Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından, Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesine ilişkin tebliğlerde yapılan değişiklikler, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ’de yapılan değişiklikler kapsamında, “dönüşüm kuru” ve “vade sonu kuru” kavramları yeniden tanımlandı.

Dönüşüm kurunun karşılığı, “döviz tevdiat hesapları ve döviz cinsinden katılım fonu hesaplarında bulunan dövizin Türk Lirası’na çevrildiği gün Merkez Bankasınca belirlenecek usul ve esaslara göre ilan edilen döviz alış kuru” şeklinde değiştirildi.

Vade sonu kuru da “Türk Lirası mevduat veya katılma hesabının vadesinde Merkez Bankasınca belirlenecek usul ve esaslara göre ilan edilen döviz alış kuru” olarak tanımlandı.

Döviz alış kuru ve vade sonu kuru tanımlarındaki “saat 11.00’de Merkez Bankası tarafından ilan edilen” ifadeleri çıkarıldı.

Bu ifadenin yerine, “Merkez Bankasınca belirlenecek usul ve esaslara göre ilan edilen” cümlesi eklendi.

Yeni uygulama nasıl olacak?

Merkez Bankası buna göre uygulama şeklini belirledi. Yeni uygulamada, Merkez Bankası tarafından saat 10.00 ile 15.00 arasında her saat başı ilan edilen kur dikkate alınacak ve TL dönüşüm hangi saatte olduysa ona yakın en son saatteki kur baz alınacak.

Vade sonu kuru yine hesabı vadesinin dolduğu gün saat 11.00’de açıklanan kur olacak.

Kur korumalı mevduata geçiş: Yeni uygulama nasıl olacak?

Getiri farkı nasıl hesaplanacak?

Tebliğin döviz tevdiat hesapları ve katılım fonlarının, vadeli Türk Lirası mevduat veya katılma hesaplarına dönüşümüne ilişkin bölümünde de düzenleme yapıldı.

Katılma hesabına sağlanacak getirinin Merkez Bankasının katılım bankaları ile açık piyasa işlemleri kapsamında yaptığı bir hafta vadeli geri satım vaadi ile alım işlemlerinde oluşan maliyetten düşük olması halinde aradaki farkı, katılım bankası karşılayabilecek. Merkez Bankası, karşılanmayan kısım için ödeme yapmayacak.

Daha önce söz konusu fark, katılım bankalarının Merkez Bankası ile açık piyasa işlemleri kapsamında yaptıkları bir hafta vadeli repo işlemlerinde oluşan maliyete göre hesaplanıyordu.

Tebliğde, “Vade sonunda Türk lirası mevduat veya katılma hesabı sahibine anapara ile faiz veya kar payı banka tarafından ödenir” maddesi de “vade sonunda Türk lirası mevduat hesabı sahibine anapara ile faiz, katılma hesabı sahibine ise vade sonundaki katılma hesabı bakiyesi banka tarafından ödenir” şeklinde değiştirildi.

Altın hesaplarından TL mevduata geçiş tebliğinde düzenleme

Öte yandan, TCMB’nin Altın Hesaplarından Türk Lirası Mevduat ve Katılma Hesaplarına Dönüşümün Desteklenmesi Hakkında Tebliğ’de yaptığı değişiklikler de Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Değişiklik kapsamında tebliğin tanımlar bölümünde “dönüşüm fiyatı” ile “vade sonu fiyatı” kavramlarının tanımından, “saat 11.00’de Merkez Bankası tarafından ilan edilen” ifadeleri çıkarıldı.

Yeni tebliğde dönüşüm fiyatı, “altın hesaplarında bulunan altının Türk Lirası’na çevrildiği gün Merkez Bankasınca belirlenecek usul ve esaslara göre ilan edilen gram altının Türk lirası karşılığı alış fiyatı”, vade sonu fiyatı da “Türk Lirası mevduat veya katılma hesabının vadesinde Merkez Bankasınca belirlenecek usul ve esaslara göre ilan edilen gram altının Türk lirası karşılığı alış fiyatı” şeklinde tanımlandı.


Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat nedir, yeni sistem nasıl işleyecek?

Kur korumalı mevduata geçiş: Yeni uygulama nasıl olacak?

Hazine ve Maliye Bakanlığı, dövize endeksli Türk Lirası mevduatları ile ilgili yeni düzenlemenin ayrıntılarını açıkladı.

Açıklama 21 Aralık’ta bakanlığın Twitter hesabından yapıldı.

Yapılan açıklamaya göre, birikimlerini TL mevduatı olarak değerlendirenlerin kur oynaklığı karşısında mağdur olmaması için “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat” ürünü devreye alındı.

Ürün, gerçek kişilerce TL vadeli hesaplar üzerinde işleyecek faiz ile hesap açılış ve vade tarihlerindeki kur değişim oranını kıyaslayıp, yüksek olan oran üzerinden hesabı nemalandıracak.

Yeni mevduat ürününe stopaj uygulanmayacak.

Vade sonunda kur değişiminin faiz oranı üzerinde kalması halinde oluşabilecek fark müşteri hesabına Türk Lirası olarak yansıtılacak.

Hesaplar 3, 6, 9 ve 12 ay vadeler ile açılabilecek.

Minimum faiz oranı Merkez Bankası Politika Faiz Oranı olarak uygulanacak.

Sisteme isteyen her banka katılabilecek.

Vadeden önce hesaptan para çekilmesi durumunda hesap vadesiz hesaba dönüşecek, faiz hakkı ortadan kalkacak. Hesabın açıldığı tarihteki TCMB kuru ile de güncellenecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı: Uygulamada alt/üst limit olmayacak

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 24 Aralık’ta döviz kuru korumalı TL vadeli mevduatlara ve katılma hesaplarına ilişkin uygulama esasları hakkında bir açıklama daha yayımladı.

Açıklamaya göre yeni uygulamadan Türkiye’de yerleşik gerçek kişiler (Yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek kişiler) faydalanabilecek.

Uygulamadan birden fazla kez yararlanılması mümkün olacak ve alt/üst limit olmayacak.

Bankaların, “Kur Korumalı TL Vadeli Mevduat Hesabı”na uygulayacağı asgari faiz oranı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca belirlenen bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının altında olmayacaktır.

Bankalarca uygulanacak azami faiz oranı ise asgari faiz oranının en fazla 300 baz puan üstünde belirlenebilecek.

Azami faiz oranı Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca güncellenebilecek ve güncelleme tarihi ile sonrasında açılacak hesaplar için geçerli olacak.

Vade sonunda kur farkı desteğinin tamamı hesap sahibine aynı gün ödenecek.

Kur korumalı mevduata geçiş için ‘özel dönüşüm kuru’ kaldırıldı

Merkez Bankası daha sonra Türk Lirası mevduat ve katılma hesaplarına dönüşümün desteklenmesine ilişkin tebliğlerde değişiklikler yaptı.

Tebliğleri, Resmi Gazete’nin 31 Aralık 2021 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Döviz alış kuru ve vade sonu kuru tanımlarındaki “saat 11.00’de Merkez Bankası tarafından ilan edilen” ifadeleri çıkarıldı. Bunun yerine “Merkez Bankasınca belirlenecek usul ve esaslara göre ilan edilen” cümlesi eklendi

‘Açıklığa kavuşturulması gereken noktalar var’

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın detaylarını paylaştığı yeni sistemle ilgili, ekonomistler açıklığa kavuşması gereken noktalar olduğu görüşündeler.

BBC Türkçe’ye konuşan Uluslararası Politik Ekonomi Enstitüsü Berlin (IPE)’de Ekonomist Doç. Dr. Ümit Akçay, Maliye Bakanlığı’nın bir çeşit kur garantisi vererek dövize olan iç talebi azaltmayı hedeflediğini belirtti.

Kararın hükümet için ekonomik ve politik manevra alanını genişlettiğini söyleyen Doç. Dr. Akçay, açıklığa kavuşturulması gereken noktalar olduğunu belirtti.

Bu noktalardan ilki kararın hukuki dayanağı. Mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde Hazine’nin TL mevduatların kur karşısında değer kaybını önleyecek ödemeleri doğrudan bankalara yapması mümkün değil.

Sistemin hukuki altyapısının altını çizen bir başka kişi Dünya Bankası Hazinesi Borç ve Risk Yönetimi Başkanı, Coşkun Cangöz, Twitter’da yaptığı açıklamada, ”Ödemenin yapılması için ödenek gerekiyor. Bütçeye ödenek koyabilmek için de yasal düzenleme lazım. Her ikisi de yok. Aceleyle alınmış bir karara benziyor” dedi.

Benzer bir yorum yapan Ekonomi yazarı Uğur Gürses, açıklamasında ”Farkı kimin ödeyeceği yazılmamış; çünkü bu hali ile kanunsuz. Yani bütçe çerçevesinde Meclis’ten onayı alınmış değil” ifadelerini kullandı.

Bununla birlikte düşük TL kurundan avantaj sağlayacağı belirtilen ihracatçıların bu sistemden nasıl etkileneceği de bir başka soru.

Doç. Dr. Akçay, şu anda gerçek kişileri kapsama alan sistemin ihracatçılar için de benzer bir sistem getirebileceğini belirtiyor.

Yüksek enflasyon riski

Döviz talebi ve piyasada TL’nin fiyatını belirleyememe sorunlarını aşmaya yönelik bu sistemle ilgili en büyük sorun ise yüksek enflasyon riski.

Bilkent Üniversitesi’nde Ekonomi Profesörü Refet Gürkaynak, “Adına faiz artırımı demeden destansı bir artış gerçekleşti” dedi. Bloomberg’e konuşan Gürkaynak “Döviz kurunda keskin bir artış olduğunda bütçeye büyük bir yük binecek. Bu tür bir yük genellikle paraya çevrilir, bu da daha yüksek döviz ve enflasyon oranları anlamına gelir” diye konuştu.

İktidarın büyük risk aldığını söyleyen Doç. Dr. Akçay, ”İnsanlar bu garantilere güvenip TL’ye geçmezlerse, TL değersizleşmeye devam ederse, farkın Hazine tarafından karşılanması, kamu harcamalarını büyük ölçüde arttırır. Piyasaya sürekli para girmesi durumunun enflasyonla sonuçlanması kuvvetle muhtemel.”

Kur korumalı mevduata geçiş: Yeni uygulama nasıl olacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 20 Aralık’taki kabine toplantısı sonrası döviz kurlarındaki artış nedeniyle yeni finansal araçların devreye alınacağını açıklamıştı.

Erdoğan, mevduat sahiplerine kur farkı ödeneceğini belirterek yeni sistemi şöyle anlatmıştı:

“Bundan sonra hiçbir vatandaşımızın ‘Kur daha yüksek olacak’ diye mevduatını Türk Lirası’ndan dövize geçirmesine ihtiyaç kalmayacak. Kur getirisi mevduat kazancının üstünde ise aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek.”

Erdoğan’ın açıklamaları sonrası 18,36’ya kadar çıkan Dolar/TL kuru 11,09’a gerilemişti.

Erdoğan’ın açıklamasına tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise ”Garibanın sırtından faizi teşvik ettiler. Hem de dolar garantili olarak… Nas bunun neresinde? Garibanın parası ile bankada doları olanı finanse ediyorsun. O garibanlardan bazıları bu gelişmeleri kutluyor, seviniyorlar. Bu Türkiye’nin bir trajedisidir” demişti.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ise “Hükümetin faizi dolaylı olarak artırdı” demişti:

“Tedbirlere baktığımızda pekâlâ da bir ‘U dönüşü’ yaptıklarını görebiliyorsunuz. Türk lirası mevduatındaki faize bakmadan dövizdeki artışı mevduat sahiplerine verecekler. Yani aslında faizi dolaylı olarak artırmış oldular. Bu, Türk lirasını ve ekonomiyi bütünüyle dolara veya dövize bağlamaktır. Bunun adı, tam da mandacılıktır.”

 

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın