İslam Devleti (Irak-Şam İslam Devleti, IŞİD) militanları Bağdat’a doğru ilerlerken bölgedeki çağdaş sanat çoğu Iraklının aklına gelecek son şeydir belki.

Fakat yetenekli birçok Iraklı sanatçı, Saddam Hüseyin döneminden bu yana ülkeyi saran katliamlara rağmen inatla çalışmalarına devam ediyor. 56. Venedik Bienali’nde Irak pavyonunu dolaşırken farkına vardım bunun.
Pavyondaki serginin küratörlüğünü Belçika’daki Ghent Çağdaş Sanat Müzesi sanat yönetmeni Philippe Van Cauteren yapmış. Irak’ta dar bakış açılı muhafazakarlığın hakim olduğu bir sanat ortamıyla karşılaşan Cauteren, sergide yer alacak beş sanatçıyı bulmak için Amerika, Belçika, Türkiye ve İngiltere’yi de dolaşmış.
“Araştırmalarım sırasında Irak’ta üretilen sanat eserlerinin hoş resimlerden oluştuğunu, ülkenin gerçeklerini yansıtmadığını gördüm. Bu ressamlar güzellik ve nostalji arayışı içindeydi. Fakat benim açımdan önemli olan günümüzde olup bitenleri yansıtma cesareti gösteren yüzde 10’a ulaşmaktı.”

Rahatsız edici içeriğinden dolayı bu makalede Haider Jabbar'ın eserinin sadece bir böümüne yer verebiliyoruz ***************** Görünmez Güzellik adlı sergi için seçtiği sanatçılar Batı’da bilinmiyor bile. Fakat eserleri unutulmaz derecede etkili. Örneğin 29 yaşındaki Haider Jabbar, tanık olduğu şok edici görüntüleri, çoğu gözleri bağlı halde kesilmiş genç erkek kafalarını resmetmişti. Venedik Kanalı’na bakan 16. yüzyıldan kalma binanın duvarlarında asılı bu resimler Orta Doğu’da devam eden çatışmalara barışçıl bir çözüm bulma ihtiyacını korkunç bir şekilde hatırlatıyor.
Rahatsız edici içeriğinden dolayı bu makalede Haider Jabbar’ın eserinin sadece bir böümüne yer verebiliyoruz
*****************
Görünmez Güzellik adlı sergi için seçtiği sanatçılar Batı’da bilinmiyor bile. Fakat eserleri unutulmaz derecede etkili. Örneğin 29 yaşındaki Haider Jabbar, tanık olduğu şok edici görüntüleri, çoğu gözleri bağlı halde kesilmiş genç erkek kafalarını resmetmişti. Venedik Kanalı’na bakan 16. yüzyıldan kalma binanın duvarlarında asılı bu resimler Orta Doğu’da devam eden çatışmalara barışçıl bir çözüm bulma ihtiyacını korkunç bir şekilde hatırlatıyor.

Jabbar ülkesini terk edip mülteci olarak Türkiye’ye sığınmak zorunda kalmış. Ülkedeki çağdaş sanatçıların “en büyük sorunu hayatta kalmak” diyor. Sadece üç galerisi olan Bağdat’ta avangart sanatçı sayısının bir avucu geçmediğini ifade eden Jabbar, sanatçıların birbirinin evinde ya da kafelerde toplandığını söylüyor. Genç ressam ve heykeltıraşlara klasik eğitim veren Güzel Sanatlar Enstitüsü’nü ise demode buluyor.

Akam Shex Hadi fotoğrafı, 2014-15 *************** Sanat yayınlarından yoksun genç sanatçılar güncel gelişmeleri takip edebilmek için YouTube’a başvuruyor. Fakat bu da sınırlı kalıyor
Akam Shex Hadi fotoğrafı, 2014-15
***************
Sanat yayınlarından yoksun genç sanatçılar güncel gelişmeleri takip edebilmek için YouTube’a başvuruyor. Fakat bu da sınırlı kalıyor

Görünmez Güzellik sergisi Iraklı fotoğrafçıların eserlerini de içeriyor. 30 yaşındaki Akam Shex Hadi’nin Venedik pavyonu için özel çektiği 28 siyah-beyaz portre, yerinden yurdunu bırakıp göç etmek zorunda kalmış Iraklıları anlatıyor. Her fotoğrafta görülen ve özneyi çevreleyen siyah kumaş ise IŞİD bayrağını temsil ediyor.
Hadi, sergiye katılarak belli bir izleyici kitlesine ulaşmış olmaktan memnun. Irak’ta ressam olmanın kolay olmadığını, halkın çağdaş sanata yaklaşımının bilinçsiz olduğunu söylüyor. Irak gibi kriz içindeki bir ülkede en büyük zararın kültür ve sanat alanında olduğunu, sadece sanatçıların sanatla ilgilendiğini ifade ediyor.

Elbette bu her zaman böyle değildi. Irak fotoğrafının kurucusu olarak görülen 1932 doğumlu Latif El Ani’nin zarif fotoğraflarına bir bakın. 1963’te ABD turu yapan 105 fotoğrafı, Irak’ın 1950’lerde moderniteye geçişini yansıtıyordu. Bu fotoğraflardan birinde bakımlı ve güneş gözlüğü takmış bir kadın otoyol kenarında durmuş gülümserken arkada büyük bir koyun sürüsünü güden çobanın geçişi görülüyordu. Fakat El Ani aynı zamanda ülkesinin geçmiş mirasından gurur duyan, arkeolojik eserleri de konu edinen bir fotoğrafçı. Bugün IŞİD Orta Doğu’daki bu kalıntıları yakıp yıkarken bu fotoğraflar daha büyük önem kazanmış durumda.
Görünmez Güzellik sergisinin kataloğunda El Ani şöyle diyor: “Sümerlerden, Babillere ve Abbasilere kadar yarattıkları bütün anıtlar bana gurur veriyor. Irak’ın olağanüstü bir tarihi var. Bu kültürler bir medeniyetten ötekine birbirini takip etmiş ve Irak’ın kuzeyine, güneyine yayılmıştı… Sonra geri çekilme başladı. Keşke medeniyete geri dönebilseydik.

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here