Anasayfa / Dünya / Dünya’dan ve Türkiye’den Son 24 Saatlik Gelişmeler

Dünya’dan ve Türkiye’den Son 24 Saatlik Gelişmeler

Dünya’dan ve Türkiye’den Son 24 Saatlik Gelişmeler

Sistemsel teknik bir arıza nedeniyle salıverildiği iddia edilen Rıza Sarraf, mahkemeye kelepçeli olarak çıkarıldı.

New York’ta duruşmayı izleyen CHP’nin ABD Temsilcisi Yurter Özcan, Sarraf’ın duruşmaya ‘ayakları kelepçeli, saçları kısa kesilmiş şekilde’ getirildiğini söyledi.

Savunma için zaman istenildi

“Hakim Richard Berman geçen hafta açıklanan yeni iddianameyi okuyup okumadıklarını sordu. Savunma makamı da okuduklarını, suçlamaları kabul etmediklerini söyledi. Sarraf’ın avukatı Benjamin Brafman, dosyanın daha da genişletilmesi, isnat edilen suçların ve istenen hapis cezasının artması dolayısıyla savunma hazırlığı yapmak için daha fazla zamana ihtiyacı olabileceğini iletti. Buna ek olarak Halk Bankası’nın avukatı Victor Rokko kalp ameliyatı geçirmiş. Yani hem Sarraf hem de Halk Bankası tarafından esastan yargılamanın daha ileri bir tarihe atılmasıyla ilgili bir talep var.”

ATİLLA’NIN YÜZÜNE OKUNACAK

Sarraf’ın duruşmasının amacı, New York Güney Bölge Federal Savcılığı’nın yargılandığı davadaki iddianameyi, yeni sanıkları da kapsayacak şekilde genişletmesiydi. Sarraf’a duruşma sırasında yeni iddianame okundu. Sarraf, avukatı Ben Brafman aracılığıyla ‘suçsuz olduğunu’ savundu.
Önümüzdeki hafta da yine ABD’de Sarraf davasından tutuklu yargılanan eski Halk Bankası Genel Müdürü Mehmet Hakan Atilla’nın da yüzüne yeni iddianame okunacak ve kendisine ortaya konulan yeni suç isnatları ve kanıtlar konusundaki görüşü sunulacak.

ÇAĞLAYAN VE ASLAN DA İDDİANAMEDE

Sarraf hakkındaki değiştirilen iddianameye eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve Halk eski Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan da ‘sanık’ olarak eklenmişlerdi.
Genişletilen yeni iddianamede, Sarraf’ın ABD’nin İran yaptırımlarını delmek ve ABD finans sistemi ile bankalarını dolandırmak suçlamasına yeni deliller eklenmişti.

Sarraf, yaklaşık bir buçuk yıl önce hakim karşısına çıktığı, gözaltına alındıktan sonraki ilk duruşması dışında mahkeme salonuna hiç kelepçeyle getirilmemişti.

SİSTEM DÜZELTİLDİ: TEKRAR TUTUKLU GÖZÜKÜYOR

Diğer yandan Washington Hattı’nın haberine göre, pazar akşamı tartışma yaratan Rıza Sarraf’ın serbet kalıp, kalmadığı soruları birkaç saat tartışıldıktan sonra, durumun bir bilgisayar sistemi hatasından kaynaklandığı ortaya çıkmıştı. Rıza Sarraf, ABD’nin bütün eyaletlerindeki tutukluların yerini ve kısa bilgisini veren sistem olan ‘Hapishaneler Federal Bürosu’ sisteminde ise pazartesi günü tekrar tutuklu görünmeye başladı. Buna göre Sarraf, bir süre önce transfer edildiği Brooklyn Metropolitan Islah Merkezi olarak adlandırılan hapishanede tutuklu olmaya devam ediyor. Sarraf daha önce New York’daki Metropolitan Islah Merkezi’nde tutuklu bulunuyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Erdoğan: S-400’ler için kapora verdik, kararlıyız

Dünya'dan ve Türkiye'den Son 24 Saatlik Gelişmeler

Erdoğan, Kazakistan ziyareti sonrası İstanbul’a dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlarken, “Rusya’dan S-400’lerin alınması için imzalar atıldı. Bildiğim kadarıyla kapora da verildi” dedi.

Cumhurbaşkanı’na gazetecilerin yönelttiği sorular ve yanıtları şöyle:

S-400’lerin satın alınmasıyla ilgili nihai durum nedir? Dış basında Türkiye’nin bu satın almadan vazgeçebileceğine ilişkin bazı haberler, yorumlar yer alıyor.

S-400 ile ilgili arkadaşlarımız imzalarını attılar. Bildiğim kadarıyla kaparoyu da verdiler. Bundan sonraki süreç de zaten Rusya’dan bize aktarılacak kredi ile ilgili devam edecek bir süreçtir. Gerek Sayın Putin, gerekse şahsımın bu konuda kararlılığımız var. Türkiye Cumhuriyeti’nin savunma sanayii veya savunmasıyla ilgili bağımsızlık ilkelerini veya bağımsız kararını herhalde kimsenin tartışmaya hakkı yoktur.

Biz kendi bağımsızlığımızla ilgili kararımızı kendimiz veririz; ülkemizi savunmak için koruma tedbirlerini de, güvenlik tedbirlerini de kendimiz almakla mükellefiz. Eğer bir yerlerden bu noktada herhangi bir savunma unsurunu tedarikte zorluk çekiyorsak, girişimlerimiz çoğu kez engellemelere takılıyorsa biz ne yapacağız, başımızın çaresine bakacağız. Mesela, insansız hava araçlarını maalesef dostlardan alamıyorduk biz, çok da yüksek paralar istiyorlardı, bedava da istemiyorduk üstelik. Terör örgütüne tank, top, zırhlı araçlar veriyorlar; ama biz parasıyla istediğimiz halde bazı ihtiyaçlarımızı tedarik edemiyoruz. Sonuçta ne oldu? Hamdolsun insansız hava aracını da kendi ülkemin insanı üretir hale geldi, silahlısını da üretir hale geldi. Son bir haftada 90 terörist öldürüldü.

Astana süreci, İdlib ve Afrin konusunda Rusya ve İran ile mutabakat konusunda ne durumdayız şu an? İkinci bir harekât söz konusu mu? Bu konuda bir değişiklik var mı?

14 Eylül’de yapılacak Astana Zirvesi önem arz ediyor. Şu anda İdlib’te Rusya ile daha önce mutabık kaldığımız gibi süreci işletiyoruz ve bu şekilde süreç şu an çalışıyor. Rusya ile bu konuda aramızda herhangi bir ihtilaf söz konusu değil. İran ile de yaptığımız görüşmede ihtilafa konu olabilecek herhangi bir başlık gündeme gelmedi. Öyle zannediyorum ki Astana zirvesi sonrasında da aramızdaki sağlıklı görüşmeler bu şekilde devam edecektir. Gelişmeler olumlu istikamette devam ediyor.

‘VATANDAŞIM GÖÇMENLER İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPAR’

Suriyeli göçmenlerin güvenlik sorunlarına yol açtığı gibi eleştiriler gündeme geliyor. Göçmen Bakanlığı kurulması söz konusu mu?

İsminin büyük olması, bir meseleyi çözmez. İçişleri bünyesinde göç işleri ile alakalı bir genel müdürlüğümüz var zaten. Hangi vilayetimizde ne kadar mülteci var, inceliyorlar. Aralarında mühendisi, avukatı, doktoru, ebesi, sanatkarı, birçok vasıflarda insan var. Vatandaşlık çalışmalarını da bu çerçevede yürütüyoruz. Bu konuda halkıma, vatandaşlarıma ricam, meseleye daima duyarlı yaklaşmalarıdır. Bu insanlar bombalardan kaçtılar. Ben, vatandaşımın bu hassasiyetlerden taviz vereceğine inanmıyorum. Elinden geldiği kadarını yapacaktır.

‘ZERRİN HANIMA DERS VERECEK HALİ YOK’

Ana muhalefet partisi ile yargı arasında bir polemik var. Danıştay Başkanı, CHP’ye yönelik “Yargıyı bu şekilde yıpratmak bütün Türkiye’ye zarar verir” dedi ve ‘sözde adalet yürüyüşü’ deyimini kullandı. CHP de ona, ‘sözde Danıştay Başkanı’ yakıştırması yaptı. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

CHP’nin yaptığı gerçekten ‘sözde adalet yürüyüşü’dür. Zira CHP’nin öncelikle adalet kavramını anlaması lazım. Bunu bir defa bilmiyorlar. Adalet mefhumunu biz partimizi kurarken öyle tahlil ettik, partimizin adını Adalet ve Kalkınma Partisi koyduk. Bunu yaparken 42 bin denekle çalıştık. İsim buradan çıktı. Şimdi ‘sözde adalet yürüyüşü’yle, Ankara’dan 29 günlük yürüyüşle, sen kalkıp da bir vatandaşın izni olmadan arsasına el koyarsan bunun adaletle izahı olur mu? Oraya gel, karavanını koy, ondan sonra oradan poz ver. Nerede adalet? Öbür taraftan Şişli’de temizlik işçileri kendileri için adalet arayışına çıktılar. İzmir’de belediye çalışanları da aynı şeyi yaptı. Adalet ancak icraatla olur…

Danıştay Başkanımızın, Yargıtay Başkanımızın, ana muhalefetin söylemlerini yargıya, hukuka adeta müdahale gibi gördüklerini; bundan rahatsız olduklarını düşünüyorum. Muhtemelen bu sebepten dolayı, o yakışıksız söylemler karşısında, bunlara bir hukuk dersi verme noktasına gelmiş olmalılar.

Herhalde Kılıçdaroğlu’nun kalkıp da Zerrin hanıma hukuk dersi verecek hali yok. Onların daha çok mürekkep yalaması lazım. Ama bunlar (Kılıçdaroğlu) tabii haddini bilmiyor. İşte yanında bir hukukçusu var. Öldürülen teröristlerin hakkını savunuyor. Ne hakkı ya? Bunlar terörist. Biri de Kılıçdaroğlu’na Artvin’de eylem hazırlığında olan terörist ya… Bak, onu vurdular. Yahu teşekkür etmen lazım senin. “Adalet adalet” diye seçim kazanılmaz. Adaleti yaşayarak ve dağıtarak seçim kazanılır. Eğer bizim milletimiz AK Parti’ye bu oyları verdiyse, eğitimde, sağlıkta, emniyette, ulaşımda, dış politikada, enerjide yaptıklarını gördü.

‘BENİ İDAMA MAHKÛM ETMEYE KALKTILAR’

28 Şubat sürecinin yargı kararları var. 22 yıldır içerde olanlar var. Bunlar FETÖ’cü hâkim ve savcılarca mahkûm edildi. Ergenekon ve Balyoz’a yeniden yargılama verildi, 22 senedir içerde olanların yeniden yargılama talepleri gündeme alınmıyor. Bu konuda çalışma var mı?

(Yakup Köse’nin kitabını göstererek-11 yıl cezaevinde yatmış) 14 yaşında bir çocuğun idama mahkûm olması düşünülecek bir şey değil. Benim de idama mahkûm edilmem istendi ama son anda yırttım. Bizi de apar topar götürüyorlardı. Niye şu yatırımı yaptık diye idamımızı istediler. O meşhur savcı vardı, Nuh Mete Yüksel. Baktık bizim idamımızı istedi, Allah’tan adil bir hâkime rastladık da, bir de nöbetçi mahkeme çıkardılar. Dedim tezgâhı kurdular herhalde. Gerçek adalet sahibi olan Allah. Orada kararı verdi ve işi yırttık.

‘DUYGUSAL ÇIKIŞLAR DOĞRU OLMAZ’

Türkiye’nin uyarılarına rağmen Kuzey Irak’taki yönetimin referandum kararının üzerine bir de Barzani’nin savaş beyanı basında yer aldı. Ayrıca Türkmenler’in ABD’de kalma veya vatandaşlık taahhüdü ile göç için teşvik söz konusu olduğu söyleniyor. Böyle bir ortamda Türkiye’nin alternatif formülleri var mı?

Duygusal çıkışlar yapmak doğru olmaz. O iddiaları etraflıca Dışişleri’nden dinlememiz, doğru bilgileri almamız lazım. İddialar nedir, ne derece doğrudur? Bunları bir görmemiz, okumamız lazım. Değerlendirme ancak ondan sonra yapılabilir. Duygusal çıkışlarla açıklamalar yaparsak, bu yanlış olur. Ama bizler Türkmen kardeşlerimize oraları terk etmelerini asla tavsiye etmeyiz. Onlar kendi topraklarında kalmalıdır. Geçenlerde ziyaretime geldiler. “Biz, bu topraklarda doğduk, bu topraklarda ölürüz. Dedelerimizin bize vasiyeti var” dediler. Ben onların o duygulu ifadelerini unutamam. Biz de tabii ki üzerimize ne düşerse sonuna kadar onu yaparız.

Avrupa Birliği’ndeki kilit ülkelere bakınca onların 3 gündem maddesi var deniliyor: Recep Tayyip Erdoğan… Yani Recep-Tayyip-Erdoğan… (Gülüşmeler…) Evet… Siz AK Parti İl Başkanları toplantısında, “Erdoğan size ne yaptı?” dediniz. Sahi, siz ne yaptınız? Avrupa neye veya hangi diziye reaksiyon gösteriyor sizce?

Diriliş dizisine… (Gülüşmeler…)

Cevabınızı alsak…

(Gülerek) Bence yeterli… Her şeyi anlatmıyor mu?

Kazakistan’da iken ABD Başkanı Donald Trump’la bir telefon görüşmeniz de oldu. Neler konuştunuz?

İkili ilişkilerin daha da güçlendirilmesi gerektiğine değindik. İki ülkenin stratejik ortak olduğuna, bunun ilişkilere de yansıması gerektiğine işaret ettik. Arakanlıların yaşadığı drama ABD’nin hassasiyet göstermesinin önemli olacağına dikkati çektim. BM Genel Kurulu’nda tüm konuları yüz yüze görüşmemizin faydalı olacağı, bunu gerçekleştirme hususunda da mutabık kaldık.

‘ALMAN YÖNETİMİNE KIRGINIZ’

Almanya’daki seçimler sonrasında ilişkilerde bir normalleşme bekliyor musunuz? Türkiye bir adım atabilir mi? Biz karşı taraftan hangi adımları bekliyoruz?

Bizim Alman halkıyla hiçbir sorunumuz yok. Almanya’da 3 milyonu aşkın soydaşımız yaşıyor. Orada Almanlarla entegrasyon içinde yaşıyorlar. Sorun, Almanya yönetimindeki yetkililerin yanlış tavırlarından kaynaklanıyor. Dolayısıyla yanlış tavırlara son verilmesi lazım. Referandum döneminde neler yaptıklarını gördük. Saldırıları sürdürmeleri halinde, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak elbette onurumuzdan taviz veremeyiz. Almanya’nın şu anda teröre yataklık yapan bir ülke haline gelmesini normal karşılayamayız. Dediğim gibi Alman halkıyla hiçbir sorunumuz yok. Sadece hatalı tavırlar dolayısıyla, Alman yönetimine kırgınlığımız var. Seçimde şu kazanmış, bu kazanmış, bizi pek ilgilendirmiyor.

‘ESAD İLE GÖRÜŞMEYE NİYETİM YOK’

Sosyal medyada bir şeyler dolaştı, sizin ile Esad arasında bir görüşme olduğu yönünde. Özel olarak birileri mi dolaştırıyor bu tür iddiaları?

Herhalde birileri özel dolaştırıyor. Ben Esad ile görüşmedim, görüşmeye de pek niyetim yok.

Cumhuriyet gazetesi davasında gazetecilerin tutukluluğuna devam

Dünya'dan ve Türkiye'den Son 24 Saatlik Gelişmeler

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları hakkında, “PKK/KCK, FETÖ/PDY ve DHKP/C’ye müzahir oldukları” iddiasına ilişkin görülen davada, Akın Atalay ve Ahmet Şık’ın da aralarında bulunduğu tutuklu 6 sanığın tahliye talepleri reddedildi.

İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki binada yapılan duruşmada, bazı sanık ve tanıklar dinlenildi. Sanık avukatları, duruşma başsavcıvekili Hacı Hasan Bölükbaşı’nın, mütalaasına katılmayarak müvekkillerinin tahliye edilmesini talep etti.

Talepleri değerlendiren mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Akın Atalay, Ahmet Şık, Kadri Gürsel, Mehmet Murat Sabuncu, Ahmet Kemal Aydoğdu ve Yusuf Emre İper’in tutukluluk halinin devamına karar verdi. Sanık Gürsel hakkındaki karar oy çokluğu, diğer 5 sanık hakkındaki karar ise oy birliğiyle alındı.

Mahkeme heyeti, duruşmayı Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda görülmek üzere 25 Eylül’e erteledi.​

NE OLMUŞTU?

FETÖ sanığı olan ve müebbet hapis cezası ile yargılanan Savcı Murat İnam’ın Cumhuriyet gazetesine yönelik başlattığı operasyon kapsamında gazetenin 12 çalışanı tutuklanmıştı. 28 Temmuz’da yapılan duruşmada Güray Öz, Musa Kart, Bülent Utku, Hakan Kara, Önder Çelik, Kemal Güngör ve Turhan Günay tahliye edilmişti.

KİM, NE İLE SUÇLANIYOR?

Duruşmada bugüne dek Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Utku, Önder Çelik, Cumhuriyet Vakfı Danışma Kurulu Üyesi Avukat M. Kemal Güngör, Okur Temsilcisi Güray Öz, köşe yazarları Kadri Gürsel, Hakan Kara, Hikmet Çetinkaya, Aydın Engin, Kitap Eki Genel Yayın Yönetmeni Turhan Günay, muhabir Ahmet Şık, çizer Musa Kart, gazetenin eski muhasebe müdürü Bülent Yener ve halefi Günseli Özatalay, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Erinç ve Twitter’da Jeansbiri adlı hesabı kullanmakla suçlanan Ahmet Kemal Aydoğdu iddianamede yer alan suçlamalara yanıt verdi. Almanya’da bulunan eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ise duruşmaya katılmadı.

Gazete çalışanlarına yönelik iddianame, tutuklamalardan 156 gün sonra hazırlandı. Gazeteye yönelik soruşturmayı başlatan, ancak daha sonra hakkında ‘FETÖ’ davası açılan Murat İnam’ın imzasının yer almadığı iddianameyi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mehmet Akif Ekinci ve Cumhuriyet Savcısı Yasemin Baba imzaladı.

İddianamede, Can Dündar, Mehmet Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Aydın Engin, Bülent Yener ve Günseli Özaltay’ın, ‘silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ suçundan ayrı ayrı 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Akın Atalay, Mehmet Orhan Erinç ve Önder Çelik’in ‘silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 11.5 yıldan 43 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

Bülent Utku, Musa Kart, Hakan Karasinir, Mustafa Kemal Güngör, Hikmet Aslan Çetinkaya’nın da ‘silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’ ve ‘hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma’ suçlarından ayrı ayrı 9.5 yıldan 29 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi.

Ahmet Şık’ın ise ‘PKK ve DHKP/C’ silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte yardım etmek” suçundan 7.5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Dünya’dan Diğer Gelişmeler

Almanya: Türkiye’ye silah sevkiyatını durdurduğunu açıkladı

Dünya'dan ve Türkiye'den Son 24 Saatlik Gelişmeler

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, ikili ilişkilerdeki gerilim nedeniyle Berlin’in Türkiye’ye mevcut sözleşmeler dahilindeki silah sevkiyatını durdurduğunu açıkladı.

Handelsblatt gazetesinin organize ettiği bir forumda konuşan Gabriel, “Aslında NATO müttefikimize silah sevk etme yükümlülüğümüz bulunuyor. Ancak Türkiye’ye silah sevkiyatını neredeyse tamamen durdurduk” dedi.

Bu alandaki işbirliğinin sadece Almanya’nın uluslararası anlaşmalara dahil olduğu alanlarda devam ettiğini kaydeden Gabriel, bu anlaşmalarda silahın değil, yük araçlarının söz konusu olduğunu belirtti.

Almanya Ekonomi Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, ülke bu yılın ilk dört ayında Türkiye’ye 5 milyon 600 bin euro tutarında silah ve mühimmat sattı. Üstelik Almanya 2010-2016 yılları arasında kimi savunma malzemelerinin Türkiye’ye ihracatını ‘söz konusu silahların halka karşı kullanılabileceği endişesiyle’ engellediğini açıklamıştı.

BMGK, Kuzey Kore’ye yönelik yaptırım tasarısını oy birliğiyle kabul etti

Dünya'dan ve Türkiye'den Son 24 Saatlik Gelişmeler

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Kuzey Kore’ye yönelik yeni yaptırımlar içeren karar tasarısı, Rusya ve Çin’in katılmasıyla oy birliğiyle kabul edildi.

Nükleer programını sürdüren Kuzey Kore’ye rafine petrol satışına sınırlama getiren, doğalgaz ve en büyük ikinci gelir kaynağı tekstil ihracatına ambargo uygulanmasını talep eden Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi karar tasarısı oy birliğiyle kabul edildi.

TASARI YUMUŞATILDI

ABD konu hakkındaki ilk karar taslağında BMGK’dan Kuzey Kore’ye petrol ambargosu uygulamasını, tekstil ürünlerinin ithalatını durdurmasını ve Kim Jong un’a mali yaptırım ve seyahat yasağı getirmesini istiyordu.

Ancak BMGK’da veto hakkı olan Çin ve Rusya’nın itirazları sonucu ABD’nin taslağı yumuşattığını açıkladı.

Buna göre yeni taslakta Kim Jong un’un kara listeye eklenmesi talebi yer almıyor.

Kuzey Kore’ye yönelik yeni yaptırımların kabul edilmesi için BMGK’nın 9 üyesinin onayı ve 5 daimi üyenin (ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa) tasarıyı veto etmemesi gerekiyordu. Bugün oylanan tasarı oy birliğiyle kabul edildi.

Oylama öncesi Kuzey Kore resmi haber ajansı KCNA, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un hidrojen bombası denemesine katkı yapan nükleer bilimciler ve mühendisler için cumartesi günü yapıldığı belirtilen kutlamaya katıldığını gösteren fotoğraflar yayımlamıştı. KCNA’nın aktardığına göre Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, “ABD nihayet yasa dışı ve adil olmayan sert yaptırımlar tasarısını uydurdu. Kuzey Kore, ABD’nin bedel ödeyeceğini garanti edecek” demişti.

Tecavüz sonucu hamile kalan 13 yaşındaki çocuğun bebeği öldü

Dünya'dan ve Türkiye'den Son 24 Saatlik Gelişmeler

Hindistan’da, babasının iş arkadaşının tecavüzü sonucu hamile kalan 13 yaşındaki çocuğun dünyaya getirdiği bebek iki gün sonra öldü.

BBC ‘nin aktardığına göre, yüksek mahkemenin ısrarı ile yapılan kürtaj ameliyatında doğan bebek cuma günü yoğun bebek ünitesine alındı. Bebeğin pazar günü öldüğü açıklandı.

1,8 kilo doğan bebeğin solunum yetmezliğinden öldüğü belirtiliyor.

Adı açıklanmayan çocuğun hamileliği, 9 Ağustos’ta, aşırı kilo almasından şüphelenen ailesi tarafından doktora götürülmesiyle ortaya çıkmıştı.

YÜKSEK MAHKEME, DOĞURMASI İÇİN ISRAR ETTİ

Hindistan’ın yükesk mahkemesi bir avukatın başvurusu üzerine 32 haftalık hamile çocuğa kürtaj izni vermişti. Yüksek Mahkeme’nin kararının ardından doktorlar, ceninin biraz daha büyümesi için iki hafta süre isterken, mahkeme çocuğun daha fazla travma yaşamaması için hamileliğin derhal sonlandırılmasını istemişti.

Bunun üzerine beş doktorun katılacağı bir ameliyatla bebeğin sezaryenle alınması kararlaştırılmıştı. Ancak hamileliğin ilerlemesi nedeniyle, ameliyat sırasında bebek dünyaya gelmişti.

İngiltere’de AB hukukunun üstünlüğüne son veren yasa tasarısı ilk oylamadan geçti

Dünya'dan ve Türkiye'den Son 24 Saatlik Gelişmeler

İngiltere Parlamentosu’nda Avrupa Birliği (AB) mevzuatının İngiltere’nin iç hukukuna aktarılmasını sağlayacak AB’den Çıkış (Brexit) Yasa Tasarısı’nın ilk oylaması yapıldı.

Avam Kamarası’ndaki görüşmelerin ardından yapılan oylamada, yasa tasarısı 326’ya 290 oyla kabul edildi.

Böylece yasa tasarısının komisyon görüşmeleri aşamasına taşınması kabul edilmiş oldu.

Ancak yasa tasarısı, kanunların parlamentoda milletvekillerinin onayına sunulmadan doğrudan bakanlar tarafından değiştirilebileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.

İktidardaki Muhafazakar Parti’li milletvekillerinin hepsi yasa tasarısı lehine oy kullandı.

Anamuhalefetteki İşçi Partisi milletvekillerinin bir kısmı da lider Jeremy Corbyn’in itirazlarına rağmen yasa tasarısına destek verdi.

İngiltere Başbakanı Theresa May, oylamayı “İngiliz halkının arzusunu destekleyen tarihi bir karar” olarak nitelendirdi.

May, bu kararın AB’den ayrılma müzekerelerini devam ettirmek için yeşil ışık yaktığını söyledi.

Yasa tasarısının amacı, İngiltere AB’den Mart 2019’da resmi olarak ayrıldığında, AB hukukunun İngiltere iç hukukuna uygun şekilde aktarılarak, Brexit sonrası İngiliz hukukunda boşluk oluşmamasını sağlamak.

Bunun hayata geçirilmesiyle, Brexit’in ardından AB yasalarının İngiliz yasaları üzerindeki üstünlüğü ortadan kalkmış olacak.

Ana Sayfaya Dön

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv |  Akademi Portal | Habe

ANA SAYFA | Haber | Dünya | Bilim | Teknoloji | Sağlık-Yaşam

Dergi | Eğitim | Tanıtım | Shop | Video News | Paranomi

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *