Pfizer şirketi, BioNTech’le geliştirdiği koronavirüs aşısının 65 yaş üstü kişilerde yüzde 94 etkili olduğunu açıkladı.

Devam eden üçüncü aşama testlerden alınan son verilere göre aşı, tüm ırklarda ve etnik gruplarda aynı oranda başarılı bir şekilde işe yarıyor.

Pfizer, aşıyı ABD’de acil kullanım için denetleyici kurumların onayına sunacağını duyurdu.

Veriler dünya genelinde 41 bin kişiye ikişer doz aşı yapılan testlere dayanıyor.

Pfizer ve BioNTech geçen hafta testlerin ilk sonuçlarını yayımlamış ve yüzde 90’ın üzerinde koruma sağlayan aşıda herhangi bir güvenlik sorunu olmadığını açıklamıştı.

Almanya merkezli BioNTech şirketi, aileleri Türkiye’den Almanya’ya göçmüş Özlem Türeci ve Uğur Şahin tarafından 2008’de kurulmuştu.

İngiltere’de yayımlanan Guardian gazetesine konuşan Uğur Şahin, aşının koronavirüs salgınını bitireceğinden emin olduğunu söylemişti.

Diğer aşılar

Son olarak Çin şirketi Sinovac, Türkiye’de de denemeleri süren CoronaVac adlı aşının birinci ve ikinci faz sonuçlarının başarılı olduğunu, aşının acil kullanıma uygun olduğunu açıklamıştı.

Amerikan ilaç şirketi Moderna’nın yetkilileri de, geliştirdikleri koronavirüs aşının, Covid-19 hastalığına karşı yüzde 94,5 koruma sağladığını söylüyor.

Rus yetkililere göre, Ağustos ayında tescil edilen ve Moskova’nın “dünyanın ilk koronavirüs aşı” olarak lanse ettiği Sputnik V’nin başarı oranı da yüzde 92.

Koronavirüs aşısını bulan BioNTech’in CEO’su Uğur Şahin: Aşının salgını bitireceğinden eminim

Pfizer aşı çalışmalarının yeni sonuçlarını açıkladı
BioNTech şirketinin CEO’su Prof. Dr. Uğur Şahin

Koronavirüs aşısı çalışmalarında ilk klinik deneylerden başarılı sonuçlar aldığını açıklayan Almanya merkezli BioNTech şirketinin CEO’su Prof. Dr. Uğur Şahin, aşının koronavirüs salgınını bitireceğinden emin olduğunu söyledi.

BioNTech ve ABD merkezli Pfizer’ın birlikte geliştirdikleri koronavirüs aşısının yüzde 90 başarıya ulaştığı açıklanmıştı.

İngiltere’de yayımlanan Guardian gazetesine konuşan Şahin, geliştirdikleri Covid-19 aşısının “virüsün başını ezip”, 2020’de dünyayı esir alan salgına son vereceğinden emin olduğunu ifade etti.

Pfizer ile BioNTech Pazartesi günü yaptıkları basın açıklamasında, aşı denemelerinin faz 3 aşamasında, gönüllü deneklerin yüzde 90’ında hastalığın gelişmesinin önlendiğini ve bu oranın beklenenden daha iyi bir sonuç olduğunu kaydetimişti.

Ancak, deneme sonuçları henüz tüm detaylarıyla açıklanmadığı için, aşının semptomsuz enfeksiyonlarda da etkili olup olmadığı sorusu yanıtlanmış değil.

Bu konuda iyimser olduğunu söyleyen Şahin, “Eğer soru bu aşıyla pandemiyi durdurup durduramayacağımız ise buna cevabım evet, çünkü semptomlu enfeksiyonlardan bile korunma sağlaması büyük bir etki yaratacaktır” dedi.

Geçen Pazartesi günü deneme çalışmalarının sonuçları açıklanıncaya değin aşının bağışıklık sisteminde yeterince güçlü bir tepki tetikleyip tetiklemeyeceğinden emin olmadıklarını belirten Şahin, “Aşının bu virüsü yeneceğini biliyoruz artık” diye konuştu.

Uğur Şahin, BioNTech şirketini 2008’de eşi Dr. Özlem Türeci ile birlikte kurmuş. Her ikisinin de aileleri 1960’larda Türkiye’den Almanya’ya göçmüş.

‘Virüsün bulaşmasını önleyeceğine inanıyorum’

55 yaşındaki Şahin, geliştirdikleri aşının etkisine dair elde edilen sonuçlar nedeniyle, henüz resmen kanıtlanmış olmasa da, aşının virüsün bulaşmasını da önleyeceğine inandığını ifade etti.

Aşının “birden fazla şekilde” koronavirüse saldırdığını belirten Şahin, “Covid-19’un hücrelerimize girişini engelliyor. Ama virüs bir şekilde girmiş bile olsa, o zaman da hücreleri virüsün kafasına vurup ortadan kaldırıyor. Bağışıklık sistemini bu iki savunma hareketini yapacak şekilde çok iyi eğittik. Artık biliyoruz ki virüs bu mekanizmalara karşı kendisini savunamaz” diye konuştu.

Aşının etkinliğiyle ilgili bazı önemli soruların önümüzdeki haftalarda ve aylarda yanıtlanabileceğini söyleyen Şahin, semptomsuz enfeksiyonları da durdurup durduramayacağı sorusunun yanıtının ise bir yılı bulabileceğini kaydetti.

‘En az bir yıllık koruma sağlayacak’

Konvansiyonel aşılarda virüsten genetik bilgi alınıp insan hücresinde bunlar çoğaltılırken, mRNA olarak bilinen yöntemde sadece virüsün genetik kodu yeterli oluyor, bu nedenle aşının üretim sürecinin üç ay kısaldığı belirtiliyor.

Şahin, Pfizer’ın geniş piyasalar için aşı üretimi deneyimi ile ilaçlarla ilgili düzenlemeleri yapan sağlık yetkililerinin hızlı tepkisi sayesinde aşı geliştirme sürecinin yıllar yerine sadece 10 ay sürdüğünü belirtiyor.

Pfizer aşı çalışmalarının yeni sonuçlarını açıkladı
Uğur Şahin ve eşi Özlem Türeci, BioNTech şirketini 2008’de Avusturyalı onkolog Christoph Huber ile birlikte kurmuş

Aşının farklı yaş gruplarına farklı koruma düzeyleri sağlayıp sağlamayacağı sorusunun yanıtının üç hafta içinde belli olacağını ifade eden Şahin, farklı etnik gruplar üzerinde farklı etki gösterip göstermeyeceğinin de henüz netlik kazanmadığını söylüyor.

Şahin, aşının üçer hafta arayla koldan iki doz halinde yapılacağını ve böylece en az bir yıllık koruma sağlayacağını kaydediyor.

‘Kafamızdan büyük bir yük kalktı’

Aşı denemelerinin sonuçlarını Pazar akşamı aldıklarını belirten Şahin, “kafamızdan büyük bir yük kalktı” diyor.

“İlaç araştırmaları asla siyasi bir araç olmamalı… Bilgi gizlemek etik olmazdı. Bizim için önemli olan aşı geliştiriyor olmamız ve siyaset yapmıyor oluşumuz.”

Pazartesi günü sonuçların açıklanması ardından BioNTech şirketinin hisseleri hızla arttı. Şirketin değeri 30 milyar dolara yaklaştı. Ancak Şahin paranın şimdilik sadece “kağıt parçaları üzerindeki rakamlar” olduğunu söylüyor.

“Paramızla ilerde ne yapacağımızı düşüneceğimiz zaman gelecek. Genellikle yeni bir şey yaratan insanlar tekrar yeni bir şey daha yaratmak ister. Bunun ne olduğuna karar vermemiz gerekecek, bir vakıf mı yoksa özel bir proje mi olacağına.”

Şahin, eşi ve şirketin baş tıp danışmanı Özlem Türeci ile haberi aldıklarında “çay eşliğinde oturup biraz sohbet ettiklerini” anlatıyor. “Rahatlamak çok iyi bir histi” diyor.


Uğur Şahin ve Özlem Türeci, Koronavirüs aşısını bulan BioNTech’in Türk-Alman kurucuları

Pfizer aşı çalışmalarının yeni sonuçlarını açıkladı
Uğur Şahin ve eşi Özlem Türeci, BioNTech şirketini 2008’de Avusturyalı onkolog Christoph Huber ile birlikte kurmuş

Koronavirüs aşısında başarıya ulaştığını açıklayan ilk şirketin arkasında Türkiye kökenli iki bilim insanı var.

ABD merkezli Pfizer ile birlikte geliştirdikleri koronavirüs aşısında yüzde 90 başarıya ulaştıklarını açıklayan Almanya merkezli BioNTech şirketi, aileleri Türkiye’den Almanya’ya göçmüş Özlem Türeci ve Uğur Şahin tarafından 2008’de kuruldu.

Evli olan Türeci ve Şahin çiftinin bu başarısı, son yıllarda göç konusunun tartışıldığı Almanya’da, göçmenlerin ülkeye ne kadar faydalı olabileceğine dair bir örnek olarak gösteriliyor.

Avrupa Reform Merkezi baş ekonomisti Christian Odandahl haberin ardından yaptığı Twitter paylaşımında “Almanya uzun süre göç konusunda ne kadar açık olması gerektiği konusuyla uğraştı ve savaş sonrasındaki ‘misafir işçiler’ programı hep sorgulandı” dedi ve ekledi:

“Uğur Şahin’in babası Köln’deki Ford fabrikasında çalışmaya gelen bu misafir işçilerden biriydi, şimdi oğlu dünyayı saran salgına son veren kişi olabilir.”

Uğur Şahin kimdir?

BioNTech’in CEO’su olan Prof. Uğur Şahin, aynı zamanda Mainz Üniversitesi Tıp Merkezi’nde çalışıyor.

55 yaşındaki Şahin, daha önce de eşiyle birlikte kurucusu olduğu Ganymed adlı ilaç şirketinin Bilimsel Tavsiye Kurulu Başkanı olarak görev yapıyordu.

İmmünolog ve onkolog olan Şahin, İskenderun’da doğduktan sonra dört yaşında ailesiyle birlikte Almanya’ya göçmüştü.

Babası Köln’deki Ford fabrikasında çalışan Şahin’in hayali doktor olmaktı.

Bir fabrika işçisinin çocuğu için ulaşması zor bu hayali gerçek kılan Şahin, bugün eşiyle birlikte Almanya’nın en zengin 100 kişisi arasında.

İngiliz Telegraph gazetesine göre çift, ilk şirketleri Ganymed’i 1,4 milyar euroya satmıştı.

BioNTech’in piyasa değer ise 20 milyar euroyu aştı.

Telegraph, kanser tedavisine odaklanan şirketin pandemiyle birlikte koronavirüsle mücadeleye odaklandığını aktarıyor:

“Ocak ayında Prof. Şahin ekibini toplayarak ‘Yeni görevimiz bu virüsü yenmek. Bu insani bir görev’ dedi.”

Ticari başarısına rağmen üniversitede ders vermeyi de bırakmayan Şahin, toplantılara elinde bisiklet kaskıyla giriyor ve akademisyen arkadaşları tarafından mütevazi biri olarak nitelendiriliyor.

Özlem Türeci kimdir?

Şirketin kurucularından Dr. Özlem Türeci, on yıl boyunca Klinik ve Bilimsel Danışma Kurulu’nda görev yaptıktan sonra 2018’de BioNTech Tıp Şefi oldu.

53 yaşındaki Türeci aynı zamanda Kanser İmmünoterapi Derneği Başkanı.

Babası İstanbul’da bir doktor olan Türeci’nin ailesi, doğumundan önce Almanya’ya göçmüş.

Türeci eşiyle Hamburg’da çalışırken tanışmış.

Türeci “Düğün günümüzde bile laboratuvarda çalıştık” diyor.

Çift, Ganymed şirketinde modifiye edilmiş genetik kodlarla bağışıklık sistemine kanserle mücadele etmeyi öğreten çalışmalar yapıyordu. Bu uygulamada bağışıklık sistemi, kanserli hücreleri vücuda giren bir virüs gibi algılayarak onları ortadan kaldırmaya çalışıyor.

Ganymed’i satışları, Almanya’da o tarihe kadarki en büyük tıp şirketi satışı olmuştu.

BioNTech şirketinde de mRNA teknolojisini kullanarak aşı alanında bir devrim yapmayı hedefleyen çift, şimdi bu yöntemi koronavirüs aşısı için kullanıyor.

Euronews’e göre çift, koronavirüs salgını küresel bir pandemiye dönüşmeden önce bunun gerçekleşeceğini öngörerek 25 yıldır geliştirdikleri bu yöntemle derhal aşı çalışmalarına başlamaları gerektiğine karar vermiş.

Yönetim kurulunu acil toplantıya çağıran ikili, Çin’de yaşananların tüm dünyayı etkilemeyeceklerini düşünen yöneticileri ikna etmek için çaba sarf etmiş.

BioNTech nedir?

2008’de Uğur Şahin, Özlem Türeci ve Christoph Huber tarafından kurulan şirket, yıllar içinde tıp alanında pek çok araştırma yaptı.

BioNTech şirketi Eylül 2019’da Bill ve Melinda Gates Vakfı ile HIV ve tüberküloz tedavilerine yönelik de bir anlaşma imzalamıştı.

2020 yılında koronavirüs pandemisiyle birlikte şirket, ilaç devi Prifzer ile SARS-Cov-2 aşısı geliştirmek için bir anlaşma yaptı.

Avrupa Birliği, iki şirketin ortak girişiminden aşı almak için 200 milyon dozluk bir sözleşme imzaladı.

Aşının başarıya ulaşması durumunda Japonya 120, ABD 100 ve Birleşik Krallık da 30 milyon dozluk aşı almak için sözleşme imzalamıştı.

Bugünlerde 20 milyar euro değerini de aşan şirketin piyasa değeri, Times gazetesine göre Prosche ve Deutsche Bank’tan daha fazla.

Wall Street Journal, şirketin Ocak ayından bu yana değerini üçe katladığını aktarıyor.

Geleneksel aşı yöntemlerine göre daha hızlı ve daha fazla aşı üretilmesini sağlayan mRNA yöntemini kullanan şirket, yıl sonuna kadar 100 milyon dozdan fazla aşı üretmiş olmayı hedefliyor.

Şirketin diğer kurucu ortakları arasında ise Alman milyarder kardeşler Thomas ve Andreas Struengmann bulunuyor.

Kardeşler, Türeci ve Şahin çiftinin Ganymed şirketinin de ortakları arasındaydı.

Euronews’a göre BioNTech, ocak ayından bu yana daha hızlı sonuç alabilmek için Şahin’in baskısıyla haftada yedi gün çalışan iki farklı araştırma grubu oluşturdu. Şahin, bu çalışmalara “Işık hızı Projesi” (Project Lightspeed) adını verdi.

O dönemde ABD’ye seyahat yasağı olduğu için, laboratuvarlarda geliştirilen bazı genetik materyaller Pfizer yöneticilerine ait özel bir jetle ABD’ye taşındı.

Euronews aşının mülkiyet hakkının BioNTech’e ait olacağını fakat ortaklık gereği Pfizer’a bazı imtiyazlar verileceğini aktarıyor.

Wall Street Journal, 1.500 kişilik BioNTech’in 100 binden fazla çalışanı olan Pfizer’la anlaşmasını ise şöyle anlatıyor:

“İki şirket birlikte geliştirdikleri grip aşısını 2020’de denemeye başlayacaktı. Fakat pandemi planları değiştirdi.

“İki şirket bir sözleşme bile imzalamadan birlikte çalışmaya dair bir proje için kullarını sıvadı.

“Şahin, ‘Yalnızca güvene dayalı bir şekilde başladık’ diyor.

“Anlaşma kapsamında BioNTech, mRNA araştırmalarını birkaç yıl önce bulaşıcı hastalıklar birimini kapatmış olan Pfizer’a açtı.

“Pfizer ise aşı geliştirme uzmanlığı ve altyapısını bu aşının üretimine sundu.”

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here