Barry Komisaruk sıçanların çiftleşme davranışlarını incelerken tesadüfen sıçanın vajinasına bir çubuk soktuğunda kaskatı kesildiğini ve böyle bir stimülasyon sırasında acıya karşı duyarsızlaştığını fark etmiş. Benzer bir deneyi kadınlarla yaptığında, vajinal stimülasyon esnasında acıyı beyne ileten sinirlerin bloke olduğu ve acı hissedilmediğini gördü. Peki bu nasıl oluyordu?
Omurilik kopmasına rağmen orgazm
Omuriliği hasar görmüş kadınlar, hatta bu hasarlar genitallerden beyne giden sinir yollarını bloke etmiş olsa bile, vajinalarına ve rahim boynuna (serviks) dokunulduğunda hissediyorlardı. Klitoristen gelen duyuları beyne aktaran sinir kesilmiş olsa bile bazıları bu yolla orgazm bile oluyordu. Komisaruk bundan şu sonucu çıkarıyordu: “Omuriliği hasar görmüş olduğu için klitorisini hissetmeyen kadınlar vjinal stimülasyon yoluyla orgazm olabiliyor. Vajinal orgazmın varlığını kanıtlayan en iyi delil bu belki de.”
Bunun nedeni omuriliğin dışında yer alan vagus sinirinin vajinadan beyne duyuları taşımasıdır. Komisaruk’a göre, “Kadınlar klitoris orgazmını daha bölgesel ve dışsal, vajinal orgazmı ise daha içsel ve tüm bedeni saran bir deneyim olarak niteliyor. Klitoristen duyuları taşıyan sinirin vajinadan taşıyan sinirden farklı olması bunun nedeni olabilir.”
Peki kadının genital bölgesindeki farklı kısımlardan gelen duyuları farklı sinirler taşıyorsa ve her ikisi de orgazmı tetikleyebiliyorsa vajinanın bazı bölgelerinin diğerlerinden daha duyarlı olduğu söylenebilir mi hala? Çiftler vajinal orgazm için hangi bölgede odaklanmalı?
G noktası neresi?
Bütün ilgi uzun süre boyunca G noktası olarak tanımlanan bölgede yoğunlaşmıştı. 1980’lerde buradan ilk söz eden Alman kadın doğum uzmanı Ernst Grafenberg olmuştu. Grafenberg bu noktanın vajinanın ön duvarında olduğunu ve bu duvarın ardından idrar yolunun geçtiğini söylüyordu. Sonraki araştırmalarda bu bölgeden kan damarlarının ve sinir uçlarının geçtiğini ve prostat bezinin kadınlardaki kalıntılarının burada toplandığını ve özellikle pelvik taban kası güçlü olan kadınların bu bölgenin stimülasyonu yoluyla orgazm olacağını ortaya koymuştu.
G
Ancak böylesi bir noktanın varlığı hala tartışmalı görülüyor. 2008’de 20 kadın üzerinde yapılan bir deneyde idrar yolu ile vajina arasındaki duvarın kalın olduğu kadınların bu tür orgazmlar yaşadığını gösterdi.
Fakat Janini, basılıp çekildiğinde orgazma neden olan spesifik bir düğme tarifi yapar gibi bu alana G noktası adı verilmesini doğru bulmadığını, çünkü öyle bir noktanın olmadığını belirtiyor.
Klitorisin anatomisi
Peki böyle bir nokta yoksa ne var? Birçok araştırmacı klitoris üzerinde birleşiyor ve bunun sadece deri altında bezelye büyüklüğünde bir yapı olmadığını, bir sarmal gibi vajinanın dışından, pelvis içinden ve idrar kanalının yanından geçen 9 cm’e kadar ulaşan, lades kemiğine benzeyen bir yapı olduğunu söylüyor. Herkesin hissettiği kısmı ise bu lades kemiğinin üzerinde bulunan ve en hassas olan beze kısmı.
Kadının cinsel organının ve onlar üzerinde büyük etkisi olan hormonların karmaşık yapısı G noktası gibi bir noktanın varlığını kanıtlamanın da çürütmenin de zorluğunun nedenidir belki de. Yani etrafından yalıtılmış bir halde vajinanın ön duvarını uyarmak işe yaramaz.
Cinsel birleşme anında klitorisin iç kısımları ve idrar kanalını çevreleyen dokular harekete geçer ve şişer. Elle yapılan uyarIlma sırasında ise klitorisin sadece dış kısmı uyarılmış olur.
Klitorisin büyüklüğünün orgazmda etkili olup olmadığı sorusuna bakıldığında ise MR taramalarında, klitorisin boyutları ne kadar küçük ve vajinadan ne kadar uzaksa kadınların orgazm olmalarının da o kadar zorlaştığı görüldü.
‘Tümüyle normal’
Bütün bunlardan yola çıkarak kadınların orgazmı konusunda şunlar söylenebilir: Kadınlar hem vajinal uyarılma hem de klitorisin uyarılması sonucu ya da her ikisi birlikte uyarılarak orgazm olabilir. Bunlara rahim boyu uyarılması da eklenebilir ve tümü birden uyarıldığında daha yoğun ve karmaşık bir orgazm yaşanabilir.
Herhangi bir cinsel tecrübeden uyarılmayan kadınlar içinse uzmanlar farklı yollar denemelerini tavsiye ediyor. Ohio’dan ürejinekolji uzmanı Rachel Pauls şunları söylüyor: “Vajinal orgazm olamadığı için kendisinde bir sorun olduğunu düşünen kadın hastalar geliyor bana. Oysa hiçbir sorunu yok onların. Herkes biraz farklıdır. Seks sırasında bazı kadınlarda klitoris uyarılması kolay, bazılarında ise daha zor olabilir. O zaman eşlere iş düşüyor. Elle ya da başka bir uyarıcıyla uyarma denemeleri yapmak gibi. Ama kadınlar şunu bilmeli ki cinsel birleşme anında kadınlar orgazm olamıyorsa bu tümüyle normaldir.”
Orgazm doktorları ile tanışın
Orgazm doktorları ile tanışın
Kadın orgazmı ile ilgili bilim insanlarından ziyade kadınlara yönelik magazin dergileriden bilgi edinirdiniz belki de, ancak araştırmacılar yavaş yavaş bu konu üzerinde çalışmaya başladılar ve sonuçları genellikle de bu sürekli tavsiyeler veren yazılarla çelişiyor. Sorun şu ki kadın vücudu üzerine yapılan çalışmalar erkeklerden çok daha az ve kadın bedeni henüz çok anlaşılmış değil.
“Ben ateş çemberi olarak adlandırdım. Bacaklarım arasında bir daire içerisinde bir yangın gibi hissettim ve bu uzun süren bir histi – yakıcı ve kaşındırıcıydı ve daha sonra cinsel ilişki ile veya bir tamponla bile tırtıklı bir bıçak gibiydi, çok acı vericiydi.”
San Francisco’da yaşayan moda stilisti Callista Wilson, 12 yaşındayken ilk kez tampon kullanmaya çalıştığında bunları yaşadı. Bu konuda ilk kez doktora göründüğünde ise 20’li yaşlarındaydı.
Doktoru Callista’ya “Son derece normal gözüküyorsun, ben bu acının sebebini anlamak için bir terapiste gitmeni önerebilirim, psikolojik olmalı” dedi.
Ve Callista’ya 10 yıl sonra teşhis kondu.
Callista bu dönemde yaşadığı cinsel sorunların depresyondan ilişkisinin bitmesine kadar hayatının her alanını etkilediğini söylüyor. 20 doktoru ziyaret ettikten sonra kendini Washington DC’deki Vulvovajinal Bozukluklar Merkezi direktörü doktor Andrew Goldstein’ın bekleme odasında bulmuş.
Andrew Goldstein ona vajinasının girişinde normal miktarın 30 katı fazla miktarda sinir ucuyla doğduğunu ve bunun da vajinasına dokunulduğunda yanıyormuş hissi uyandırdığını söyledi. Çözüm, vajinasının girişindeki derinin bir kısmının kesilmesiydi. Bu yapıldığında, ilk kez ağrısız bir cinsel ilişki yaşayabildi.
Callista’nın sorunu çok yaygın olmayan bir sağlık problemi. Fakat araştırmacılar son zamanlarda anladılar ki, pelvik sinir sistemi her kadında değişiyor.

‘Cinselliği her kadın farklı yaşıyor’
New York’taki jinekolog Deborah Coady bu konuyla ilgilenmeye başlayınca, erkeklerin genital bölgellerindeki sinirlerin haritasının çıkarıldığını farketti. Ancak kadınlarla ilgili hiçbir bilgi mevcut değildi. Böylece Coady uzman cerrahlarla bir araya gelerek çalışmayı kendi gerçekleştirdi ve ilginç sonuçlarla karşılaştı.
“Öğrendik ki perine bölgesindeki sinir uçlarının dallanması bir kadından diğerine farklılık gösteriyor” diyor Coady. Ve ekliyor:
“Sinir kollarının vücudun içinden geçme şekli cinselliğin farklı yaşanmasına neden oluyor; yani bir bölgenin bir kadın için daha hassas olması başka bir kadın için de hassas olacağı anlamına gelmiyor.”
Perine siniri orgazmın gerçekleşmesini sağlayan en önemli sinir. Genital bölge ile beyindeki dokunma, basınç ve cinsel aktivite mesajlarını ilişkilendiren sinirdir.
Coady ayrıca, her kadının genital bölgedeki beş erojen bölgesinin her birinde, yani klitoris, vajinal açıklık, rahim boynu, anüs ve bacak arasında, farklı sayıda sinir uçlarına sahip olduğunu buldu.
“Bu durum, neden bazı kadınların klitoral bölgede bazılarınınsa vajinanın girişinde daha hassas olabileceğini açıklıyor” dedi.
Bu, kadın dergilerinde verilen genel tavsiyelerin neden yararlı olmadığını açıklıyor.

‘Seks öncesinde dinlenme değil, aksiyon öneriliyor’
Austin’deki Texas Üniversitesi’nden doktor Cindy Meston’un orgazm laboratuvarında ise bir başka mit test edildi.
Bu laboratuarda Meston’un çalışmalarına katılan insanlar, geniş ekranlı bir televizyonun karşısında mor deri bir koltuğa oturuyor ve seks yapan insanların videolarını izliyor. Meston, vajinal fotopletismograf yöntemi ile yandaki odadan kalp atış hızlarını ve genital organlardaki kan dolaşımını izliyor.
İki santim uzunluğunda ve neredeyse bir tamponun boyutu ve şeklinde bir cihaz vajina içine sokuluyor. Açıldığında ışık yayan cihaz ne kadar ışığın yansıtıldığını ölçüyor. Böylelikle bilim insanları vajinal dokuya olan kan dolaşımını ve bu nedenle kadının fiziksel olarak ne kadar uyarıldığını söyleyebiliyorlar.
‘Kadınları seksten önce aktif hale getirmelisiniz’
“Yıllarca seksten önce köpük banyosu yapmamız, sakinleşmemiz, dinlendirici müzik dinlememiz, derin nefes egzersizleri yapmamız söylendi” diyor Meston ve ekliyor:
“Ancak araştırmam tam tersini gösteriyor, yani aslında kadınları aktif bir hale getirmelisiniz.”
Öyleyse eşinizle kovalamaca oynayabilirsiniz, ya da birlikte bir korku filmi izleyebilir, bir lunaparka, hatta komedi oyununa bile gidebilirsiniz.”
Meston, bizi kalp atış hızı ve kan basıncı gibi kaç ya da savaş moduna hazır hale getiren bilinçaltı kas kasılmalarının sorumlusu olan sempatik sinir sisteminden bahsediyor. Meston, bu sistem seks öncesinde aktive edildiğinde, kadınların daha yoğun ve daha hızlı yanıt vermelerine yardımcı olduğunu keşfetti.
Erkekler için ise tam tersi.
Yıllarca kadın cinselliğinin de erkeklerinki gibi olduğu düşünüldü, ancak Meston’un çalışması bunun bir hata olduğunu gösterdi.
Doktor Andrew Goldstein, öğrencilik günlerinden beri kadın vücudunun ve kadın cinselliğinin çok anlaşılmadığının farkındaydı.
“Kadınlarda cinsel sorun, erkeklerde herhangi bir cinsel işlev bozukluğundan daha az önemli görülüyor. Bence bu çifte standart. Erkekte cinsel işlev bozukluğu, ereksiyon sorunu varsa bu görülüyor. Kadınlar aynı durumda yaftalanıyorlar. Sorunun kafalarında olduğu söyleniyor” diyor.
Meston kadın cinselliği konusunda araştırma yapmak için fon bulmanın zorluklarından da bahsediyor.
“Kadın orgazmı yeterince önemli bir sosyal sorun olarak görülmüyor” diyor.
Bir keresinde emekli akademisyenlere konuşma yapmak için davet edildiğini ancak konunun kadın cinselliği olduğu anlaşılınca davetin geri çekildiğini anlatıyor.
Ve ekliyor:
“Herkes vajinadan doğdu, neden onlar hakkında daha fazla şey bilmeyelim? Bu herkesin yararına olur.”
Mastürbasyonun beş ‘faydası’
Devamını okumak için tıklayın








































