20 yılı aşkın süredir geliştirilmekte olan F-35 savaş uçağındaki sorunlar bitmiyor.

F-35’lerde muharebe kabiliyetine zarar verecek ve pilotların güvenliğini tehlikeye atabilecek türden yaklaşık 871 kusur bulunduğu belirtiliyor.

Uzmanlar seri üretimi de engelleyen bu kusurları ve programın neden sekteye uğradığını Sputnik’e değerlendirdi.

Bloomberg’in ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Test ve Değerlendirme Ofisi’ne dayandırdığı haberine göre, 5. nesil savaş uçağı F-35’lerde 871 kusur tespit edildi.

Kovid-19 ve teknik sorunlar nedeniyle F-35 uçaklarının tam kapasite seri üretimine başlanmasının da süresiz olarak ertelendiği açıklandı.

Habere göre, 10 kusur, pilotların güvenliğini tehlikeye atabilecek ve askeri operasyonların verimliliğini düşürebilecek kusurlar gibi birinci kategorideki ciddi sorunlar arasında yer alıyor.

‘Testler gerçekleştirilemiyor’

Havacılık yazarı Tolga Özbek, tek bir gövdede üç farklı kuvvet için geliştirilen modellerle mühendisliğin sınırlarının fazlaca zorlanmasının teknik sorunları doğurduğunu düşünüyor.

Tam kapasite seri üretimin de çeşitli testlerin tamamlanmamasından kaynaklı gerçekleşemediğini ifade eden Özbek, şu ana kadar ABD, İtalya ve Japonya merkezli üretim hatlarında 600’ye yakın uçağın üretiminin tamamlandığını ifade etti.

Savunma Sanayii Araştırmacısı Anıl Şahin de “çok sofistike bir ürün” olan F-35’te sürekli sorunlar çıktığını ve bunun çeşitli zamanlarda uçağın düşmesi ile sonuçlandığını hatırlattı.

Şahin, “Programın başlamasının üzerinden 20 sene geçti halen hayati derecede hatalar çıkabiliyor. Geçen sene çıkan bir hatada, uçak son hızda uçuş yaparken oluşan motorun sıcaklığı, uçağın radarlara yakalanmamasını sağlayan RAM boyanın deforme olmasına yol açtı. Oysaki hayalet uçak olma özelliği bu uçaklara tanınan en önemli özelliklerden bir tanesiydi” dedi.

F-35’in tam kapasite seri üretime geçememesinin ardındaki en büyük sebeplerden birinin 2017 yılından bu yana uçağın sürekli ertelenen birtakım muharebe testleri olduğunu ifade eden Anıl Şahin, “Bu testlerden geçmesi lazım ki kullanıcılar da seri üretime onay verebilsin. Ancak hem maliyet hem teknik sorunlar hem de Kovid-19’dan dolayı simülasyon ortamında gerçekleştirilecek bu testler yaklaşık 4 senedir erteleniyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kusurlar, F-35 alımını nasıl etkiler?

Peki, F-35 projesinde ardı arkası kesilmeyen bu sorunlar, F-35 kullanıcılarını ve sipariş durumlarını nasıl etkiler? F-35 almayı düşünen ülkeler vazgeçebilir mi?

Tolga Özbek ve Anıl Şahin, bu durumun siparişlere pek bir etkisinin olmayacağını belirtti. Özbek, konuyu şöyle ayrıntılandırdı:

“ABD, Türkiye’yi programdan çıkardıktan sonra İsrail’in karşı çıkmasına rağmen Birleşik Arap Emirlikleri’nin talebini hemen kabul etti. Yunanistan’ın projeye girişi bekleniyor. Hollanda ve Japonya gibi ülkelerin ek siparişleri var. Yani boşlukların doldurulduğu görülüyor. Diğer taraftan, salgın nedeniyle savunma bütçeleri sağlığa aktarıldı. Kuşkusuz bu durum sipariş yapısını da etkileyecektir.”

Şahin de birim fiyatı açısından F-35’in birçok alt seviye uçaktan daha avantajlı olduğunun altını çizdi. Ancak sipariş vermeyi düşünen ülkelerin vazgeçebileceğini söyledi:

“Sipariş vermeyi düşünen ülke, aktif bir muharebe sahasında bulunuyorsa ve savaş uçağına acil ihtiyacı varsa vazgeçebilir. Çünkü o ülkenin aktif muharebe yapabilmesi için hazır bir uçağa ihtiyacı var. F-35 şu anda kanıtlanmış ve tam kapasite operasyon yeteneğine sahip bir uçak değil.”

Türkiye’den parça tedariki duracak mı?

Diğer taraftan yılan hikâyesine dönen Türkiye’nin F-35’in ortak üretim programından çıkarılması konusu da gündemde bulunuyor. ABD, son yıllarda Türk firmalarını tedarik zincirinden çıkaracağına dair defalarca açıklama yaptı fakat Türkiye’de üretim halen devam ediyor.

Özbek, “F-35’in parçalarının imalatı kolay değil. Çok iddialı projede parça üreten şirketin bu akışa sorunsuz katılması uzun yıllar alıyor” dedi ve şunları ekledi:

“Türkiye, 100 uçak gibi yüksek sipariş adımıyla projeye girdikten sonra bu oranda Türk şirketleri üretimden pay aldı. Hemen yarın yerine şu şirket girsin veya mevcut şirketler üretimini arttırsın diyemiyorsunuz. Bu, zaman alacaktır. Bir de Türkiye’nin ödediği ciddi miktarda para var. Tahminim bu süreç içinde Türk şirketler üretimlerine devam edecektir. Bu yaklaşımın hem ABD hem de Türkiye açısından bir pazarlık unsuru olduğuna inanıyorum.”

‘Türkiye endüstrisini F-35’ten çıkarmak demek seri üretimi daha da ertelemek demek’

Şahin de Türk firmalarının F-35 projesindeki bazı parçaların tek tedarikçisi konumunda bulunduğunu vurguladı. Şahin, şunları kaydetti:

“Ana yüklenici Lockheed Martin, alt yüklenicilerden dolayı o kadar büyük bir sorun yaşıyor ki bizi çıkarmayı çok göze alamıyorlar. Çünkü biz, işimizi diğer alt yüklenicilere göre çok daha iyi yapıyoruz. Türkiye endüstrisini F-35’ten çıkarmak demek zaten gerçekleşemeyen tam kapasite seri üretimi daha da ertelemek demek. İlk başta, 2019’da Türkiye’den parça tedarikini durduruyoruz dediler, sonra 2020 yılı oldu, şu anda 2021 veya 2022 deniliyor. Ama genelde verdikleri tarih tutmuyor. Bu tedarikçi zinciri düzelene kadar Türkiye’yi çıkaracaklarını düşünmüyorum. En azından Kovid-19 şartlarını da göze alırsak yakın bir zamanda gerçekleşmeyecek gibi duruyor.”


James Jeffrey: S-400 krizinin Türkiye-Amerika ilişkilerine bugüne kadarki en büyük darbeyi vurdu

F-35 Krizi: Kongre kararına rağmen F-35’ler nasıl teslim edilebiliyor?

ABD, Türkiye’nin F-35 programına katılımını askıya mı alıyor?

Türkiye’nin F-35 programına katılımı askıya alındı

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here