Kısa çalışma ödeneği uygulaması, Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete’de yayımlanması ile 2 ay daha uzatıldı.

Yeni Koronavirüs Nedeniyle Dışsal Etkilerden Kaynaklanan Dönemsel Durumlar Kapsamındaki Zorlayıcı Sebep Gerekçesiyle Kısa Çalışma Uygulanan İşyerleri İçin Kısa Çalışma Ödeneğinin Süresinin Uzatılması Hakkındaki Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

 

Uygulamada daha önce uzatılan süre 31 Ağustos’ta sona eriyordu.

Kararla Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında 26 Mart 2020’de başlatılan kısa çalışma ödeneği uygulaması, mevcut faydalananlar için iki ay daha uzatıldı.

Böylece, başladıkları tarih esas alınarak işverenlerin büyük bir bölümü kısa çalışma ödeneğinden 31 Ekim’e kadar yararlanmaya devam edecek.

Mart ayında pandeminin ekonomi üzerindeki etkilerinin gözlemlenmeye başlanması ile kısa çalışma ödeneği uygulaması devreye sokulmuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan koronavirüs ile mücadele kapsamında alınacak ekonomik tedbirler kapsamında, faaliyetine ara veren işyerlerindeki işçilere geçici bir gelir desteği sağlayacak ‘kısa çalışma ödeneğinin’ devreye sokulacağını açıklamıştı.

Kısa çalışma ödeneği nedir?

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) kısa çalışma ödeneğini şu şekilde tanımlıyor:

Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın işyerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde, işyerinde üç ayı aşmamak üzere sigortalılara çalışamadıkları dönem için gelir desteği sağlayan bir uygulama.

Kısa çalışma ödeneği nasıl hesaplanıyor?

Kısa çalışma ödeneği tutarı; sigortalının son 12 aylık prime esas kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama brüt kazancının yüzde 60’ı olarak belirleniyor. Bu şekilde hesaplanan kısa çalışma ödeneği tutarı, aylık asgari ücretin brüt tutarının yüzde 150’sini geçemiyor.

Bu kapsamda, işçilerin çalışmadıkları günler için ödeme yapılıyor, tamamen faaliyetin durdurulması halinde yapılan ödemeler her halükarda üst sınır olan 4380,99 TL’yi aşamıyor.

Son 12 ay asgari ücret alanlar için kısa çalışma ödeneği brüt kazancın yüzde 60’ı. Yani günde 53, ayda 1593 lira. Binde 7,59 damga vergisi kesintisi sonrası asgari ücretlinin hesabına yatan net kısa çalışma ödeneği günde 52,60, ayda 1580 lira oluyor.

Kısa çalışma kapsamında hangi hizmetler sağlanıyor?

— İşçilere kısa çalışma ödeneği ödenmesi

— Genel Sağlık Sigortası primleri ödenmesi

Bir işyerinde kısa çalışma uygulanması için ne yapılması gerekiyor?

İşverenin; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu yönünde İŞKUR’a başvuruda bulunması ve iş müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu işyerinin bu durumlardan etkilendiğinin tespit edilmesi gerekiyor.

İşçi kısa çalışma ödeneğinden nasıl yararlanıyor?

— İşverenin kısa çalışma talebinin iş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu uygun bulunması

— Kısa çalışmaya tabi tutulan işçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte çalışma sürelerini ve prim ödeme şartlarını sağlamış olması (Covid-19 etkisiyle yapılan kısa çalışma başvurularında, son 60 gün hizmet akdine tabi olmak kaydıyla son 3 yıl içinde 450 gün prim ödemiş olması)

— İş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması halinde;

— Prim ödeme şartını sağlamadığı için kısa çalışma ödeneğine hak kazanamayanların daha önce çeşitli nedenlerle kesilmiş (yeni işe başlama vs.) son işsizlik ödeneği hak sahipliğinden varsa kalan süre kısa çalışma süresini geçmemek üzere kısa çalışma ödeneği olarak ödeniyor.

Şimdiye kadar kaç kişi yararlandı?

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un açıklamasına göre bu dönemde kısa çalışma ödeneği kapsamında 3 milyon 575 bin 9 çalışan için toplam 16 milyar 578 milyon 955 bin 700 lira ödeme yapıldı.

Ücretsiz izne ayrılanlar ve iş akdi feshedilenler için sağlanan nakdi ücret desteğinden de 1 milyon 901 bin 212 çalışan yararlandı.

Toplam ödeme miktarı 3 milyar 611 milyon 536 bin 114 liraya ulaştı.

Ayrıca 775 bin 252 kişi, bu dönemde toplam 3 milyar 128 milyon 712 bin 413 lira işsizlik ödeneği aldı.

Sorular ve cevapları

Kısa çalışma ödeneği ne ifade ediyor?

Akademisyen Yıldız’a göre, bir işyerinde koronavirüs sebebiyle işin aksaması iş hukuku açısından ‘zorlayıcı sebep’ sayılacak.

Salgın hastalık, işverenin ya da herhangi birinin alacağı önlemlerle ortadan kaldırılabilecek bir tehlike olmadığı için ‘zorlayıcı sebep’ olarak değerlendiriliyor.

Bir işyerinde zorlayıcı sebep yüzünden iş durduysa ve en az dört hafta sürecekse, işverenler ‘kısa çalışma kararı’ için İŞKUR’a başvurabiliyor ve bu başvuruları İŞKUR Yönetim Kurulu değerlendiriyor.

Bu durumda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Kısa çalışma ödeneğini devreye sokacağız’ açıklaması, koronavirüs sebebiyle iş durduran birçok işyerinin bu ödenek için İŞKUR’a başvurabileceği ihtimalini doğuruyor.

Ankara Üniversitesi’nden Doç. Dr. Gaye Burcu Yıldız, bundan sonra işleyecek süreci şu şekilde anlatıyor:

“Koronavirüs sebebiyle bir işyerinde işin tamamen durduğu ya da önemli ölçüde azaldığı durumlarda, işverenin kısa çalışma talebi İŞKUR Yönetim Kurulu tarafından onaylanırsa, işçilere ‘kısa çalışma ödeneği’ kapsamında işsizlik fonundan para ödenir. Sadece işsizlik sigortasından yararlanma hakkı bulunan yani belli bir süre çalışmış ve pirim ödemiş işçiler bu ödenekten yararlanabilir.”

“Örneğin sanayide üretim yapan bir işyerini düşünün. Burada koronavirüs vakası ortaya çıktı ve işçiler 14 gün işe gelmedi. Bu durum fabrikada üretimin durmasına neden olur. Bu örnekte kısa çalışma ödeneğine başvurulabilir ve işçilere ücretsiz izin değil de işsizlik sigortası fonundan yapılan kısa çalışma ödeneği sağlanır.”

Örneğin okulların kapatılmasıyla eğitime ara veren özel okullar ve bünyelerinde faaliyet gösteren kantinler ya da kırtasiyeler de mevcut durumda kısa çalışma talebiyle İŞKUR’a başvurabilir.

Uzaktan çalışmada işçiler hak kaybı yaşar mı?

Öte yandan Yıldız, “Her işyerinde koronavirüs tehdidi nedeniyle ücretsiz izin uygulamasına gidilecek diye bir genelleme yapmamak lazım” diyor.

Yıldız, bazı sektörlerin uzaktan çalışmaya müsait olduğunu ve ilk önce bu seçeneğin denenmesi gerektiğini vurguluyor:

“Yapılan işin niteliğine göre farklılaşır fakat eğer işçinin uzaktan çalışarak tam ücret alma imkânı varsa, ücretsiz izinden önce bu hakkını kullanabilmesi gerekiyor. Evden ya da uzaktan çalışma seçeneğinde işçinin ücretinde düşüş yapılamaz. Hem toplum sağlığını hem de işçinin ücret güvenliğini korumak gerekiyor.”

Yurt dışına tatil ya da iş amaçlı gidenlerin hakkı ne?

Yetkililer ayrıca bu süreçte yurt dışından dönenlerin 14 gün evden çıkmaması gerektiğini ısrarla altını çiziyor.

Peki yurt dışından döndüğü için 14 gün işe gitmemesi gereken çalışan ve işveren arasında meydana gelebilecek anlaşmazlıklar ne olacak?

Yıldız, iş sebebiyle yurt dışına çıkmış bir kişinin Türkiye’ye döndüğünde uzaktan çalışma ve tam ücret şeklinde çalışması gerektiğini söylüyor:

“İşveren, işçisini iş için yurt dışına gönderdiyse döndükten sonraki 14 günü ücretsiz izin ya da yıllık izin olarak kullandıramaz. Eğer işçi turistik amaçlı gittiyse sonrasındaki 14 günü yıllık izinden saymak veya uzaktan ve tam ücret şeklinde çalışma düşünülebilir.”


  

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here