Türkiye’de can kaybı 37’ye yükseldi, marketlere ve ulaşıma yeni kısıtlamalar getirildi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün gece yaptığı son açıklamaya göre Türkiye’de koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 37’ye yükseldi, tespit edilen vaka sayısı ise 1529. İçişleri Bakanlığı da koronavirüs salgınına karşı sosyal mesafenin sağlanmasına yönelik ek bir genelge yayımladı ve market alışverişinden, şehirlerarası ulaşıma kadar yeni sınırlamalar getirdi.

İçişleri Bakanlığı’ndan sosyal mesafe genelgesi: Marketler 09:00-21:00 arasında açık olacak

İçişleri Bakanlığı, koronavirüs salgınına karşı sosyal mesafenin sağlanmasına yönelik olarak dün gece ek bir genelge yayımladı ve market alışverişinden, şehirlerarası ulaşıma kadar yeni sınırlamalar getirdi.

81 ilin valiliklerine gönderilen genelgede şu önlemler yer alıyor:

İl ve ilçelerdeki küçük, büyük tüm marketler en fazla 09:00-21:00 saatleri arasında hizmet verebilecek.

Tüm marketler, hizmet alanı büyüklüğüne göre içeride bulunabilecek maksimum müşteri sayısını market girişlerine asarak ilan edecek. Market içinde belirlenen sayıda müşteri var ise içerden müşteri çıkmadan başka müşteri içeriye alınmayacak. Örneğin marketin müşterilerin hizmetine sunulan alanı 100 metrekare ise aynı anda içeride en fazla 10 müşteri olması gerekecek.

Marketler aynı zamanda içeriye girmek için bekleyen müşterilerin en az bir metre mesafe ile beklemeleri gerektiğini sürekli hatırlatacak.

İl ve ilçelerdeki tüm şehir içi ve şehirlerarası çalışan toplu taşıma araçları (şehirlerarası yolcu otobüsleri dahil); araç ruhsatında belirtilen yolcu taşıma kapasitesinin %50’si oranında yolcu kabul edecek
Araç içindeki yolcuların oturma şekli yolcuların birbirleriyle temasını engelleyecek şekilde olacak.

Türkiye’de koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 37’ye yükseldi

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın dün gece yaptığı son açıklamaya göre Türkiye’de koronavirüs ölümlerinin sayısı 37’ye çıktı. .

Son pozitif vakalarla birlikte ise toplam sayı 1529’a ulaştı.


Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Nisan, Mayıs ve Haziran’da muhtasar ve KDV beyannamelerine ilişkin ödemeleri 6’şar ay öteliyoruz. Bu aylarda verilmesi gereken muhtasar ve KDV beyannameleri de verilmeyecek, bu beyannameleri 27 Temmuz’a erteliyoruz. Diğer taraftan içişleri bakanlığı genelgesi sonrası, 65 yaşın üzerinde olması ya da kronik rahatsızlığı bulunması nedeniyle sokağa çıkamayacak olan vergi mükellefi vatandaşlarımızın beyanname ve ödemeleri yasağın sonuna kadar ertelenmiştir.” dedi.

“Koronavirüs salgınının neden olduğu ekonomik tahribata karşı devreye aldığımız ekonomik istikrar kalkanı tedbirleri kapsamında vergi süreçleri bakımından mücbir sebep hükümlerinden faydalanacak mükellefler için bir genel tebliğ hazırladık.

Tebliğ ile mücbir sebep hali kapsamındaki sektörleri ve altında yer alan iş kollarını belirledik. Sektörlerin dışında, ticari, zirai kazanç sahibi veya serbest meslek erbabı olan tüm gelir vergisi mükellefi vatandaşlarımızı da (1,9 milyon kişi) mücbir sebep hali kapsamına aldık.” ifadelerine yer verdi.


 

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, “Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarına (SYDV) her ay düzenli olarak aktardığımız kaynak tutarını 135 milyon liradan 180 milyon liraya çıkardık” dedi.

Yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) yayılımının engellenmesi için huzurevlerinden engelli bakım ve rehabilitasyon kuruluşlarına, kadın konukevlerinden çocuk evlerine kadar tüm kuruluşlarda sıkı önlemleri hayata geçiren Bakanlık, ihtiyaç sahibi vatandaşları salgının ekonomik etkilerine karşı korumak için de yeni kararları uygulamaya alıyor.

Bu kapsamda, toplumun dezavantajlı kesimlerine yönelik sosyal hizmet çalışmalarını yürüten Türkiye genelindeki 1003 SYDV’ye Bakanlıkça aktarılan “periyodik pay” da önemli bir artışa gidildi.

Söz konusu maddi kaynağın artırılmasıyla, ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılan sosyal yardımlardan daha çok kişinin yararlanabilmesi hedefleniyor.

“YARARLANICILARIN OLASI MAĞDURİYETLERİNİ ENGELLEMEYİ AMAÇLIYORUZ”

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, konuyla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Sosyal yardımların dezavantajlı kesimlere ulaştırılmasında il ve ilçelerimizde bulunan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımız çok önemli bir görev icra ediyor. Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle, SYDV’lere her ay düzenli olarak aktardığımız kaynak tutarını 135 milyon liradan 180 milyon liraya çıkardık.” bilgisini verdi.

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’ndan SYDV’lere “periyodik pay” kapsamında her ay düzenli olarak kaynak aktarımı yapıldığını dile getiren Selçuk, şunları kaydetti:

“Yapılan güncelleme ile birlikte SYDV’lerin periyodik payı artırıldı. Periyodik paylar hesaplanırken aralarında güncel nüfus, kişi başı gayri safi yurtiçi hasıla, aktif hane dosyası gibi 8 gösterge kullanılıyor ve böylelikle söz konusu payların dağıtımında objektif bir yöntem izleniyor.

Kaynak aktarımında yaptığımız yeni düzenleme ile SYDV’lerin hizmetlerinde çıkması muhtemel aksaklıkların önüne geçerek toplumun en dezavantajlı kesiminde yer alan sosyal yardım yararlanıcılarının olası mağduriyetlerini engellemeyi amaçlıyoruz.”

Bakan Selçuk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Ekonomik İstikrar Kalkanı Paketi kapsamında düzenli sosyal yardımlardan faydalanan 2 milyon haneye 1000’er lira nakdi destek sağlanacağını da bildirmişti.

Destekten 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ile 2022 sayılı Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamındaki kriterleri karşılayan, halihazırda düzenli sosyal yardım alan ihtiyaç sahibi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları yararlanacak. Destekten yararlanmak için herhangi bir başvuru yapılmasına gerek olmayacak, ödemeler ay sonunda başlatılacak.


 

İnfaz paketi: Uyuşturucu ve cinsel istismar suçlarına indirim, terör ve örgütlü suçlar kapsam dışı

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), koronavirüs salgını nedeniyle öncelikli gündemine aldığı yeni infaz düzenlemesine ilişkin taslak teklifi muhalefet partileri CHP ve İYİ Parti’ye iletti.

AKP’nin ittifak ortağı MHP ile yaptığı çalışma sonucu hazırlanan taslak teklife göre, kasten adam öldürme, terör ve örgütlü suçlar hariç olmak üzere cezaevinde geçirilecek süre verilen cezanın yarı oranına indirilirken, AKP’nin ilk teklifinde yer almayan uyuşturucu ve cinsel istismar suçları da indirim kapsamına alındı.

AKP’nin sunduğu teklif taslağında, denetimli serbestlik süresi de bir kereye özgü olmak üzere bir yıldan üç yıla çıkarılıyor. Düzenleme ile yaklaşık 60 bin uyuşturucu suçu hükümlüsünün de aralarında bulunduğu 100 bin dolayındaki kişinin tahliyesi bekleniyor.

BBC Türkçe’nin edindiği bilgiye göre AKP’nin genel çerçevesini muhalefet partilerine sunduğu teklif taslağında yer alan bazı önemli düzenlemeler şöyle:

Uyuşturucu ve cinsel suçlar indirim kapsamında

Cezaevinde kalma süreleri üçte ikiden 1/2’ye (yüzde 67’den yüzde 50’ye) düşürülüyor. Buna göre örneğin 10 yıl ceza alan kişi cezasının 5 yılını çektikten sonra koşullu salıverme hükümlerinden yararlanabilecek.

Mükerrer suçlar, cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti suçları bakımından 3/4’lük koşullu salıverilme oranı ise 2/3’e düşürülüyor. Yani bu suçlardan hüküm giyenler cezasının yüzde 75’i yerine, yüzde 67’sini çekmeleri halinde koşullu salıverilebilecek. Kasten adam öldürmede 2/3, terör ve örgütlü suçlarda 3/4 oranında uygulanan cezaevinde infaz süresinde ise değişiklik yapılmıyor.

Her hükümlü cezaevine girecek

Tüm hapis cezaları için bir yıllık sabit denetimli serbestlik süresinin uygulanması, toplumda cezasızlık algısına yol açtığı gerekçesiyle değiştiriliyor. Buna göre denetimli serbestliğin herkese bir yıl maktu olarak uygulanması yerine koşullu salıverilmeye esas alınan sürenin yarısında cezaevine girmesi, bu sürenin beşte birinin denetimli serbestlikle geçirilmesi öngörülüyor.

Böylece her hükümlü en az yüzde 40 oranındaki cezasını çekmek için cezaevine girecek. Buna göre örneğin, bir ay hapis cezası alan kişinin cezası önce koşullu salıverilme hükmü gereği 15 güne düşecek, bu sürenin beşte biri olan süre düşüldüğünde (3 gün), bu kişi 12 gün hapis cezası yatacak. Mevcut sistemde bir ay hapis cezası alanlar, bir yıllık denetimli serbestlik hükmünden yararlandığı için cezaevine girmiyordu.

Denetimli serbestlik geçici olarak üç yıl uygulanacak

Halen bir yıl uygulanan denetimli serbestlik süresi, geçici süreyle üç yıla çıkarılıyor. Muhalefete sunulan teklifte, “belli bir tarihten önce işlenen suçlar” diye ifade edilen geçici sürenin, yasanın yürürlüğe girdiği tarihten önceki suçlar olması bekleniyor. Geçici denetimli serbestlik hükümlerinden, terör, kasten adam öldürme ve özel hayatın gizliliğine ilişkin suçlar kapsam dışı bırakılıyor.

0-6 yaş grubu çocuğu bulunan kadınlar ile 70 yaşını bitirmiş hükümlüler yönünden denetimli serbestlik hükmü, bir kereye özgü olmak üzere dört yıl olarak uygulanacak. Bir kereye özgü olmak üzere çocuk hükümlülerin 18 yaşını dolduruncaya kadar cezaevinde geçirdikleri bir gün, üç gün olarak kabul edilerek indirim uygulanacak.

Kadın, çocuk, hasta hükümlülerin evde infazı

Kadın, çocuk, yaşlı, hasta hükümlüler için konutta infaz usulünün uygulanacağı hapis cezalarının sınırı artırılıyor. Bu kapsamda konutta infazın sınırı kadın, çocuk ve 65 yaşını bitirmiş erkeklerde altı aydan, bir yıla, 70 yaşını bitirmiş kişilerde bir yıldan iki yıla, 75 yaşını bitirmiş kişilerde, üç yıldan dört yıla çıkarılıyor.

Beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkum olan veya adli para cezası infaz sürecinde hapis cezasına çevrilen hükümlülerden maruz kaldığı ağır bir hastalık veya engellilik nedeniyle ceza infaz kurum koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceği adli tıp kurumu raporuyla tespit edilenler de cezasını konutunda çekecek. Yeni doğum yapan üç yıl veya daha az süreli hapis cezası alan kadınlar için de evde infaz hükmü uygulanabilecek.

Hapis cezalarının hafta sonu ve geceleyin infaz kurumunda kalmak suretiyle infaz edilebilmesine ilişkin altı aylık sınır, kasıtlı suçlar bakımından bir yıl altı aya, ölüme neden olma hariç, taksirli suçlar bakımından ise üç yıla çıkarılıyor.

Ceza erteleme, izin ve salgın hastalık düzenlemeleri

Yeni doğum yapan kadınların cezası altı ay yerine, bir yıl altı ay ertelenebilecek.

Çocuk hükümlülere verilebilecek ödül olanakları ile hükümlülerin hediye kabul etme hakkı genişletiliyor. Hükümlünün bakıma muhtaç çocuklarının barındırılmasına ilişkin hükümler tutuklular yönünden de uygulanabilecek. Açık cezaevinde olanlara verilen üç günlük mazeret izni, yedi güne çıkarılıyor.

Salgın hastalık halinde kuruma ait telefon ve faks cihazlarından derhal yararlandırılması olanağı sağlanıyor.

Yaralama suçuna “canavarca his” artırımı, kaçakçılığa indirim

“Yaralama” suçlarının “canavarca his saiki” ile işlenmesi halinde (örneğin yüze kezzap atmak gibi) cezanın üst sınırı 13 yıl altı aydan, 18 yıla çıkarılıyor.

Ayrıca kaçakçılık suçlarında malın değerinin hafif veya pek hafif olması halinde cezadan oransal bir indirim yapılması öngörülüyor. Ayrıca kovuşturma evresi için de etkin pişmanlık getirilerek, kaçakçılık konusu malın değeri iki katı parayı devlet hazinesine ödediği taktirde cezada belli bir oranda indirim yapılması sağlanıyor.


  

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here