Katar’a yönelik ablukanın kaldırılması için 13 maddelik talep 

Maddeler arasında ülkedeki Türk askeri üssünün kapatılması da bulunuyor

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Bahreyn, Katar’a yönelik ablukanın kaldırılması için 13 maddelik bir talep listesi hazırlanmış durumda.

İlgili maddede, “Yakın zamanda kurulan Türkiye askeri üssünü kapatın ve Katar sınırları içinde Türkiye ile askeri işbirliğini durdurun” ifadesi yer veriliyor.

Savunma Bakanı Fehmi Işık kendilerine herhangi bir talep edilmediğini belirtti. Işık bununla birlikte, “Ama varsa bu, ikili ilişkilere müdahale anlamı taşıyabilir” dedi.

Türkiye, krizin başından bu yana Katar’a yönelik ablukanın kaldırılması çağrısı yapıyor.

Krizin oraya çıkmasının hemen ardından, Katar’a Türk askerinin konuşlanmasının önünü açacak kanun tasarısı Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda kabul edilmişti.

Pazar günü itibariyle TSK mensuplarının Katar’a intikali başlamıştı.

Katar'a yönelik ablukanın kaldırılması için 13 maddelik talep
Katar emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Tani

İran’la ilişkiler ve Al Jazeera da listede

13 maddelik listede, Katar’ın İran’la bağlarını zayıflatması, isyancı Husilere mali desteğin kesilmesi ve medya kuruluşu Al Jazeera’nın kapatılması da talepler arasında yer alıyor.

Dört ülke, bu şartların 10 gün içinde yerine getirilmesini istedi.

Katar henüz konuyla ilgili bir açıklama yapmadı.

Türkiye’den tepki

Taleplerle ilgili Türkiye’den ilk tepki Savunma Bakanı Fikri Işık’tan geldi.

Bakan Işık NTV’ye verdiği röportajda henüz kendilerine bir talep iletilmediğini belirtmekle birlikte Türk askerinin Katar’daki varlığını savundu:

“Suriye, Irak, terör DAEŞ, başka terör örgütleri. Bu kadar ağır sorunlarla uğraşılırken böyle bir krizin çıkması bizi üzüyor. Bu ülkeler arasındaki sorunların bir ambargoya dönüşmeden çözülmesi bizim en önemli isteğimiz. Bir sorun varsa masada oturulup çözülsün.

“Bu talebi henüz resmi olarak görmedim ama varsa bu ikili ilişkilere müdahale anlamı taşıyabilir.

“Bu biraz da ülkeler arasındaki güç ilişkisinin tezahürü olabilir. Şunu ifade ederim ki Katar’daki Türk üssü Katar askerinin eğitimi, Katar’ın ve bölgenin güvenliği içindir. Kimse bundan rahatsız olmamalı. Bu anlaşmanın yeniden masaya getirilmesi gibi bir düşünce yok.”

Katar, terörizmi desteklediği ve bölgesel istikrarsızlığı körüklediği iddialarını reddediyor.

4 Arap ülkesinin talepler listesi açıklaması, ABD Başkanı Rex Tillerson’ın Katar’ın komşularının taleplerinin ‘makul ve uygulanabilir’ olması gerektiği yönündeki çağrısından sonra geldi.

Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil bazı Arap ülkelerinin Katar ile ilişkilerini kesmesi ve ekonomik yaptırımları devereye sokması, Körfez bölgesinde son yıllarda görülen en büyük diplomatik krize yol açmış durumda.


Katar krizinin 4 nedeni

Katar’ın komşularıyla yaşadığı gerilim, diyalog çağrılarına rağmen devam edecek gibi görünüyor. Katar’dan Suudi Arabistan, Mısır ve Bahreyn’e yapılan uçuşlar Salı günü itibariyle durduruldu. Bugüne kadar gelen süreçte, Katar’ı “terörizme destek vermekle” suçlayan birçok ülkenin Doha’yla ilişkisi kötüleşmeye başlamıştı.

Katar'a yönelik ablukanın kaldırılması için 13 maddelik talep

Doha ise, bu suçlamaları her defasında reddetti.

BBC Arapça’dan Emir Rawash, Katar’ın komşularıyla tırmanan geriliminin nasıl diplomatik ilişkilerin durdurulması seviyesine geldiğini dört başlıkta inceledi. Müslüman Kardeşler Katar ve Körfez Arap Ülkeleri İşbirliği Konseyi’ndeki ülkeler, ‘Arap Baharı’ndan sonraki siyasi değişimde karşı cephelerde yer aldı.

Doha, bazı ülkelerde siyasi kazançlar sağlamayı başaran İslamcıların destekçisi olarak görülüyordu.

Örneğin Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin 2013’te devrilmesi sonrası Katar, Mısır hükümetinin yasakladığı Müslüman Kardeşler’in üyelerine belli bir platform sağladı.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise Müslüman Kardeşler’i “terörist örgüt” olarak tanımlıyordu. Suudi haber ajansı SPA’da yayınlanan bir yazıda Katar, “Müslüman Kardeşler, Daesh (IŞİD) ve El Kaide dahil bölgedeki istikrarı bozmak isteyen farklı terörist ve mezhepçi gruplara sahip çıkmakla” suçlandı.

Katar Dışişleri Bakanlığı ise, buna karşılık olarak yaptığı açıklamada Riyad, Abu Dabi ve Manama’nın aldığı önlemlerin “haksız ve temelsiz iddialar üzerine kurulu olduğunu” söyledi.

Açıklamada Katar, Konsey’e bağlılığını yinelerken, “terörizm ve radikal ideolojilere karşı görevini yerine getirdiğini” vurguladı. İran’la yakınlaşma Şimdiki kriz, Katar emiri Şeyh Tamim bin Hamad el Tani’nin ABD’yi İran karşısında “iki yüzlü” davranmakla suçladığını iddia eden haberlerle tetiklendi.

Katar, devlet haber ajansında yayınlanan bu açıklamaların arkasında hackerların olduğunu savundu. Suudi Arabistan’ın, uzun süredir Tahran’ın bölgedeki hedefleriyle ilgili kaygıları sürüyor.

Doha’nın, Suudi Arabistan’ın doğusunda bulunan ve Şiilerin yoğunlukta olduğu Katif kentinde, “İran’ın arkasında durduğu öne sürülen terörist gruplara” destek çıktığı iddia edildi. Suudiler, Katar’ı aynı zamanda Yemen’deki Husi isyancılara destek olmakla da suçluyordu.

Yemen’de Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyonun bir parçası olan Doha, “başka ülkelerin egemenliğine saygı duyduğunu, uluslararası ilişkilerine müdahale etmediğini” savunmuştu.

Libya krizi Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi’nin 2011’de devrilmesi ve öldürülmesinden bu yana, Libya’da kaos hakim. Mısır ve BAE’nin desteklediği emekli General Halife Hafter, Katar’ı “terörist gruplara” destek olmakla suçladı. Hafter, Tobruk merkezli Temsilciler Meclisi’nin (TM) lideri.

Katar ise, Libya’nın başkenti Tripoli’deki rakip hükümeti destekliyor. Medya bombardımanı Katarlı emirin iddialara konu olan açıklamaları 23 Mayıs’ta basında yer aldığında, BAE, Suudi Arabistan, Bahreyn ve Mısır, Doha’ya sert tepki gösterdi.

Dört ülke de, hızla Katar merkezli haber sitelerini engellemeye karar verdi. Katar, El Cezire dahil etkin bir medya “cephaneliğine” sahip olmasına rağmen, gelişmeler karşısında şaşkındı. Katarlılar bu defa, BAE’nin Washington’daki Büyükelçisi El Yusuf el-Uteybe’ye ait olduğu ve hackerlar tarafından sızdırıldığı iddia edilen e-mailleri yayınlayarak karşılık verdi.

Suudi Arabistan ise, Katar’ın medya kuruluşlarını “isyana teşvik etmek için kullandığını” açıkladı. Katar Dışişleri Bakanlığı bu iddialar karşısında, “Katar’a karşı yürütülen medya kampanyası bölgede ve özellikle Körfez ülkelerinde kamuoyunu ikna etmekte başarısız oldu – bu da gerilimin neden tırmandığını açıklıyor” dedi.


6 soruda Katar krizi

Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dahil bazı Arap ülkelerinin Katar ile ilişkilerini kesmesi, Körfez bölgesinde son yıllarda görülen en büyük diplomatik krize yol açtı.

Mısır “ikinci bir emre kadar” Katar uçaklarına hava sahasını kapattı.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Yemen de Katar ile tüm hava, kara ve deniz trafiğini kesmeye hazırlanıyor.

Ayrıca Katarlı diplomatlara kendi ülkelerine dönmeleri talimatı verildi.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Katar ile Körfez ülkeleri arasında yaşanan diplomatik krize üzüldüklerini söyledi.

“Biz Körfez bölgesinin istikrarını kendi istikrarımız olarak görüyoruz. DAEŞ’le, radikalizmle, mezhepçilik ve İslamafobi gibi konularla mücadelede dayanışma önemli” diyen Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Elbette ülkeler sorunlar ya da görüş ayrılıkları yaşayabilir. Ancak her şartta diyaloğun devam etmesi lazım. Mevcut tablodan üzüntü duyduk. Durumun normalleşmesi için de elimizden gelen her türlü desteği veririz.”

İlişkiler neden kesildi?

Katar ve diğer Körfez ülkeleri arasındaki gerilim son aylarda artmıştı.

Suudi Arabistan Katar’ı, ‘Orta Doğu’da terörizme destek vermekle’ suçluyor ve Doha yönetiminin Suriye’de adını “Şam’ın Fethi Cephesi” olarak değiştiren Nusra Cephesi’ni ve Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünü desteklediğini iddia ediyor.

Suudi Arabistan’la birlikte Mısır’ın da dile getirdiği bir diğer suçlama ise Katar’dan ‘Müslüman Kardeşler hareketine hem siyasi hem de finansal destek verilmesi’.

Mısır ve Suudi Arabistan Müslüman Kardeşler hareketini de “terör örgütü” olarak kabul ediyor.

Bahreyn’in diplomatik ilişkileri kesme gerekçesi ise Katar’ın ülkedeki ‘İran destekli silahlı gruplara destek vermesi’ olarak açıklandı. Bahreyn’den yapılan açıklamada “Medya yoluyla ülkedeki terörist faaliyetler kışkırtıldı ve ülkede kaos ortamının oluşması için çabalandı” deniyor.

Taraflar arasında daha önceden neler yaşandı?

Katar'a yönelik ablukanın kaldırılması için 13 maddelik talep
Bahreyn Kralı Hamad Bin İsa El Halife, Katar’ı ülkesinde kaos çıkarmaya çalışmakla suçluyor.

Diplomatik ilişkilerin kesilmesine kadar uzanan kriz, bir günde ortaya çıkan bir gerilim değil.

Mayıs ayı sonunda Katar’ın resmi haber ajansı QNA, Emir Şeyh Tamim Bin Hamid es-Sani’nin askeri okul mezuniyet töreninde yaptığı bir konuşma yayımlandı.

Haberde es-Sani, İran ve Körfez ülkeleri arasında artan gerilimi eleştiriyor, Hizbullah ve Hamas’a karşı anlayış gösterilmesi gerektiğini söylüyor ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray’da uzun süre kalamayacağını belirtiyordu.

Her ne kadar Katar haberin QNA sunucularına sızan bilgisayar korsanları tarafından yerleştirilmiş olduğunu ve gerçeği yansıtmadığını söylese de, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri, El Cezire dahil Katar yayın organlarını ülkelerinde yasaklama kararı aldı.

Katar Dışişleri Bakanı Saif Ahmed es-Sani, ülkesinin siber saldırı kurbanı olduğunu, çıkan haberlerin yalan olduğunu iddia etmişti.

Suudi Arabistan’ın El Arabiya televizyon kanalı ise “QNA’nın hacklenmediğinin kanıtı” başlıklı bir haber yayınlayarak, Emir es-Sani’nin açıklamalarının QNA Instagram hesabında da yer bulduğunu söylemişti.

Katar iddialara ne diyor?

Katar Emiri es-Sani ülkesi aleyhinde bir karalama kampanyası yürütüldüğünü savunuyor.

Katar hükümeti ‘teröre destek verdiği’ iddialarını uzun süredir yalanlıyor ve bu iddiaların hiçbir kanıta dayanmayan mesnetsiz suçlamalar olduğunu söylüyor.

İlişkilerin kesilmesinin ardından Doha yönetiminden yapılan ilk açıklamalarda Katar’a karşı bir karalama kampanyası başlatıldığı savunuldu.

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı yazılı açıklamada diplomatik ilişkilerin kesilmesi kararının şaşkınlıkla karşılandığı belirtilirken suçlamalar için “dayanağı olmayan, gerçek dışı iddialar” yorumu yapıldı.

Ancak Katar Dışişleri Bakanı Saif Ahmed es-Sani, son mesajında Körfez ülkelerine uzlaşı mesajı göndererek “farklılıkların diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini” söyledi.

Es Sani, komşu Körfez ülkelerine misilmeme yapmayacaklarını da açıkladı.

Neden önemli?

Katar'a yönelik ablukanın kaldırılması için 13 maddelik talep
Soldan sağa: Katar Emiri Şeyh Tamim Bin Hamid es-Sani, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah Sisi, Suudi Arabistan Kralı Salman bin Abdülaziz el Suud, Birleşik Arap Emirlikleri Başbakanı Muhammed bin Raşid El Maktum, Bahreyn Kralı Hamad Bin İsa El Halife.

Körfez ülkeleri ile Katar arasındaki ilişkilerin diplomatik kriz noktasına gelmesi bölgede uzun süredir devam eden karşılıklı suçlamaları gündeme getirmiş durumda.

Monarşi ile yönetilen Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri, Katar’ı bölgede ‘mezhepçilik yapmakla’ ve Sünni siyasal İslam’ın tüm bölge ülkelerinde etkisini artırabilmesi için ‘terör örgütlerine destek vermekle’ suçluyor.

İngiltere’de yayınlanan Guardian gazetesi, “Diplomatik ilişkilerin tamamen kesilmesi, Trump yönetimi üzerinde ‘Katar’la ilişkileri gözden geçirin’ baskısının arttığı bir dönemde geldiği için önemli. Geçen hafta bölgeyi ziyaret eden ABD Başkanı Trump, Körfez ülkelerinden radikal örgütlere karşı daha etkin bir mücadele yürütmesi yönünde çağrı yapmıştı” diyor.

Obama’nın başkanlığı döneminde ABD Savunma Bakanlığı yapmış olan Robert Gates de daha önce Katar’ın tutumunu eleştirerek “Katar hükümetinin Hamas, Taliban ve El Kaide’ye finansal destek akışını önlemek adına adım attığını hiç hatırlamıyorum” demişti.

ABD’den gelen ilk tepki neydi?

ABD Başkanı Donald Trump Riyad ziyareti sırasında bölge ülkelerinden IŞİD’e karşı daha etkin mücadele etmelerini istemişti.

Trump yönetimi, Körfez ülkeleri arasında tırmanarak diplomatik krize dönüşen gerilimin bölgede dengeleri değiştirmeyeceğini söylüyor.

ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, yaptığı açıklamada “Bölgede bir süredir var olan ve giderek artan rahatsızlıklara şahit olduğumuzu düşünüyorum. İşlerin büyümesi sonucu ülkeler adım atma gereği duydu” dedi.

Ancak Tillerson, “Yaşananlar bölgede teröre karşı kararlı mücadeleyi engellemeyecektir” diyerek, Trump’ın Riyad’daki son temaslarında da IŞİD’e karşı mücadeleye vurgu yapıldığını hatırlattı.

Trump, Riyad ziyareti sırasında Suudi Arabistan ile 110 milyar dolarlık bir silah satış anlaşması imzalamıştı.
Ancak ABD’nin Orta Doğu’daki en büyük askeri üssü de Katar’da bulunuyor. Ülkenin başkenti Doha’nın yaklaşık 30 kilometre güneybatısında bulunan El Udeyd askeri üssünde 11 bin ABD askeri görev yapıyor. Üs Suriye ve Irak’ta IŞİD karşıtı operasyonlarda da etkin rol oynuyor.

Petrol neden yükseldi?

OPEC üyesi Katar, günde 656 bin varil petrol üretimi yapıyor.

Petrol ihraç eden ülkeler birliği OPEC’in üyelerinden birisi olan Katar’a uygulanan diplomatik yaptırımlar, petrol fiyatlarında da sert yükselişe neden oldu.

Brent petrolün varil fiyatı yüzde 2’ye yakın yükselerek 50 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

Katar’ın bölge ülkelerinin karasularını kullanarak sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatlarını yapamayacağı endişesi, enerji piyasalarında tedirginlik yarattı.

Japon yatırım bankası Mitsubishi UFJ, yatırımcılara gönderdiği piyasa notunda, “Bölgedeki krizin büyümesi durumunda Katar’ın OPEC’ten ayrılması ihtimali bulunuyor. Böyle bir senaryo, petrol fiyatlarında ciddi artışa yol açabilir” dedi.

 

 


  • Siyaset,
  • Mısır,
  • Türkiye,
  • Katar,
  • Libya,
  • Orta Doğu,
  • Suudi Arabistan,

Akademi Portal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here