İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu Habertürk yayınına katıldı, belediyenin deprem bölgesindeki çalışmalarını ve İstanbul’da olası bir afete karşı hazırlıklarını anlattı.

İmamoğlu’nun açıklamalarından başlıklar şu şekilde:

23 gündür yaptığımız şey hem o bölgenin ihtiyaçlarına odaklanmak hem de yöneticimiz kadromuzla İstanbul depremiyle ilgili seferberlik planı hakkında talimat verdim. Yürüyen sürecimiz vardı. Sürece dahil olduk, hiçbir bakanlıkla temasımız olmadı. Hatay’a ikinci gidişimizde yeterince diyalog kuramadık. Hatay’da büyükşehir belediye başkanımız var. Personelden hayatlarını kaybedenler vardı. Kalkıp da tam göbeğinde bulan belediyelerden organizasyon beklemek çok güçtü. Biz dolayısıyla AFAD’a yüzü dönük çalıştık. Onların yönlendirmeleriyle hareket ettik, AFAD bu işin çatısı. Baktık ki, diyalog kopukluğu var. Arkadaşlarımız muhatap bulamıyor, diyaloğa geçemiyordu. 7 gün sonra ikinci gidişimde AFAD’ın merkezine gittim. Sorumlu vali ile görüşmek istiyoruz diye arkadaşımızı gönderdim ama açıkçası cevap alamadık. Somut randevulaşamadık. AFAD‘a yine de gittim. Bir vali ile Sağlık Bakanı’nın toplantıda olduğunu söylediler. Kapıyı açtık, içeri girdik, 1 saate yakın konuştuk. ‘Sizin koordinasyonunuzla çalışmak istiyoruz’ dedim. O saatten sonra AFAD’ın koordinasyon toplantısına bizim arkadaşlarımız da katılmaya başladı. 7 gün sonra.”

Bugün biz İstanbul Deprem Seferberliği’ni açıkladık. Nisan ayında Afet Eylem Planı’nın İstanbul’da nasıl uygulanması gerektiğine ayrıca hazırlık yapıyoruz. Tabii ki AFAD da yapacaktır. AFAD’da Ekrem İmamoğlu konuşsun mu, konuşmasın mı tartışıldı. Ekrem İmamoğlu, İstanbul’da AFAD’ın toplantılarına çağrılmadı.”

İBB tam 5 bin 402 personeli Hatay’da görevlendirdi. Şu anda yaklaşık 2 bine yakın çalışanımız orada. İhtiyaçlar değişti. Çadır, gıda, sağlıkla, hijyenle ilgili ihtiyaçlara koşuyoruz. İlaçlamasından, çöp toplamasına kadar. İSKİ ekibimiz su temini noktasında Hatay’ın su idaresiyle yoğun çalışma içerisinde. Şu anda cerrahi operasyon yapabilen sağlık birimimiz var. 15 bin ekmek üreten mobil fırınımız var. 558 TIR yardımı bölgeye ulaştırdık. Bunun büyük kısmı Hatay’da organize edildi.”

İstanbul’un taranması şart. Yüzde 35’de başarılı olabildik. 120 bine yaklaştık şimdi, insanlar ‘gelin binamızı kontrol edin’ deniyor. Sokağa çıkıyorum 10 kişiden 7’si ‘gelin binamıza bakın’ diyor. Şu ana kadar 2000 öncesi yapıların kapılarını çaldık. Silivri’den başladık. Fay hattına yakın bölgelere odaklandık. Zemini zayıf, yapı stoğu eski olan yapılara odaklandık. Esas hedef o zaten.”

İki kritik husus var. Bir tanesi 2000 öncesi olması. İkincisi ruhsatı ve projesi olmayanlar. Hiçbir kayıt yok. Bu ne yazık ki yüzbinlerce. Yaklaşık 600-700 bin civarında yapı bu şekildi. Şimdi mahalle mahalle isim de verebiliriz. Öncelikle bu meseleyle ilgili şunu söyleyelim, tapu sorunun çözümü ile ilgili cidid adımlar atıyoruz. Tapu sorununun ardından planlama ile ilgili oradaki dönüşümü hızlandırma meselesi. 70 yıla dayanan yapı stoğundan bahsediyoruz. Bugünün sorunu değil bu, birikmiş. Ne yazık ki, kalıcı çözüm yerine insanların önüne fırsatmış gibi sunulan imar affı, yapı tescil belgesi gibi tariflenen süreçlerle gelinmiş. Biz güçlendirmeyle ilgili bir altlık oluşturmaya başlayacağız. İlk mecburen ruhsatlı, projesi olan binalara eğileceğiz.”

İstanbul’da güçlendirme yapılacak binalarla ilgili bir yolculuğa çıkıyoruz. Bunun tek merkezi biziz, yeni bir şey icat etmiş değiliz. Halihazırda İstanbul’da zaten güçlendirme yapılıyor ama bunu seferberliğe dönüştürmek istiyoruz. Biz bir güvence merkezi olmaz istiyoruz. Bütün şehircilik ekibimize KİPTAŞ odağı üzerinden güçlendirme birimi kuralım dedik. Bu birim başvuruları alsın, güçlendirip, güçlendirilemeyeceğini belirtsin. Ehliyetli ekiplerle irtibata geçiyoruz. Bu işin hammaddesini üretenlerle görüşüyoruz, ben bile görüşüyorum. 250-300 bin lira arası daire başı maliyetten bahsediliyor. Güçlendirmenin detayına göre artabilir. Biz bunu kârsız vatandaşımıza sunmak istiyoruz. Çok uzun olmamak kaydıyla taksitlendirme imkanı sunmak istiyoruz.”

Aynı evde iki asgari ücret gelirinin altında olan hanelere böyle bir fırsat sunmak istiyoruz. Her vatandaşa değil, ödeme açısından bir adaleti olmasını istiyoruz. 1 milyon liralık paraya ihtiyacı var diyelim. Kotayı gelir seviyesi üzerinden koymak zorundayız. İki asgari ücretin altındaki herkes. Bu önerimiz Ocak’ta İBB Meclisi’nde gönderildi. Şu anda mecliste, çıkmasını bekliyoruz. Kira desteğimizi de gönderdik. Devletimizin kentsel dönüşüm konutlara verdiği kiranın tam 3 katını veriyoruz. Sadece konut sahiplerine değil, kiracıları da destekleyecek biçimde, çünkü ir an evvel boşaltmaları gerekiyor. 1 milyon vereceğimiz vatandaşımızın faizini üstleniyoruz. Onun rahatlıkla ödeyebileceği seviyeye getiriyoruz.”

Uzay fotoğraflarına baktığınızda toplanma alanların yetersiz olduğunu görmek çok kolay. Esenler’i, Bağcılar’ı örnek verebiliriz. Bugün itibariyle toplanma alanlarıyla ilgili yeni alanlar tespit edildi. Az önce bahsettiğimiz koridorlarla ilgili süreçlerin imar planlarına işlenmesini ve bir daha değiştirilmemek üzere Meclis kararları alınmasını öneriyoruz. Mümkün olanlarına bakıyoruz. Deprem Konseyi meselesinin gündemi olmalı bunlar. Yeni toplanma alanlarıyla ilgili çalışmalarımız var. Nerede nasıl üretebiliriz. Sayıyı oldukça yukarıya çıkardık. Çok rapor açıkladık. Biz hızlıca 3 ay içerisinde 30 toplanma alanı. Acil toplanma ve geçici barınma alanları. Burada tuvalet, sağlık hizmetleri noktalarıyla ilgili yatırımlarımızı yapacağız, 3 ayın içerisinde 30 noktamızın bitirildiği şekilde İstanbul’a anlatacağız.”

Depremle ilgili İstanbul Yasası’na ihtiyacımız var. Yaptırımları güçlü, geriye dönüş imkanı olmayan yasal düzenleme. Şu anda sözleşmeleri devam eden kentsel dönüşüm projelerimiz 12 noktada. Kartal, Şişli, Bakırköy var. Yıkılması gereken bina olarak yıkılan bağımsız bölüm sayısı 1632. Boş alanda konut üretmek başka. Yıkılması gereken dediğimiz binalarla ilgili 24 yılda 1632. 3 yılda bizim yıktığımız 1156. Neredeyse 24 yılın ritmini 3,5 yılda yakaladık. Bu yarışı bile doğru bulmuyoruz. O kadar ufak sayılar ki. Son 1,5 yıl içerisinde süreci tıkayan şey, artan maliyet ve yüksek faizler. Bu inanılmaz darbe vurdu.”


 

Akademi Portal – Haber

Twitter

 

 

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın