Meme kanseri erken teşhisle hayat kurtarıyor

Erken teşhisle tamamına yakını tedavi edilebilen meme kanserinde kadının, her ay kendine meme muayenesi yapması yaşamsal önem taşıyor.

Dünyada her 8 kadından biri, hayatının bir döneminde meme kanserine yakalanma riski ile karşı karşıya kalıyor. Meme kanseri teşhisi konulan kadınların %70’inin 50 yaşın üzerinde olduğunu belirten Genel Cerrah Op. Dr. Mustafa Gök, “Dünyada 50 yaşın üzerindeki kadınlarda meme kanserine rastlanılma olasılığı, yaşı 50’nin altında olan kadınlara göre 4 kat daha fazla. Bu nedenle 50 yaş üstü kadınların olağan kontrollerini yapmaları öneriliyor” dedi.

Meme kanseri erken teşhisle hayat kurtarıyor

KENDİ KENDİNE MUAYENE NE ZAMAN YAPILMALI?

Op. Dr. Gök, kendi kendine meme muayenesinin ideal olarak adet döngüsünün 5. ve 7. günleri arasında ayda bir kez yapılması gerektiğini ifade ederek, “Adet döneminde, kanda östrojen ve progesteron hormonlarının etkinlikleri nispeten azalmaktadır. Bu dönemde meme dokusunu incelemek kolaylaşır. Kendi kendine meme muayenesinin üç ayrı aşaması bulunmaktadır. Gözle değerlendirme, yatar pozisyonda elle değerlendirme ve ayakta elle değerlendirme. Her bir aşama meme dokusu hakkında çok değerli bilgiler verir ve mutlaka uygulanmalıdır” diye konuştu.

Meme kanseri, kadınlarda en sıklıkla görülen bir kanser türü olup, 2010 yılı verilerine göre tüm dünyada yaklaşık 1 milyon 500 bin kadının meme kanseri ile mücadele ettiği belirtilmektedir. Bayanlar arasında sıklıkla görülen meme kanserine karşı farkındalığı yaratmak ve bilinçlendirmek amacıyla her yıl ekim ayında çeşitli organizasyonlarla hastalık konusunda bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları yapılmaktadır. Bu nedenle, Ekim ayı tüm dünyada ve ülkemizde “Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı” olarak değerlendirilmesi kapsamında, bayanlar konu hakkında detaylı bir şekilde bilgilendirilerek erken tanı konusunda bilinçlendirilmektedir.

Meme kanseri 30 yaş öncesinde oldukça nadir olup, bu yaşı takip eden yıllarda görülüş sıklığı açısından tırmanış göstermektedir. Meme kanserinin görülme sıklığı, menapoz döneminde hafif bir azalmayı takiben menapoz sonrası yıllarda yavaş eğilimle sürekli devam eden bir artış göstermektedir. Meme kanseri, kadınlarda sıklıkla görülmekte iken, erkeklerde de sağlık sorunu yaratan, oldukça ender olarak görülen önemli bir kanser türüdür.

Günümüzde birçok kanser türlerinden korunabilmek mümkün olup, birçok kanser türleri de erken tanı ile tedavi edilebilir hastalıklar arasına girmiştir.

, Erken tanı konulduğu takdirde tedavideki başarı ve sağlıklı yaşam şansı yüksek olan bir kanser türü olarak “meme kanseri”, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bayanlar arasında en sıklıkla görülen bir kanser türüdür. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, meme kanseri görülme sıklığının 1950’li yıllarda her 20 kadından birinde, 1970’li yıllarda her 13 kadından birinde, 1980’li yıllarda her 11 kadından birinde ve 1990’lı yıllardan itibaren ise her 8 kadından birinde görüldüğü belirtilmektedir. Yıllara göre meme kanserinin görülüş sıklığındaki bu artışın yanı sıra, günümüzde gelişen teknolojik imkanlarla hastalığın tanı ve tedavisindeki yeni gelişmelerin ve özellikle de erken tanı hizmetlerinin sunduğu imkanlar neticesinde hastalık çok erken dönemlerde tespit edilebilmektedir. Uygun tedavi yaklaşımları neticesinde hastalıksız, sağlıklı yaşam şansı kişiye yeniden kazandırılabilmektedir. Ancak, bütün gelişmelere rağmen kadınlar tarafından hastalığın çok iyi tanınmadığı yerlerde hastalık halen en çok korkulan kanser türlerinin başında gelmektedir.

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın