Alerji nedir? Alerji çeşitleri ve alerji belirtileri nelerdir?
Alerji vücudumuzda bulunan antikorların, başkaları için zararsız olabilecek maddelere karşı savaş açması ve reaksiyon oluşturmasıdır. Bu maddeler toz, besinler, solunum yolu ile alınan maddeler, polen, akarlar ve hayvan tüyleri olabilir. Alerji her yaş gurubunda görülebilir. Çoğunlukla genetik olduğu düşünülse de çevresel faktörlerin etkisi ile değişik yaşlarda alerji ortaya çıkmaktadır. Sigara ve çevre kirliliği alerjinin başlıca nedenleri olarak görülmektedir.
Alerji belirtileri
Alerji belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterir. Alerjinin şiddeti de belirtiler üzerinde etkilidir. Kaşıntı, burun tıkanıklığı, sık hapşırma, kronik öksürük, nefes darlığı veya hırıltı, vücutta döküntü veya şişlik belirtiler arasında sayılabilir.
Bahar alerjisi ve polen alerjisi nedir? Nasıl oluşur?
Bahar mevsiminin gelmesi ile birlikte tabiat canlanır ve polenler ortaya çıkar. Polenler ise duyarlı insanlar için alerjendir. Polen alerjisi alerjik rinit, göz alerjisi ve astım olarak kendini gösterir. Bu hastaların bulguları baharın gelmesi ile birlikte şiddetlenir. Sık hapşırma, burun tıkanıklığı, gözlerde yaşarma ve kaşıntı, öksürük, hırıltı ve hatta nefes darlığı görülen belirtiler arasındadır. Tedavisi antihistaminikler, kortizon içeren burun spreyleri veya solunum yolu ile alınan ilaçlar, nefes rahatlatıcı ilaçlar ile yapılır. Şiddetli vakalarda immunoterapi de yapılabilir.
Bebeklerde alerji olur mu?
Alerji her yaş gurubunda olduğu gibi bebeklerde de görülebilir. Alerjinin çoğunlukla genetik olduğuna inanılır. Ancak alerjinin şiddetini artıran sebepler vardır. Örneğin; annenin gebelikte veya doğumdan sonra sigara kullanması bulguların ortaya çıkmasını ve şiddetlenmesini kolaylaştırır.
Bebeklerde solunum yolu alerjileri; burun tıkanıklığı, hışıltılı solunum, tekrarlayan veya geçmeyen öksürük atakları şeklinde kendini gösterebilir. Ek besine alıştırma döneminde bazı bebeklerde gıda alerjisi görülebilir. Bu bebeklerde aşırı gaz, karın şişliği, ishal veya kabızlık, dışkıda kan görülmesi, deride kızarıklık veya egzama şeklinde belirtiler görülebilir.
Bebek alerjilerinden bahsederken inek sütü alerjisini unutmamak gerekir. İnek sütü alerjisi belirtileri doğumla birlikte başlayabilir. Belirtiler sıklıkla yukarıda saydıklarımız gibidir. Tedavide annenin ve bebeğin diyetinden inek sütünün uzaklaştırılması esastır. İlerleyen yaşlarda bu alerji türü kendiliğinden düzelebilir.
Alerjik rinit nedir?
Rinit burun iltihabı demektir. Alerjik rinit ise değşik alerjenler nedeni ile burunda iltihabi belirtilerin oluşmasıdır. Bebeklikten yaşlılığa kadar her yaşta görülebilir. Bahar aylarında bulgularda artış olur. Alerjik rinitli hastalarda burun akması, burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma, genizde kaşıntı gözlenebilir.
Alerjik rinit saman nezlesi olarak da adlandırılır. Alerjik rinit ile birlikte atopik dermatit, egzema ve astım görülebilir. İnsanın yaşam konforunu büyük ölçüde düşüren hastalıklar arasındadır. Sıklıkla uyku bozukluklarına ve horlamaya neden olabilir. Çocuklarda konsantrasyon bozuklukları olabilir.
Alerjik rinit nezleden diğer enfeksiyon belirtilerinin olmaması ile ayrılır. Alerjik rinit tanısı öncelikle hastanın hikayesi ile konur. Daha sonra alerji testleri yapılır. Tedavisinde alerji ilaçları ve kortizon kullanılabilir. Hastanın polenlerden korunması da önemlidir. Gerekli durumlarda hastalara aşı da yapılabilir.
Alerjik astım nedir?
Astım hava yollarının kronik inflamasyonudur. Tıpkı polen alerjisinde olduğu gibi vücuttaki antikorlar solunum yollarına giren allerjenlere karşı savaş açarlar. Bunun sonunda tıpkı bir akciğer enfeksiyonu gibi öksürük, hırıltı, nefes darlığı oluşur.
Astım hafiften ağıra değişik şiddetlerde olabilir. Hastalığın şiddeti, hastalık bulgularının görüldüğü gün sayısına göre değerlendirilir. Çocukluk çağı astımı çocukların okul devamsızlıklarında önemli rol oynar. Bazen astım tek başına geçmeyen gece öksürüğü veya egzersizle başlayan öksürük şeklinde kendini gösterebilir.
Bebeklik döneminde başlayan astım ilerleyen yaşla birlikte düzelebilir. Astım tanısında öykü, fizik muayene, alerji testleri kullanılır. Tedavisinde alerji ilaçları, nefes açıcılar ve kortizon kullanılır. İmmunoterapi yapılabilir.
Alerji testleri kime yapılmalıdır?
Alerji belirtileri sürekli olan hastalara tedavinin planlanması ve korunma sağlanması için alerji testi yapılır. Alerji testi bebeklikten itibaren tüm hastalara uygulanabilir. Bu testler, kandan veya cilt üzerine yapılarak değerlendirilir. Testlerin kesinlikle bir alerji uzmanı tarafından uygulanması gerekir. Test esnasında da ani bulgular oluşabilir.
Alerji ilaçları nelerdir?
Antihistaminikler (alerji ilacı), kortizon içeren burun spreyleri ve solunum yolu ile verilen türleri, nefes açıcılar ve alerji aşıları tedavide kullanılan başlıca ilaçlardır.
Çocuğunuzda veya kendinizde alerji ile ilgili belirtiler görüyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Sinüzit nedir? Sinüzite ne iyi gelir?
Sinüsler yüz kemikleri ve kafatasının içine yerleşmiş boşluklardır. İçleri solunum yolu hücreleri ile döşelidir. Görevleri; solunan havayı ısıtma, nemlendirme, yabancı partikülleri tutma, müküs salgılama ve bakterileri tutarak çoğalmasını önlemektir. Sinüsleri örten hücre tabakasının iltihaplanmasına ise sinüzit denir. Sinüzitte sinüslerin ağzı ödemlenir ve tıkanır. Bunun sebebi hem bakteriler hem de virüsler olabilir.
Sinüzit neden olur?
Sinüzitin oluşmasının birçok sebebi olabilir. Örneğin; alerjiden dolayı kronik sinüzit gelişebilir. Geniz eti, burun eğriliği, kistik fibrozis, bağışıklık sistem yetersizliği, kuvvetli sümkürme ise kronik sinüzitin nedenlerindendir. Bunun yanı sıra sürekli su altında kalan yüzücülerde sinüzit gelişebilir. Burunda bulunan polip ve tümörler, yabancı cisim, burunda anatomik anormallikler, diş enfeksiyonları ise sinüzite neden olan diğer faktörlerdir.
Akut sinüzit
Genellikle nezle, grip gibi bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben oluşurlar. Ateş, iltihabi sarı-yeşil burun akıntısı, geniz akıntısı, burun tıkanıklığı, baş ağrısı, gece tahriş öksürüğü ve sinüsler üzerinde ağrı sık rastlanılan belirtilerdir. Sinüzittten dolayı göz çevresinde enfeksiyon gelişebilir.
Akut sinüzit tedavisi
Akut sinüzit tanısı fizik muayene ile konur. Gerek görülürse radyolojiden yararlanılabilir. Çok ağır ve tedaviye cevap vermeyen vakalarda sinüs aspirasyonu yapılabilir.
Sinüzit tanısı konan bir hasta uygun antibiyotikler, burun spreyleri, ağrı kesiciler ve dekonjestan ilaçlar ile tedaviye alınır. Alerjisi olduğu düşünülen hastalarda antialerjik ilaçlar tedaviye eklenir.
Kronik sinüzit nedir?
Kronik sinüzit en az 12 hafta süren ve burun tıkanıklığı, koku almada azalma, burun ve geniz akıntısı ve yüzde basınç ve ağrı ile karakterize kronik bir hastalıktır. Bu hastalar, hastalı belirtilerinin yanı sıra yorgunluk da hisseder. Bu belirtilere sahip bir hastanın tanısı, sinüs endoskopisi veya sinüs tomografisi ile konabilir. Kronik sinüzitte enfeksiyon dışında burundaki yapısal anomaliler, yabancı cisim, tümörler ve polipler aynı zamanda alerji rol oynayabilir.
Kronik sinüzit tedavisi
Tanısı konan hasta nedene yönelik uygun şekilde tedavi edilir. Kronik sinüzit kişilerin yaşam konforunu bozan hastalıklar arasındadır. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidir. Yetişkin hastalarda ilaç tedavisine cevap vermeyen durumlarda cerrahi tedavi düşünülebilir.
Grip nedir? Grip nasıl geçer? Gribe ne iyi gelir?
Grip influenza adı verilen virüs tarafından meydana getirilen; 39 derece ateş, şiddetli kas ve eklem ağrıları, halsizlik, bitkinlik, titreme, baş ağrısı ve kuru öksürük gibi belirtilerle ortaya çıkan bir mevsim hastalığıdır. Grip kış aylarında yaklaşık 6-8 hafta kadar etkili olur. Etken influenza virüsü A, B, ve C tiplerine sahiptir. C tipi insanlarda hastalık yapmaz. İnfluenza A, daha hafif seyreder. Tip B ise daha çok çocukları etkiler. Grip virüsü bazı yıllarda büyük salgınlar yapabilir. Hastalığın bulaşma yolu hasta insanların solunum salgılarının sağlam insanlara bulaşması şeklindedir. Hastalığın kuluçka süresi 1-3 gündür.
Grip hastaları hastalık belirtileri başlamadan bir gün önce hastalığı bulaştırmaya başlar, bulaşıcılık 5 gün daha devam eder. Çocuklarda bu süre 10 gün kadar daha uzun olabilir.
Grip belirtileri nelerdir?
-Ateş: 38-39
-Baş ağrısı
-Genel vücut ağrısı
-2-3 hafta süren yorgunluk, halsizlik
-Burun tıkanıklığı
-Boğaz ağrısı
-Sıklıkla öksürük
Grip hastalığına bağlı komplikasyonlar; zatürre, ensefalit (beyin iltihabı) ve miyokardittir (kalp zarı iltihabı). Grip hastalığından sonra ölüm görülebilir. Ancak ölüm nedeni genellikle komplikasyonlardır.
Grip tanısı nasıl konur?
Grip hastalığının belirtileri sıklıkla soğuk algınlığı belirtileri ile karıştırılır. Grip hastalığının kesin tanısı hastalığın ilk 3 gününde burundan alınan bir sürüntü yardımı ile konur.
Grip tedavisi nasıl yapılır?
Grip tedavisinde başlıca kullanılan ilaçlar antiviral ilaçlar ve aşılardır. Grip virüsü her yıl antijenik değişime uğrar. Bu nedenle grip aşıları her yıl bir önceki yıl en sık görülen grip virüslerine göre üretilir. Aşı eylül-kasım ayları arasında uygulanır. Aşılama sayesinde hastalığın ağır geçmesi ve komplikasyonlar önlenir. Aşının koruyuculuğu % 70-90 arasındadır. Öncelikli olarak aşılanması gerekenler:
-65 yaşın üzerindekiler,
-Yaşlı bakım evinde kalanlar,
-Astımlı çocuklar ve yetişkinler,
-Kalp akciğer hastalığı olanlar,
-Şeker hastalığı, böbrek hastalığı ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar,
-Uzun süreli aspirin tedavisi alanlar,
-Grip sezonunda gebeliğinin ikinci veya üçüncü 3 ayında olacak kadınlar,
-sağlık çalışanları, yaşlı merkezlerinde çalışanlar,
-AIDS virüsü taşıyan insanlardır.
Emziren anneler aşı olabilir. Grip aşısı diğer aşılarla birlikte uygulanabilir. Küçük çocuklara ilk uygulamada 1 ay ara ile iki yarım doz yapılır.
Aşı yapılmaması gereken risk grupları:
-Altı aydan küçük bebekler,
-Yumurta alerjisi olanlar,
-Yüksek ateşi olanlar,
-Bir önceki grip aşısında alerjik reaksiyon gösterenler.
Grip ilaçları
Grip tedavisinde kullanılan antiviral ilaçlar vardır. Bu ilaçlar hastalık belirtileri başladıktan sonra ilk 48 saat içinde kullanılırsa etkili olur. Her grip hastasının antiviral ilaç kullanması gerekli değildir. Bu ilaçlar özellikle riskli gruplara uygulanır.
Grip tedavisinde ağrı kesici ve ateş düşürücüler sıklıkla kullanılır. Tedavide aspirin kesinlikle kullanılmamalıdır. Bol sıvı alınmalı ve yatak istirahati yapılmalıdır. Taze meyve ve sebzeler bol tüketilmelidir. Eller sık sık yıkanmalıdır. Hastalığın etrafa bulaşmasını azaltmak için maske kullanmak uygun olur.
Gribe iyi gelen besinler nelerdir?
Tavuk çorbası, paça çorbası, portakal, greyfurt, mandalina, limonlu çay, zencefil, ekinezya, kuşburnu, adaçayı, kekik çayı, okaliptus çayı, bal, soğan ve sarımsak grip hastalığına faydalı olan başlıca besinlerdir.
Gripten nasıl korunabiliriz?
Grip hastalığının sık görüldüğü ve salgın yaptığı mevsimlerde kalabalık ortamlardan uzak durmak, maske kullanmak, elleri sık sık yıkamak, sağlıklı beslenmek, yorgunluk ve uykusuzluktan kaçınmak, bol sıvı tüketmek gereklidir. Hasta çocukların kreş veya okullara gönderilmemesi hastalığın yayılımını yavaşlatabilir. Kış mevsiminde öpüşmek ve tokalaşmaktan kaçınmak faydalıdır.
Aşı yaptırmak korunmada birinci sırada etkilidir.
Hipertansiyon nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?
Hipertansiyon hastalığı tüm dünyada yaygın olarak görülen kronik rahatsızlıkların başında gelir. Ülkemizde neredeyse 15 milyon kişi, yani her 3 kişiden biri yüksek tansiyon belirtileri taşır. Bu hastaların yaklaşık %5-6’sı etkili bir tedavi ile sağlığına kavuşabilir.
Hipertansiyon nedir?
Kan kalpten pompalanır ve damarlarda dolaşırken damarlara bir basınç uygular. Tansiyon olarak tanımlanan kan basıncı değeri kişiden kişiye değişiklik gösterir. Kan basıncı sistolik ve diastolik olmak üzere ikiye ayrılır. Kalp kasılır ve damarlara doğru kanı atar. Kanın damarlara attığı kan basıncına sistolik denir. Kalp gevşediğinde ise hâlâ damarlarda kan basıncı bulunur. Bu basınca diastolik denir. Sistolik kan basıncı büyük tansiyon; diastolik küçük tansiyon olarak da bilinir. 18 yaşın üstündeki erişkin bir bireyin istirahat halindeki normal sistolik kan basıncı en yüksek 120mmHg, normal diastolik kan basıncı ise en yüksek 80 mmHg olmalıdır. Hipertansiyon hastalarında kan damarlarındaki basıncın değeri normalin üzerinde seyreder.
Hipertansiyon belirtileri nelerdir?
Tansiyon 180/110 mmHg’nin üzerine çıkmadığı sürece herhangi bir belirti göstermeyebilir. Ancak sürekli yüksek olduğunda vücuda zarar verir. En çok görülen yüksek tansiyon belirtileri:
Sık idrara çıkma özellikle geceleri uyanıp idrar yapma
-Bulanık ya da çift görme
-Bacaklarda şişlik
-Nefes darlığı
-Halsizlik, yorgunluk, isteksizlik
-Kulak çınlaması
-Burun kanamaları
-Düzensiz kalp atışı ve kalp ağrısı
-Baş dönmesi ve baş ağrısı
Hipertansiyon nedenleri nelerdir?
Tansiyon yüksekliğinin genetik ve çevresel faktörler olmak üzere en önemli iki nedeni vardır. Birinci derece akrabalarında yüksek tansiyon öyküsü olan kişilerde hipertansiyon görülme riski büyüktür. En yaygın olarak görülen hipertansiyon nedenleri:
-Aşırı tuzlu gıdalarla beslenme
-Kafa içi basıncın yüksek olması
-Aort damarının kalpten çıktığı bölgenin dar olması
-Böbrek üstünden salgılanan kortizon veya aldesteron hormonlarının aşırı salgılanmasına bağlı olarak görülen Crohn ve Cushing hastalığı
-Böbrek tümörleri
-Akut ya da kronik böbrek hastalıkları
-Böbrek damarlarının daralması
-Tiroid bezi hastalıkları
-Şeker hastalığı
-Kolesterol yüksekliği
-Gebelik
-Soğuk algınlığı ilaçları, dekonjestanlar, bazı ağrı kesiciler, doğum kontrol hapları, kokain ve amfetamin gibi yasadışı ilaçlar
-Kilo fazlalığı
-Alkol ve sigara kullanımı
Hipertansiyon tedavisi nasıl olur?
Yüksek tansiyon hastalarının tedavisi için öncelikli olarak hastaların yaşam tarzında değişiklikler yapması istenir. Tansiyon hastası ideal kilonun üzerindeyse ideal kilosuna dönmesi için yeterli ve dengeli bir diyet programı uygulaması önerilir. Tuz tüketimi kısıtlanır ve meyve, sebze tüketimi artırılır. Margarin, tereyağı ve kuyruk yağı gibi doymuş yağ oranı yüksek gıdalar diyetten çıkarılır. Alkol ve sigara kullanımı kesinlikle bırakılmalıdır. Tansiyon hastalarının düzenli fiziksel aktivite yapması, kan basınçlarının düzenlenmesini sağlar. Yaşam tarzındaki değişikliklere uyum sağlayamayan ya da değişikliklere rağmen tansiyonu düşürülemeyen hastalara ila tedavisi uygulanır. Kronik bir hastalık olan hipertansiyon yaşam boyu belirli aralıklarla doktor kontrolü gerektirir. Doktor tarafından önerilen ilaçların düzenli olarak alınması ve doktora danışılmadan dozunda oynamalar yapılmaması gerekir.
Tansiyonu ne düşürür?
-Yüksek tansiyon durumunda hastanın ellerini, ayaklarını ve kollarını normal musluk suyu ile yıkaması önerilir. Soğuk su ile yapılan duş da kan basıncının düşürülmesine yardımcı olur Tansiyon yükseldiği zaman hemen bir limonun suyunu sıkıp sulandırarak içmek kan basıncını düşürebilir.
-Tuzsuz yoğurt ve ayran da tansiyonu düşürücü etki gösterir. Ancak yoğurt ya da ayranın tuzsuz olmasına ekstra özen gösterilmelidir.
-Nar suyu ve greyfurt gibi meyvelerin suları ve kekik suyu da tansiyon düşürücüdür.
-Halk arasında da tansiyon yüksekliğinde kullanılan sarımsağın da kan basıncını düşürücü etkisi vardır.
Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.








































