Candida Albicans mantarı

Candida Albicans mantarı, hayatımız boyunca karşılaştığımız hastalıkların neredeyse tamamının sebebi olabiliyor. Adet düzensizliğinden egzamaya, fazla kilolardan depresyona kadar yüzlerce hastalığı tetikleyici rolü var. En sık başvurulan çare diyet olmakla birlikte çoğu kez tam olarak Candida’dan kurtulmak mümkün olmuyor. Dr. Sinan Akkurt, Candida Albicans mantarını anlattı.

Candida mantarı bir çeşit maya mantarıdır. Konak hücreye girdiklerinde tomurcuklanır ve çoğalırlar. Hiçbir hastalık oluşturmadan çok sayıda candida mantarı ağız, bağırsak, vajina, üst solunum yolu ve deri florasında bulunur. Yani bu floranın doğal bir üyesidir. Fırsatçı patojendir. Yani bağışıklık sistemi güçsüz düştüğünde, candida bulunduğu durumlarda yüzeysel ve derin mantar enfeksiyonlarına sebep olur. Ağız dışında genelde görülen yerler; vajinit, oniko mikoz yani tırnak mantarı, inter trigo (koltukaltı, meme altı gibi kıvrımlı bölgelerde mantar enfeksiyonu), anüsün çevresinde enfeksiyon, akciğer candida enfeksiyonu diye sayılabilir. Daha ileri durumlarda bağışıklık sistemi iyice zayıflayanlarda endokardit, menenjit, beyin apseleri, piyelonefrit ve sistit oluşturabilir. Yayılma yoluna göre de üveyit, özefajit, karaciğer böbrek hastalarında lösemide ve yaşlılarda candida enfeksiyonu böbrek yetmezliğine sebep olabilir. Bunlar haricinde de bebeklerde gördüğümüz pişik benzeri lezyonlara candida eşlik eder. Pamukçuk en sık görülenlerdir.

Bu makaleyi video’dan okuyabilirsiniz

Neden oluşur?

Candida zaten florasında oluşan var olan bir patojendir, mantardır. Maya tipi mantardır. Tek hücrelidir. Ama bir hücre içine girdiği zaman sporlanma dediğimiz çoğalma eğilimine girer. Bizim vücudumuz bu konuda bir denge içindedir aslında. Örneğin bağırsaklarımızın normal florasında da candida örneği bulunmaktadır. Bağırsaklarımızda bizim için faydalı olan bakterilerle beraber yaşar. A, D, E, K gibi bazı vitaminler bağırsaklarda bu bakteriler tarafından üretilirler. Her şeyde olduğu gibi bu bakterilerin de hızlı çoğalması bizim için bir problem teşkil eder. Bu yüzden normal florada bakterilerle candida bir denge halindedir. Hatalı antibiyotik kullanımı, fazla şeker tüketimi, rafine un tüketimi gibi bağırsakta metabolize olan bazı ürünler bağırsaktaki bakteri florasının azalmasına ve candidanın çoğalmasına sebep olur.

Nasıl anlaşılır?

Candida’nın bilinen en önemli belirtileri: Ağızda aft, beyaz pamukçuk hali, kadınlarda beyaz peynirimsi akıntı, bağımlılık derecesinde şeker, ekmek, makarna gibi karbonhidratlı yiyecekleri canın çekmesi, karında şişlik, kabızlık, kronik yorgunluk, rehavet, sabah sinirli uyanmak, yorgun kalkmak, hipoglisemi, huzursuzluk, panik atak, genital bölgede kaşıntı, cinsel istekte azalma, kadınlarda idrarda kötü koku, düzensiz ve ağrılı regl, kramplar, el ve ayak tırnaklarda enfeksiyon, eklemlerde ağrılar, idrarda yanmak sızı, iştahsızlık, ankstiyete atakları, ağlama krizi, burun tıkanıklığı, kaşıntı, ayakta ve vücutta geçmeyen koku, geçmeyen egzamalar…

Hangi diyetler fayda eder?

Candida’yı besleyen gıdaları tüketmemek en doğrusudur. Özellikle bağırsak florasına iyi gelen diyetler fayda eder. Sağlıklı ve organik beslenme şekilleri faydalıdır. Özellikle alkali beslenme tarzı bağırsak sağlığı açısından faydalı olacaktır. Özellikle nane yağı, rezene, tarçın yağı, sarımsak, karanfil, keklik otu, kekik, aynı safa otlarından yapılan karışım, sindirim ve bağırsak sıkıntılarının önlenmesine yardımcı olur ve candida açısından da destek olur. Özellikle rafine şeker, rafine un, glutenli tahıllardan uzak durmak gerekir. Çok mecbur olmadığı müddetçe gereksiz antibiyotik tüketiminden kaçınılmalıdır. Soya fasulyesi ve soya ürünlerinin tüketiminden de uzak durulmalıdır.

Nasıl önlenebilir?

Vitamin, mineral olarak B, C, E, D vitamini, kalsiyum ve magnezyum destekler. Sarımsak ve elma sirkesi candidanın çoğalmasını engelleyenlerdir. İşlenmemiş doğal deniz tuzları veya himalaya tuzu kullanılabilir. Yine balıkyağı doğru beslenme açısından önemlidir. Hindistan cevizi yağı faydalıdır.

VAJİNANIZI MUTLU ETMENİN 10 YOLU

Candida Albicans mantarı: Bir çok hastalıkta parmağı var

Genital bölgenizle ilgili her şeyi ayrıntılı olarak bildiğinizi düşünüyorsanız yanılıyor olabilirsiniz.

Genital sağlığınızı koruma ile ilgili onlarca yanlış bilgiye sahip olabilirsiniz! Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen, vajinanızı mutlu ve sağlıklı tutmanın yolları hakkında şu bilgileri verdi:

Prezervatif kullanın

Kondomların cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu olduğu biliniyor. Gebelikten koruma işlevi de var. Son zamanlarda yapılan bir çalışma kondom kullanımının vajinada faydalı bakterilerin yaşaması için gerekli olan uygun pH seviyesinin sürdürülmesinde de etkili olduğunu ortaya koydu. Bu da mantar enfeksiyonlarının önlenmesinde önem taşıyor.

Pamuklu çamaşır giyin

Seçme şansı vajinanızda olsaydı, emin olun pamuklu çamaşırları tercih ederdi. Çünkü pamuklu çamaşır, nemi emer ve dokulara nefes aldırır. Bu da genital sağlığın ana koşullarından biridir.

Spor yapın

Kegel egzersizleri pelvik taban kaslarınızın daha güçlü olmasını sağlar. Böylece genital organ sarkmalarından da korunursunuz. Egzersiz programınıza bu egzersizi eklemeyi unutmayın.

Yoğurt tüketin

Özellikle ara öğünlerde yoğurt tüketmek vajinadaki iyi bakterilerin artmasına yardım eder. Mantar enfeksiyonlarını önleme konusunda çok etkindir ama tatlandırılmış ya da meyveli yoğurtlardan bahsetmiyoruz.

Antibiyotiğe karşı yoğurt

Antibiyotikler yararlı bakterileri ortadan kaldırabilirler. Eğer antibiyotik kullanmak zorunda iseniz bol bol probiyotik yoğurt tüketin.

Kayganlaştırıcı kullanın

Bazen sanki ilk kez ilişkiye giriyormuşcasına canınız yanabilir. Hemen endişe etmeyin. Doğum kontrol hapları, bazı antidepresanlar ve antihistaminikler vajinal kuruluğa neden olabilir. Gebelik sonrası ya da menopoz öncesi dönemde olabilirsiniz. Böyle bir durumda partnerinizle konuşun ve kayganlaştırıcı kullanın. Çünkü vajinal kuruluk esnasında cinsel ilişki ağrılı ve yıpratıcıdır.

Vajinal duşlara hayır

Genital bölgenin tertemiz yapılmaya gereksinimi var mı? Hayır, buna gerek yok. Çünkü vajina kendi kendini temizleyebilir. Yapılan çalışmalar vajina içine uygulanan hijyen ürünlerinin enfeksiyon riskini artırdığını gösteriyor.

Pedal çevirirken dikkat

Spining stüdyosu gibi pedal çevrilen salonlar vajinal sağlığınızı tehlikeye sokabilir. Genital bölgede ağrı, karıncalanma ve uyuşma gibi yakınmalar varsa vajinal sağlığınız risk altında olabilir. Bu nedenle bu bölgeyi koruyacak şekilde tasarlanmış giysiler tercih etmelisiniz.

Sabun yerine ılık su

Mis gibi kokan köpük banyosu yapma çok güzel olmalı ama genital bölgeniz için değil. Sabun özellikle hassas ciltlilerde vulva derisini kurutur. Bu bölgenin ihtiyacı olan tek şey ılık sudur. Eğer illa sabun kullanacaksanız, kokusuz olanları tercih edin.

Yıllık muayenenizi aksatmayın

Şikayetiniz olmasa bile senelik kontrollerinizi aksatmayın. Bu kontroller genel sağlık sorunları hakkında da konuşma zamanı yaratır ya da olası problemlerin önceden farkına varılmasına yardım eder.

Vajina hakkında bilinmesi gerekenler

Vücudumuzun birçok bölümünü bilmememize rağmen özellikle vajina konusundaki bilgisizliğimiz bize zarar veriyor.

Asıl fonksiyonu idrara çıkmak ve adet görmek olmasına rağmen genital bölge denince ilk akla gelen şey seks oluyor. Bu da ilgiyi asıl önemli konu olan sağlıktan başka yöne kaydırıyor. Kadınlar kendi üreme organlarının sağlığı ile ilgili konuları anlamada zorluklar yaşayabiliyor. Örneğin “Adet kanamalarının ne kadarı çok olur? Sağlıklı genital organ nasıl görünür? Doğum sırasında neler olabilir?” gibi… Bu konulardaki eksiklikse ne zaman tedaviye ihtiyaç olduğunun ya da tedaviye ihtiyaç olup olmadığının anlaşılmasını zorlaştırıyor.

Vajina hakkında özel bir çalışma yapan iki kadın araştırmacıya göre:

1- Vajina diye bildiğin muhtemelen vajina değil

Vajinayı, kadının dış genital bölgesi olarak düşünüyorsanız orası vulvadır, vajina iç kısımdadır. Yapılan bir ankete göre kadınların üçte ikisi vulvayı bilememiş. Daha şok edicisi ise kadınların erkek bedenlerini kendilerininkinden daha iyi bilmeleriymiş. Kadınların yüzde 60’ı erkek üreme organlarını doğru isimlendirebilirken sadece yüzde 35’i kadınların üreme organlarını doğru isimlendirebilmiş. Daha vulvanın ne olduğunu bilmeyen bir kadın, kanser bulgusu olan vulvadaki renk değişikliğini nasıl kontrol edebilir?

2- Kimse gerçekten kadın orgazmının ne olduğunu bilmiyor

Erkek orgazmı tam belirsiz değil ancak kadın orgazmını ölçecek standart bir yol yok. Cinsel istek ve fonksiyonları üzerine yapılan bir araştırma sonucunda erkeklerde boşalma esnasında düzenli ölçülebilir kasılmalarının olduğu saptandı. 11 erkek üzerinde yapılan araştırmada hepsinin orgazm esnasında benzer davranışlarda bulunduğu ve anüs kaslarının aynı sıklıkta kasıldığı gözlenmiş. Kadınlar da ise orgazm esnasında bazılarında kasılmalar mevcutken bazılarında ise hiçbir şey ölçümlenememiş.

3- Orgazm idrara çıkma ihtiyacı uyandırıyor

Biyolojik açıdan bakıldığında kadın orgazmının ne işe yaradığı merak konusu olmuştur. Yine aynı araştırmaya göre orgazm olan kadınlar seks sonrası büyük olasılıkla idrara çıkarlarmış. Seks sonrası idrara çıkmak uretradan bakteri girmesini engellemeye yardım ederek idrar yolları enfeksiyon riskini azaltıyor.

4- Penis ve testis torbasından vajina yapılabiliyor

İlk bakışta vulvalar ve penisler oldukça farklı görünselerde aslında oldukça benzerdirler. Hepimiz aynı genital organları olan fetuslar olarak başlıyoruz ve cinsel organlarımız ilk 3 aydan sonra farklılaşmaya başlıyor. Transeksüeller için penis ve testis torbasından vajina ve vulva yapılabiliyor. Ağır ameliyat masrafları bir yana bu ameliyatlar sadece estetik için değil işlevsellik için de tercih edilebiliyor. Gerçekten kötü sağlık problemlerinde kadınların çoğunun itirazsız kabul edebeliceği bir şey ama güzellik için değil.

5- G noktasını aramayı bırakın

G noktası diye bir şey muhtemelen yok. En azından hayal edildiği gibi buton şeklinde bir G noktası yok. 2014’te Uluslararası bir dergide yayımlanan “G Noktasının Ötesinde” isimli makaleye göre kadınlar G noktası da dahil olmak üzere vücutlarının birçok değişik bölgesinden uyarılabiliyor.

6- Vajinanızın bir antrenöre ihtiyacı olabilir

Seks her zaman iyi gelmeyebilir özellikle de vajinismusunuz varsa… Olası tedavilerinden biri ise fiziksel pelvik tedavisi. Fiziksel pelvik terapisti Jessica Powley bu tedavinin sadece kadınlar ya da doğum yapmış kadınlar için olmadığını, pelvik tabanı ağrısından kurtulmak isteyen erkeklerin de bu tedaviden faydalanabileceğini ifade etti. Vajinal ağırlıklarla evde kendi spor salonunuzu yaratabilir ve pelvik taban kaslarınızı sıkılaştırabilirsiniz.

7- Yaşla bir şeyler değişebilir ama hepsi kötü olacak diye bir şey yok

Özellikle yaşlanma ve menapoz kadının östrojen seviyelerinde düşmeye neden olur. Kuzey Amerika Menapoz Derneği’ne göre seksüel olarak uyarılmayan menapozlu kadınların vajinaları daha kısa ve dar olabiliyor ve bu da seks esnasında acı hissi uyandırabiliyor. Konuya ilişkin tavsiye ise menapozlu kadınların düzenli vajinal seks yapmaları. Eğer belli bir yaşın üstünde ve seksten hoşlanan bir kadınsanız düzenli seks yapmaya devam.

8- Çocuk emzirmek size haz verir

Yazar Dr. Viola Polomeno, kadının emzirme sırasında cinsel uyarılmanın normal bir olgu olduğu, buna rağmen bunu yaşayan kadınların çoğunlukla suçluluk hissettiğini açıkladı. Emzirmeyle orgazm olma arasındaki benzerliklerse şöyle: Rahim kasılmaları, meme ereksiyonu, tensel temas ve güçlü sınır tanımayan duygular.

VAJİNA TEMİZLİĞİ NEDEN ÖNEMLİDİR?

Candida Albicans mantarı: Bir çok hastalıkta parmağı var

Vajina temizliği neden önemli

Vajina bir kadının hayatının merkezidir. Bedeninize özen gösterdiğinizde kendinizi hor kullanmaktan da vazgeçersiniz. İşte temiz vajinanın hayatınıza katacakları.

Koltukaltlarınız ter salgılar ve hiçbir şey yapmazsanız ter kokarsınız. Benzer biçimde vajinanız da kendine has sıvılar salgılar ve hiçbir şey yapmazsanız vajina bölgenizden etrafa hoş olmayan kokular yükselir. Bu koku vajinanıza iyi bakmadığınızın göstergesidir ve yakında yaşayacağınız vajinal sorunların da habercisidir. Bu kokuyu ve olası sıkıntıları bertaraf etmek için:

İç çamaşırınızı her gün değiştirmelisiniz.

Sık giydiğiniz pantolonlarınızı, taytlarınızı düzenli olarak yıkamalısınız.

Tüylerin kokuyu ve bakterileri hapsetmemesi için genital bölge tüylerinizi fazla uzatmamalısınız.

Her gece yatmadan önce vajinanızı sadece ılık suyla yıkamalısınız.

Vajina hijyenine dikkat ettiğiniz sürece sadece sağlıklı ve temiz olmakla kalmaz, aynı zamanda hayat kalitenizi artırmış olursunuz.

Temiz vajina hayatınızı nasıl mı değiştirir?

1. Temiz vajina kendinize saygı duymanızı sağlar

Vajina bir kadının hayatının merkezidir. Bedeninize özen gösterdiğinizde kendinizi hor kullanmaktan da vazgeçersiniz, kendinize vakit ayırmaya başlarsınız. Mesela günlük koşuşturma arasında kendinize bir fincan kahveyi çok görmezsiniz.

2. Temiz vajina kendinizle iletişim kurmanıza yardım eder

Bir erkek için değil kendisi için vajinasını temiz tutmaya özen gösteren bir kadın rujunu tazelemeyi, tuvalete gittiğinde aynaya bakmayı da ihmal etmez. Bu da kendisiyle iletişim kurması demektir. Kendinizle iletişim kurarsanız kendinizi dinlersiniz.

3. Temiz vajina kendinize güveninizi artırır

Siz kendi kokunuzu duyuyorsanız yanınızdakiler de duyar. Bunu bilince kendinizi başkalarından uzak tutmak istersiniz. Siz istemeseniz de başkaları sizden uzak durmak ister. Oysa vajina bölgenizden nahoş bir koku yükselmiyorsa kendinize güveniniz artar.

Klitoris nerededir?

Klitoris nedir, nerededir, nasıl uyarılır? Kadın cinselliğinde merkezi öneme sahip olan klitorise dair bilmeniz gereken çok şey var!

Klitoris nedir?

Klitoris kelimesinin kökeni, Yunanca ‘küçük tepe’ anlamındaki kleitoris kelimesinden gelir. Klitoris, üzerinde ve yanlarında dudaklarla çevrilidir. Penisin kadındaki karşılığıdır, ama penisten farkı idrar deliği olmaması ve boşalmayla ilgisinin bulunmamasıdır. Hemen altında idrar deliği, onun altında da vajina girişi yer alır.

Kiltoris, cinsel haz almaya yarar. Klitoris, ortalama 8 bin civarında sinir içerir. Klitorisin boyutları bedenden bedene değişebilir. Rakamlarla ifade edilecek olursa, klitorisin boyutları 4-8 santim arasında değişir. Klitoris büyüdükçe içerdiği sinir de artar, ancak bu büyük klitorisin daha iyi orgazm sağlayacağı anlamına gelmez. Araştırmalar klitorisin boyu ile orgazm arasında bir ilişki kurabilmiş değil. Klitorisin büyüklüğü erkeklik hormonu ile ilgilidir ve hormon tedavisi sebebiyle klitoris büyümüş olabilir.

Klitoris de tıpkı penis gibi uyarıldığında içi kan dolar, sertleşir ve büyür. Dışarıdan bakıldığında bu değişim gözle görülebilir. Dokunulduğunda uyarılır, bu uyarı beyne ulaştırılır ve burada hazza dönüşür.

Peki G noktası ile klitoris arasında nasıl bir ilişki var?

G noktası vajina girişinden 4-5 santim kadar içeride yer alır. Burası klitorisin sinir uçlarının nihayetlendiği noktaya tekabül eder ve penis buraya uygun basınçla ulaştığında ve bir süre kaldığında orgazm kaçınılmazdır.

Klitoris nasıl uyarılır?

Gerçekte kadınların en hassas bölgesi olan, boşalma ve orgazm oluşumunda merkezi öneme sahip çok önemli bir anatomik yapı olan klitoris hakkında çok konuşulmadığı için, çok az bilgi sahibi olunabiliyor. Cinsel konularda halkımızı bilgilendirmeyi ve cinsel sorunlara çözüm üretmeyi amaçlayan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (Cised) cinsel terapistleri, klitorisle ilgili çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı.

Klitoris, kadınların en hassas bölgesidir…

Sanılanın ve bilinenin aksine kadınların asıl cinsel organları vajinaları değil, klitorisleridir. Klitoris erkeklerdeki penisin kadınlardaki karşılığıdır. Klitoris kadınların en hassas bölgesidir. Damar ve sinirlerden oldukça zengin bir yapıdır. Yaklaşık 8000 sinir lifi bulunur. Bu lif yoğunluğu peniste bulunanın yaklaşık iki katıdır. Vücudun başka hiçbir bölgesinde bu kadar yoğun sinir lifi yoktur. Ancak kadınların çoğu cinsel organlarının yapısını bilmiyor. Çünkü ülkemizde cinsel eğitim verilmiyor. Bu da ileride cinsel sorunların yaşanmasına yol açabiliyor.

Kadınlarda en sık gördüğümüz cinsel sorunların başında boşalma ve orgazm sorunları geliyor. Aslında kadınlar kendi bedenlerini tanımadıkları, nelerden hoşlandıklarını bilmedikleri için partnerlerini de yönlendiremiyorlar ve bu yüzden de boşalamıyorlar.

Oysaki klitoris kadınların orgazm olabilmesi için çok önemlidir. Kadınların boşalması ve orgazmı büyük ölçüde klitorisin uyarılması ile gerçekleşebiliyor. Erkekler de cinsel ilişki sırasında partnerlerini mutlu etmeye, cinsel performanslarına ve penis boyuna fazlasıyla kafayı takıyorlar ve sadece penis-vajina ilişkisine odaklanıyorlar. Oysa kadının ruhunu okşayıp klitorisini de uyardıklarında zaten kadınlar rahatlıkla boşalabiliyorlar.

Klitorisin çok önemli 3 işlevi var…

1- Kadınların cinsel olarak uyarılmasını ve orgazm olmasını sağlıyor

2- Cinsel ilişki sırasında sertleşerek idrar deliğini kapatıyor ve böylece bakterilerin idrar torbasına girişini engelliyor.

3- Ters V şeklindeki kollarının şişerek sertleşmesi vajina kanalını geriyor ve bu da penis başının kolayca girmesini sağlıyor.

Candida Albicans mantarı: Bir çok hastalıkta parmağı var
Klitoris, dışarıdan sadece küçük bir nokta gibi gözükür ama aslında iç kısımda 7 santimetreye varabilen bir uzunluğa sahiptir.

Tüm bu işlevlerine rağmen, kadınların çoğu klitorislerinin yerini bilmiyor. Klitoris; kasık kemiklerinin birleştiği noktanın ortasındadır, küçük dudakların yukarda birleştiği kısma dek uzanır ve büyük dudaklar arasındaki yumuşak dokunun içinde yerleşiktir. Yaklaşık 3 cm uzunluğunda ve 3 mm kalınlığında, penise benzeyen, Venüs tepesinin altında yer alan, üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrili çok özel bir organdır.

Klitoris, baş ve gövde kısmından oluşan, ters V şeklinde bir yapıdır. Baş kısmı hafif bir çıkıntı şeklindedir ve iç dudaklar parmaklarla hafifçe geriye ittirildiğinde dışarıdan rahatlıkla görülebilir. Küçük dudakların birleştiği kısımda bir başlık biçiminde genişler. Bu başlığın altında klitorisin ucu bulunur. Gövde kısmı ise yanlara doğru uzanan iki koldan oluşur ve vulvanın içine tümüyle gömülü olduğundan dışarıdan görülmez. Bu nedenle çoğu insan klitorisi yalnızca düğme şeklinde basit bir yapı olarak algılar ama çok yanılır.

Kadın dış genital bölgesinin genel yapısı nasıldır?

Çoğu kadın ve çoğu erkek, kadınların dış genital bölgelerinin yalnızca vajinadan ibaret olduğunu sanırlar. Gerçekte kadın dış genital bölgesinde iki ayrı anatomik yapı daha vardır: vulva ve klitoris.

Vulvanın yapısı

Kadının dışarıdan bakıldığında görülen genital bölgelerinin tümüne topluca vulva adı verilir. Vulva, kadın dış genital bölgelerine karşıdan bakıldığında üstte mons pubis, (“Venüs tepesi”; Venüs=aşk tanrısı), altta anüs ve yanlarda dış dudaklar tarafından sınırlanan bölgedir.

Kadın anatomisi

Mons pubis, leğen kemiklerinin önde birleştiği bölgenin üzerinde bulunan yağ dokusu, cilt ve genital kıllardan oluşan kısımdır. Dış dudaklar sağlı sollu olarak mons pubisten anüse doğru uzanırlar. İdrar deliği ve vajina girişinin etrafını sararlar ve bu yapılar da kıllarla kaplıdırlar.
İç dudaklar ise sağlı sollu dış dudakların iç kısımlarında yer alan, klitorisin üst kısmından vajina girişinin altına uzanan kıvrımlı yapılardır.

Bazı kadınlarda dış dudaklar iç dudaklardan daha büyük yapıda olup “dışarı taşabilirler”.

Candida Albicans mantarı: Bir çok hastalıkta parmağı var

Klitorisin yapısı

Klitoris hemen mons pubis altında yer alan bir yapıdır. Bu yapı üstte ve yanlarda iç dudaklarla çevrilidir ve hemen alt kısmında idrar deliği, idrar deliğinin altında ise vajina girişi bulunur.

Gövde kısmı dışarıdan görülmediğinden çoğu kişi klitorisi yalnızca düğme şeklinde basit bir yapı sanır. Ancak klitoris glans ve yanlara uzanan kollarıyla adeta bir “ters V” şeklinde bir yapıdır.

Klitorisin gövdesinde yer alan kollar içerisinde aynen penisteki gibi cinsel uyarılma esnasında içleri kanla dolarak sertleşen süngerimsi yapılar vardır. Klitoris embriyolojik olarak penisle aynı kökene sahiptir ve bu anlamda penisin kadındaki tam karşılığı olarak kabul edilebilir. Lakin klitorisin peniste olduğu gibi ejakulasyon (boşalma) ve idrar yapma ile ilgisi yoktur.

Klitoris damar ve sinirlerden oldukça zengin bir yapıdır. Ortalama büyüklükte bir klitoriste yaklaşık 8000 sinir lifi bulunur. Bu lif yoğunluğu peniste bulunanın yaklaşık iki katıdır ve vücudun başka hiçbir bölgesinde bu kadar yoğun sinir lifi yoktur.

Klitoris büyüklüğü kadından kadına çok önemli değişiklikler gösterebilir. Baş ve gövde toplam uzunluğu ortalama 3 santimetre olmakla beraber 7 santimetreye kadar varan uzunlukta olabilir. Klitorisin baş kısmının büyüklüğü de oldukça değişkendir ve 3-8 milimetre arasında olabilir. Klitoris büyüklüğü ile orgazmın nitelikleri arasında herhangi bir ilişki saptanabilmiş değildir.

Klitorisin büyüklüğü kandaki testosteron (“erkeklik hormonu”) seviyeleriyle ilişkilidir. Östrojen seviyesiyle klitoris büyüklüğü arasında bir ilgi olmaması nedeniyle menopoz sonrası kan östrojen seviyeleri düştüğünde genital bölgenin diğer kısımlarında atrofi (gerileme) olurken bu yapının büyüklüğü değişmez. Gebelik döneminde klitoris mekanik ve damarsal değişikliklere bağlı olarak kalıcı bir büyüme gösterebilir.

Klitoris uyarıldığında hem baş hem de gövde içi kan dolarak sertleşen bir yapıdır. Bu, erkekteki ereksiyonun (sertleşmenin) tam karşılığıdır. Tam uyarılmış bir klitorisin baş kısmı iki katı kadar büyüyebilir. Büyüyen baş kısmı dışarıdan daha bariz görülebilir hale gelir.

Klitorisin bilinen en önemli işlevi kadının orgazm olmasını sağlamaktır. Gebe kalabilmeyle, idrar yapma işleviyle, adet kanamasıyla bilinen hiçbir ilgisi yoktur. Klitorisin tam olarak kanıtlanmamış diğer bir işlevi de cinsel ilişkide sertleştiğinde idrar deliğini kapatmak ve bakterilerin mesaneye girişini engellemektir. Muhtemelen kolların şişerek sertleşmesi de vajina kanalının nispeten gerilmesini sağlayarak penisin girmesini kolaylaştırır.

[divider]

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal  YouTube

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here