöntemi olan blok zincir teknolojisi sayesinde, gerçekleşen her türlü işlemin çapraz doğrulaması yapılarak sistemi oluşturan tüm bileşenler tarafından onaylaması, herkes tarafından görülmesi ve ağa bağlı her bilgisayarda ayrı ayrı şifrelenmesi sağlanır. Böylece hatalı bir işlem yapılması önlenmiş olur.

Kripto Para Nedir?

Kripto para, takas işlemlerinde kullanılan şifreli, dijital ve sanal para birimidir. Kripto paraların en önemli özelliği merkez bankası gibi bir merkezi kurumun denetimine veya düzenlemesine tabi olmamasıdır. Kripto adı, dijital paraların kriptoloji adı verilen özel bir şifreleme yöntemiyle şifrelenmesinden kaynaklanmaktadır. HASH adı verilen tek yönlü bir algoritma kullanılarak şifrelenen dijital paralara ilişkin verilerin şifreleri asla kırılamıyor ve değiştirilemiyor.

İlk kripto para 2009 yılında Satoshi Nakamoto kod adlı bir kişi veya bir grup girişimci tarafından blok zincir teknolojisi kullanılarak geliştirilen Bitcoin’dir. Bitcoin’in yakaladığı başarı, bireysel ve kurumsal yatırımcıların dikkatlerini dijital para alanına çevirmelerine neden oldu. İçerdiği risklere rağmen bu alanda yaplan yatırımlar her geçen gün artarak büyümeye devam ediyor.

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın