Uber, elektrikli scooter ve bisiklet ile ulaşıma ağırlık verecek

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Geçtiğimiz yıl Jump adlı bir elektrikli bisiklet firmasına yatırım yapan Uber, elektrikli scooter ve bisiklet ile ulaşıma yoğunlaşacağını açıkladı.

Financial Times’a konuşan Uber’in İcra Kurulu Başkanı Dara Khosrowshahi, yoğun saatlerde 1 tonluk bir metal yığınının bir kişiyi 10 blok taşımasının oldukça verimsiz olduğunun altını çizdi ve geleceğin bireysel ulaşımda olduğunu vurguladı. Khosrowshahi, ” Bireysel ulaşım türü, şehir içi seyahatlerde daha uygun ve kullanışlı” yorumunda bulundu. Gelecekte insanlar, daha sık kısa seyahatler yapacağını tahmin ediyorum” dedi.

Ayrıca bu kararının şirketin finansal durumunu nasıl etkileyeceği konusunda da yorumlarda bulunan Khosrowshahi, “Kısa vadede maddi olarak belki de bizim için bir kazançlı olmayacak ama stratejik olarak uzun vadede bu yatırımın tam olarak varmak istediğimiz nokta olduğunu düşünüyoruz” dedi.

Erdoğan, 3’lü zirve için İran’a gidiyor

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Eylül’de İran’a ziyarette bulunacak.

Erdoğan ziyarette Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile bir araya gelecek.

Tebriz kentindeki görüşmede İdlib başta olmak üzere Suriye’deki gelişmelerin ele alınması bekleniyor.

Liderler Suriye konulu görüşmelerini daha önceden Soçi ve ardından Ankara’da yapmıştı.

İran Devrim Muhafızları Donanma Komutanı Tangsiri: Körfez ve Hürmüz Boğazı’nda tam kontrole sahibiz

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Tasnim haber ajansının aktardığına göre, İran Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri’nin başına birkaç gün önce getirilen Tuğamiral Ali Rıza Tangsiri, İran’ın Körfez ve Hürmüz Boğazı’nda tam kontrole sahip olduğunu söyledi.
Tasnim’in haberine göre Tangsiri ” Fars Körfezi’nin güvenliğini biz sağlayabilirz. ABD ya da diğer yabancı ülkelerin varlığına ihtiyaç yok” dedi.

İranlı yetkililer daha önce de ABD’den gelebilecek düşmanca eylemlere misilleme olarak petrol taşımacılığında çok önemli bir denizyolu güzergahı olan Hürmüz Boğazı’nı kapatabilecekleri uyarısında bulunmuştu.

İran ile ABD arasındaki gerginlik ABD Başkanı Donald Trump’ın 2015’te İran ile yapılan nükleer anlaşamdan çekilmesi ve bu ülkeye yönelik ekonomik yaptırımlara geri dönmesi ile başlamıştı.

ABD’li üst düzey yetkililer daha önce İran’ın petrol ihracatını sıfır düzeyine indirmeyi amaçladıklarını duyurmuştu. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney ise geçen ay yaptığı açıklamada İran’ın petrol ihraç etmesine izin verilmemesi halinde bölgedeki hiçbir ülkenin Körfez’den petrol ihracatı yapmasına izin verilmemesi fikrini desteklemişti.

İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidine işaret eden Hamaney, “Cumhurbaşkanı’nın, ‘İran’ın petrol satışının engellenmesi halinde, bölgede kimse petrol ihraç edemez’ açıklaması, İran İslam Cumhuriyeti’nin konuya ilişkin politikasını ve yaklaşımını ortaya koyan önemli bir açıklamadır” demişti.

İran Kara Kuvetleri Komutanı Tuğgeneral Kiomars Haydari de ABD ve müttefiklerini İran’ın petrol ihracatını durdurma çabalarından kaçınmaya davet etmiş ve İran ordusunun ülkeyi savunmak için gerekli kapasiteye sahip olduğunu vurgulamıştı.

‘Ekonomik tetikçi’ Perkins: Trump’ın politikaları son derece tehlikeli, Türkiye IMF’den uzak durmalı

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Son dönemde Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu gelişen ekonomilerdeki gelişmeleri değerlendiren Perkins, “Türkiye gibi gelişen ekonomileri hedef alan ekonomik tetikçilerin olduğu konusunda hiçbir şüphem yok. Bu günlerde, bu tetikçiler sadece ABD için değil birçok farklı hükümet için çalışıyor” ifadesini kullandı.

Perkins, küresel finans düzenin egemen güçlerin çıkarları doğrultusunda şekillendirildiğinin altını çizerek, “Bir ülkeyi diğer bir ülke rekabete sokarak, çok büyük vergi ve gelir kazanımları elde ediyorlar. Büyük şirketlere fayda sağlayacak çeşitli politikaların oluşturulmasını sağlayarak çıkar sağlıyorlar. Fakat bu tetikçiler operasyon düzenledikleri ülkenin halkına zarar veriyor” dedi.

‘TÜRKİYE, DAHA FAZLA DIŞ BORÇTAN KAÇINMAK İÇİN ELİNDEN GELEN HER ŞEYİ YAPMALI’

Perkins, son dönemde ABD yönetiminin Türkiye üzerinde ekonomik baskı oluşturmaya çalışmasına ilişkin olarak ise, “Türkiye’ye IMF’den uzak durmasını öneriyorum. Bugün, Katar gibi birçok farklı seçenek mevcut. Türkiye gibi ülkeler, bu teklifleri Çin, ABD ve Körfez ülkelerindeki finans kuruluşlarının birbirleriyle yarışması için avantaj sağlamak amacıyla kullanabilir. Bu şekilde Türkiye’nin daha iyi anlaşmalar yapmak için elinde seçenekleri olur. Türkiye daha fazla dış borçtan kaçınmak için elinden gelen her şeyi yapmalı” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu bölgede ekonomik işbirlikleri kurmak ve dış borçlanmasının çeşitlendirmek için çok sayıda alternatifinin olduğuna işaret eden Perkins, “Türkiye gibi ülkeler, kesinlikle Rusya, Çin ve Körfez ülkeleri gibi ülkelerle müzakere etmeli. İlle de ittifak kurmak gerektiğini düşünmüyorum. Fakat Türkiye gibi ülkeler, bu ülkeleri kendi halklarının çıkarına daha fazla hizmet edecek anlaşmaları elde etmek için, avantaj sağlayacak şekilde kullanmalı” diye konuştu.

Filistinli yetkililer: ABD’nin geri dönüş hakkını ilga etmesine izin vermeyeceğiz

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

AA muhabirine konuşan yetkililer, ABD’nin Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu’nun (UNRWA) mali kaynaklarında kısıntıya gitme ve çalışma alanını sınırlama gibi adımlar atarak dönüş hakkını ortadan kaldırma çalışmasına karşı duracaklarını ifade etti.

FKÖ Yürütme Kurulu Üyesi Ahmed Mecdelani, ABD yönetiminin, UNRWA’ya yardımları keserek ve onu Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) bünyesine dahil ederek Filistinli mültecilerin dönüş hakkını ellerinden almaya çalıştığını söyledi.Söz konusu tutumun kabul edilemez olduğunu ve buna izin vermeyeceklerini belirten Mecdelani, “ABD, dönüş hakkını ilga etmek ve mülteciler meselesini müzakere gündeminden çıkarmak için ABD Kongresi’nde mülteci tanımının yeniden yapılacağı ve mülteci vasfının babadan oğula geçmesini engelleyecek yasal düzenlemeler yapmaya çalışıyor” dedi.

ABD’nin kendisini BM kararlarına alternatif olarak dayatma hakkı olmadığını savunan Mecdelani, Filistin yönetiminin, durumun ciddiyetinin farkında olduğunu ve UNRWA’nın mali açığının kapatılması için Arap, İslam ve Batı ülkeleriyle çalıştığını aktardı.

FKÖ Yürütme Kurulu’nun UNRWA’nın finansman sıkıntısını takip etmek üzere bir komisyon kurduğunu ve UNRWA’ya ait tüm okullarda eğitim-öğretim yılının belirlenen tarihte başlamasını sağladığını kaydeden Mecdelani, ABD’nin dönüş hakkı aleyhinde başlattığı saldırıya karşı koyma çalışmalarının sürdüğünü dile getirdi.

Ahmet Şık’tan İçişleri Bakanı Soylu’ya Cumartesi Anneleri yanıtı

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Cumartesi Anneleri’nin önceki gün Galatasaray Meydanı’ndaki 700. buluşmasının yasaklanmasına ilişkin açıklama yapan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “İzin vermedik çünkü artık bu istismarın ve kandırmacanın son bulmasını istedik.
Anneliğin terör örgütünce istismar edilmesine, teröre kılıf yapılmasına göz mü yumsaydık? Bu millet yüz yıl önce bunların ağababalarına bu ülkeyi teslim etmemişti, bugün onların paçozlarına da teslim etmez, bunu herkes böyle bilsin” ifadesini kullandı.

Eyleme katılan Ahmet Şık, Soylu’nun sözlerine sosyal medya hesabı Twitter’dan yanıt verdi.

Cumartesi Anneleri’nin 2011 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptıkları görüşmenin arşiv görüntülerini de paylaşan Şık, “Zalimlik ve savunuculuğunu yapmak konusunda tutarlı olup ilkeler söz konusu olduğunda dünü ile bugünü arasındaki uçurumu menfaatleriyle doldurmaya çalışan naylon kahramanlara da bu ülke teslim olmadı” diye yazdı.

TANRIKULU: BU AÇIKLAMANIN ANLAMI BİZİM İKTİDARIMIZDA KİMSE ADALET ARAYAMAZ

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da Twitter hesabından Soylu’nun açıklamasına tepki gösterdi.

Tanrıkulu, “Bu açıklamanın anlamı: ‘Devlette süreklilik esastır, devir aldığımız ve daha da derinleştirdiğimiz ‘derin devlet’ faili meçhul cinayet işler, insanları zorla kaybettirir de ama anne de olsa kimse bizim iktidarımızda bunların akıbetini soramaz, adalet arayamaz, yas tutamaz” dedi.

Yeni Türkü’nün solisti Derya Köroğlu: Ulusal değerlerimize sahip çıkmak açısından muhafazakar sayılırız

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Sabah gazetesinden Tuba Kalçık’a konuşan Köroğlu, “Yeni Türkü, sol dünya görüşü içerisinden çıkmıştır ama ulusal değerlerimize sahip çıkmak ve onları korumak açısından aynı zamanda ‘muhafazakar’ sayılırız” dedi.

Köroğlu ayrıca, ‘sosyalizmin ideallerini hayata geçirmenin çok zor olduğunu’ belirterek “Sol, geçmişte iktidara geldiği yerlerde toplumsal düzeni otoriter bir düzene dönüştürdüğü için kaybetti. Bunu Sovyetler’de Stalin dönemiyle birlikte gördük mesela. Şöyle bir gerçek çıktı ortaya; sosyalizmin ideallerini hayata geçirmek çok zor” ifadelerini kullandı.

Köroğlu’nun röportajı şu şekilde:

Yeni Türkü’nün 40 yılı aşkın süredir varlığını koruyabilmesinin sırrı nedir?

“Yeni Türkü’yü müzisyenlerden şairlere kadar herkesin gönüllü olarak bir araya gelip kotardıkları imece bir iş olarak görüyorum. İnsanların inancıyla yoğrulmuş bir gruptur Yeni Türkü. Ben hem bir kurucusu, hem de fiili olarak grubu bugüne taşıyan kişiyim. Rock seven insanlar olmamıza rağmen Türkçe rock yapmadık. Hareket noktamız Türk müziğinin ögeleri oldu. Türk müziğinin makamlarını, usullerini ve enstrümanlarını kullandık.”

TZOB: Tarımda ithalat yapmak artık cesaret ister

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, döviz kurlarının geldiği noktada tarımda ithalat yapmanın artık cesaret isteyeceğini söyledi.

Bayraktar, “Daha fazla üretmek zorundayız. Bunun içinde mazot, gübre, ilaç, tohum ve yem gibi girdilerde çiftçiye verilen destek artırılmalıdır. Döviz kurları bu seviyedeyken, ülkemiz dış ticaret açığı kaynaklı bir cari açık problemi yaşıyorken, iç üretim artırılmalı, ithalattan kaçınılmalıdır” dedi.

Bayraktar, yaptığı açıklamada, tarım, hayvancılık ve balıkçılıkta, 2017’de yapılan 9 milyar 50.5 milyon dolarlık ithalatın TL karşılığının 32 milyar 984.6 milyon lira olduğunu, bu ithalatın 17 Ağustos 2018 kuruyla karşılığının ise 54 milyar 350.1 milyon doları bulduğunu, dünya fiyatları aynı kalsa ve aynı miktarda ithalat yapsak bile ithalatımızın TL karşılığının 21 milyar 365.5 milyon lira artacağını belirtti.

Bayraktar, döviz kurlarının yükselmesiyle dışarıdan ithalatın daha pahalı hale geldiğini, bunun yapılan ithalatı düşüreceğini, hatta birçok üründe durma noktasına getireceğini belirtti.

Kuzey Kore, bir aydır tutuklu bulunan Japon turisti serbest bıraktı

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Kyodo’da yer alan habere göre, Kuzey Kore’de nedeni tam olarak bilinmeyen sebeple tutuklanan Japon turist Tomoyuki Sugimoto serbest bırakıldı.

Düzenlediği basın toplantısında konu hakkında açıklamalarda bulunan Japonya Başsavcılığı Sekreteri Yoshihide Suga, “Hükümet elinden gelen bütün çabayı gösteriyor ancak sorunun doğası gereği ayrıntılara yorum yapmaktan kaçınıyoruz” yorumunda bulundu.

Japon basını, Sugimoto’nun Kuzey Kore’nin Nampo adlı kentinde yer aldığı bilinen bir deniz üssünün fotoğraflarını çektiği gerekçesiyle tutuklandığı iddiasında bulunmuştu.

Japonya ve Kuzey Kore arasında herhangi bir diplomatik ilişki bulunmuyor.

Macron: Erdoğan’ın Türkiyesi ile Atatürk’ün Türkiyesi aynı değil

Arşiv 27.8.2018 Haber Arşivi: Gelişmeler haberler gündem

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Fransız büyükelçilerle yaptığı toplantıda açıklamalarda bulundu.

Suriye’de Devlet Başkanı Beşar Esad’ı desteklemenin ‘berbat bir hata’ olacağını savunan Macron, Esad yönetiminin kimyasal silah kullanması iddiası üzerinden Suriye’ye yeni hava saldırıları düzenlemeye hazır oldukları tehdidinde bulundu.

‘FECİ SENARYO’

Suriye’ye askeri ve insani yardım için Esad’ın devrilmesini bir önşart olarak görmediklerini söyleyen Macron, diğer yandan Esad’ın iktidarda kalmasıyla ilgili şöyle konuştu:

“Bu feci bir senaryo olurdu. Milyonlarca kişinin mülteci olarak göç etmesine kim sebep oldu? Kim kendi halkını katletti? Suriye’nin gelecekteki yöneticilerini belirlemek, başka bir ülkenin olmadığı gibi Fransa’nın da görevi değildir. Fakat Suriye halkının bunu yapabilecek durumda olmasını sağlamak bizim görev ve çıkarımızadır.”

‘RUSYA VE TÜRKİYE’DEN ÇOK ŞEY BEKLİYORUM’

Kimyasal silah kullanılması durumunda Fransa’nın askeri bir harekata hazır olduğundan söz eden Macron, Esad yönetiminin İdlib’de yeni bir insani trajedi ortaya koyma tehdidinde bulunduğu iddiasını ortaya atarak şunları söyledi:

“Rejim, siyasi geçiş için en ufak bir niyet göstermemiştir. Bu yeniden, rejim ve taraftarlarının baskı altında tutulmasını gerektirmektedir. Bu konuda Rusya ve Türkiye’den, taahhütleri çerçevesinde çok şey bekliyorum.”

Suriye krizi konusunda çizgilerinin belli olduğunu kaydeden Macron, bunun, Avrupa’nın güvenliğini tehdit eden IŞİD ve diğer terörist gruplarla mücadele, sivillere kapsayıcı bir destek ve Birleşmiş Milletler (BM) ile işbirliği halinde siyasi bir çözüm için çalışmak olduğunu söyledi.

‘SADECE ABD’YE BAĞIMLI OLAMAYIZ’

Avrupa Birliği’nin (AB) özellikle güvenlik konularında son dönemde önemli gelişmeler kaydettiğine işaret eden Macron, “Avrupa artık, güvenlik alanında sadece ABD’ye bağımlı olmamalıdır. Avrupa’nın güvenliğini ve bağımsızlığını sağlamak için sorumluluk almak bugün bizim görevimizdir” dedi.

YENİ PARTNER ARAYIŞI

Güvenlik konularında gelecek aylarda yeni açıklamalarda bulunacağını aktaran Macron, Rusya ile Suriye konusunda önemli ilerlemelerin kaydedildiğini ve güvenlik konularında da yeni partnerleri de içine alan çözümler üzerinde duracaklarına dikkati çekti. “St.Petersburg’da kurduğumuz Suriye konusunda Rusya ile koordinasyon mekanizması özellikle insani yardım alanında ilk sonuçlarını verdi” dedi.

‘RUSYA DAHİL YENİ İTTİFAKLAR KURMALIYIZ’

Bu konudaki önerilerini gelecek aylarda açıklayacağını kaydeden Macron, “Rusya dahil tüm Avrupalı ortaklarımızla güvenliğimiz konusunda kapsamlı bir gözden geçirme başlatmayı istiyorum” diye konuştu. AB’de reform çabalarının artmasından söz ederek “Yeni inisiyatifler almalı, yeni ittifaklar kurmalıyız” ifadelerini kullandı. Avrupa’nın siber güvenlik, kimyasal silahlar ve uzay güvenliği konularında Rusya ile diyalog başlatması gerektiğini dile getirdi.

‘ERDOĞAN’IN TÜRKİYESİ İLE ATATÜRK’ÜN TÜRKİYESİ AYNI DEĞİL’

Fransa olarak Avrupa’nın Türkiye ve Rusya ile yeni tip ilişkiler tesis etmesine, stratejik ortaklık inşa etmesine ihtiyaç duyduklarını belirten Macron, aynı zamanda bu ülkelerin geçirdiği değişimi de dikkate almaları gerektiğini söyledi.

”Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye’si, Cumhurbaşkanı Atatürk döneminin Türkiyesi değil” vurgusu yapan Fransız lider şöyle konuştu:

‘AB ÜYELİĞİ OLMAZ, STRATEJİK ORTAKLIK LAZIM’

”Rusya ve Türkiye ile ilişkileri düşünmeden Avrupa’yı uzun vadeli olarak inşa edemeyiz. Türkiye Cumhurbaşkanı Avrupa karşıtı gözüken pan İslamcı gündemini her gün yeniden teyit ederken Türkiye’nin AB üyeliği hakkında konuşmaya devam edebileceğimizi dürüst ve net şekilde düşünüyor muyuz? Dolayısıyla AB üyeliği değil de stratejik ortaklık inşa etmek lazım. Bu iki güç kollektif güvenliğimiz için önemli olduğundan Rusya ve Türkiye ile stratejik ortaklık lazım, onların Avrupa ile bağlı olması lazım.”

[divider]

Sosyal medya’da bizi takip edin…

Twitter | Facebook | Pinterest | Haber  YouTube

Akademi Portal Youtube Dergi

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here