Venedik’i Venedik yapan, yaklaşık 1000 yıl boyunca dünyanın en güçlü şehir devletlerinden biri olmasını sağlayan tarihi tersane ve tophaneleri (Arsenale), bugünlerde savaş hazırlığı yerine dünyanın en büyük ve saygın güncel sanat etkinliklerinden Venedik Bienali’ne ev sahipliği yapıyor.
Artık bağımsız bir cumhuriyet olmasa da, nevi şahsına münhasır yapısı ve güzelliğiyle tüm dünyadan bağımsız bir havası olan bu İtalyan kenti 120 yıldır, her iki yılda bir düzenlenen bienal için sanat camiası, gazeteciler ve trend takipçilerinin akınına uğruyor.

Resmi açılıştan önce uluslararası kültür-sanat camiasının ve basın mensuplarının katılımıyla bienalin ön izlemesi yapılıyor. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın organizasyonu ve Defne Ayas’ın küratörlüğünde hazırlanan Türkiye Pavyonu’ndaki Sarkis’in “Respiro” (Nefes) isimli sergisi de Perşembe günü yapılan açılış töreniyle tanıtıldı.
Sarkis’in “İtalya’da olduğumuz için İtalyanca isim verdim” dediği eseri “Respiro”, açılışla birlikte ilk nefeslerini almaya başladı. Sergiyle ilgili olarak BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Sarkis, eserini “anne karnında nefes alıp veren bir bebeğe” benzetti.

“Respiro”, sergi alanının iki ucundaki neon gökkuşakları ve ortadaki arkalı önlü iki aynadan oluşuyor. Üzerlerinde çocukların parmak izleriyle renklendirdiği gezegen figürleri olan aynalar, gökkuşaklarını yansıtıyor. Sergi mekanının duvarlarını ise Sarkis’in hem binlerce yıl öncesinden hem de aktüel olaylardan, görüntülerden seçtiği 36 fotoğrafın vitray çalışmaları süslüyor. Bunlar arasında, 35 bin yıl öncesine ait mağara resimleri, Hrant Dink’in narlar önünde çekilmiş bir fotoğrafı, Afa Soyfa’daki melek figürü, Gezi Parkı eylemlerinin simgelerinden biri haline gelen “kırmızılı kadın” fotoğrafı, Sarkis’in anne-babasının mezarları ve torununun görüntüsü de bulunuyor.
Paris’te yaşayan Sarkis’in Venedik’teki Türkiye Pavyonu sergisini gezenler arasında Fransızların çokluğu dikkat çekerken, Fransa Kültür Bakanı Fleur Pellerin de sergiyi ziyaret ederek bizzat Sarkis’ten eserlerle ilgili bilgi alıyor. Fransız Bakan’a sergiyi gezdirdikten sonra BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan Sarkis, 1915’in 100. yıldönümünde hem Türkiye’yi Venedik’te temsil etmesi hem de Ermenistan pavyonuna da eserleriyle katılması hakkında yapılan yorumlardan ve eserlerinin siyasi işler olarak değerlendirilmesinden rahatsız olduğunu vurguluyor. Sarkis, şöyle devam ediyor:


Sarkis, gökkuşağı seçimini ise şöyle açılıyor: “Bunu bir metafor olarak seçtim. Biliyorsunuz biz Big Bang’den öncesine gidemiyoruz. Belki bir gün gideceğiz ama şu anda Big Bang’den daha önce ne vardı bilmiyoruz. Sadece bir şey oluşmuş, bir patlama olmuş ve dünyamız, dünyalarımız kurulmaya başlamış. Fakat ondan sonra biz kalkıp milyonlarca yıl sonra şu an ikimiz konuşuyoruz. O da bir kırılma noktası. Bizim bildiğimiz o tatlı, güzel gökkuşağı birden çıldırmaya başlıyor. Benim gökkuşağım Big Bang gibi. Bir işaret de olabilir.”







































