Anasayfa / Haberler / Olası Afrin Operasyonunda Türkiye’yi Neler Bekliyor?

Olası Afrin Operasyonunda Türkiye’yi Neler Bekliyor?

Akp genel başkanı Tayyip Erdoğan, dün Türkiye’nin Suriye’nin Afrin bölgesine yönelik bir operasyona hazırlandığının en net işaretini vermişti.

Erdoğan, “Amerika, ülkemiz sınırları boyunca bir terör ordusu kurduğunu ikrar etmiştir. Bize düşen de bu terör ordusunu daha doğmadan boğmaktır. TSK, Afrin ve Münbiç meselesini halledecektir. Hazırlıklarımız tamamlanmıştır. Harekât her an başlayabilir” diye konuştu.

Bugün AKP Meclis Grup Toplantısı’ndaki konuşmasında da konuya değinen Erdoğan, “Afrin ve Münbiç’ten başlayarak terör yuvalarını dağıtacağız, kimse engel olamaz” dedi.

Anadolu Ajansı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haftasonu Türkiye’nin desteklediği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) denetimindeki bölgeye Afrin’den atılan roketlere misillemede bulunduğunu bildirdi.

Türkiye’nin olası Afrin Operasyonu ile ilgili merak edilen soruları yanıtladık.

TSK, Suriye’de nerelere asker konuşlandırdı?

Türkiye, 2016’ta giriştiği Fırat Kalkanı Harekâtı’yla sınırın Suriye tarafındaki 2000 kilometrekarelik bir bölgeyi IŞİD militanlarından temizledi. Şu anda TSK’nın korumasındaki ve ÖSO denetimindeki bölge Fırat Nehri’nin batısında Azez’den Cerablus’a dek uzanıyor.

Fırat Kalkanı Harekâtı sadece Türk sınırındaki IŞİD tehdidini ortadan kaldırmakla kalmadı, iki özerk Kürt bölgesi Afrin ve Kobani arasında bir tampon bölge oluşturdu ve Kürtlerin Suriye’de Türkiye sınırı boyunca uzanan bir koridor oluşturmasını engelledi.

Tıklayın - Rus basını: Erdoğan blöf yapıyor olabilir

Tıklayın - Rus basını: Erdoğan blöf yapıyor olabilir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Türk ordusunun Afrin ve Menbiç’te her an harekâta başlayabileceğini açıklaması, Rusya’yı da teyakkuza geçirdi.

 Moskova’dan, Erdoğan’ın sözlerine yönelik resmi açıklama gelmezken, Rus gazeteleri konuyu geniş olarak ele aldı.

Haftasonu, ABD liderliğindeki Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) karşıtı uluslararası koalisyonun Suriye’deki müttefikleriyle 30 bin kişilik bir sınır koruma gücü kuracağı haberleri çıkmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Pazartesi günü yaptığı açıklamada “Bize düşen de bu terör ordusunu daha doğmadan boğmaktır” diyerek, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) her an Afrin ve Menbiç’te harekâta başlayabileceğini belirtmişti.

“Erdoğan’ın sözleri blöf gibi görünüyor”

Rusya hükümetinin resmi gazetesi olan Rossiyskaya Gazeta, Moskova’nın tarafsızlığını korusa da olası bir operasyonun Kremlin’i endişelendirdiğini yazıyor:

“[Türkiye Cumhurbaşkanı] Erdoğan’ın, ana müttefiki ABD’nin Suriye’deki ‘vekil savaşçılarına’ savaş açıp açmayacağı henüz belli değil. Şu ana kadar Erdoğan’ın eylemleri, Washington’a bu politikasından hiç hoşlanmadığını göstermek adına yapılan blöfler gibi görünüyor.

Rusya tarafsız dursa da, tabii ki çok endişeli: ABD’nin körüklediği bir Türk-Kürt çatışması, Moskova için çok önemli olan Suriye’deki ulusal uzlaşı sürecini tehlikeye atar.”

Kremlin’e yakın İzvestia gazetesinin haberi ise şöyle:

“Federasyon Konseyi’nin Uluslararası İlişkiler Komitesi’nden Vladimir Dzhabarov, İzvestia’ya yaptığı açıklamada Amerikalıların, IŞİD’in yenilgisinden hayal kırıklığına uğradığını, şimdi de Türklerle Kürtleri silahlı çatışmaya sürüklediğini, aynı zamanda da ılımlı muhalifler dediği militanları silahlandırdığını söyledi. Senatöre göre tüm bunlar Suriye’daki çatışmayı daha da körüklemek için yapılıyor.”

Nezavisimaya gazetesi ise Rusya’nın bölgedeki askerlerinin de olası bir operasyondan zarar görebileceğine dikkat çekiyor:

“Ankara’nın Kürtlere ve ABD öncülüğndeki koalisyona gönderdiği tehditler Rusya’ya bir mesaj olarak da görülebilir. Türk ordusunun Menbiç ve Afrin’deki olası düşmanca hamlesi, Rusya’nın barış güçlerini de tehlikeye atar.

“Türkiye’nin kendi jeopolitik ve ekonomik hedefleri var ve Suriye’nin sınır bütünlüğünü korumak bu hedeflere uzak. Rusya, Türkiye’nin bu hedeflerine özel bir ilgi göstermiyor. Ancak ABD ve Türkiye’ye yakın bazı silahlı Suriyeli muhalif grupların, Soçi’de düzenlenecek olan Ulusal Diyalog Kongresi’ne katılmayacağını bildirmesi not edilmeli.”

Türkiye, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’e de asker gönderdi. Bölge, Mayıs 2017’de Türkiye, İran ve Rusya arasında imzalanan anlaşmayla çatışmasızlık bölgelerinden biri haline geldi.

Yapılan ateşkes anlaşmasının ardından, TSK Ekim 2017’de İdlib’e girerek, gözlem noktaları oluşturdu.

İdlib’e asker konuşlandırmak, aynı zamanda Türkiye’nin Afrin’in güneyinde de bir askeri varlığa sahip olmasını sağladı.

Türkiye neden Afrin’e girmek istiyor?

Afrin’e girmek, Suriye’deki Kürtlerin yükselişini önlemeyi amaçladığından Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekâtı’nın devamı olacak. Afrin, Türkiye’nin sınırının hemen ötesinde ve YPG ve TSK arasındaki çatışmalar aylardır sürüyor.

YPG, Afrin’in denetimini 2012’de ele geçirmiş ve fiilen özerk bir yönetim kurmuştu.

Türkiye YPG’yi PKK’nın bir uzantısı olarak görüyor. Ankara, kendi Kürt nüfusunun ayrılmasından kaygılandığı için sınırın diğer yanında bir bağımsız devlet kurulmasına şiddetle karşı çıkıyor.

Afrin’de Türkiye’yi ne bekliyor?

Kürt medyasındaki haberlere göre, Suriyeli Kürtler ve Afrin’deki müttefikleri, olası bir TSK operasyonu için yüksek düzeyde alarmda.

Suriyeli Kürtlere ait ANHA Haber Ajansı, Afrin’deki yetkililerin TSK’nın operasyonunun önlenmesi için uluslararası topluma ve bölgesel güçlere çağrıda bulunduğunu bildirdi.

ANHA’nın internet sitesinde yayımlanan açıklamada, “Biz Afrin kantonundakiler, bölgede faal olan tüm bölgesel güçlere, uluslararası kuruluşlara ve insan hakları örgütlerine Türk devletinin siviller ve güvenli bölgeleri hedef almasının önlenmesi için çağrıda bulunuyoruz” denildi.

YPG’nin Kadın Koruma Birlikleri YPJ ve Afrin bölgesinde faaliyet gösteren Öz Savunma Güçleri, herhangi bir saldırıya direneceklerini duyurdu.

Silah ve diğer askeri malzemeleri kullanabilen siviller de, yerel güçlerin savunma hazırlıklarına yardımcı olmak için Öz Savunma Güçleri bürolarına gittiler.

Kuzey Suriye’de başka kimlerin askeri gücü var?

Kürtlerin dışında, ABD, Rusya, Suriye hükümeti ve muhalif örgütlerin Kuzey Suriye’de güçleri bulunuyor. ABD öncülüğündeki koalisyonun güçleri genelde Kürtlerin hâkimiyetindeki Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) denetimindeki yerlerde. Bu alan Deyrezor’dan batıya Menbiç’e kadar uzanıyor.

Ancak Menbiç’in ötesinde, Rus güçleri ve Suriye Ordusu Kürtlerin denetimindeki bölgelerin yakınlarında konuşlu. Buna Afrin’in dış kesimleri de dâhil.

Cihatçı örgütler ve Türkiye’nin desteklediği muhalif gruplar da Afrin’in doğusu ve güneyindeki önemli bölgeleri elinde tutuyor.

Kürt yetkililer, Türkiye’nin Afrin’e Moskova’nın onayı olmadan saldıramayacağını söylüyor. Afrin’de Kürtlerin öncülüğündeki güçlerle Suriye hükümetine ait bölge arasındaki sınır hattında Rus askeri polisleri görev yapıyor.

ABD’nin tartışmalı son hamlesi neydi?

Türkiye aynı zamanda, ABD’nin aralarında YPG unsurlarının da bulunduğu yeni bir sınır koruma gücü kurma kararı aldığı bir dönemde Afrin’e olası bir operasyonla askeri gücünü göstermek istiyor.

ABD, Türkiye’nin rahatsızlığına karşın Kürtleri IŞİD’la savaşta etkin bir müttefik olarak görüyor. İki NATO müttefiki arasındaki ilişkiler ABD’nin YPG’yi silahlandırmaya karar vermesinin ardından bozulmuştu.

ABD’nin 30 bin kişilik yeni bir güvenlik gücü kuracağı duyurusu Ankara’yı daha da öfkelendirdi.

YPG militanlarının yeni sınır koruma gücünün bir parçası olarak ABD’den eğitim alacağı haberleri üzerine ABD maslahatgüzarı Türkiye Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.

Türkiye, YPG’ye verilecek eğitim ve silah yardımının ülkeye karşı kullanılmak üzere PKK’nın eline geçeceğini söylüyor.

ABD Dışişleri Bakanı Tillerson: Türkiye’nin Suriye konusundaki kaygılarını ciddiye alıyoruz

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, Türkiye’nin Suriye konusundaki kaygılarına kulak verdiklerini, bu kaygıları ciddiye aldıklarını söyledi. Tillerson, Suriye’de siyasi geçiş süreci için varılacak anlaşmanın da bu ülkenin komşularını tehdit etmemesi gerektiğini belirtti.

Rex Tillerson, ülkesinin önde gelen üniversitelerinden Stanford’ın düşünce kuruluşu Hoover Enstitüsü’nde yaptığı konuşmada, ABD’nin Suriye’de 7 yıldır süren iç savaşın sona ermesine yardımcı olmayı amaçlayan stratejisi hakkında bilgi verdi.

Tillerson, Türkiye’nin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütü ile mücadeleye katkılarını övdü.

Suriye’de siyasi süreçte tüm yerel unsurların temsil edilmeleri gerektiğini belirten Tillerson, bu sürecin ve süreç kapsamında varılacak anlaşmanın Suriye’nin komşularını tehdit etmemesi gerektiğini vurguladı.

‘Esad’ın görevden ayrılması için sabırlı olunması gerek’

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, ülkesinin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın görevi bırakması için diplomatik çabalarını sürdüreceğini söyledi ancak bu konuda “sabırlı” olunması gerektiğini vurguladı.

Rusya ve İran’ın desteğinin Suriye liderini güçlendirdiğini kabul eden Tillerson, bu nedenle Esad’ın derhal görevi bırakmasının beklenmemesi gerektiğini kaydetti

Tillerson, “ABD’nin Suriye politikasının kilit hedefi İran’ın etkinliğini azaltmaktır” dedi.

Ayrıca ABD’nin Suriye’de Obama yönetiminin Irak’taki “hatasını” tekrarlamayacağını söyleyen Tillerson, “Amerikan ordusu yakın gelecekte Suriye’de kalacak” diye konuştu.

ABD’nin Suriye’de yaklaşık 2 bin askeri bulunuyor.

Amerikan savaş uçakları da sık sık Suriye’nin doğusunda devriye geziyor ve bölgedeki IŞİD’lileri hedef alıyor.

ABD, bu ülkenin Türkiye ve Irak sınırlarında, omurgasını PYD’nin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) komutası altında 30 bin kişilik “Sınır Güvenlik Gücü” oluşturacağını açıklamış, Türkiye bu karara sert tepki göstermişti.

ABD Suriye’de IŞİD’e mücadele için kilit rol oynadığını söyleyerek Suriye Demokratik Güçleri’ne desteğini sürdürüyor. (Barbara Plett Usher, BBC Muhabiri)

Rex Tillerson, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığının ne kadar süreceğinin şartlara bağlı olduğunu, IŞİD’in yeniden ortaya çıkmamasını sağlamaya odaklanacaklarını söyledi.

Ancak Tillerson açık şekilde Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın ülkesinin tümünde kontrolü sağlamasını önlemeyi ve İran’ın etkinliğine karşılık vermeyi amaçladıklarını da belirtti.

Tillerson, Suriye’nin kuzeyinde oluştrulacak, ABD’nin desteklediği ve Kürt savaşçıların hakimiyetinde olacak sınır gücü yüzünden Türkiye ile yaşadıkları tartışmaya ise doğrudan değinmedi. Amerika’nın, “Kürt PKK teröristlerine” yönelik kaygılarını gidermek için Ankara ile birlikte çalışmayı sürdüreceğini söyledi.

Amerikalı bakan, BM’nin öncülük ettiği Cenevre sürecine de “yoğun diplomatik faaliyetlerle” destek sözü verdi.

Rex Tillerson, Beşar Esad’ın görevden ayrılmasını görmek isteyenlere sabırlı olma çağrısı yaparken, bunun sadece serbest seçimlere ve anayasa değişikliğine dayalı kademeli bir süreçle mümkün olacağını belirtti.

Tillerson ABD’nin ise bu arada Devlet Başkanı Esad’ın kontrolündeki bölgelere, yeniden inşa amaçlı yardımı engelleyeceğini, yerel ortaklarının kontrolündeki bölgelere uluslararası yardımı ise teşvik edeceklerini kaydetti.

ABD’nin Suriye’de kurmayı planladığı sınır güvenlik güçleri hakkında bilinenler

ABD Suriye’de IŞİD’e mücadele için kilit rol oynadığını söyleyerek Suriye Demokratik Güçleri’ne desteğini sürdürüyor.

Irak Şam İslam Devleti’ne (IŞİD) karşı savaşan ABD liderliğindeki koalisyon güçleri bu hafta, Suriye’nin Türkiye ve Irak ile sınırı boyunca Suriyeli Kürt ve Arap güçlerden oluşan bir ordu kuracağını açıkladı.

Türkiye başta olmak üzere Suriye krizi için bölgede kilit rol oynayan aktörler, buna sert tepki gösterdi.

Peki ABD’nin yeni “sınır gücü” hakkında bilinenler neler?

Geçen yıl Suriye’deki ABD özel harekât askerlerinin YPG pazu armalarıyla görüntülenmesi Ankara’nın büyük tepkisini çekmişti.

“Sınır Güvenlik Gücü” nedir?

ABD’nin Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) komutası altında Suriye’nin kuzeyinde oluşturacağı silahlı birliklere “Sınır Güvenlik Gücü” adı veriliyor.

Bu silahlı grubun büyük bölümünü SDG’nin silahlı gücü YPG oluşturacak.

Orduya alınanlar kimler?

SDG’nin verdiği bilgiye göre, ordu 30 bin silahlı güçten oluşacak.

Ordunun yarısı deneyimli SDG savaşçılarından oluşurken, diğer yarısını ise orduya alınacak yeni savaşçılar oluşturacak.

Koalisyon Sözcüsü Thomas F. Veale’nin açıklamasına göre, daha şimdiden 230 yeni savaşçının eğitimlerine başlandı.

Defense Post internet sitesine konuşan Koalisyon Sözcüsü, bölgelerin etnik yapısı düşünülerek Kürtlerin daha çok Suriye’nin kuzeyinde, Arap gruplarınsa Irak sınırı boyunca konuşlandırılacağı bilgisini verdi.

Hangi etnik grubun sayıca nasıl dağılacağı ise bilinmiyor.

Merkezi nerede olacak?

Sınır güçlerinin komuta merkezi, Türkiye ve Irak sınır bölgesinde ve Fırat Nehri vadisi boyunca, SDG’nin batı cephe hattı ile Suriye hükümet güçlerinin kontrolündeki topraklar arasında olacak.

Amacı ne?

ABD liderliğindeki koalisyon, IŞİD savaşçılarının “hareket özgürlüğünü ve yasadışı malzeme taşımasını” engellemek için Sınır Güvenlik Güçlerini oluşturacaklarını, böylece Suriye halkına “yerel, temsili yönetimler” kurmaları ve “kendi topraklarında yeniden hak iddia etmeleri” konusunda yardım etmeyi hedeflediklerini söylüyor.

Kim destek veriyor?

Suriyeli Kürtler koalisyonun sınır ordusu kurma kararına yoğun destek veriyor. Bu destek, IŞİD’le mücadele misyonlarından çok, bölgede Türkiye ve Suriye hükümetlerinin Kürtler için oluşturduğu tehdidi kontrol ederek sınır bölgelerini güvence altına almak istemelerinden ileri geliyor.

Kürt medyasında yer alan haberlerde de, başta Rakka olmak üzere SDG’nin IŞİD’den geri aldığı bölgelerde düzenin sağlanması için, Sınır Güvenlik Güçleri’nin önemine vurgu yapılıyor.

Öte yandan Kürtler, sınır ordusunun Suriye’nin kuzeybatısında Kürtlerin yoğunlukta olduğu Afrin bölgesini dışarıda tutarak sadece SDG’nin geri aldığı bölgelere konuşlandırılacağından endişe ediyor.

SDG karşısında Suriye hükümetini destekleyen Rusların Kürt gruplarla hükümet güçleri arasında bir sınır çizgisi oluşturan Afrin’de asker bulunduruyor olması, bu endişenin ana kaynağı.

Türkiye ne diyor?

Ankara, bölgede sınır ordusu kurulmasına şiddetle karşı çıkıyor ve buna karşı harekete geçmekle tehdit ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Pazartesi günü yaptığı sert açıklamalar, Türkiye’nin konumunu özetliyor:

“Amerika, ülkemiz sınırları boyunca bir terör ordusu kurduğunu ikrar etmiştir. Bize düşen de bu terör ordusunu daha doğmadan boğmaktır.”

Türkiye, Suriye’nin kuzey sınırında SDG’nin silahlı gücü YPG’yi PKK’nın bir uzantısı olarak görüyor ve ‘terör örgütü’ olarak kabul ediyor. ABD ise SDG’nin IŞİD’e karşı mücadelede kilit rol oynadığını her fırsatta tekrarlıyor.

Erdoğan, Türk ordusunun Afrin ve Menbiç’te harekâta her an başlayabileceği uyarısında bulunmuş, Türk askerlerinin Afrin’deki YPG mevkilerini ağır top atışıyla vurmaya başladığını söylemişti.

Türkiye basınındaysa bu konuda fikir ayrılığı var.

Bazı yorumcular bu hamlenin Suriye’de özerk bir Kürt bölgesi ya da bir Kürt devleti kurma planlarının bir parçası olduğu görüşünü dile getirirken, bazıları da bunun Türkiye’ye ya da IŞİD’e yönelik bir plan olmaktan çok, Suriye’de Rusya ve İran’ın etkinliğini sınırlamayı hedeflediğini söylüyor.

Suriye hükümeti ile müttefikleri Rusya ve İran bu işe ne diyor?

Suriye hükümeti, Sınır Güvenlik Güçleri’nin ABD’nin ülkesini bölmeye yönelik bir çabası olarak niteliyor.

Suriye Dışişleri Bakanlığı, ABD’yi ülkesinin toprak bütünlüğünü ve birliğine düpedüz saldırmakla suçluyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un açıklaması da Şam’ın çizgisinden çıkmadı.

Lavrov, Sınır Güvenlik Güçleri’nin “Suriye ve Irak sınırı boyunca uzanan geniş toprakların parçalanmasına” neden olacağını söylerken, Rusya Savunma Komitesi Başkanı Vladimir Şamanov, Rusya Suriye ve İran’ın “Suriye’de istikrarın sağlanması için” gerekli tedbirleri almaya hazır oldukları uyarısında bulundu.

İran Dışişleri Baknalığı’nın Sözcüsü Bahram Kasemi de, Suriye hükümet güçleri ve diğer ortaklarıyla beraber IŞİD’e karşı büyük kazanımlar elde ettiklerini, ABD’nin de bu “müdahaleci ve yıkıcı politikalarından” vazgeçerek Suriye’deki güçlerini geri çekmesi gerektiğini söyledi.

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *