Anasayfa / Haberler / Abdullah Gül: 696 sayılı KHK hukuk devleti anlayışı açısından kaygı verici
Gül: 696 sayılı KHK hukuk devleti anlayışı açısından kaygı verici

Abdullah Gül: 696 sayılı KHK hukuk devleti anlayışı açısından kaygı verici

Abdullah Gül: 696 sayılı KHK hukuk devleti anlayışı açısından kaygı verici

Resmi Gazete’de yayınlanan 695 ve 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameler, yalnız muhalefet partilerinin değil iş dünyasının da tepkileri beraberinde getirdi. KHK’larda yer alan ve “sivillere yargı muafiyeti” olarak tanımlanan düzenleme en fazla tepki çeken konu oldu.

Tepki gösteren isimlerden biri de Adalet Kalkınma Partisi’nin kurucularından biri önceki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül oldu.

Gül: “696 sayılı KHK, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir”

Gül: 696 sayılı KHK hukuk devleti anlayışı açısından kaygı verici

Twitter hesabından kısa bir açıklama yapan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, KHK’nın gözden geçirilmesini istedi.

11. Cumhurbaşkanı, “15 Temmuz hain darbe teşebbüsüne karşı arkasına bakmadan sokağa çıkıp direnen kahraman vatandaşlarımızı koruma amacıyla çıkartıldığını düşündüğüm 696 sayılı KHK’nın yazımındaki hukuk diliyle bağdaşmayan muğlaklık, hukuk devleti anlayışı açısından kaygı vericidir. İleride hepimizi üzecek olaylara ve gelişmelere fırsat vermemek için gözden geçirileceğini ümit ediyorum” dedi.

CHP’ye göre son KHK’yla sivil çeteler kurulabilir

Cumhuriyet Halk Partisi ise Kanun Hükmünde Kararnamelerin iptal edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurma kararı aldı.

CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun olağanüstü toplantısı sonrasında gazetecilere açıklama yapan Parti Sözcüsü Bülent Tezcan, KHK gibi uygulamaların demokrasi dışı yönetimlerde olabileceğini söyledi.

Tezcan, “Bu KHK’lar Türkiye’de devleti ve toplumu militarize eden anlayışı işaret ediyor. Yapılan uygulamaların siyaset literatüründe adı çok nettir. Buradan demokrasi değil faşist rejimler, diktatörlükler çıkar. Türkiye bu noktaya sürüklenmiştir. Bu KHK’ların en çok tartışılan maddesi 121. maddesi. Bir cezasızlık hükmü içeren madde. Resmi sıfatı olsa da olmasa da devletin görevlisi olmadan sokaktan geçen kişi ‘terörle mücadele ediyorum’ diye üzerine vazife alıp suç işlerse buna ‘ceza vermeyeceksin’ diyor. (Bu) Militarist ve faşist devletlerde olur. Sivil milisler eliyle toplumu korkutmak isteyen diktatörlüklerde olur. Bu madde iktidar eliyle sivil silahlı çete kurma maddesidir. Sivil çetelere altyapı hazırlama maddesidir” dedi.

İYİ Parti: “KHK derin bir devlet krizidir”

Benzer bir eleştiri de İYİ Parti’den geldi. Partili milletvekilleriyle bir basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti Sözcüsü Aytun Çıray, KHK’da yer alan 121. Madde’nin bir nevi “genel af” olarak anlaşılması gerektiğini ifade etti. İYİ Parti Sözcüsü, “Türkiye’de bugün, şaibeli bir referandumla kabul edilen Anayasa tamamen yürürlüğe girmemişken bile KHK’lerle ‘mutlak kuvvetler birliği sistemi’ tesis edilmiştir. KHK ile idare, Yargıtay ve Danıştay’a üye atayabilecektir. Bunun açık tercümesi yargının Cumhurbaşkanlığına bağlanmasıdır. KHK bir anayasa krizi olmanın yanı sıra derin bir devlet krizidir. Diğer yandan aynı kararnamede bulunan, ‘Resmi bir sıfat taşıyıp- taşımadıklarına veya resmi veya resmi görevi yerine getirip- getirmediklerine bakılmaksızın 15/7/2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsü ve terör eylemleri ile bunların devamı niteliğindeki eylemlerin bastırılması kapsamında hareket eden kişiler hakkında hukuki, idari, mali ve cezai sorumluluk doğmaz,’ hükmü yarattığı hukuki sonuçlar bakımından bir genel af niteliğindedir” dedi.

Çıray: “Son KHK demokrasinin ölüm fermanı”

Çıray, CHP’nin Pazar gün çıkan KHK’ları iptal için başvuracağı Anayasa Mahkemesi’nin daha önce benzer başvurular için “yetkisizlik kararı vermesini de eleştirdi.

“Anayasal hukuk devleti ister siyasiler, ister vesayet güçleri tarafından tehlikeye düşürüldüğü zaman Anayasamızı kim koruyacak? Tabii ki Anayasa Mahkemesi koruyacak. Ancak Anayasa Mahkemesi, Anayasa’ya aykırı olan KHK’lar konusunda yetkisizlik belirterek varlığını tartışma konusu yapmışken bunu nasıl yapacak? Bir sabah yine bir KHK ile AYM lağvedilirse kime başvuracağız? Son çıkan KHK bir iç savaşı tetiklemek isteyen provokatör milislerin işini kolaylaştırmaktadır. Bu kararname ile bir grup sapığın 15 Temmuz ile bağlantılandıracağı herhangi bir muhalif eylemi yapan eylemcilere palalarla kesip, silahlarla katletmeleri meşru hale gelecektir. Kısacası son KHK kuvvetler birliği rejiminde can çekişen demokrasimizin ölüm fermanıdır. Uyarıyoruz; bu linç kültürünün teşvikidir. Allah korusun hala bir yerlerde saklanmış olan ‘gladyo’nun provokasyonuyla iç savaşa zemin hazırlanabilir.”

Bir diğer muhalefet partisi HDP de tüm muhalefet partileri ortak bir tavır belirlemeye çağrısında bulundu.

TÜSİAD: “Ülkemizin hızla OHAL şartlarını geride bırakması gerekiyor”

Türkiye’nin “patronlar kulübü” olarak bilinen TÜSİAD da 24 Aralık’ta yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname sonrasında yazılı bir açıklama yayınlayarak açık uçlu düzenlemelerin toplumun huzurunu etkileyecek sıkıntılara neden olabileceğine dikkat çekti.

Tıklayın>> Güneydoğu’da KHK Tepkisi

Tıklayın>> Güneydoğu’da KHK Tepkisi

Haftasonunda yayınlanan son Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) ilk tepki Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Diyarbakır Şubeler Platformu’ndan geldi. Bünyesinde farklı meslek örgütlerinin bulunduğu platform adına bir basın toplantısı düzenleyen Dönem Sözcüsü Sait Baran, kazanımlarının bir gecede yokedildiğini söyledi. Baran, “Terörle Mücadele Yasası, içerik olarak uluslararası hukukla ortaklaşmadığı için her yöne çekilebilirken, bundan sonraki herhangi bir en sıradan toplumsal tepki bu yasa kapsamında değerlendirilerek, geliştirilen linç kültürü hukuksal zemin bulacak. Zaten ülke tarihinde cezasızlıkla ödüllendirilen yapılar meşru hale gelip, yaşanan toplumsal kaosu derinleştirecektir. Bilinçli ya da bilinçsizce ülke uçuruma sürüklenmiştir. Zaten ortadan kaldırılmış olan yargı bağımsızlığı ve adil yargılanma koşulları tek tip kıyafet zorbalığı ile tam bir hukuksuzluğa dönüştürülmüştür” dedi.

KHK’lara bir tepki de, bölgedeki 12 barodan geldi. Barolar adına yapılan ortak açıklamada, tek tip kıyafete vurgu yapıldı. Tek tip giysi uygulamasının toplumsal barışı zedeleyecek bir uygulama olduğu vurgulanan açıklamada şöyle denildi: “Henüz yargılamaları devam eden ve haklarında kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü bulunmayan sanıklara tek tip kıyafet uygulamasının özellikle masumiyet karinesine aykırılık teşkil edeceği gözardı edilmektedir. Nitekim Anayasanın 38/4. Maddesi ‘Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz’ hükmüyle masumiyet karinesinin dil, din, ırk ve millet ayrımı gözetmeden herkes için güvence altına almış, yine Anayasanın 15/2. Maddesiyle masumiyet karinesi savaş, sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde dahi dokunulması mümkün olmayan çekirdek haklar kategorisine dahil edilmiştir. Henüz ceza yargılaması sürmekte olup suçlu oldukları kesinleşmemiş sanıkların suçlu gibi muamele görmesine sebep olacak tek tip kıyafet gibi uygulamalar Hukuk Devleti ilkesini zedelemektedir. Lekelenmeme hakkı anılan değişiklikle çiğnenmiştir.”

Baroların tepki gösterdiği diğer başlık ise “Sivillerin toplumsal olaylara müdahalesi” oldu. Açıklamada, “Özel af niteliğindeki bu hüküm en başta Anayasanın 87. maddesine de aykırıdır. Anayasanın 87. maddesine göre Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek yetkisine sahiptir. Yine Anayasanın 2, 10, 13, 15, 17, 36, 38 ve 87. maddelerine aykırılık içeren bu düzenleme ile hukuk devleti ilkesi ağır bir yara almıştır” denildi.* Barolar ayrıca, OHAL’in kaldırılması çağrısı yaptı.

Öte yandan son KHK ile Van Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan 109 kişinin işine son verildi. Karara belediye işçilerinin örgütlü olduğu Tüm-Bel-Sen basın açıklamasıyla tepki gösterdi. Basın açıklamasında konuşan Tüm-Bel-Sen Eş Başkanı Şükrü Kaçıcı, Van’ın özel olarak hedef alındığını söyledi. Kaçıcı, “Son yayımlanan KHK’larla Van şubemiz özel olarak hedef alınmıştır, AKP yönetimi 17 aydan beridir Anayasa’yı, yasaları ve hukuku rafa kaldırmış kendi diktatörlüğünü kabul ettirmek için darbe girişimini bahane etmiştir. Demokrasinin en temel ölçüsü olan yasama, yargı, yürütme ve bağımsızlığı hiçe saymıştır. Bunların doğurduğu sonuç devletin tüm kurum ve kuruluşlarını tek parti diktatörlüğüne hizmet etmek istemeleri olmuştur” dedi.

                                                      ——————————————————————————————————————————————————————-

Açıklamada, “Kuşkusuz, terörle mücadele mutlak bir kararlılıkla devam etmelidir. Ancak bu yönde başarılı bir politikanın temelinde, bireysel hak ve özgürlüklerin korunması da yer almalıdır. 15 Temmuz hain darbe teşebbüssü sonrasında, ülkemizin artık hızla OHAL şartlarını geride bırakması gerekir. Bu ilerleme demokratik değerlerimiz, güvenlik ortamımız, uluslararası etki alanımız ve ekonomik rekabet gücümüz açısından elzemdir. Endişemiz, son KHK ile toplumumuzdaki bölünme ve güvensizlik ortamının daha da derinleşmesidir. Bu düzenlemeler Türkiye’de demokrasi, güvenlik ve hukuk devleti görünümüne zarar verebilir” denildi.

Mahir Ünal: “Felaket tellallığı çıkarılmasın”

Eleştirilere muhatap olan iktidar partisi ise ‘sivillere yargı muafiyeti’ olarak tanımlanan düzenlemenin 15-16 Temmuz 2017 tarihini kapsadığını söylüyor.

Bugün bir açıklama yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, “Düzenleme 15-7-2016’da gerçekleştirilen darbe teşebbüsü, yani sadece o gece ve 16 Temmuz sabahı ile ilgili. 15 Temmuz gecesi ve 16 Temmuz gününü ifade etmektedir. Burada yer alan terör eylemleri ibaresi de darbe teşebbüsünün terör eylemi olması hesabıyla yazılan bir unsurdur. Bu ifade daha sonra gerçekleşen terör eylemlerini hiçbir şekilde kapsamamaktadır. Devamından kastedilen nihayetinde 16 Temmuz sabahıdır. Burada yasa yapım tekniği açısından ile ifadesi kullanılmış. Diğer terör olaylarını kapsayan bir ifade orada mevcut değil. Birileri lütfen buradan bir felaket tellallığı çıkarmasınlar” dedi.

ANA SAYFA | Haber | Dünya | Bilim | Teknoloji | Sağlık-Yaşam

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv |  Akademi Portal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *