Savaşlar, doğal felaketler, kötü yönetim ve ekonomik kriz nedeniyle evini terk etmek zorunda kalanlar, dünya tarihinde daha önce eşi benzeri görülmemiş dalgalanmalara yol açıyor.

Sığınmacı krizi, başta Avrupa Birliği olmak üzere, uluslararası gündeminin ilk sıralarında. Suriye’deki savaşa aradan geçen dört yıla rağmen bir çözüm bulunamamış olması, krizin boyutlarını daha da arttırıyor. Yüz binlerce Suriyeli Türkiye, Ürdün ve Lübnan’da kamplarda. Binlercesi ise Kuzey Avrupa yolunda. Bu sayfalarda sığınmacı kriziyle ilgili aktardığımız tüm haber, yorum ve analizleri bulabilirsiniz.

AB Komisyonu sınır güvenliği paketini açıkladı

AB Komisyonu dış sınırlarını daha iyi korumak için hazırladığı öneri paketini açıkladı. Frontex’in görevinin yeniden tanımlanmasını öneren Komisyon, üye ülkelere Türkiye’deki sığınmacıları almaları tavsiyesinde bulundu.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

AB Komisyonu dış sınırlarının sığınmacı akınından korunması için hazırladığı ‘AB sınır muhafızları’ öneri paketini Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu’nda açıkladı. Komisyon dış sınırların korunmasında görev yapan Frontex’in görev alanını, sınır ve sahil güvenlik birimi olarak değiştirmeyi önerdi. Komisyon bir üye ülkenin sınırlarını koruyamaması ya da korumak istememesi halinde, Frontex birimlerinin devreye girmesini talep etti. AB Komisyonu, Frontex’in gelecekte sınır kontrolleriyle ilgili kendi denetimlerini yapmasını da önerdi. Bu konuda en yoğun eleştiri AB üyesi Yunanistan’a yöneltiliyor. Yunanistan’ın AB dış sınırlarındaki denetimleri yetersiz bulunuyor. AB Komisyonu, Frontex’in görev alanının yeniden tanımlanmasıyla personel sayısının iki katına çıkarılarak bin kişiden oluşmasını öngörüyor.

‘Türkiye’den sığınmacı alın’

AB Komisyonu’nun öneri paketinde Frontex’in gelecekte iltica başvurusu kabul edilmeyen sığınmacıların sınır dışı edilmesinde AB üyesi olmayan ülkelere destek vermesi de bulunuyor. AB Komisyonu pakette üye ülkelere Türkiye’deki Suriyeli sığınmacıları gönüllü olarak alma önerisinde de bulundu. AB ülkelerinin Türkiye’den kaç sığınmacıyı alacağı konusunun ise güncel gelişmeler ışığında karara bağlanacağının altı çizildi. AB Komisyonu, AB üyesi ülkelerin Türkiye’deki sığınmacıları almalarının tamamen gönüllülük esasına dayalı olacağını kaydederek, bunda ülke nüfusu, ekonomik durum ya da işsizlik rakamları gibi kriterlerin rol oynayabileceğini ifade etti.

[divider]

Aşırı sağcıların hedefi mülteci yurt ve barınakları

Almanya’da aşrı sağcıların mülteci yurt ve barınaklarına yönelik saldırılarının arttığı açıklandı. Bu yıl Kasım ayına kadar bin 305 saldırı kayıtlara geçirildi.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Federal hükümet, Yeşiller Partisi’nin ‘mülteci yurt ve barınaklarına yönelik yapılan saldırılara’ ilişkin soru önergesini yanıtladı. Hükümetin verdiği bilgi, Almanya’da aşırı sağcıların mülteci barınaklarına yönelik saldırılarının arttığını ortaya koydu. Geçen yıl bu yönde 482 saldırı kayıtlara geçirilirken, bu sayının bu yıl Kasım ayı ortalarına kadar bin 305’e çıktığı belirtildi.

Soru önergesi üzerine yapılan açıklamada, aşırı sağcı kesim dışında ülke genelinde mülteci yurt ve barınaklarına yönelik işlenmiş tüm suçların ise geçen yıl 895 iken yine Kasım ayı ortalarına kadar bin 610’a çıktığı kaydedildi.

Kayıt altına alınan bin 610 suç vakasının, aşırı sağcıların yanı sıra solcular tarafından da işlendiği belirtiliyor. Bu suçlar yalnızca mülteci yurt ve barınaklarına yönelik saldırıları içermiyor. Aynı zamanda yine aynı konuyla bağlantılı internet üzerinden yapılan nefret söylemleri ve protesto yürüyüşlerinde çıkan olayları da kapsıyor. Ve yine bu suçların da aşırı sağ kesimin yanı sıra solcular tarafından da işlendiği belirtiliyor.

Hükümetin açıkladığı verilerle, son yıllarda mülteci yurt ve barınaklarına yönelik saldırıların arttığı ve bu trendin yükselişte olduğu ortaya çıktı. 2012 yılında mülteci yurt ve barınaklarına yönelik 62 suç, 2013 yılında 399 ve 2014 yılında ise 895 suç kayıt altına alındı.

İşlenen suçların küçük bir bölümünün şiddet suçu olduğu belirtiliyor. Geçen yıl işlenmiş 188 suç kayıt altına alınırken, bu yıl sayının düştüğü ve Kasım ayı ortalarına kadar 140 vakanın kayıt altına alındığına yer veriliyor.

Soru önergesini veren Yeşiller Parti Federal Meclis Grup Başkanı Anton Hofreiter, aşırı sağcı şiddetin ‘trajik bir boyuta’ ulaştığına dikkat çekerek, polis istatistiklerinin karmaşık olduğu eleştirisini yöneltti.

Federal Adalet Bakanı Heiko Maas ise yaptığı açıklamada, suçların büyük bir bölümünün aydınlatılması beklentisinde olduğunu kaydetti. Maas, aşırı sağcı şiddetinin dramatik şekilde artmasının ‘Almanya için utanç verici’ olduğunu
ifade etti.

[divider]

‘Almanya sığınmacıları geri çevirebilir’

Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, Almanya’nın gelecekte sığınmacıları sınırdan geri çevirebileceğini kaydetti.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maizière, Welt am Sonntag gazetesine verdiği demeçte Almanya’nın gelen sığınmacıları sınırdan geri çevirmek için yasal gerekçesi bulunduğunu, ancak siyasi açıdan şimdiye kadar bunun tersi bir tutum izlendiğini kaydetti.

Hristiyan Demokrat politikacı AB’nin dış sınırlarının güvenliğinin sağlanamaması halinde Schengen Bölgesi’nin varlığını sürdüremeyeceğini söyledi.

Thomas de Maizière bu nedenle AB’nin dış sınırlarının güvenliğinin ve mülteci krizi konusunda Türkiye’yle devam eden görüşmelerin “zamanlama ve içerik açısından önceliğe” sahip olduğunu vurguladı.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

“Kalıcı bir çözüme ihtiyacımız var”

Yüksek rakamlar nedeniyle sığınmacıların sınırdan geri çevrilmesi konusunun eylül ayından bu yana tartışıldığını belirten de Maizière, bunun son çare olduğunu kaydetti.

Mülteci politikaları konusunun Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) hafta başında Karlsruhe’de düzenlenecek parti kongresinde gündemin ilk maddesi olması bekleniyor.

Almanya Başbakanı Angela Merkel Augsburger Allgemeine gazetesine verdiği demeçte yüksek sığınmacı rakamlarını kast ederek “Rakamların düşmesi için çalışıyorum, ancak Almanya-Avusturya sınırında yaşanan mülteci sorununu çözeceğimize inanmak bir yanılsama olur” şeklinde konuştu. Merkel sığınmacılar için bir üst sınır getirilmesi önerisine ise karşı çıkıyor.

[divider]

‘Politik aptallığın sınırlarında dolaşıyor’

Alman gazetelerinde ABD’de Cumhuriyetçilerin başkan aday adayı Donald Trump’un Müslümanlara ilişkin açıklamaları, Fransa’da aşırı sağın gövde gösterisi yaptığı yerel seçimler ve mülteci krizi öne çıkıyor.

09.12.2015 – Alman basınından özetler

ABD’de Cumhuriyetçilerin başkan aday adayı Donald Trump’ın Müslümanların ABD’ye girişinin yasaklanması önerisi Berliner Zeitung’da yorum köşesinde değerlendiriliyor:

“Trump bir siyasi şarlatan, ancak aptal değil. Öncelikle ilkeli siyaset anlayışı onun için pek bir anlam ifade etmiyor. Bunu da açıkça ifade ediyor. Önerisinin ABD anayasasına aykırı olması da onu durdurmuyor. Kendini komik duruma düşürüyor, ama ne istediğini de biliyor. San Bernardino saldırısından sonra halkın korkuya kapıldığını ve çılgın, komik fikirlerine ilgi gösterileceğini biliyor. Böylece bir sorumsuzluk örneği sergiliyor. Trump, Obama’dan nefret edenlerin ve Washington siyasetinden umduğunu bulamayanların kahramanı. Çoğunluk değiller, ama hayal kırıklığı yaşayan azınlık konumundalar. Eğer önümüzdeki süreçte ABD’de Müslümanlara yönelik saldırılar olursa failler Trump’ı gösterecektir. Bu durum oynadığı mantıksız oyunu son derece tehlikeli bir hale getiriyor.”

Baden Baden merkezli Badische Tagblatt da Trump’ın Müslüman karşıtı açıklamasını şöyle ele alıyor:

“Donald Trump yine yumruğunu kuvvetlice masaya vurdu. 11 Eylül 2001 saldırısından sonra da New Yorklu Müslümanların Brooklyn’de evlerin çatılarına çıkarak sevinçten dans ettiği yalanını uydurmuştu. Şimdi de ABD sınırlarını Müslümanlara kapatmak istiyor. Üstelik bunun hem yasal açıdan hem de pratikte mümkün olmayacağını biliyor. Trump böyle biri işte. Abartılı hitabeti ve nefret içerikli konuşmaları var. Cumhuriyetçi siyasetçi şimdiye dek izlediği yolla politik aptallığın sınırlarında dolaşıyor. Kadınlara, göçmenlere, gazetecilere, Müslümanlara ilişkin ilkel önyargıları körüklüyor. O Pegida’nın Amerika’daki uzantısı, tek farkı fönlenmiş saçları.”

Fransa’da da terör saldırıları nedeniyle aşırı sağ yükselişe geçti. Nürnberger Nachrichten gazetesi, Müslüman karşıtı ırkçı partilerin zafer elde ettiği Fransa’daki yerel seçimleri analiz ediyor:

“Fransa’da kitle partilerinin pazar günü yapılan seçimlerde Ulusal Cephe’nin önünü kesememesi öfke verici. Özellikle Elysee Sarayı’na geri dönme niyetinde olan aşırı hırslı Cumhuriyetçi Parti lideri Nicolas Sarkozy, demokratlarla anlaşma masasına oturmamakta direniyor. Partisinin bir adayını geri çekerek ırkçı partilerin önünün kesilmesine izin vermedi. Ve Ulusal Cephe birçok bölgeyi aldı. Burada kişisel iktidar oyunları halkın refahından
önce geliyor.”

Avrupa’nın başlıca sorunu sığınmacı krizi Süddeutsche Zeitung’da ele alınıyor. Gazete Yunan hükümetinin kriz karşısındaki tavrını işliyor:

“Yunanistan’ın bugünlerde AB’nin geleceğiyle ilgili kuşkuya kapılması için yeteri kadar gerekçesi olabilir. Çünkü Brüksel’de yaygın kanaat sorunun Yunanistan sahillerinde değil, Türkiye’de çözüleceği yönünde. Bu yüzden AB aday ülke Türkiye’ye milyarlarca euro mali destek sunuyor, hatta vizesiz seyahati gündeme getiriyor. Buna karşın ekonomik krizlerle boğuşan Yunanistan’ın mevcut durumu idare edememesi nedeniyle Schengen Bölgesi’nden çıkarılması gündeme geliyor. AB’nin üye ülkesine yönelik bu tavrı ilginç. Üçüncü yardım paketi de gecikmeli gidiyor.”

[divider]

Ege’de yine çocuklar öldü

Ege kıyıları Suriyeli Aylan’ın hayatını kaybetmesinden yeni bir drama daha sahne oldu. Türkiye’den Yunanistan’a aileri ile geçmeye çalışan altı Afgan çocuk boğularak can verdi.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Türkiye’den Yunanistan’a geçmeye çalışan Afganistan uyruklu sığınmacıları taşıyan lastik botun salı gecesi Çeşme açıklarında battığı bildirildi. Batan botta biri bebek altı çocuk hayatını kaybetti, 5 kişinin de kurtarıldığı belirtildi.

Türk sahil güvenlik ekiplerine botun battığı ihbarını yerel saatle gece 02:30 sularında aldığı ve ardından arama-kurtarma ekiplerinin harekete geçtiği kaydedildi. Projektörlerle yapılan arama sonucunda aralarında 12 yaşındaki Mehdi adlı çocuğun da bulunduğu 5 kişinin donmak üzere iken kurtarıldıkları açıklandı. Bottaki iki kişi ise hala kayıp.

len 6 kişi arasında da altı aylık bir bebeğin bulunduğu, bebeğin tüm çabalara rağmen kurtarılamadığı belirtildi.
Suriyeli 3 yaşındaki Aylan’ın eylül ayında Bodrum sahillerine vuran cesedi, sığınmacı dramının sembolü olmuştu. Havaların soğumasına rağmen sığınmacılar hala Ege Denizi üzerinden Avrupa’ya ulaşmaya çalışıyor.

[divider]

Sığınmacı krizi siyasilerin arasını açtı

Almanya’da iltica işlemlerinde yaşanan yığılmalar, başvuruların sonuçlandırılmasını geciktirince Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz ile Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maizière arasında tartışma başladı.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Martin Schulz, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nin (BAMF) işlemleri ivedilikle sonuçlandıramamasının sorumluluğunu İçişleri Bakanı de Maiziere’e yükledi. Die Welt gazetesine açıklamalarda bulunan Schulz, eyaletler ve yerel yönetimlerin uzun süredir şikayetlerine rağmen de Maiziere’in sorunları çözemediğini ifade etti. Schulz, “Bakan Federal Hükümetin aldığı kararı artık uygulamaya geçirmeli. O zaman işler daha kolay yürüyecektir” dedi.

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti İçişleri Bakanı Ralf Jäger ise katıldığı bir televizyon programında sığınmacıların ülkeye kabülü ve uyumlarının sağlanmasının ulusal bir ödev olduğunu söyledi. İltica başvurularının teferruatlı bir yapıya sahip olmasına karşın idari süreç açısından üstesinden gelinebilecek durumda olduğunu kaydeden Bakan, Federal hükümetten başvuru yığılmalarının önüne geçecek adımları atmasını istedi.

Yeşiller Meclis Grubu Başkanı Anton Hofreiter ise Passauer Neue Presse gazetesine verdiği demeçte, İçişleri Bakanlığı’nın savsaklamaları nedeniyle BAMF’ın müracaatları vaktinde sonuçlandıramadığını ileri sürdü. Hofreiter, memur sayısının artırılmasını, gerekirse fazla mesai yapılmasını istedi.

Passauer Neue Presse’de yer alan habere göre, henüz işleme girmeyen iltica başvurularının sayısı kasım ayı sonu itibariyle 356 bini aştı.

[divider]

‘Misafir işçilerdeki hatayı tekrarlamayalım’

Alman Hükümetinin Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz, Almanya’nın 60 yıl önce misafir işçiler karşısında düştüğü hatayı mültecilerde tekrarlamaması gerektiğine dair uyardı.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Devlet Bakanı Aydan Özoğuz, Berlin’de bugün düzenlenen “Misafir işçiler 60 yıldır Almanya’da” konulu toplantı öncesi açıklamalarda bulundu.

“Almanya’ya gelen insanların er ya da geç geri döneceği düşüncesi temel hatalardan biriydi” diyen Özoğuz, sözkonusu hataya sığınmacılarda da kapılınmaması gerektiği çağrısında bulundu.

‘Sığınmacılar Almanya için fırsat’

Kalmak isteyen sığınmacılara hızlı uyum kursu ve Almanca dersi verilmesini isteyen Aydan Özoğuz, “Sığınmacılar Almanya için bir fırsattır. Bugün genç insan sıkıntısı çekiyoruz. Milyonlarca kişi emekliye ayrılacağından gelecekte de iş gücü sıkıntısı çekeceğiz” dedi.

Almanya’nın ilk yabancı iş gücü alımı, bundan tam 60 yıl önce İtalya ile imzaladığı anlaşma ile başladı. 1955 tarihinde Almanya ve İtalya arasında imzalanan anlaşma, Almanya’nın müteakip yıllarda başka ülkelerle imzalayacağı iş gücü alımı anlaşmalarına öncülük etti.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)
Türkiye ile Almanya arasında “İşgücü Alımı Anlaşması” da 30 Ekim 1961 yılında imzalandı.

‘Her 5 Almandan biri göçmen kökenli’

Sözkonusu anlaşmanın Almanya’yı değiştirdiğine dikkat çeken Aydan Özoğuz, “Anlaşma, bu ülke tarihinin ayrılmaz bir parçasına dönüştü. Bazıları hâlâ bunun tam anlamıyla bilincinde değil” ifadelerini kullandı. Her 5 Alman vatandaşından birinin göç kökenli olduğuna dikkat çeken Özoğuz, bunların büyük kısmının da misafir işçi olarak Almanya’ya geldiğini söyledi.

Alman Hükümetinin Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz sözlerine şöyle devam etti: “Misafir işçiler bundan 60 yıl önce Almanya’ya gelmeye başladığında onlar için geliştirilmiş bir konsept yoktu. İlerleyen yıllarda da uyum sağlamaları için pek fazla bir adım atılmadı. Uzun süre dil kursları ve eğitime önem verilmedi. Uyum kursları ancak 2005’ten itibaren zorunlu hale geldi.”

[divider]

Merkel’e sığınmacı baskısı artıyor

Bu yıl içinde Almanya’ya yaklaşık 1 milyon sığınmacı geldi. Sığınmacı akınının yavaşlatılması gerektiği konusunda SPD, CDU ve CSU hemfikir, kullanılacak yöntem konusunda ise henüz uzlaşma sağlanabilmiş değil.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Hristiyan Sosyal Birlik Partisi Genel Başkanı (CSU) Horst Seehofer, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) Thüringen’deki parti toplantısında söz aldı. Seehofer sığınmacı akınını yavaşlatmak için uluslararası alanda şimdiye kadar atılan adımların yılsonuna kadar yeterli gelmemesi halinde ulusal bağlamda harekete geçilmesi gerektiğini kaydetti. Seehofer bu anlamda Almanya sınırının kabul edebileceği maksimum sığınmacı sayısına ulaştığı yönünde bir sinyal verilebileceğini ifade etti.

Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel ise Bild am Sonntag gazetesine verdiği demeçte mülteci krizinin toplumda bölünmeye neden olmasının önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sigmar Gabriel “‘Mülteciler için her şeyi yaparken bizim için hiçbir şey yapmıyorsunuz’ cümlesinin toplumu içten içe kemirmesine izin vermemeliyiz” şeklinde konuştu.

Başbakan yardımcısı bunun için yıllık 5 milyar euroluk bir entagrasyon konsepti çerçevesinde daha fazla anaokulu ve eğitmen sağlanmasını önerdi. Gabriel bunun hem mültecilere, hem de diğer ailelere yardımı dokunacağını belirtti.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

“Sürekli olarak kaldırılamaz”

Öte yandan Gabriel de sığınmacı akınının aynı tempoyla devam etmesi halinde, bunun sürekli olarak kaldırılabilecek bir durum olmadığının altını çizdi.

Baden-Württemberg Eyaleti Başbakanı Winfried Kretschmann ise Welt am Sonntag gazetesine verdiği demeçte hükümeti ihmalkarlıkla suçladı.

Başbakan Angela Merkel haftalık video mesajında “Elbette ki tüm mülteci hareketliliğini daha iyi düzenlemeye, idare etmeye çalışıyoruz” demişti. Uluslararası alanda atılan adımlar konusunda ise Merkel “Her şeyin adım adım yoluna girmesini umuyoruz” şeklinde konuşmuştu.

[divider]

Son durak sınır

Yüzlerce sığınmacı Yunanistan-Makedonya sınırında sıkışmış durumda. Hafta başından bu yana burada yeni düzenleme geçerli. Pasaportu sahte olanlar yola devam edemeyecek.

1Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

[divider]

Mülteci çocuklar: Kayıp bir kuşak

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

En az 2 milyon Suriyeli çocuk komşu ülkelere sığındı. Çoğu Avrupa’ya kaçıyor. UNICEF’in verilerine göre, ebeveynlerinin refakati olmadan Almanya’ya gelen çocukların sayısı 57 bini buldu.

https://youtu.be/LZ8v-J5ErQ8

[divider]

6 çocuk Ege’de can verdi

Çanakkale ve Muğla’dan Yunan adalarına geçmek için açılan mültecilerin bulunduğu tekne ve botun batması sonucunda 6 çocuk hayatını kaybetti.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Suriye ve Afganistan uyruklu 55 sığınmacı Yunanistan’ın Midilli Adası’na geçmek üzere Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinden botla açıldı. Lastik bot, lodos ve denizin dalgalanması sonucunda Sivrice açıklarında battı. Olayda Afganistan uyruklu 4 çocuk boğularak can verdi. Sahil güvenlik ekiplerinin müdahalesiyle boğulma tehlikesi geçiren sığınmacılar Küçükkuyu’ya getirildi. 4 kişi Edremit Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Öte yandan Muğla’nın Bodrum ilçesinden Kos (İstanköy) Adası’na geçmeye çalışan mültecileri taşıyan tekne, aşırı yağış ve fırtına nedeniyle battı. Teknede bulunan yaklaşık 20 kişilik grup kendi imkanlarıyla sahile çıktı. Teknede bulunan biri 1 biri 4 yaşında iki kız kardeş sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen hayata döndürülemedi.

[divider]

Güvenlik personeline denetleme

Almanya’da 2015 yılı içerisinde mülteci yurt ve barınaklarına yönelik saldırıların sayısının 700’ü geçtiği belirtiliyor. Mülteci yurtlarında çalışan güvenlik personelinin denetlenmesi öngörülüyor.

Sığınmacı krizi : İnsanlık dramının tüm ayrıntıları (Dev Arşiv)

Almanya’da mülteci yurt ve barınaklarına yönelik yüzlerce saldırılarının ardından eyalet ve federal birimlere bağlı özel güvenlik personelinin gelecekte daha sıkı kontrolden geçeceği belirtiliyor. Süddeutsche Zeitung’un yer verdiği bir habere göre, söz konusu yurtlarda çalışan güvenlik personeli, her üç yılda bir denetlenecek. Federal ve eyalet düzeyindeki yetkili komisyonun hazırladığı bir rapora dayandırılan haberde, güvenlik personelini daha kolay denetlemek için kurumların yetki alanlarının genişletilmesi öngörülüyor. Buna göre, personelin ilk testte kabul gören güvenilirliğini gölgeleyecek yeni gelişmelerin olup olmadığı incelenecek.

Habere göre, münferit durumlarda, mülteci yurdu ya da büyük etkinliklerde görev alan personel hakkında istihbarat birimlerine de başvuruda bulunabilecek. Komitenin talepleri arasında, savcılık ve mahkemelerin “güvenlik personelinin güvenilirliğini sorgulayan” ticari kurumları, ceza davalarına dair daha fazla bilgilendirmesi de bulunuyor.

Mülteci yurdunda skandal

2014 yılında Almanya’nın Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki bir mülteci yurdunda özel güvenlik görevlilerinin mültecilere kötü mualemede bulunduklarının saptanması toplumda infial yaratmıştı. Aşırı sağcıların Almanya’daki sığınmacı yurtlarında güvenlik personeli olarak atanmasına yönelik basında yer alan haberlerde büyük tepki çekmişti.

Federal Emniyet Teşkilatı’nın (BKA) verilerine göre 2015 yılı içerisinde mülteci barınak ve yurtlarına yönelik 700’den fazla saldırı düzenlendi. 2014 yılında bu rakam 177 olarak tespit edilmişti.

GÜN BE GÜN GÜNCELLENEN DEV ARŞİV… HER GÜN GÜNCELLENMEKTEDİR BU SAYFAMIZI TAKİP EDEBİLİR

SIĞINMACI TARİHİNDE DÜNYA’DA OLAN BİTENDEN HABERDAR OLABİLİRSİNİZ..

[divider]



Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın