Erdoğan’dan Fransız Polisi’ne Kınama Şaşırttı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın misilleme olması adına bile olsa, Fransız polisinin uyguladığı Şiddeti kınaması okuyanları çok şaşırttı…

Bunun adı nedir?

Erdoğan kendisini Gezi olaylarında kınayan Avrupa ülkelerine karşı misilleme olsun diye kınama yapıyor olsa gerek.
(Dinime küfreden bari Müslüman olsa) Atasözü buraya konulduğunda çok ta şık ve yerinde durdu.
Daha aylar öncesinde Zaman gazetesi önünde şu görüntüler Sn Erdoğan’ın benim başı kapalı bacılarım dediği kişilere ait.

Şimdi kendisine darbe yapılarak sırtından vurulup ihanete uğrayan Sn Ahmet Davutoğlu’da şöyle demişti bu çirkin görüntüler için: Bunlar siyasi değil hukuki süreçlerdir acaba Sn Davutoğlu şimdi de aynı şeyleri söyleyebilirmiydi? bilinmez.

Habere dönecek olursak;

2013 yılında yaşanan Gezi Parkı protestoları sırasında başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan, bu süreçte kendisini eleştiren Batı medyası ve Batılı politikacılara Paris’teki işçi eylemlerine yönelik polis şiddetini medyaya yansıtmamak ve yetersiz tepki göstermekle suçlarken ironik bir tutum takındı.

“Paris’te yaşanan olaylardan dolayı şu anda ben de endişeliyim, kaygılıyım. Protesto haklarını kullanan insanlara Fransız polisinin uyguladığı şiddeti kınıyorum” diyen Erdoğan, yaşanan vahim olayları dünyaya aktarmayan Batı medyasını ayıpladığını da söyledi.

Esenler Belediyesi Kentsel Dönüşüm Konut Teslimi Töreni’nde konuşan Erdoğan, “İnsan hakları örgütlerini, Batılı politikacıları Paris’te yaşanan hadiseler konusunda daha duyarlı olmaya davet ediyorum. Bana nasihat ediyordunuz, akıl veriyordunuz, ‘Bu Gezicilere karşı niye böyle yapıyorsunuz?’ diye. Şimdi size sesleniyorum, Paris’te, Paris’teki, özgürlük mücadelesini verenlere karşı niye böyle yapıyorsunuz, Brüksel’dekilere karşı niye böyle yapıyorsunuz ya Brezilya’da niye böyle yaptınız? Gezi olaylarındaki görüntülerden rahatsız olanların Paris’teki olaylar karşısındaki rahatlığı doğrusu bizi çok üzüyor” dedi.

Paris’teki olayları Türkiye’nin güneydoğusunda yaşananlarla kıyasladı

Fransa’nın ve diğer Batı ülkelerinin 17-25 Aralık tarzı darbe girişimlerine maruz kalmalarından korktuğunu söyleyen Erdoğan, “ Umarım hadiseler, bölücü terör örgütünün güney şehirlerimizdeki bazı mahallelerde başlattığı eylemlerin benzerlerine kadar uzanmaz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan aralarında Prof. Hayrettin Ökçesiz’in de bulunduğu birçok akademisyenin sivil itaatsizlik olarak tanımladığı Gezi olaylarını bir takım çevrelerin desteklediği iddiasını da yineledi.

“Gezi olayları Türkiye’nin gelişmesinden rahatsızlık duyanların senaryosu”

Erdoğan, “Gezi olayları Türkiye’nin gelişmesinden, büyümesinden rahatsızlık duyanların ortaya koyduğu senaryonun aşamasıydı. Bugün Paris ve Brüksel yanıyor. Başka Batı şehirlerinde de çok ciddi protestolar, olaylar ve eylemler yaşanıyor. 3 yıl önce İstanbul’u mesken tutup, neredeyse kesintisiz canlı yayın yapan medya kuruluşları, bu olaylara adeta kör, sağır ve dilsiz kalmışlardır. Bundan 3 yıl önce Gezi parkındaki düzenlemeler bahane edilerek eylemler başlatılmıştı. Dükkanlar yakıldı, yollar, kaldırımlar tahrip edildi. Gezi Parkı’nın altını üstüne getirdiler” diye konuştu.

“Geziciler Türkiye’nin tüm büyük projelerinin durmasını istiyordu”

Olayların başlangıcında 3 Haziran’da Kuzey Afrika seyahatine çıkan Erdoğan, ülkeye döndükten sonra Gezi protestolarını örgütleyen Taksim Dayanışma temsilcileriyle 12 Haziran’da görüştü. Erdoğan, bugünkü konuşmasında o görüşmeye de atıfta bulundu ve “Gezi olayları sırasında arkadaşlarımızın da ısrarıyla, eylemcilerin sözcülüğünü üstlenen bir grupla bir araya geldim, taleplerini dinledim. Tabii bana söyledikleri başka şeylerdi. Ama dışarıya çıktıklarında, kamuoyuna bir talep listesi açıkladılar. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden nükleer santrallere, yeni havalimanından Kanal İstanbul’a kadar Türkiye’nin gündeminde ne kadar proje varsa hepsinin durmasını istiyorlardı. Ya, bunların dikili ağacı yok, dikili ağacı! Hatta kentsel dönüşüm projeleri dahi bu kesimin durdurulmasını istediği faaliyetler arasında yer alıyordu. Aynı talep listesinde yer alan öteki zırvaları saymıyorum bile” ifadelerini kullandı.

Erdoğan: Paris’ten Brüksel’den endişeliyim

Batılı medya kuruluşlarının Güneydoğu kentlerine fotoğrafçı ve kameraman göndererek haber yaptıklarını söyleyen Erdoğan “Oradaki benim bir tane mağdur, mazlum, Anadolu kadınını konuşturuyorlar; ondan sonra da kalkıp endişeliyiz diyorlar. Evet ben şimdi endişeliyim. Paris’ten endişeliyim, Brüksel’den endişeliyim. Uzun yıllardır maruz kaldığımız için bu tür durumlar karşısında soğukkanlılığımızı muhafaza ediyor ve gereken önlemleri alıyoruz. Nitekim bu hadiselerin hepsinin de üstesinden geldik ama Batı ülkelerinin aynı başarıyı gösterebilecekleri konusunda şüpheliyiz” dedi.

İstanbul’un merkezinde bulunan Taksim Gezi Parkı’nın alışveriş merkezine dönüştürülme çabasına karşı çevreciler 31 Mayıs’ta nöbete başlamıştı. Parktaki nöbette çadırları yakılan ve polis zoruyla parktan çıkarılan çevrecilere destek için binlerce insan Taksim Meydanı’na birikmişti. Polis, meydan çekildikten iki hafta sonra yaptığı operasyonla Gezi kampını dağıtmıştı.

Neredeyse 7-8 yıldır Soyadının Şiddet olduğu Türkiye, Cumhurbaşkanı tarafından bir şiddeti kınaması siyasi ve politik davranışlar sergileyen bir Cumhurbaşkanı’nın aynaya hiç bakmadığının bir göstergesi olabilir ancak.

Politik ve etik olmayan davranış ve söylemleri ve yaptırımları ile bilinen Sn Erdoğan Dünde Şu sözler ile büyük bir hata ve gaf yapmıştı; “Müslüman aile doğum kontrolü yapmaz” diyerek ayrımcı ve şiddet içeren kutuplaştırmalara ve İnsanların inanç özgürlüklerine saygısızlık etmişti.

Erdoğan’ın bu söylemi doğum kontrolü yapanların Müslüman olmadığı yönünde de kirli ve makama asla yakışmayan ideolajik bir söylem.

Akademi Portal Haber

Sizin yorumunuz?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Güvenlik *