İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında ‘ihaleye fesat karıştırma’ suçlamasıyla dava açıldı

İmamoğlu, hakkında açılan yeni dava için ‘zorlama bir suç yaratılmaya çalışılmakta’ dedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla hakkında açılan yeni dava konusunda Twitter’da paylaştığı mesajda, “zorlama bir suç yaratılmaya çalışılmakta” dedi.

İmamoğlu paylaşımlarında şu ifadelere yer verdi:

“Yaklaşık 8 yıl evvel Beylikdüzü Belediyesi’nde gerçekleşmiş bir ihale nedeniyle yeni bir yargı süreci başladığını öğrendim. Oysa bu dosya yıllar önce müfettişlerce incelenmiş ve Danıştay’a gönderilmişti. Danıştay idari açıdan incelemesini tamamladı ve sorun görmedi.

“İhale işlemlerinde imzam dahi mevcut değil. Ayrıca gerek İçişleri Bakanlığı gerek Danıştay 1. Dairesi kararında hakkımda herhangi bir tespit, suçlama ya da değerlendirme yapılmadı. Buna rağmen, zorlama bir suç yaratılmaya çalışılmakta.

“Hakkımızda illa bir şey bulmak isteyenler şimdi konuyu yargıya taşımış. Her ne hikmetse 2 yıldır savcılıkta bekleyen dosya, bir anda davaya dönüşmüş. Bu kötülüklerin nerelerde planlandığını artık 86 milyon çok iyi biliyor.

Not: Bu oyunun görünen imzası yine malum müfettişe ait.”

CHP kaynaklarının doğruladığı habere göre İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemine ilişkin olarak İçişleri Bakanlığı’nın ihbarı üzerine açılan davanın ilk duruşması 15 Haziran 2023’te Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

Habertürk’ten Fevzi Çakır’ın haberine göre inceleme konusu 29 Aralık 2015’te gerçekleştirilen bir ihaleydi.

Beylikdüzü Belediyesi, Kültür Merkezleri’nde Personel Çalıştırılması ve Kültür Sanat Organizasyonları Hizmet Alım İşi ihalesine çıktı.

İhaleyi kaybeden firma, kazanan firmanın yeterliliğinin bulunmadığını öne sürüp, itirazda bulundu. Ancak bu itiraz belediye yetkililerince reddedildi.

Konu İçişleri Bakanlığı gündemine geldi. Bakanlık; ihale süreciyle ilgili inceleme başlattı.

İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği, inceleme sonucunda; hazırladığı raporu Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.

Başsavcılık; Başkan İmamoğlu ile birlikte ihalede sorumlu olduğu belirtilen isim hakkında soruşturma izni istedi.

Bakanlık izin verdi, izne itiraz edilince dosya Danıştay’a taşındı. Danıştay, 20 Ekim 2020’de soruşturma izni verilmesini yerinde buldu.

Danıştay kararı sonrası Savcılık soruşturmasına devam etti. Savcılık, bilirkişi raporu aldı.

Raporda; söz konusu firmanın ihale şartlarını taşımadığı belirtildi.

Savcılık; İmamoğlu ile 7 ismin ifadesini de aldı. İmamoğlu’nun avukatı savcılığa yazılı ifade sundu.

İmamoğlu’nun söz konusu ihale sürecinin hiçbir aşamasına dahil olmadığı ve talimat veya yönlendirme yapmadığı vurgulanan ifadede, “Müvekkilim Belediye Başkanı olarak gerek 5393 sayılı Belediye Kanunu, gerek 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve gerekse 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre ‘Harcama Yetkilisi’ ve ‘İhale Yetkilisi’ olmadığı gibi üst yönetici olarak ihale iş ve işlemlerini onaylama yetkisini de haiz değildir. Müvekkile cezai sorumluluk yüklenemeyeceği açıktır” denildi.

Savcılık savunmaların alınmasının ardından soruşturmasını tamamladı. İmamoğlu dahil 7 isim hakkında “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi.

Savcılık; İmamoğlu ve 7 isim hakkında kamuoyunda “siyasi yasak” olarak bilinen Türk Ceza Kanunu’nun “Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” başlıklı 53. Maddenin uygulanmasını da talep etti.

İddianamede; Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’nın 250.086,50-TL fazladan para ödemesine ve neticede 250.086,50-TL tutarında kamu zararına neden olan şüphelilerin üzerlerine atılı ihaleye fesat karıştırma suçunu işledikleri anlaşılmıştır” denildi.


Erdoğan: Başörtüsü teklifinde Meclis görevini yapmazsa, son kararı millet verir

Erdoğan: Başörtüsü teklifinde Meclis görevini yapmazsa, son kararı millet verir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şu ana dek 550 bin sığınmacının ülkesine döndüğünü söyledi ve Türkiye, Rusya ve Suriye arasında yürütülen diplomatik temaslarla bu sayının daha da artacağını belirtti.

Başörtüsü ile ilgili anayasa değişikliği teklifine de değinen Cumhurbaşkanı “Meclis görevini yerine getirmezse son kararı milletimizin kendisi verecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen Uluslararası Ombudsmanlık Konferansı’nda yaptığı konuşmada “Çatışmadan kaçan 3,5 milyonu Suriyeli olmak üzere, 4 milyon mağdur ve mazluma kucak açtık” dedi ve “Ülkemize sığınanları geri göndermedik. Suriye’deki çadır kentlerde hayata tutunmaya çalışanlara yardım götürürken kimsenin inancına kökenine bakmadık” ifadelerini kullandı.

“Terörden temizlenen bölgelere şu ana kadar 550 bin sığınmacının geri döndüğünü” söyleyen Erdoğan, “Ülkemizdeki Suriyelilerin gönüllü olarak ülkesine geri dönüşleri hızlanmıştır. Rusya, Suriye ve Türkiye olarak yürüttüğümüz diplomatik temaslar meyvesini verdikçe bu sayı daha da artacak” diye konuştu.

Erdoğan, başörtüsüne anayasal güvence getiren teklifi için de “Türk demokrasisinin olgunluk seviyesini gösterecek” nitelendirmesinde bulundu.

Erdoğan, konuyla ilgili Meclis’in gerekli adımı atmasını beklediğini belirtirken, “Meclis görevini yerine getirmezse son kararı milletimizin kendisi verecektir” diye konuştu.


Türkiye, Rusya ve Ukrayna ombudsmanları Ankara’da buluştu: Savaş esirlerinin takas edilmesi hedefleniyor

Türkiye, Rusya ve Ukrayna ombudsmanları Ankara’da buluştu: Savaş esirlerinin takas edilmesi hedefleniyor

Türkiye, Ukrayna ve Rusya ombudsmanları, yaralı ve askerlerin değişimi konusunda iki ülke arasında bir koridor açılması için Türkiye Ombudsmanı Şeref Malkoç başkanlığında bir araya geldi.

Ankara’da düzenlenen ’21’inci Yüzyılda İnsan Haklarının Geleceği’ konulu konferans sırasında yapılan görüşmeye TBMM Başkanı Mustafa Şentop da katıldı.

Görüşmenin ardından konuşan Rusya Ombudsmanı Tatiana Moskalkova “40’tan fazla esirin iade edilmesine karar verdik. Uluslararası Kızıl Haç Komitesi’nin çalışması konusunda görüşmeler yaptık. Onların esirlerin ziyaret edilmesi hakları var” dedi.

Moskalkova, esir ve yaralıların Türkiye’ye gelip gelemeyeceklerine ilişkin bir soruya şöyle yanıt verdi:

“Türkiye şu anda en uygun yerlerden biridir bu konuda. Onun için başka ülkelere Türkiye üzerinden gidebiliyorlar insanlar. Görüşmeler devam edecek. Devamlı olarak irtibattayız. Somut adımlarla ilgili çok net tarihler hakkında konuşamıyoruz ama ne gibi eylemler bekliyoruz birbirimizden, onun hakkında anlaştık. Bu insanlara yardımın mümkün olduğu kadar hızlı bir şekilde verilmesini konuşuyoruz”.

Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç ise Rusya-Ukrayna savaşında çok fazla ölü ve yaralı olduğunu belirterek, ” Çok önemli bir mesafe alındı, görüşmeler devam ediyor, umut ediyorum ki yarın ortak bir yol haritası oluşacaktır. İnsani koridor açmak istiyoruz. Umut ediyorum ki güzel bir çalışma programı öne çıkacak” dedi.

Ukrayna Ombudsmanı Dmytro Lubinets de “Üçlü görüşme bizim için çok önemli. Türkiye ombudsmanı Şeref Malkoç çok güzel bir çalışma yürütüyor. Türkiye’nin büyük destek ve yardımı oldu” dedi ve ekledi:

“Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a teşekkür ediyoruz.

“Toplantılarımız devam edecek. Bizim resmi mektuplarımız var. Rusya tarafına vereceğiz, onlar da bize verecek. Binlerce kişinin değişimi söz konusu.”


CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel: Soylu hakkında yarın bir dosya açıklayacağım, başıma bir şey gelirse diye üç arkadaşıma daha verdim

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel yarın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile ilgili bir dosya açıklayacağını söyledi.

Özgür Özel, “Başıma bir şey gelirse diye üç arkadaşıma daha verdim dosyayı, ben açıklayamazsam onlar açıklayacak” dedi.

Özel, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında “Süleyman Soylu sen yarını bekle. Yarın burada bir dosya açıklanacak. Büyük bir dosya açıklanacak. Yarın burada Süleyman Soylu’nun cevap vermesi gereken, cevap vermekten kaçamayacağı, yine kimyasının bozulacağı bir dosya açıklanacak” diye konuştu.

Quote Message: Böyle açıklamalar bu bu dönemlerde riskli. Kamuoyu merak etmesin. Özgür Özel yarın o dosyayı açıklayamayacak bir durumda olursa, o dosyayı açıklayacak üç arkadaşıma daha birer örneği teslim edildi.” from CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel

Böyle açıklamalar bu bu dönemlerde riskli. Kamuoyu merak etmesin. Özgür Özel yarın o dosyayı açıklayamayacak bir durumda olursa, o dosyayı açıklayacak üç arkadaşıma daha birer örneği teslim edildi.”

CHP Grup Başkanvekili
Özgür Özel


Akşener: Sayın Erdoğan, sandıkta senin için emeklilikten başka seçenek yok

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Son günler işi gücü bıraktılar seçim tarihiyle uğraşıyorlar” dedi ve “En son güzelim haziran ayına bile çamur atmaya başladılar. Neymiş haziran ayı çok sıcak oluyormuş. 2018’de seçim kararı aldığınızda haziran pek bir güzeldi de şimdi mi sıcak oldu? O zaman öğrenciler aklınızda değildi de şimdi mi aklınıza geldi” diye sordu.

Partisinin grup toplantısında konuşan Akşener, “Halının altına süpürdükleri pisliklerin hazirana kadar ortaya çıkmasından korkuyorlar. Enflasyonu düşürdük yalanı patlar diye korkuyorlar. Maaş zamları eriyip gidecek diye korkuyorlar. Kendileri de biliyor ki sözde ekonomik model işlemiyor. Enflasyon canavarı açıklanandan daha fazla büyüyor. Sayın Erdoğan, sen kendini yorma. Önümüzdeki 5 ayda senin seçilebileceğin herhangi bir tarih yok. Sandıkta senin için emeklilikten başka seçenek yok. Cumhurbaşkanlığın kötü geçti bari jübilen güzel olsun” dedi.

Akşener şöyle devam etti:;

“Bay Kriz sözde lütuflarını milletimizle paylaştı. Daha önce yüzde 25 olarak açıkladığı memur ve emekli zammını yüzde 30’a çıkarttı. Padişahımız, efendimiz lütfettiler. Niye en başında yapmadı kimse bilmiyor. Hangi hesaba dayandı onu da kimse bilmiyor. Sayın Erdoğan yersen siyaseti ile devlet yönetilmez. Öyle keyfine göre konuşamazsın. Öyle bahis oynar gibi milletin geleceği ile oynayamazsın. Madem yüzde 30 artış yapma imkanın vardı neden önce yüzde 25 açıkladın? Milletimize yoklama mı çektin, memura emekliye kupon mu yaptın?”

Özel okul fiyatlarındaki artış

Akşener, özel okul fiyatlarındaki artışları eleştirirken, “Ekonomimizdeki tahribat eğitimde de yeni krizlere neden oluyor. 1,5 milyon öğrencimize hizmet eden 400 bin öğretmen için istihdam oluşturan, 1,6 milyon kişinin geçimini sağlayan özel okullar mali krizle karşı karşıya. 1100 özel okul kapandı. Bu durumdan en çok etkilenenler de öğretmenlerimiz oldu. AK Parti iktidarı yüzünden hayatı atanamama kaygısıyla geçen öğretmenlerimiz. Bu sefer de işsizliğe mahkum edildiler” dedi.

Meral Akşener, “Yeni yılla birlikte özel okul ücretlerine yüzde 65 zam yapılacağı öngörülüyor. Öğretmenlerimizin maaşları ne olacak? Yüzde 30’luk artışı bile alamayacaklar. Biz de bu sorunu çözmek için hem öğretmenlerimizi hem velilerimizi hem özel okul sahiplerini gözeterek kanun teklifi verdik. Kanun yasalaşırsa, özel okullarındaki öğretmenlerimizin SGK primlerinin yüzde 50’si devlet tarafından karşılanacak. Hem öğretmenlerin maaşları artacak hem okullardaki yük azalacak. Özel okullardaki KDV’nin de kaldırılmasını öneriyoruz” diye konuştu.


Şebnem Korur Fincancı tahliye edildi

Şebnem Korur Fincancı tahliye edildi 11 Ocak 2023, 13:41 +03 Güncelleme 4 saat önce

Türk Tabibleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın yargılandığı davada karar açıklandı. Mahkeme “Örgüt propagandası yapmak” suçundan 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdığı Fincancı’nın tahliyesine karar verdi.

Şebnem Korur Fincancı, TSİ 17.50 sıralarında Bakırköy Cezaevi’nden tahliye edildi.

Fincancı cezaevinden çıktıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, mücadelesinde yanında olan herkese teşekkür etti.

Aldığı cezayı yorumlayan Fincancı, “Bu çok anlamsız bir durum çünkü bir kanalın yayın politikasının suç olarak tanımlanması ve sonrada o suçun bana atılması akıl alır gibi değil. Ben kendi suçumdan sorumlu olabilirim. Bu suç da insanlığa karşı sorumluluk taşıma suçudur” dedi.

Fincancı, “TTB’ye yönelik kapatılma tehditlerine gelince, bu o kadar kolay değil. Bir ülkenin meslek örgütünü kapatabilmek dünyayla ilişkileri de ortadan kaldırmak demektir” diye konuştu.

TTB’nin Twitter hesabından yapılan açıklamada ise “TTB’nin de, ülkemizin de karanlığa teslim olmamasını sağlayacağız” denildi.

HDP de karar sonrası Twitter hesabından açıklama yaptı.

Son duruşmada neler yaşandı?

Davanın üçüncü ve son duruşması öncesi Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi önünde açıklama yapan TTB Merkez Konseyi 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, “Tamamen siyasi hedeflerle ve hukuksuzlukla sürdürülen sürecin sonlandırılmasını, hukuki hiçbir dayanağı olmayan kararlarla halen tutuklu bulunan Merkez Konseyi Başkanımız Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın derhal serbest bırakılmasını istiyoruz” dedi.

Duruşmada Milli Savunma Bakanlığı avukatlarının davaya katılması, duruşmanın daha büyük salonda görülmesi ve avukat sınırlamasının kaldırılması talepleri reddedildi.

Savcı, mütalaasını tekrarlayarak Fincancı’nın 7 yıl 6 aya kadar hapsini istedi.

Son sözleri sorulan Fincancı ise yargılamada asıl hedefin TTB olduğunu söyledi.

Şebnem Korur Fincancı tahliye edildi
Şebnem Korur Fincancı

Fincancı, “Türkiye hukukun üstünlüğü bakımından 139 ülke arasında 127’nciyken, toplumun %60’ı yargıya güvenmiyorken, yolsuzluk bakımından Avrupa birincisiyken; her türlü hukuksuzluğa karşı çıktığı için hedeftedir TTB. Düşman ceza hukuku ne kadar işletilmeye çalışılırsa çalışılsın, düşmanlaştırmaya çalıştıkları kitleler TTB’ye güveniyor. TTB, pandemi sırasında en güvenilen kurumdu ve bugün de bu güveni koruyor” dedi.

Fincancı’nın avukatlarından Öztürk Türkdoğan da, Fincancı’ya yöneltilen “örgüt propagandası” suçlamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu söyledi.

Türkdoğan, Türkiye’nin uluslararası sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini anımsatarak Fincancı hakkındaki suçlamaların, tutukluluk kararının ve üst dereceden ceza talebinin hiçbir hukuki dayanağı olmadığını belirtti.

Mahkeme verilen ara sonrası kararını açıkladı, Şebnem Korur Fincancı’nın 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılarak tahliyesine karar verdi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Şebnem Korur Fincancı hakkında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Irak’ın kuzeyindeki operasyonlarında “kimyasal silah kullandığı” iddialarına yönelik değerlendirmeleri sonrası 20 Ekim’de soruşturma başlatmıştı.

“Terör örgütü propagandası yapmak” ve “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılamak” ile suçlanan Fincancı, 26 Ekim’de gözaltına alındı, 27 Ekim’de de tutuklanmıştı.

Fincancı Kasım ayında BBC’nin sorularını yazılı olarak yanıtlamış, hakkındaki sürecin “hukuki değil siyasi olduğunu” söylemişti.

Fincancı ayrıca hakkındaki soruşturmayı öğrenip yurt dışından dönmüş birisi için kaçma şüphesinden bahsedilemeyeceğini vurgulamıştı.

TTB Merkez Konseyi üyelerini ‘görevden alma’ davası sürüyor
Hem Fincancı hem de Merkez Konseyi üyelerinin TTB’deki görevlerine son verilmesi talebiyle açılan dava ise Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesinde sürüyor.

Son duruşması 10 Ocak’ta görülen davanın bir sonraki duruşması, reddi hâkim talebi sebebiyle 8 Şubat 2022 tarihine ertelendi.

TTB Merkez Konseyi Başkanlığı üyeleri ve Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın görevlerine Türk Tabipler Birliği Kanununun ek 2. maddesinin gereğince son verilmesi ve davalıların yerine yeni üyelerinin seçilmesi talep ediliyor.

Davanamede Fincancı’nın Medya Haber’de yaptığı ve akabinde hakkında soruşturma açıldığı konuşma sırasında TTB Merkez Konseyi Başkanı olduğu hatırlatılarak, Türk Tabipler Birliği Kanunu 3. maddesi uyarınca “Türk Tabipler Birliği ve Tabip Odaları kuruluş amacı dışında faaliyette bulunamazlar” hükmüne aykırı davrandığı belirtiliyor.

Ayrıca aynı kanundaki, “Amaçları dışında faaliyet gösteren Türk Tabipler Birliğinin merkez ve tabip odalarındaki sorumlu organlarının görevlerine son verilmesine ve yerlerine yenilerinin seçilmesine bulundukları yer Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine o yerdeki Asliye Hukuk Mahkemesince karar verilir” düzenlemesine işaret ediliyor.

Öte yandan davanamade diğer merkez konseyi üyeleri ve kimler olduğu hakkında bir değerlendirme yapılmazken, tüm merkez konseyi üyelerinin görevlerine son verilmesi talep ediliyor.

10 Ocak’ta görülen duruşmada TTB avukatı Leyla Verda Ersoy, davaname hazırlandığından tarihten itibaren merkez konsey üyelerinin tespit edilmediğini söyleyerek, “Kimlerin merkez konsey üyeleri olduğu tespit edilmemiş, hala dosyada kimin yargılandığı belli değil. Kimlik numaraları kaydedilmemiştir” dedi.

Ayrıca davanameyi hazırlayan savcının duruşmaya katılmamasını eleştiren Ersoy, “dava şartlarını taşımayan” davanın reddedilmesini talep etti ancak mahkeme bu itirazları reddetti.

TTB 2. Başkanı Ali İhsan Ökten ise merkez konseyine yöneltilen suçlamaların içeriğinin bilinmediğini ifade ederek, “Şebnem hocanın dosyası ile bir şekilde ilişkilendirilmek istenmektedir” dedi:

“Bu dosyanın da içeriği boştur. Bu davanın açılma gerekçesi Konseyin faaliyetleri dışında bulunmaktır. Ancak bu faaliyetler nedir? Bununla ilgili herhangi bir bilgi yoktur. Ancak bir şekilde doldurulacaktır.”

Merkez Konseyi üyeleri hakkında ‘örgüt üyeliği’ soruşturması

Son olarak TTB Merkez Konseyi üyeleri 9 Ocak’ta Ankara’da gazetecilere açıklama yaptı.

TTB 2. Başkanı Ali İhsan Ökten, üyeler hakkında “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yeni bir soruşturma açıldığını söyledi.

Bu soruşturmayı “tesadüfen” öğrendiklerini söyleyen Ökten, soruşturmadaki kısıtlılık kararı sebebiyle dosyanın detaylarına erişemediklerini belirtti:

“Konseyin şu an 8 üyesi sağlık bakanlığı veya üniversitelerde çalışan devlet memurlarıdır. Hepimiz işinde olan, hasta bakan, ameliyat yapan, öğrencilere veya asistanlara ders anlatan kimseleriz. Hakkımızda böylesine ciddi bir suçlama nasıl olabilir?”

“Savcı soruşturmayı açtığında UYAP’a düştü. Düştükten sonra kaldırıldı. Bizler bu evrakı istediğimizde bize gizlilik kararının olduğu iletildi. Hukukçularımız düzenli olarak UYAP’ı takip etmemiş olsaydı, biz bu soruşturmadan haberdar olmayacaktık.”

TTB Hukuk Bürosu, bu soruşturmadan haberdar olduktan sonra Ankara’da ikamet eden MK üyelerinin ifade vermek üzere savcılığa gittiğini ancak ifade verme taleplerinin “savcılık tarafından kabul edilmediğini” kaydediyor.

Bu sırada soruşturma evrakının incelenmesine yine izin verilmediğini belirten TTB, gerekçe gösterilen kısıtlılık kararına Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliği’de itiraz ettiklerini duyurdu.

Dilekçede TTB Merkez Konseyi üyelerinin kamu görevlisi oldukları hatırlatılarak, kendilerine yöneltilen suçlamaların dayanağından haberdar olmalarının, soruşturmanın sağlıklı ilerlemesi açısından gerekli olduğunu kaydedildi.

Dilekçede ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin “Soruşturmanın etkili bir şekilde yürütülmesi, şüphelilerin delilleri karartmalarını önlemek için bazı deliller gizli tutulabilir. Ancak bu meşru amaç, savunma hakkına önemli ölçüde zarar verici bir şekilde gerçekleştirilemez” kararı hatırlatıldı.

Fakat henüz Merkez Konseyi üyelerinin “örgüt üyeliği” ile suçlandığı bu soruşturmanın detaylarına dair herhangi bir bilgi bulunmuyor.

“Bu ceza, hekimlik yargılamalarının bir devamıdır”

Fincancı’nın serbest bırakılması ardından basın açıklaması yapan Ökten, 70 yıldır halk sağlığını önceyelen TTB yöneticilerinin her daim soruşturmalarla karşı karşıya kaldığını belirterek, bugünkü soruşturmaların da “hukuksuz hekim yargılamalarının bir devamı” olduğunu kaydetti:

“Şebnem Hoca hakkındaki soruşturma süreci, bu hedef için bir kaldıraca dönüştürülmeye çalışılmıştır. Dün de TTB Merkez Konseyi’nin görevden alınması için açılmış olan temelsiz bir davanın duruşması için Ankara Dışkapı Adliye’sinin önündeydik. Niyetinizi görüyoruz ve çok net ifade ediyoruz, başaramayacaksınız.”

“Hekim örgütümüz, aramıza dönen merkez konseyi başkanımız Dr. Şebnem Korur Fincancı ile birlikte, meslek örgütümüzün tarihinden ve geleneklerinden aldığı güçle, ülkemizin önünde bulunan dönüm noktasında rolünü oynayacak; TTB’nin de ülkemizin de karanlığa teslim olmamasını sağlayacaktır.”


Meclis’te Başarır ve Türkkan hakkındaki fezlekeler için hazırlık komisyonu kuruldu: CHP, İYİ Parti ve HDP toplantıya katılmadı

Meclis'te Başarır ve Türkkan hakkındaki fezlekeler için hazırlık komisyonu kuruldu: CHP, İYİ Parti ve HDP toplantıya katılmadı 11 Ocak 2023, 16:33 +03 Güncelleme 6 saat önce

TBMM Anayasa ve Adalet Karma Komisyonu, CHP Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ve İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan hakkındaki dokunulmazlık fezlekelerini görüşmek üzere toplandı.

CHP; HDP ve İYİ Parti’nin protesto ederek katılmadığı toplantıda, AKP ve MHP’li üyelerin kararı doğrultusunda, fezlekeleri görüşmek üzere beşer kişilik Hazırlık Komisyonu oluşturuldu.

Muhalefet protesto etti, ittifak ortakları karar verdi

TBMM Anayasa Adalet Karma Komisyonu, AKP Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt’ın başkanlığında AKP ve MHP’li üyelerin katılımıyla toplandı.

Muhalefet partilerinden üyeler ise toplantıya katılmadı.

Çok sayıda dokunulmazlık dosyası komisyonda beklerken, iki milletvekilinin dosyasının öne çekilmesine tepki göstererek ilk önce AKP’nin “başörtüsüne ilişkin anayasa değişikliği teklifi” konusunda görüşme talebini geri çeviren CHP ve İYİ Parti ile kapatma davasına tepki gösteren HDP’li üyeler toplantıyı protesto etti.

Toplantı başında kısa bir açıklama yapan Başkan Beyazıt, dokunulmazlık dosyalarını incelemek üzere 5 kişilik hazırlık komisyonu kurulacağını söyledi.

Beyazıt, bir sonraki toplantıda da komisyon raporunun ele alınacağını bildirdi.

Toplantıda, AKP ve MHP’li üyelerin beşer üyeli ayrı ayrı iki hazırlık komisyonu kurulması kararlaştırıldı.

İçtüzük gereği Hazırlık Komisyonu, hakkında fezleke düzenlenen Başarır ve Türkkan’dan savunmalarını isteyecek.

Komisyon en geç 1 ay içinde raporunu hazırlayarak üst komisyona sunacak. Bu rapor Karma Komisyon’da görüşülecek. Daha sonra Genel Kurul’da oylanacak.

Genel Kurul yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar verirse iki milletvekiline yargı yolu açılacak.

CHP’den Başarır’a destek

Komisyon toplantısı öncesi CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Başarır’ın da üyesi olduğu CHP’li karma komisyon üyeleriyle birlikte Meclis’te basın toplantısı düzenledi.

Özel, “İlgili komisyonun önündeki 1760 dosyanın içinde yok yok. Cezadan ceza beğen, iddiadan iddia beğen, suçtan suç beğen. Yerleşik uygulama gereği dönem sonu beklenirken bir siyasi mühendislikle saray aklı, iki dosyayı öne çekiyor ve Meclise, Türkiye’ye böyle bir gündem dayatıyor” dedi.

Karma Komisyon üyesi CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre de, Başarır’ın “hakaret” suçlaması nedeniyle dokunulmazlığının kaldırılmasının istendiğine dikkat çekerek, “Böyle bir suçtan bir kimsenin dokunulmazlığının kaldırıldığını dünyada tek bir ülkede göremezsiniz, millet iradesine bu derece saygısızlık yapıldığını göremezsiniz” diye konuştu.

Ali Mahir Başarır ise hakkında yüz kızartıcı veya toplumu rahatsız edici bir iddia olmadığı için “başının dik olduğunu” söyledi:

“Korkmuyoruz. Bir adım, bir milim ne eğiliriz ne geri adım atarız. Kaldırsınlar. Kirli ellerin oylarıyla kaldırsınlar. Kaldırmazlarsa alçaktır, namerttirler. Biz, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunduk, hakkını yemedik. Biz 85 milyonun, Hazinenin parasını, rızkını bir avuç kirli müteahhitten koruduk savunduk.

“Bizim ne Mersin halkına ne Türkiye’ye verilmeyecek bir hesabımız yoktur. O yüzden bir adım bile geri adım atmıyorum. Korkmuyorum. Arkadaşlarımla beraber dimdik ayaktayım. Bir kez daha yineliyorum, dokunulmazlığımızı kaldırın, kaldırmazsanız alçaksınız.”

Suçlamalar neler?

Dosyaları Hazırlık Komisyonu’na sevk edilen CHP’li Başarır hakkında, görevden uzaklaştırılan Yalova Belediye Başkanı Vefa Salman ve dört belediye personelinin yargılandığı davanın duruşması sırasında yaşanan olaylarla ilgili “duruşma hakimlerine alenen hakaret”, “adil yargılanmayı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarıyla fezleke düzenlendi.

Türkkan’ın ise İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile 5 Kasım 2021’de Bingöl’de esnaf ziyareti sırasında, yaşamını yitiren asker yakını olduğu ifade edilen bir kişiye hakaret ettiği gerekçesiyle dokunulmazlığının kaldırılması isteniyor.

 

Haber / Akademi Portal 

Twitter

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın