Anasayfa / Haberler / Olağanüstü hâl: OHAL 6. Kez Meclis oylaması ile uzatıldı
Olağanüstü hâl: OHAL 6. Kez Meclis oylaması ile uzatıldı

Olağanüstü hâl: OHAL 6. Kez Meclis oylaması ile uzatıldı

Olağanüstü hâlin (OHAL) 3 ay süreyle uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.

Olağanüstü hâl, uzatılmaması durumunda 19 Ocak’ta sonlanacaktı.

Milli Güvenlik Kurulu’nun (MGK) tavsiye kararı üzerine Bakanlar Kurulu’nda kararlaştırılan OHAL’in uzatılmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi Meclis Genel Kurulu’nda kabul edildi.

AKP ve MHP’li vekillerin “evet” oyu kullandığı tezkerenin kabulüyle 15 Temmuz darbe girişiminin ardından 21 Temmuz 2016’da ilan edilen OHAL 6. kez 3 ay süreyle daha uzatılmış oldu.

Olağanüstü hâl, temel hak ve özgürlüklerle ilgili şu sınırlamaların getirilmesine imkan tanıyor:

Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılmasını, çoğaltılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını yasaklamak veya izne bağlamak.

Söz, yazı, resmi, film, plak, ses ve görüntü bantlarını ve sesle yapılan her türlü yayımı denetlemek, gerektiğinde kayıtlamak veya yasaklamak.

Her nevi sahne oyunlarını ve gösterilen filmleri denetlemek, gerektiğinde durdurmak veya yasaklamak.

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak. Dernek faaliyetlerini; her dernek hakkında ayrı karar almak ve üç ayı geçmemek kaydıyla durdurmak.

OHAL’de gözaltı süreleri de bir aya kadar uzatılabiliyor.

İttifak Komisyonu ilk kez Mecliste toplandı

AKP ve MHP’nin belirlediği İttifak Komisyonu üyeleri Mecliste ilk kez bir araya geldi.

Toplantıya AKP adına Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, TBMM Anayasa Komisyonu Mustafa Şentop ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, MHP adına ise Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Parsak, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Kalaycı ile İstanbul Milletvekili İsmail Faruk Aksu katıldı.

TBMM Genel Sekreterliği Toplantı Salonu’nda gerçekleşen ilk görüşme 1.5 saat sürdü.

MHP, 2019 milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde AKP ile ittifak kararı almıştı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “MHP, 2019’da aday göstermeyecek. Yenikapı ruhuyla hareket ederek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekleyecek” demişti.

Hakan Atilla davası: Atilla ve Zarrab’ın avukatlarına tüm bağlantılarını açıklama emri

ABD’nin New York kentinde görülen ve Reza Zarrab’ın suçunu kabul ettiği, Halkbank eski genel müdür yardımcısı Hakan Atilla’nın ise suçlu bulunduğu davanın yargıcı önemli bir karar açıkladı.

Davayı takip eden New York Times gazetesinin adliye muhabiri Benjamin Weiser bu kararı Twitter hesabı aracılığıyla duyurdu:

“Yargıç Richard Berman, hükmün açıklanması öncesi, Reza Zarrab ve Hakan Atilla’nın avukatlarından, kovuşturmaya ve/veya davanın sonucuna ilişkin ABD’li ve Türk yetkililerle yaptıkları tüm görüşmeleri, amacı ve sonuçları da dahil olmak üzere açıklamalarını talep etti.”

Benjamin Weiser, bu kararın niteliğini yorumladığı ikinci paylaşımında şu değerlendirmeyi yaptı:

“Reza Zarrab ve Hakan Atilla’nın avukatlarından talep edilen bağlantı listesi, anlaşılan o ki, Zarrab için diplomatik çözüm arayan New York’un eski belediye başkanı Rudolph Giuliani’nin, Erdoğan ve Trump yönetimlerinden isimlerin bulunduğu kişilerle yaptığı müzakereleri de kapsıyor.”

https://twitter.com/BenWeiserNYT/status/953992609369939971

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW), 2018 Dünya Raporu’nu yayımladı. Raporda, Türkiye’de 16 Nisan’daki anayasa değişikliği referandumu sonrası medya, muhalefet ve insan hakları savunucuları üzerindeki kısıtlamaların arttığı belirtildi.

Raporda, “Türkiye 2017’de Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini suistimal etmesine karşı yeterli denge ve kontrol mekanizmalarını içermeyen bir başkanlık sistemini uygulamaya soktu” ifadesi yer aldı.

“On yıllardır yapılmış en önemli değişiklik” olarak tanımlanan başkanlık sistemi, “insan hakları ve hukukun üstünlüğü açısından bir gerileme” şeklinde yorumlandı.

Raporda ayrıca referandumun, “15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hâl (OHAL) sürerken, medyanın ağır bir şekilde sansüre uğradığı, çok sayıda gazetecinin ve Kürt yanlısı muhalefet milletvekilinin hapiste tutulduğu koşullar altında gerçekleştiğine” dikkat çekildi.

Raporda, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Başkanı Taner Kılıç’ın “terör örgütü üyesi” olduğu yönünde “uyduruk bir suç isnadıyla” tutuklu olarak hapiste olduğu belirtildi.

Tutuklu bulunan iş insanı ve sivil toplum önderi Osman Kavala’nın hakkında darbe girişimine katıldığı yönündeki “düzmece iddialara ilişkin” bir soruşturma yürütüldüğü de kaydedildi.

‘Türkiye hükümeti mahkemeler üzerinde çok büyük bir baskı uyguladı’

Raporda şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye hükümeti mahkemeler ve savcılıklar üzerinde çok büyük bir baskı uyguladı.”

“Terörle mücadele yasalarının yaygın bir şekilde istismar edilmesi, 2016 darbe girişiminden sorumlu olanların yargılanması yönündeki meşru çabaları baltaladı. 2017’de gazetecilere siyasi saiklerle, terörle mücadele ile ilişkili suçlar isnat edilerek açılmış çok sayıda dava başladı, hükümet ayrıca insan hakları savunucularını da hedef aldı.”

“Çıkan KHK’lardan çoğu insan haklarının korunmasına yönelik mekanizmaları zayıflatan ve Türkiye’nin uluslararası insan hakları hukuku altındaki yükümlülükleriyle çelişen önlemler içeriyor.”

“Hükümet, Olağanüstü Hal’de kamu görevinden çıkartılan 100 bini aşkın devlet memuru ve kapatılan medya mecraları, dernek ve vakıflar ve diğer kurumlar için bir tazmin ve telafi mekanizması sunmadı.”

“Halkların Demokrasi Partisi’nin (HDP) aralarında partinin eş başkanı Selahattin Demirtaş’ın da bulunduğu üyeleri terörle mücadele kapsamındaki suçlamalarla, bir yılı aşkın bir süredir hapiste tutuluyorlar.”

“Hükümet güneydoğudaki belediyelerin neredeyse tamamına el koyarak, bölgedeki insanları seçilmiş temsilcilerinden mahrum bıraktı.”

“Yetkililer sık sık kitlesel toplantıları keyfi bir şekilde yasaklıyor ve barışçı gösterileri şiddet yöntemleriyle dağıtıyorlar.”

“Türkiye’de OHAL altında 500’den fazla avukat tutuklanarak hapse atıldı, 1000’nin üzerinde avukat hakkında da dava açıldı. Haklarında dava açılan avukatların çoğunun FETÖ ile bağlantılı olduğu iddia ediliyor.”

“2017 yılında, özellikle de terörle mücadele yasası kapsamında gözetim altında tutulan kişiler tarafından, polis gözetimi altında işkence ve kötü muamele yapıldığına ilişkin yaygın bildirimlerde bulunuldu.”

“Yarım milyona yakın Suriyeli mülteci çocuk okullara kayıt yaptırmış durumda ama en az 380 bin çocuk okula gitmiyor. Emek sömürüsüne dayalı çalışma koşulları ve fakirlik, tam korumaya erişimin olmaması durumunu daha da ağırlaştırıyor.”

‘Medya ve sivil topluma yönelik baskılar derinleşiyor’

İnsan Hakları İzleme Örgütü Avrupa ve Orta Asya Direktörü Hugh Williamson, “Türkiye’de nereye baksanız insan haklarını ve hukukun üstünlüğünü koruyan denge ve kontrol mekanizmalarının aşındığını görüyorsunuz” dedi.

Hugh Williamson, “Cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş, hâlâ sürmekte olan olağanüstü hâl ve muhalif milletvekillerine yöneltilen suçlamaların tamamı parlamentoyu zayıflattı, hükümetin yargı üzerindeki kontrolu daha da sıkı ve medya ve sivil topluma yönelik baskılar derinleşiyor” diye konuştu.

‘Otoriter liderler nedeniyle hoşgörü saldırı altında’

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un seçim zaferini dünyanın popülizme nasıl direnebileceğine ilişkin bir örnek olarak gösterdi.

İcra Direktörü Kenneth Roth, otoriter liderler nedeniyle kapsayıcılık, hoşgörü ve saygının dünya çapında saldırı altında olduğunu kaydetti.

Roth, demogogların terör saldırısı tehditlerini kullanarak yabancı düşmanlığını körüklediklerini de belirtti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, bu yıl 28. defa yayınladığı 643 sayfalık Dünya Raporu’nda 90’dan fazla ülkedeki insan hakları uygulamalarını gözden geçiriyor.

Twitter | Facebook | Pinterest | Akademi Portal Arşiv

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *