Halk arasında sıkça yaygın görülen bir söylemdir ‘ayvayı yemek’ tabiri, ancak bu kez durum bilindiğinin aksine ayvayı yemek için 10 önemli nedeniniz var…

Kış sofralarının vazgeçilmezlerinden olan ayva oldukça lezzetli olmasının yanı sıra vitamin ve mineral deposu olarak sağlığımıza ve güzelliğimize de önemli katkılar sağlıyor.

Tokluk süresini uzatmaktan saçları güçlendirmeye, mide- bağırsak hastalıklarından korumadan cildin genç kalmasına katkı sağlamasına kadar pek çok faydası olan ayvanın kalorisi de bir o kadar düşük. Öyle ki 100 gramı sadece 40 kalori içeriyor. Ayvanın yaprağı meyvenin kendisinden ve kabuğundan çok daha fazla fenolik bileşik içeriyor. Bu nedenle ayva meyvesi için geçerli olan sağlık etkileri ayvanın yaprağı için de geçerli. Dolayısıyla özellikle ayva yapraklarını kurutup kış aylarında çay olarak tüketerek hem tadından faydalanabilir hem sağlığınıza katkı sağlayabilirsiniz. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Kaplan ayva tüketmek için 10 önemli neden olduğunu söyledi ve o nedenleri şöyle anlatıyor:

Ayvayı yemek: Artık bunun için 10 önemli nedeniniz var

Kilo vermeye katkı sağlıyor

Ayva glisemik indeksi düşük bir meyve, yani kan şekerinizi çok hızlı yükseltmiyor. Dolayısıyla diyabetiniz varsa veya diyet yapıyorsanız ayvayı rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Ayva ayrıca öğünlerde tercih ettiğinizde lifli yapısı sayesinde tokluk sürenizi uzatarak zayıflamanıza yardımcı oluyor. Diyette tatlı alternatifi arıyorsanız ayvayı haşlayıp ya da buharda pişirerek lezzetli tatlılar hazırlayabilirsiniz. Ancak ayvanın büyüklüğüne dikkat etmelisiniz. Ayvanın porsiyonu, yaklaşık büyük boy bir ayvanın yarısı kadardır.

Bağışıklık sistemini güçlendiriyor

Ayvanın içeriğindeki C vitamini ve fitokimyasallar sayesinde bağışıklık sisteminizin güçlenmesine katkı sağlıyor. Ayva günlük C vitamini ihtiyacınızın 4’te 1’ini karşılayarak patojenlere, virüslere ve bakterilere karşı vücudunuzu koruyor. Gün içinde tercih edeceğiniz 2 veya 3 porsiyon (ihtiyacınıza göre değişiyor) meyvenin birini ayvadan yana kullanabilirsiniz.

Saçların uzamasına yardımcı oluyor

Demir, bakır ve çinko gibi mineraller bakımından oldukça zengin olan ayva artan kan dolaşımı ile saç diplerine daha bol oksijenin taşınmasına yardımcı olarak saçları güçlendirmesinin yanı sıra uzamasına da yardımcı oluyor.

Ayvayı yemek: Artık bunun için 10 önemli nedeniniz var

Cildin genç kalmasına yardım ediyor

Kırmızı kan hücrelerinin üretimi için gerekli olan demir, bakır ve çinko mineralleri ayvada iyi oranlarda bulunuyor. Ayva tüketimiyle birlikte kırmızı kan hücrelerin üretimi arttırdığında dolaşımda taşınan oksijen miktarının yükseldiğini belirterek, “Dokulara daha çok oksijen gitmesi de daha sağlıklı, daha genç bir cilt anlamına geliyor.

Kanser riskini azaltıyor

Serbest radikaller hücrelerin mutasyon geçirmesine, ölmesine veya kontrolsüz çoğalmasına sebep olarak kanser riskini arttırıyor. Antioksidan içeriği yüksek olan ayva, polifenoller yardımıyla vücudu serbest radikallere karşı koruyarak kanser riskini azaltıyor.

Ayvayı yemek: Artık bunun için 10 önemli nedeniniz var

Kalp- damar sağlığını koruyor

Yüksek oranda potasyum içermesi sayesinde kan basıncını (tansiyonu) düşürmede etkili oluyor. Ayrıca çözünebilir bir lif olan pektinin ayvada yüksek olarak bulunması kolesterolü düşürmeye yardımcı oluyor. Ayva içeriğindeki demir, çinko ve bakır gibi mineraller sayesinde kan hücrelerinin yapımını ve kanın akışkanlığını artırarak dolaşım üzerine olumlu etkiler sağlıyor.

Sindirime yardımcı oluyor

Gaz problemlerini gidermek, sindirime yardımcı olmak için haşlanmış ayvayı tercih edebiliriz. Ayva kabızlığa iyi geldiği gibi ishal gibi şikayetlerin önlenmesinde de kullanılabiliyor. İçerdiği yüksek lif sayesinde dışkının normal hacminin oluşmasına yardımcı oluyor. Ayvayı özellikle kaynatılmış olarak tercih etmenizde fayda var.

Bağırsak hastalıkları riskini azaltıyor

Ayva içerdiği liflerle bağırsak hastalıklarına karşı koruyucu etki gösteriyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayça Kaplan liflerin sindirim sistemi kanalında olumlu etkileri sayesinde, ayva tüketiminin inflamatuar bağırsak hastalıklarına yakalanma riskini azalttığına dikkat çekiyor. Ayrıca lifin içindeki kateşin ve epikateşinler de kolonda kanser yapıcı toksinlerin bağlanmasına ve zararının önlemesine yardımcı oluyor.

Kansızlığa iyi geliyor

Ayvadaki yüksek demir içeriği sayesinde kan hücrelerinin üretimi artıyor. Anemi problemi yaşıyorsanız ayva demir tüketimini arttırmak adına iyi bir alternatif olabiliyor.

Kötü nefes kokusunu önlüyor

Ayva anti-bakteriyel özelliği sayesinde birçok mikroorganizmanın vücutta çoğalmasına engel oluyor. Ağızdaki bakterileri yok ederek kötü nefes kokusunu hafifletici etki gösteriyor.

Boyun kırışıklığından kurtulmanın 10 yolu

Birçok insan akıp giden yıllara rağmen fiziksel güzelliğini korumak için çeşitli yollara başvursa da, birtakım deformelerin önüne geçmek sanıldığı kadar kolay olmuyor. Bu deformeler arasında boyun kırışıklığı ve cilt sarkması da ilk sırada yer alıyor.

Ayvayı yemek: Artık bunun için 10 önemli nedeniniz var

Ciltteki bazı bölgeler daha erken deforme olarak yaşlılığı iyice ortaya çıkartıyor. Özellikle boyun bölgesi, göz kapağından sonra en ince deriye sahip bölge olması nedeniyle daha erken deforme oluyor. Buna karşın aynı oranda da ihmal edilen bölge yine boyun.

Gıdının belirginleşmesi, deride ince kırışıklıklar, tavuk derisi görünümü, sağa sola dönerken abartılı kırışık görüntü, yatay çizgilerin derinleşmesi, hatta çift çene sorunu cilt ile ilgili en sık karşılaşılan şikayetleri oluşturuyor. Bu şikayetlerden kurtulmak için doğru zamanda tedaviye başlayarak düzenli aralıklarla tekrar etmek gerekiyor. Teknolojik gelişmelere paralel olarak bu tür sorunlardan kurtulmanın artık daha kolay olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Dr. Hülya Sağlam, boyun kırışıklığı ve sarkmasına karşı yapılacak uygulamaları şöyle aktarıyor:

Botoks

Acısız ve basit bir yöntem olan botoks; kaş arası, göz çevresi ve alın çizgilerinin ortadan kaldırılmasında etkili oluyor. Botoks ile boyun yatay çizgilerine 2 cm ara ile enjeksiyonlar yapılarak kırışıklıklar azaltılabiliyor. Uygulama, 10 dakika yapılabiliyor. Aynı işlemin 4-6 ayda bir tekrarlanması daha etkili sonuçlar alınmasını sağlıyor.

Mezoterapi

Boyun ve dekolte bölgesine yapılan mezoterapi, cildin kırışıklıklarının azaltılması, nem kazandırma ve lifting (yüz ve boyun kaldırma) amacıyla uygulanıyor. Mezoterapi, içeriğinde hyalüronik asit, vitamin ve proteinler barındırıyor. İnce iğne ile deri içine verilerek uygulanan mezoterapinin, haftada 1 kez ortalama 6 seans yapılması öneriliyor.

Fraksiyonel lazer uygulaması

Fraksiyonel lazer uygulaması deri altındaki hücrelerin yenilenmesini sağlayarak, daha gergin ve kırışıksız bir cilde kavuşturuyor. Fraksiyonel lazer ile deriye kaybettiği elastikiyet geri kazandırılabiliyor. Aynı zamanda boyundaki kahverengi, kırmızımsı lekeler azaltılabiliyor. Ablatif (soyucu) uygulamalarla boyundaki et benleri de iz kalmayacak şekilde tedavi edilebiliyor.

İğneli radyofrekans

İğneli radyofrekans, derinin üst tabakasında hasar oluşturmadan, dermis tabakasında kolajen ve elastik dokunun artışını sağlıyor. Böylece kırışıklıklar ve mevcut izler azalıyor, cilt uzun süreli sıkılaşıyor. İğnelerin uzunluğu, istenen derinliğe göre ayarlanabiliyor. Uygulama genellikle bir ay aralıklar ile 2-4 seans yapılıyor.

Cilt bakımı ve kimyasal peelingler

Cilt bakımı ve kimyasal peelinglerin genellikle ayda bir sıklıkta yapılması öneriliyor. Ancak kullanılan ürünlerin güvenilir olmasına özellikle dikkat edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde fayda yerine kalıcı zararlar yaşanabiliyor. Bu uygulamalar yüz bölgesine yapılırken boyun bölgesinin de ihmal edilmemesi gerekiyor. Meyve asitleri kullanılarak yapılan kimyasal peelingler ile ölü hücreler atılarak cildin yenilenmesi ve lekelerden kurtarılması mümkün olabiliyor.

PRP uygulaması

RP uygulaması, kişinin kendi kanından elde edilen plazmanın problemli alana enjeksiyonu ile yapılıyor. Yüz, boyun ve saç bölgelerine uygulanan PRP yöntemi, fraksiyonel lazer veya dermapen ile birlikte kullanılabiliyor. Uygulamanın genellikle ayda bir olmak üzere 3-4 seans yapılması yeterli görülüyor.

Lipoliz

Lipoliz, yağın parçalanmasını sağlayan maddenin yağ içerisine enjeksiyonu ile uygulanıyor. Çene altındaki yağlanmanın azaltılabildiği lipoliz uygulaması, üç hafta aralıklarla 4 seans yapılıyor.

Örümcek ağı ve iple asma

Çok sayıda ince ipin ağ gibi cilt altına yerleştirilmesi olarak bilinen ”örümcek ağı” yöntemi ile cildin gerilmesi ve kırışıklıkların giderilmesi sağlanabiliyor. İpler vücutta yaklaşık 240-300 gün içinde eriyor, olumlu etkileri 2 yıla kadar sürüyor. Yüz ve boyun için yaklaşık 20 dakikalık sürede kırışıklıkları açmak, sarkmaları düzeltmek mümkün olabiliyor.

Odaklı ultrason (Ameliyatsız yüz germe)

Odaklı ultrason ile odaklanmış ses dalgaları kullanılarak cildin alt katmanlarındaki taşıyıcı dokularda kolajen üretimi uyarılıyor, böylelikle ciltte sıkılaşma ve gerginlik sağlanıyor. Ameliyatsız bir cilt sıkılaştırma yöntemi olan odaklanmış ultrason ile gevşeme ve sarkmalar, 30-60 dakikalık tek bir seans ardından elde edilen cilt altı bağ dokusu yenilenmesi ve güçlenmesi ile tedavi ediliyor. Yılda 1 kez öneriliyor.

Dolgu uygulaması

Yüzde ve boyunda yatay derin çizgilerin altına yapılan hyalüronik asit molekülü olan dolgu uygulaması ile uygulama yapılan bölgede dolgunluk sağlanıyor, cilt nemleniyor, sıkılaşıyor. Burun kenarından aşağıya inen çizgilerin, dudak üzeri çizgilerin ve dudağın dolgunlaştırılmasında, göz çevresi ile alın çizgileri ile gözaltı çukurlarının düzeltilmesinde kullanılan uygulamanın yılda bir kez tekrarlanması öneriliyor.

BOYUN KIRIŞIKLIĞINI ÖNLEMENİN İPUÇLARI

• Sırt üstü ve kabarık olmayan bir yastıkla yatmak boyun kırışıklığının oluşumunu azaltmada etkili oluyor.

• Otururken veya hareket halindeyken boynun dik tutulması gerekiyor.

• Egzersiz olarak gün içerisinde boynunuzu mümkün olduğunca geriye alıp 5 saniye bekleyin, dik pozisyona alıp birkaç saniye dinlenin. Bu çalışmayı 10 kez tekrarlayın. Bu egzersizin yanı sıra göğüs kaslarını kuvvetlendiren hareketler de boyna iyi geliyor.

• Boyun kasları için en etkili spor yüzme. Yüzme, hem sağlığa hem de gençleşmeye yarıyor.

• Masajın toparlayıcı etkisi var.

Sert bir lifle banyoda boyun derisi pembeleşinceye kadar ovalama yaptıktan sonra besleyici bir yağ ile masaj yapın.
Yukarı doğru ve enseye doğru hareketler önem taşıyor. Sağ elle boyun sol tarafı, sol elle de sağ tarafından enseye doğru çekilmeli. Baş ve orta parmaklar arasında boyun derisini hafif kaldırıp bırakın. Elinizin tersi ile hafifçe vurarak çene altında masajı tamamlayın.

• Yüzünüzle birlikte mutlaka boynunuzu da günlük temizleyici jel veya sütlerle temizleyin. Boynunuzu aşağıdan yukarı doğru masaj uygulayarak nemlendirin. Güneşe çıkarken güneş koruyucuyu ihmal etmeyin.

AKUPUNKTUR DEPRESYON TEDAVİSİNDE NE KADAR ETKİN?

Ayvayı yemek: Artık bunun için 10 önemli nedeniniz var

Akupunkturun, sadece sigara ve fazla kilolardan kurtulma yolu olmadığını, Dünya Sağlık Örgütünün, uygulama kapsamında 28 hastalık listelediğini belirten Usta akupunkturun, geleceğin depresyon tedavisinde önemli bir yerde olacağı görüşünde:

“Akupunkturun depresyon tedavisindeki etkinliği ve başarı oranı hakkında yapılmış çok sayıda bilimsel çalışma var ve bunlar DSÖ raporuna da girmiştir. Yani akupunkturun depresyondaki etkisi kanıtlanmıştır. Hızlı etki gücü, yan etkisiz oluşu ve düşük maliyeti ile Avrupa’da ve Amerika’da yaygın olan depresyon tedavisinde akupunktur kullanımı, şüphesiz ülkemizde de yaygınlaşacaktır.”

KAÇ SEANS YAPILMALI?

Hastadan hastaya değişmekle birlikte akupunkturun depresyonda etkili olması ve hastalığın tekrarlamaması için en az 3 hafta (6 seans) yapılıyor. Geçici nedenlerle oluşmuş depresyonlarda tedaviyi uzatmak gereksiz ancak sebepler devamlı ise hastanın isteğine göre arada bir idame tedavisi yapılabilir.

DEVLET VE SİGORTA ŞİRKETLERİ MALİYETİ KARŞILIYOR MU?

“Sağlık Bakanlığı akupunkturu bir tedavi yöntemi olarak tanımlıyor, bazı devlet hastanelerinde akupunktur klinikleri de var. Ancak henüz geri ödeme kapsamında değil. Bu konuda bir gelişme var mı?” sorusuna Prof. Usta’nın yanıtı şöyle:

Henüz yok. Ancak özel sağlık sigortaları tarafından konunun değerlendirilmesinin, hem hastalar hem de sigorta şirketleri açısından faydalı olacağı kanaatindeyim.”

Prof. Usta, depresyon tedavisi için gereken uygulama maliyetine ilişkin ise, “Akupunkturun maliyeti hekimin hastasına ayırdığı zamanının değeri ile ölçülür. Materyal maliyeti çok düşüktür. Seans ücretleri ise hekimin muayenehanesinin bulunduğu yere göre değişkenlik gösterir” değerlendirmesinde bulundu.

Prof. Usta, depresyon tedavisi için gereken uygulama maliyetine ilişkin ise, “Akupunkturun maliyeti hekimin hastasına ayırdığı zamanının değeri ile ölçülür. Materyal maliyeti çok düşüktür. Seans ücretleri ise hekimin muayenehanesinin bulunduğu yere göre değişkenlik gösterir” değerlendirmesinde bulundu.

DEPRESYON MUTSUZ EDİYOR, HASTALIKLARA YOL AÇIYOR

İşe yaramazlık, anlamsızlık hissi, derin üzüntü, mutsuzluk veya umutsuzluk hisleriyle ortaya çıkan depresyon en sık görülen psikolojik bozukluklardan biri. Dünyada 100 milyondan fazla insanı etkilediği düşünülüyor.

DSÖ raporlarına göre, hastalıklara yol açan sebepler arasında depresyon 4. sırada, 2020’de 2. sıraya yükseleceği tahmin ediliyor. Hastalık kadınlarda erkeklere göre yaklaşık 2 kat fazla görülüyor.


Akademi Portal Sağlık

 

Twitter

Facebook

Pinterest

Akademi Portal Arşiv

Akademi Portal

 

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın