10:58
Türkiye’den canlı gelişmeleri aktardığımız canlı anlatım sayfamız Türkiye’de Bugün’e hoşgeldiniz.
Seçimler yarın.

Yaklaşık 54 milyon seçmenin sandığa gitmesi bekleniyor.
Ancak dün HDP Diyarbakır mitinginde yaşanan patlamalar nedeniyle gerginlik arttı.
İçişleri Bakanlığı, patlamalarda 2 kişinin öldüğünü ve 100’den fazla kişinin yaralandığını açıklamıştı.
Bugün yapılacak HDP Van mitingi öncesi geniş güvenlik önlemleri alındı.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker bir açıklama yaparak, bombaların cep telefonu düzeneği ile çalıştığını ve birinin TNT bilye bombası olduğunu söyledi.
Siyasilerin öne çıkan açıklamalarını da sayfamızda paylaştık.

12:14
İstanbul Terörle Mücadele’den şafak operasyonu

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sancaktepe ve Çekmeköy'de önceden belirlenen adreslere şafak vakti eş zamanlı operasyon düzenledi. Henüz içeriği bilinmeyen operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolü için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne getirildi ve ardından sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Sancaktepe ve Çekmeköy’de önceden belirlenen adreslere şafak vakti eş zamanlı operasyon düzenledi.
Henüz içeriği bilinmeyen operasyonda çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Gözaltına alınan şüpheliler, sağlık kontrolü için Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirildi ve ardından sorgulanmak üzere emniyete götürüldü.

12:29
Diyarbakır Baro Başkanı: 4 ölü, 400’den fazla yaralı

Diyarbakır'da dün HDP mitinginde yaşanan patlamayı protesto etmek için, sivil toplum örgütleri (STK) kentte yürüyüş düzenlediler. STK'lar adına açıklama yapan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, ölü sayısının 4 olduğunu ve 400'den fazla yaralı bulunduğunu söyledi.
Diyarbakır’da dün HDP mitinginde yaşanan patlamayı protesto etmek için, sivil toplum örgütleri (STK) kentte yürüyüş düzenlediler.
STK’lar adına açıklama yapan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, ölü sayısının 4 olduğunu ve 400’den fazla yaralı bulunduğunu söyledi.

İçişleri Bakanı’ndan en son dün yapılan açıklamada patlamalarda 2 kişinin öldüğü ve 100’den fazla yaralı bulunduğu belirtilmişti.
Elçi, “Ülkemizde yakaladığımız barış ortamının maalesef bir seçime feda edilmeye çalışıldığını kaygıyla izliyoruz. Gerilim artırılarak, çatışmalar yaratılarak, kan dökülerek seçmen iradesine ve seçim sonucuna müdahale edilmektedir. Ülkemiz, bölgemiz ve Diyarbakır bu süreçleri çok gördü ve büyük acılar yaşadı. Artık tüm bunlara yeter diyoruz” diye konuştu.
İHD Diyarbakır Başkanı Raci Bilici de patlamanın sadece Diyarbakır’da değil, tüm Orta Doğu’daki barışa yönelik gerçekleştirildiğini söyledi.

‘Seçim güvenliği kaygıları arttı’

Barış ve özgürlük isteyen tüm kuruluşlara çağrı yapan Bilici, "Burada yapılmak istenen halkların bireysel ve kollektif haklarına sahip çıkma mücadelesi saldırmaktı. Halkların mücadelesi derin güçleri harekete geçirdi. Bingöl ve başka yerlerde başlayan saldırı ve karanlık olaylara Diyarbakır'ı final yapmak istediler. Bu saldırı Türkiye barışına yapılan bir saldırıdır" şeklinde konuştu.
Barış ve özgürlük isteyen tüm kuruluşlara çağrı yapan Bilici, “Burada yapılmak istenen halkların bireysel ve kollektif haklarına sahip çıkma mücadelesi saldırmaktı. Halkların mücadelesi derin güçleri harekete geçirdi. Bingöl ve başka yerlerde başlayan saldırı ve karanlık olaylara Diyarbakır’ı final yapmak istediler. Bu saldırı Türkiye barışına yapılan bir saldırıdır” şeklinde konuştu.

İHD’ nin 2500 kişi ile seçimi izleyeceğini söyleyen Bilici, bu olayın seçim güvenliği ile ilgili kaygılarını arttırdığını söyledi.
Patlamanın yaşandığı tarfoya karanfil bırakan insanlar, Türkiye medyasının patlamaya duyarsız kaldığını söyleyip tepki gösterdiler.
Demirtaş’ın akşam saatlerinde yaptığı sağduyu çağrısı karşılık buldu. Bölge geceyi sakin geçirdi.

12:59
Erdoğan’dan Demirtaş’a: Neden telefonuma çıkmıyorsun?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ardahan’da yaptığı konuşmada dün HDP’nin Diyarbakır mitinginde meydana gelen patlamayla ilgili ”Diyarbakır’da olanlar bir partiye yönelik değil, seçimlere gölge düşürmek için provokatif bir eylem” dedi. HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ı aradığını da belirten Erdoğan, ”Dün akşam kendisini aradım, telefonuma çıkmıyor. Neden çıkmıyorsun? Ben insani görevimi yaptım” şeklinde konuştu.

Yabancı basını eleştiren Cumhurbaşkanı, şunları söyledi: "Bir dış basın şunları yazmış; 'Tam batılaşmamış yoksul Müslümanların kendilerini yönetmelerine izin verilemez.' Sen kimsin terbiyesiz? Haddini bil! Siz kim bu yetkiyi verdi? Türkiye artık mandaların egemen olduğu bir Türkiye değil. O tarih oldu. Artık bu milletin gerçek evlatları bu ülkede yönetime sahip."
Yabancı basını eleştiren Cumhurbaşkanı, şunları söyledi:
“Bir dış basın şunları yazmış; ‘Tam batılaşmamış yoksul Müslümanların kendilerini yönetmelerine izin verilemez.’ Sen kimsin terbiyesiz? Haddini bil! Siz kim bu yetkiyi verdi? Türkiye artık mandaların egemen olduğu bir Türkiye değil. O tarih oldu. Artık bu milletin gerçek evlatları bu ülkede yönetime sahip.”

‘Şahsım üzerinden Türkiye’yi hedef alıyorlar’
“Utanmadan yazıyorlar bunu. ‘Eğer Erdoğan Pazar günü istediğini alırsa durdurulamaz’ diyorlar. Erdoğan diyerek sanmayın ki benim şahsımı kast ediyorlar, asıl kast ettikleri Türkiye. Yine bir Alman gazetesi. 3. havalimanın açtık ya bunlar kudurdu.”
New York Times denilen gazete Sultan Abdülhamit’e saldırdı, Menderes’e saldırıyor, Özal’a kin kusuyordu. Şimdi aynı gazete bana kin kusuyor. Bu isimler arasında vatana ihanet eden bir isim var mı? Birileri soydu soğan çevirdi, biz eser yaptık. Bunların patronları belli. Maalesef Yahudi sermayesi. Bir başka dergi de eş başkanların partisine destek vermekten bahsediyor. Bunların hiçbirinin derdi şahsım değil, benim üzerimden Türkiye’yi hedef alıyorlar.”

13:22
Van’da HDP mitingi öncesi güvenlik önlemleri

HDP'nin Diyarbakır mitinginde patlayan bombaların ardından bugün Van'da yapılacak HDP mitingi öncesi geniş güvenlik önlemleri alındı. Dört ayrı noktaya kurulan giriş noktalarında 150 zabıta görevlendirildi. İlk olarak konuşmaların yapılacağı platformun çevresinde incelemeler yapan görevli HDP'liler, daha sonra çevrede bulunan çöp kutuları ve atık geri dönüşüm istasyonlarının kaldırılmasını istedi.
HDP’nin Diyarbakır mitinginde patlayan bombaların ardından bugün Van’da yapılacak HDP mitingi öncesi geniş güvenlik önlemleri alındı.
Dört ayrı noktaya kurulan giriş noktalarında 150 zabıta görevlendirildi. İlk olarak konuşmaların yapılacağı platformun çevresinde incelemeler yapan görevli HDP’liler, daha sonra çevrede bulunan çöp kutuları ve atık geri dönüşüm istasyonlarının kaldırılmasını istedi.

Bunun üzerine Van Büyükşehir Belediyesi ekipleri miting alanı çevresinde bulunan bütün çöp kutuları ve atık geri dönüşüm istasyonlarını kaldırdı. Ayrıca miting alanı çevresine yeni mobese kameralar yerleştirildi ve aktif olmayanlar aktif hale getirildi.

13:33
Sabah yazarı Sevilay Yükselir: Oyum HDP’ye

Sabah gazetesi yazarı Sevilay Yükselir, bugün "Ben hala oradayım" başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yükselir yazısında HDP'ye oy vereceğini açıkladığı için kendisine haksızca suçlamalar yöneltildiğini söyledi, "Ben hiçbir partiye bağlı değilim. Bağlı olduğum tek şey var o da barış ve demokrasidir. Yarın da oyumu kullanırken sadece bu ruh haliyle hareket edeceğimin ve yurttaşlık tercihimi halkların kardeşliğinden yana kullanacağımın bilinmesini isterim" dedi.
Sabah gazetesi yazarı Sevilay Yükselir, bugün “Ben hala oradayım” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Yükselir yazısında HDP’ye oy vereceğini açıkladığı için kendisine haksızca suçlamalar yöneltildiğini söyledi, “Ben hiçbir partiye bağlı değilim. Bağlı olduğum tek şey var o da barış ve demokrasidir. Yarın da oyumu kullanırken sadece bu ruh haliyle hareket edeceğimin ve yurttaşlık tercihimi halkların kardeşliğinden yana kullanacağımın bilinmesini isterim” dedi.

‘Ben barış gemisindeyim, bu gemiden inmem’
Yazıda şu ifadelere yer verildi:
“HDP’nin barajı geçmesi konusunda son derece samimiyetle dile getirdiğim ifadeler epeyce bir kızdırdı bazı iktidar yanlılarını ve ulusalcı, kafatasçıları! Şahsıma edilen hakaretleri, suçlamaları ve iftiraları yazmaya kalksam emin olun kitap olur. Umurumda mı peki? Şöyle; ağız dolusu edilen hakaret ve küfürler değil ama haksızca yapılan suçlamalar umurumda evet! Özellikle de ‘Baktın ki gemi su alıyor… Fare gibi kaçmak için yavaş yavaş hazırlık yapıyorsun!’ ya da ‘Uyanık Sevilay! Kamuoyu araştırmaları HDP’nin barajı geçtiğini gösteriyor diye sen de rotanı HDP’ye kırdın de miii?’ mealindeki saldırılar.”
“Ben bir gemideyim evet! Ve o geminin adı da ‘Barış Gemisi’. Bineli çok oldu. İnmeyi de pek düşünmüyorum çünkü birincisi gemimizin su falan aldığı yok! Bu gemide her şey yolunda! İkincisi de Allah korusun su alsa dahi bu gemiyle dibe çökerim ama inmem! Çünkü ben bu gemide olmaktan dolayı son derece mutluyum ve gururluyum!”

Diğer suçlamaya gelince… Yani rüzgâra göre son anketlerin söylediklerine göre tavır almam hususuna! Bunu söyleyenler ya benim daha önceki yazılarımı okumamışlar ya da külliyen art niyetliler! Arşive girip biraz geriye gitseler HDP’nin barajı geçmesini temenni ettiğim ilk yazıyı 3 Mart 2015’te kaleme aldığımı görürler aslında. O günlerde seçim startı henüz verilmemiş ve HDP’nin barajı geçmesi konusunda da bir umut oluşmamıştı. Aksine araştırma şirketlerinin birçoğuna göre oran 8 ila 8.5 arasındaydı.
O nedenle anlamıyorum bana yapılan haksızlıkların sebebini ve ne beklendiğini! Bu arada dün çok garip bir şey oldu. Birkaç zamandır beni linç etmekle görevlendirilmiş bazı çakma hesaplar üzerinden bir fotoğrafım dolaşıma sokuldu Twitter’da. 2013’ten bir fotoğraf; Diyarbakır’dan. Abdullah Öcalan’ın silah bırakma çağrısını dile getirdiği ilk mektubunun okunduğu o tarihi nevrozdan. Kürtlerin Rosa Lüksemburg’u olarak bilinen Leyla Zana’ya sıkı sıkı sarılmışım. Diğer tarafımızda dost adam Sırrı Sakık!
Bu fotoğrafı dolaşıma sokanların amacı neydi bilmiyorum ama bilmeliler ki ben acayip mutlu oldum o fotoğrafın çekildiği günü anımsamaktan. “Ne gündü beee!” dedim kendi kendime. Bugün gibi hatırlıyorum. Diyarbakır Diyarbakır olalı öyle bir mahşeri kalabalık görmemiş ve öyle bir huzur ve mutluluk yaşamamıştı. Rahmetli Savaş’la (Ay) beraber gezmiştik. Miting sonrası gittiğimiz ciğerciden kare kare fotoğraf çekip barış ve kardeşlik için atılan adımların yansımasını ölümsüzleştirmiştik.
Diyeceğim o ki; o fotoğrafı, utanacağımı sanıp ya da beni itibarsızlaştırmayı düşünüp servis edenler büyük gaflet içine düştü. Çünkü o benim utandığım değil, gurur duyduğum bir fotoğraftır. İşte anlamanız gereken şey şu arkadaşlar: Ben hâlâ o fotoğraftayım! O barış Nevroz’undayım. Tek bir derdim var, o da yıllarca öteki muamelesine maruz bırakılmış, ezilmiş, itilmiş barışa, huzura susamış olan o bölge halkına “ben sizin hep yanınızdayım” demektir! Ve bu topraklarda savaş olmasın, kan akmasın, analar babalar evlatlarını askere tıpkı bugün olduğu gibi davulla zurnayla gönderip, davulla zurnayla karşılasın diye bütün kötü ruhluluğa rağmen demokrat duruşumu bozmamaktır!
Ayrıca… Ben hiçbir partiye bağlı değilim. Bağlı olduğum tek şey var o da barış ve demokrasidir. Yarın da oyumu kullanırken sadece bu ruh haliyle hareket edeceğimin ve yurttaşlık tercihimi halkların kardeşliğinden yana kullanacağımın bilinmesini isterim. Diye Yorumunu yaptı.

13:59
Demirtaş: Beni aramasınlar, Türkiye halkından özür dilesinler
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Diyarbakır’daki bombalı saldırıya dair HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş’ı aradığını söylemiş, ”Telefonuma çıkmıyor. Neden çıkmıyorsun? Ben insani görevimi yaptım” demişti.
Demirtaş Erdoğan’a “Mesele ben değil mesele halktır. Hedef gösterdikleri için yalan iftira üzerine kampanya yürüttükleri için, bizi bu kadar düşmanca saldırının hedefi haline getirdikleri için halka karşı bir özür borçları var. Beni aramasınlar, Türkiye halkından özür dilesinler” yanıtını verdi.
‘Konuşmam 5 dk gecikti, patlama konuşma saatime ayarlanmıştı’

Diyarbakır'dan İstanbul'a gelen Demirtaş, Atatürk havalimanında gazetecilerin sorularını cevapladı. Demirtaş şunları söyledi: Benim konuşma saatim beş dakika gecikti. Konuşmalar uzayınca beş dakika arabada bekledim. Patlamalar tam konuşma yapacağım saati ayarlanmıştı. Yüzlerce çocuk bebek bebeğiyle gelen insanlar yaşlılar arasında patlatıldı. Patlama benim 30 metre uzağımdaydı. İlk patlama hafif ikincisi büyük bir patlamaydı. İkinci patlamada içinde bulunduğum araba yerinden sarsıldı. Herkes çocuklarıyla bebekleriyle gelmişti benim ailem ordaydı. İki kızım, yaşlı annem babam oradaydı.
Diyarbakır’dan İstanbul’a gelen Demirtaş, Atatürk havalimanında gazetecilerin sorularını cevapladı. Demirtaş şunları söyledi:
Benim konuşma saatim beş dakika gecikti. Konuşmalar uzayınca beş dakika arabada bekledim. Patlamalar tam konuşma yapacağım saati ayarlanmıştı. Yüzlerce çocuk bebek bebeğiyle gelen insanlar yaşlılar arasında patlatıldı. Patlama benim 30 metre uzağımdaydı. İlk patlama hafif ikincisi büyük bir patlamaydı. İkinci patlamada içinde bulunduğum araba yerinden sarsıldı. Herkes çocuklarıyla bebekleriyle gelmişti benim ailem ordaydı. İki kızım, yaşlı annem babam oradaydı.

‘Tam bir kaos hesaplandı’
Bütün halkımızı oradan çıkartırken bulunduğumuz yere gaz bombaları atıldı. İnsanlar hem yaralıları, parçalanmış ve yanmış vücutları yerden almaya toplamaya çalışıyor, bir yandan da polisin attığı gazdan nefes almaya çalışıyordu. Yardım eden polisler de var fakat gaz atan su sıkan polisler de var. Biz nefes alamaz duruma geldik. Orada ölmek üzere olan insanlar var, yaralılara yardım etmek isteyen insanlar, bir yandan da nefes almaya çalışıyor. Tam bir kaos hesaplandı.
‘Katliama uğrayan bir halk var, ondan özür dilesinler’
Aynı saatte Cumhurbaşkanı Eskişehir’de miting de konuşuyor ve yine bize saldırıyordu. Ne bir başsağlığı, ne bir geçmiş olsun ne de bir üzüntü beyanı vardı. Ülkenin Cumhurbaşkanı bir saat Eskişehir mitinginde konuştu ve o vahşi saldırıya dair tek bir cümle etmedi.
Kendileri bana ulaşmaya çalışmış olabilir ama önemli olan bana ulaşmaya çalışmaları değil. Orada katliama uğrayan bir halk var, arasınlar onlardan özür dilesinler, üzüntülerini belirtsinler. Mesele ben değilim, mesele halktır. Halka karşı bir özür borçları var.

14:32
Demirtaş: İktidarın yayın organları bizi hedef gösteriyor
Partisinin İstanbul mitinginde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’daki bombalı saldırıyla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı eleştirdi.
Demirtaş, “Sen Cumhurbaşkanı isen, bugün miting yapmak yerine gidip Diyarbakır’da taziyeye katılsaydın. AKP’ye bugün oy toplamak yerine, gitseydin Diyarbakır’da çiçek koysaydın” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş'ın konuşmasından satırbaşları: Sen zaten yapacağını yapmışsın. İki ayda partimiz 140 yerde saldırıya uğramış. Her yerde silahlarla, bombayla üzerimize gelmişler. Tek bir kişli bile gözaltına alınmamış. Bugünün gazeteleri AKP'nin yayın organları Bakın Star gazetesi. Diyarbakır'da 350 yaralı var, 'Haçlı ittifakı' diye manşet atmış, halen bizi hedef gösteriyor.
HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş’ın konuşmasından satırbaşları:
Sen zaten yapacağını yapmışsın. İki ayda partimiz 140 yerde saldırıya uğramış. Her yerde silahlarla, bombayla üzerimize gelmişler. Tek bir kişli bile gözaltına alınmamış.
Bugünün gazeteleri AKP’nin yayın organları Bakın Star gazetesi. Diyarbakır’da 350 yaralı var, ‘Haçlı ittifakı’ diye manşet atmış, halen bizi hedef gösteriyor.

Siz AKP’liler bundan üzüntü duymadınız. Başka bir gazeteniz Yeni Şafak. İki aydır bizi tehdit eden, hedef gösteren gazeteler. AKP’nin yayın organı Güneş gazetesi ‘Yeni Türkiye, yeni haçlılar’ diye manşet atmış, bizi hedef gösteriyor.
Başka bir paçavraları işte Sabah gazetesi. Tek bir satır bile haber geçmeden bizi hedef gösteriyorlar. Akşam gazetesi, ‘Ben bir erkek olarak cumhurbaşkanına aşık oldum’ diyen adamın gazetesi.
Takvim gazetesi. 5 cenazemiz var, 350 yaralımız var, attığı manşete bak. Sen beni arayacağına, bu paçavraları çıkaranları ara.
‘Vicdanla, ortak akılla hareket edeceğiz’
Biliyorum öfkemiz büyük, acımız büyük ama vicdanla ortak akılla hareket edeceğiz, sandığa gideceğiz, oylarımıza ve irademize sahip çıkacağız.
Bize ait olan ama AKP tarafından gasp edilmiş olan 30 milletvekili hakkımızı geri almak istedik. Normalde sizin hakkınız. Bağımsız girdiğimiz için 70 değil 35 milletvekili çıkarıyorduk, çaldıkları milletvekillerini geri istiyoruz.
Bizden başka kime oy verseniz AKP’ye yarıyor.
Kötünün iyisini değil, en iyisini seçin, millet kazansın.

14:43
Davutoğlu: Bu seçim istikrar ile kaos arasında bir karar seçimi

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Radyo 7'de yaptığı açıklamada "Bu seçim istikrar ile kaos arasında bir karar seçimi. Ya bu istikrar devam edecek ya da AK Parti üzerinden Türkiye zayıflatılıp kaotik bir dönemin önü açılacak" dedi.
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Radyo 7’de yaptığı açıklamada “Bu seçim istikrar ile kaos arasında bir karar seçimi. Ya bu istikrar devam edecek ya da AK Parti üzerinden Türkiye zayıflatılıp kaotik bir dönemin önü açılacak” dedi.

Yarınki seçimin 2002’den bu yana en önemli seçim olduğunu kaydeden Davutoğlu, “Bizim için her seçim halkın huzuruna çıkmak için bir fırsattır. Benim gördüğüm, bütün diğer partiler onların arkasında olan güçler bazen paralel yapı şeklinde, bazen HDP örneğinde Kandil gibi, bazen CHP’ye daha yakın duran DHKP-C bağlantılı yapılar gibi, bunların hepsinin şu anda birleştikleri bir gündem var” değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan şunları söyledi:
“Aynen 2002’deki değişim gibi, bu sefer de ya bu istikrar devam edecek ya da AK Parti üzerinden Türkiye zayıflatılıp kaotik bir dönemin önü açılacak. İşte bu açıdan bu seçim önemli. Eğer burada AK Parti istikrarla yoluna devam ederse bence 2019’da çok daha normalleşen seçim ortamına gireceğiz. 2023’e kadar bir planlama yaptığımızda bu seçim 2023’e kadar olan dönemin istikrar ya da kaosla geçip gitmeyeceğini tayin edecek bir seçim.”

15:31
YSK, AKP’nin “Müşahit sınırlandırma talebi” konusunda karar verdi
AKP, Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) başvurarak siyasi partilerin ve bağımsız adayların sandık başında en fazla kaç müşahit bulundurabileceğine ilişkin karar alınarak, sınırlandırılmasını talep etti. AKP’nin başvurusunu değerlendiren YSK, sandık başında beş siyasi partiden birer müşahidinin bulunmasına, diğer müşahitlerle bağımsız aday müşahitlerinin de masa başında yakından izleyebileceklerine karar verdi.

YSK'nın kararında şöyle denildi: "Her ne kadar 298 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sandık başı işlemlerini takip etmek üzere siyasi partiler ve bağımsız adayların birer müşahit gönderebilecekleri belirtilmiş ise de, zarfların açılması, oyların sayım ve dökümüne ilişkin işlemleri düzenleyen 100. maddenin son fıkrasında ise siyasi parti müşahitlerinin sayısının beşten fazla olması halinde, hazır bulunanlar arasından başkan tarafından kurul önünde ad çekme suretiyle sandık başında kalacak beş siyasi parti müşahidini her biri ayrı siyasi partiden olmak üzere tespit edecek, diğer müşahitlerle bağımsız aday müşahitleri için sayım işlemini yakından takip edebilecekleri bir yer ayrılması, eş anlatımla, sayım masası başında ad çekme suretiyle belirlenen beş ayrı siyasi partinin müşahidinin olmasına, diğer müşahitler ile bağımsız aday müşahitleri sayım masasında olmamakla birlikte yakından izleyebilecekleri bir yer ayrılması gerektiğine..."
YSK’nın kararında şöyle denildi:
“Her ne kadar 298 sayılı Kanun’un 25. maddesinde sandık başı işlemlerini takip etmek üzere siyasi partiler ve bağımsız adayların birer müşahit gönderebilecekleri belirtilmiş ise de, zarfların açılması, oyların sayım ve dökümüne ilişkin işlemleri düzenleyen 100. maddenin son fıkrasında ise siyasi parti müşahitlerinin sayısının beşten fazla olması halinde, hazır bulunanlar arasından başkan tarafından kurul önünde ad çekme suretiyle sandık başında kalacak beş siyasi parti müşahidini her biri ayrı siyasi partiden olmak üzere tespit edecek, diğer müşahitlerle bağımsız aday müşahitleri için sayım işlemini yakından takip edebilecekleri bir yer ayrılması, eş anlatımla, sayım masası başında ad çekme suretiyle belirlenen beş ayrı siyasi partinin müşahidinin olmasına, diğer müşahitler ile bağımsız aday müşahitleri sayım masasında olmamakla birlikte yakından izleyebilecekleri bir yer ayrılması gerektiğine…”

15:43
Parti liderleri nerede oy kullanacak?

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Konya'da oy kullanacağı, akşam saatlerinde Ankara'ya gideceği öğrenildi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise oylarını Ankara'da kullanacak. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş oyunu İstanbul'da kullanırken, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın ise Van'da oy kullanacağı belirtiliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ise İstanbul'da oy vereceği öğrenildi
AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Konya’da oy kullanacağı, akşam saatlerinde Ankara’ya gideceği öğrenildi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise oylarını Ankara’da kullanacak.
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş oyunu İstanbul’da kullanırken, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın ise Van’da oy kullanacağı belirtiliyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ise İstanbul’da oy vereceği öğrenildi

16:25
Mehdi Eker: Bombalardan biri bilyeli TNT, ikisinde de cep telefonu düzeneği var

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı, AKP Diyarbakır milletvekili Mehdi Eker, dün HDP Diyarbakır mitinginde patlayan bombalarla ilgili açıklama yaptı. Bombaların cep telefonu düzeneği ile kurulduğunu ve birinin TNT bombası olduğunu kaydeden Eker, iki kişinin hayatını kaybettiğini, ikisi polis 80 kişinin ise halen hastanede tedavi gördüğünü söyledi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı, AKP Diyarbakır milletvekili Mehdi Eker, dün HDP Diyarbakır mitinginde patlayan bombalarla ilgili açıklama yaptı.
Bombaların cep telefonu düzeneği ile kurulduğunu ve birinin TNT bombası olduğunu kaydeden Eker, iki kişinin hayatını kaybettiğini, ikisi polis 80 kişinin ise halen hastanede tedavi gördüğünü söyledi.

Bakan, hastanede yatan 8 kişinin durumunun ağır olduğunu belirtti ve “Bu alçakça, haince, menfur bir saldırıdır, demokrasiye ve 7 Haziran seçimlerine yapılan bir saldırıdır” dedi.
‘Rejime ve demokrasiye yapılmış bir saldırı’
Eker’in konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:
İki kardeşimiz hayatını kaybetti ve defnedildiler. Allah’tan rahmet yakınlarına tüm milletimize baş sağlığı diliyoruz
Yaralılar hastanede tedavi altında. 80 civarında yaralı var, ikisi polis. Büyük bir kısmı hafif yaralı, 8 vatandaşımızın durumu ağır.
Patlama ile ilgili Emniyet Genel Müdürlüğü’nden bir uzman ekip geldi, dün gece geç saatlere kadar olay yeri incelediler. Bütün bulgular ve deliller toplandı, değerlendiriliyor.
Art arda iki patlama gerçekleşmişti. Bir tanesi kesin olarak TNT patlayıcı, bilyeli. Diğeri de yüksek ihtimal TNT ama henüz kesinleşmedi. Cep telefonu düzeneği ikisinde de var. Ayrıntılı bir şekilde bunlar titizlikle inceleniyor, failleri mutlak suretle yakalanacak.
Bu alçakça haince menfur bir saldırı, demokrasiye ve 7 Haziran seçimlerine dönük bir saldırı. Mağdur olan ve zarar gören oradaki hayatını kaybeden ve yaralı vatandaşlarımızdır.
Sonuçta saldırı hepimize, rejime yapılmış bir saldırı. Bunun bilincindeyiz. Siyasi sonuçları ve hedeflerinin farkındayız.

16:46
Erdoğan: Özür dilemesi gereken sensin, sen
SURAT İFADESİNDE Kİ ÖFKEYİ KİNİ VE PANİĞİ GÖRMEMEK MÜMKÜN DEĞİL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı'da halka hitap etti. Erdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı arayıp ulaşamadığını söylemesinin ardından Demirtaş'ın 'Bana ulaşacağına Diyarbakır halkından özür dilesin' açıklamasını eleştirdi. Demirtaş'ın 6-7 Ekim'de yaşanan ve onlarca vatandaşın hayatını kaybettiği olaylardan sorumlu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı, "Eğer özür dileyecek biri varsa sensin sen. Zira 6-7-8 Ekim tarihlerinde benim Kürt kardeşlerimi sokağa döken sendir" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ağrı’da halka hitap etti. Erdoğan, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı arayıp ulaşamadığını söylemesinin ardından Demirtaş’ın ‘Bana ulaşacağına Diyarbakır halkından özür dilesin’ açıklamasını eleştirdi. Demirtaş’ın 6-7 Ekim’de yaşanan ve onlarca vatandaşın hayatını kaybettiği olaylardan sorumlu olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı, “Eğer özür dileyecek biri varsa sensin sen. Zira 6-7-8 Ekim tarihlerinde benim Kürt kardeşlerimi sokağa döken sendir” ifadelerini kullandı.

‘Bizim kitabımızda kan yoktur’
HER VURGUDA SİZ BİZ BÖLÜCÜLÜK VE AYRIŞTIRICILIK VAR
Erdoğan konuşmasında şunları söyledi:
“Dün Diyarbakır’da asla tasvip edemeyeceğimiz bir olay gerçekleşti. 2 tane vatandaşımız öldü, Allah’tan rahmet diliyorum. Dün bu konuyla ilgili açıklamalarımı yaptım. Fakat eş başkan beyefendiye ulaşmak mümkün değildi. Daha sonra açıklama yapıyor; “bana ulaşacağına Diyarbakır halkından özür dilesin.” Ben niye özür dileyeceği? Eğer özür dileyecek biri varsa sensin sen. Zira 6-7-8 Ekim tarihlerinde benim Kürt kardeşlerimi sokağa döken sendin. 50 kişinin ölümüne neden olan sendin. Ölen Kürt kardeşlerimdi. Öldüren de Kürtlerdi. Bu tür bir vahşete vesile olan sendin. Bizim kitabımızda hiçbir zaman kan yoktur. Ama siz daha siyasette çıraksınız, tehditle yürüyorsunuz. Ben milletimle iç içeyim. Şimdi de bütün güvenlik güçlerimiz bunun araştırmasını, incelemesini yapıyorlar.”

17:18
Bombaların ardından Diyarbakır
Hatice Kamer, dün HDP mitingine yapılan saldırının ardından Diyarbakırlılarla konuştu, kentteki son durumu kaleme aldı:
“Diyarbakır bugün çok sessiz. Bu sessizliği arada bir HDP bayrakları ile yolda geçen arabaların korna sesleri bölüyor.
Esnaf kepenk kapatmış. Nedenini soruyorum, ‘Bugün matemimiz var’ diyorlar.”

Haberin devamını okumak için TIKLAYIN

17:48
Mahçupyan: AKP’nin tek başına iktidarı, CHP ve MHP’nin sonu olur
Etyen Mahçupyan seçimlere bir gün kala serbestiyet.com ‘da bir yazı kaleme aldı. Mahçupyan “Eski Türkiye’nin belki de son şansı” başlıklı yazısında “Eğer bu seçimlerde AKP yine tek başına iktidar olabilirse, bu epeyce uzun bir yeni iktidar döneminin habercisi olabilir… Diğer bir deyişle Türkiye geri dönüşü olmayan bir biçimde siyasi yapısını ve ideolojik meşruiyet zeminini yeniden kurgulayabilir. Bu da eski ‘merkez’ partilerin, yani CHP ve MHP’nin sonu olabilir” dedi.
UNUTMADAN “ARINÇ’IN ROLÜNÜ MAHCUPYAN ÜSTENMİŞE BENZİYOR” :))

Mahçupyan'ın yazısında öne çıkan başlıklar şöyle Geriye bakıldığında ilk on üç yıl 'yanlış' olanın yıkılması ya da olabildiğince düzeltilmesini ifade etti. Oysa ileriye bakıldığında artık Türkiye'nin meselesi farklı… AKP'nin önünde 'doğrunun' inşası ve bütünlüklü bir sistem olarak hayata geçirilmesi var. Seçimsiz bir dört yıl söz konusu değişimin toplumsal, siyasi, hukuksal ve ideolojik zemininin oluşturulması için önemli bir fırsat. Eğer dönüşüm dinamiğindeki ivmenin devamı sağlanabilirse, AKP'nin daha sonraki en az iki seçimi daha kazanmasını beklemek epeyce gerçekçi olur. Eğer dönüşüm dinamiğindeki ivmenin devamı sağlanabilirse, AKP'nin daha sonraki en az iki seçimi daha kazanmasını beklemek epeyce gerçekçi olur. Laik kesimdeki yenilgi duygusu hala içe kapanma refleksiyle sonuçlanıyor. Laik kesimin demokrat kanadı bu dünyayı içerden dönüştürme imkânına sahip olamadığı ölçüde kendi cemaatinin dışına çıkıyor. Böylece giderek daralan bir laik kesimle, yani küçülen bir CHP tabanı gerçeği ile karşılaşıyoruz. Bu seçimlerde AKP yine tek başına iktidar olabilirse, bu epeyce uzun bir yeni iktidar döneminin habercisi olabilir… Diğer bir deyişle Türkiye geri dönüşü olmayan bir biçimde siyasi yapısını ve ideolojik meşruiyet zeminini yeniden kurgulayabilir. Bu da eski 'merkez' partilerin, yani CHP ve MHP'nin sonu olabilir. Bu iki partinin 'yaşaması' ve toplumsal zemin bulabilmesi AKP'nin tek başına iktidar olamamasına bağlı.
Mahçupyan’ın yazısında öne çıkan başlıklar şöyle
Geriye bakıldığında ilk on üç yıl ‘yanlış’ olanın yıkılması ya da olabildiğince düzeltilmesini ifade etti. Oysa ileriye bakıldığında artık Türkiye’nin meselesi farklı… AKP’nin önünde ‘doğrunun’ inşası ve bütünlüklü bir sistem olarak hayata geçirilmesi var. Seçimsiz bir dört yıl söz konusu değişimin toplumsal, siyasi, hukuksal ve ideolojik zemininin oluşturulması için önemli bir fırsat.
Eğer dönüşüm dinamiğindeki ivmenin devamı sağlanabilirse, AKP’nin daha sonraki en az iki seçimi daha kazanmasını beklemek epeyce gerçekçi olur. Eğer dönüşüm dinamiğindeki ivmenin devamı sağlanabilirse, AKP’nin daha sonraki en az iki seçimi daha kazanmasını beklemek epeyce gerçekçi olur.
Laik kesimdeki yenilgi duygusu hala içe kapanma refleksiyle sonuçlanıyor. Laik kesimin demokrat kanadı bu dünyayı içerden dönüştürme imkânına sahip olamadığı ölçüde kendi cemaatinin dışına çıkıyor. Böylece giderek daralan bir laik kesimle, yani küçülen bir CHP tabanı gerçeği ile karşılaşıyoruz.
Bu seçimlerde AKP yine tek başına iktidar olabilirse, bu epeyce uzun bir yeni iktidar döneminin habercisi olabilir… Diğer bir deyişle Türkiye geri dönüşü olmayan bir biçimde siyasi yapısını ve ideolojik meşruiyet zeminini yeniden kurgulayabilir. Bu da eski ‘merkez’ partilerin, yani CHP ve MHP’nin sonu olabilir.
Bu iki partinin ‘yaşaması’ ve toplumsal zemin bulabilmesi AKP’nin tek başına iktidar olamamasına bağlı.

TÜRKİYE’DE 6 NİSAN’DA NELER OLDU TIKLAYIN

TÜRKİYE’DE 5 NİSAN’DA NELER OLDU TIKLAYIN GÜNCEL ARŞİV

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın