Recep Tayyip Erdoğan’ın 7-8 Temmuz’da düzenlenecek G20 Zirvesi ardından Almanya’da taraftarlarına sesleneceği salon için yapılan başvuruya ret cevabı geldi.
Etkinlik için Dortmund kentindeki Westfallenhalle’ye başvuruda bulunan organizatörlerin, planlanan 9 Temmuz tarihi için salonda farklı bir organizasyonun kurulum çalışmaları yüzünden geri çevrildiği bildirildi. Deutsche Welle Türkçe’ye açıklama yapan Dortmunder Westfallenhalle basın bürosu, söz konusu olumsuz yanıtın salonun müsait olmayışından kaynaklandığını söyledi. Basın bürosu, kendilerine bu konudaki başvuruyu kimlerin yaptığıyla ilgili bilgi vermedi.
Almanya’da daha önce Türk siyasilerin etkinliklerinin organizasyonunu üstlenen ve AK Parti’ye yakınlığı ile bilinen Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) adlı derneğin Köln merkezinden yapılan açıklamada da Erdoğan’ın gelecek ay yapacağı konuşmanın kendileri tarafından organize edilmediği ve konuyla ilgili bilgi sahibi olmadıkları belirtildi.
‘ERDOĞAN’IN KONUŞMA YAPABİLME İHTİMALİ YÜZDE BEŞ’
Öte yandan UETD Dortmund şubesi yöneticisi İzzet Bayrak Dortmunder Nachrichten gazetesine verdiği demeçte “Cumhurbaşkanının bölgede bir konuşma yapabilme ihtimalinin şu an için yüzde beş düzeyinde olduğunu” belirterek, Dortmunder Westfalenhalle’deki en geniş kapasiteli mekan olan 1 numaralı salonun müsait olmaması nedeniyle konunun ‘muhtemelen kapanmış olduğunu’ söyledi.
ETKİNLİKLER İPTAL EDİLİNCE ‘NAZİ’ TARTIŞMASI ÇIKMIŞTI
16 Nisan’da yapılan Anayasa değişikliği referandumu için Almanya’da Türk siyasetçilerin katılımıyla düzenlenecek bazı mitinglerin güvenlik nedeniyle iptal edilmesi Türk yetkililerin tepkisine yol açmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Almanya’nın kararını Nazi dönemi uygulamalarına benzetmişti.
Arşiv Haber
03.03.2017’de Alman basını, Erdoğan’a vize verilmemeli demişti
Alman gazetesi Die Welt’in Türkiye muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanması sonrası Almanya’dan gelen tepkiler artmıştı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Almanya’da yapacağı toplantının iptal edilmesinin ardından Alman gazeteleri “Erdoğan’a vize verilmemeli” demişti.
Alman gazetesi Die Welt’in Türkiye muhabiri Deniz Yücel’in tutuklanması sonrası kriz büyüyor. Alman basınında Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın Gaggenau kentinde konuşmacı olarak katılacağı referandum etkinliğinin iptal edilmesi ile ilgili haberler oldukça dikkat çekici.
Berlin’de yayımlanan Tagesspiegel gazetesindeki yorumda Alman hükümetinin Türkiye’ye yönelik tavrını sertleştirmesi gerektiğine işaret ediliyor:
“Türkiye ile ilişkimiz böyle devam edemez. Yumuşak bir siyaset yerine açıkça tavrın ortaya konulması gerekiyor. Yumuşak sözlerle yaklaşmak yanlış bir tavır. Erdoğan’ın demokrasinin gerektirdiği gibi hem sokakta hem de siyasette yani resmi olarak protesto edilmesi gerekiyor… Erdoğan’a Türkiye’de ‘açıkça görülen insan hakları ihlalleri’ nedeniyle Almanya vizesi verilmemeli.”
‘DEVLETİN GÖREVİ ORGANİZATÖRLERİN HAKLARINI SAĞLAMAKTIR’
DW Türkçe’nin haberine göre, Frankfurter Allgemeine Zeitung’da Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın katılacağı referandum etkinliğinin iptal edilmesine ilişkin şu satırlar göze çarpıyor:
“Bir hukuk devleti, ülkesi otoriter başka bir ülkenin propaganda sahnesi olarak kullanılırsa ne yapar? Bu soruya verilebilecek yanıt şu: Hukuk ihlallerini kınaması ve buna karşı koyması ama bir yandan da kendi kurallarına katı bir şekilde uyması gerekir. Kuşkusuz Almanya’da yabancı bir ülkenin hükümet temsilcisi, düzenlenen özel etkinliklere katılabilir. Böyle bir toplantının, özellikle de kapalı alanda yapılan bir toplantının trafik sorunları veya karşı gösteri endişesiyle iptal edilmemesi gerekir. Bu toplantı ve ifade özgürlüğüne aykırı olur. Devletin görevi öncelikle organizatörlerin temel haklarını sağlamaktır. Bu Türkiye’ye özgürlüğün gerçekte ne olduğunu göstermek için de bir olanak sağlar: Özgürlük, bazen rahatsız edici taleplerle bağlantılı olabilir.”
‘TÜRK ADALET BAKANI’NIN KONUŞMA YAPMASI FİKRİ KATLANILMAZDI’
Süddeutsche Zeitung‘un yorum sütununda aynı konuya ilişkin şu satırları okuyoruz:
“Türk yargısı son derece kuşku uyandıran suçlamalarla, Deniz Yücel gibi kendi ayağıyla ifade vermeye giden gazetecileri bile belirsiz bir süre için cezaevine gönderirken, Türkiye Adalet Bakanı’nın Almanya’da bir konuşma yapması fikri katlanılmazdı. Üstelik aylardır yüzlerce hâkimin siyasi nedenlerle görevden uzaklaştırılmasına rağmen, Türk siyasetçilerin yargıyı bağımsız olarak nitelendirmesi de hiç inandırıcı değil. Ancak dayanılmaz olana katlanmak çok zor olsa da demokrasinin bir parçası. Ve bir hukuk devletinin, hukukun var olduğunu sadece iddia eden bir devletten farklı olduğunu göstermek için kendi ilkelerine uyması gerekiyor.”
‘DİKTATÖRLÜK İÇİN SEÇMENİN OYUNU İSTEMEK ANAYASA’YA AYKIRI’
Passauer Neue Presse gazetesindeki yorumda Bakan Bozdağ’ın katılacağı referandum etkinliğini iptal edilmesi olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
“Türkiye Adalet Bakanı Bozdağ’ın Almanya’da Erdoğan diktatörlüğünün tanıtımını yapamayacak olması iyi bir haber. Günlerce beklenen bu medeni cesaret örneği sonunda geldi. Gaggenau Belediye Başkanı siyasi argümanlar yerine dolu bir salonun yaratacağı tehlikeyi öne sürmüş olsa da, sonuçta hiçbir zaman için yapılmaması gereken bir etkinlik iptal edildi. Zira bir diktatörlük sistemi için seçmeninin oyunu istemek, Alman hukukuna göre Anayasa’ya aykırı hedefleri içeriyor.”







































