Davutoğlu: Ne olur Abdullah bey’e tezkereye karşısı olduğumuzu söyleyin

28 Şubat 2003’te yapılan Milli Güvenlik Konseyi toplantısında askerin desteğinin istendiğini söyleyen Yalçınbayır, “Tezkere öncesi son gecelerden biriydi.

Ahmet Davutoğlu (O zaman Başbakan Danışmanı) geldi, elime sıkı sıkı sarıldı. ‘Ne olur, Abdullah Bey’e tezkereye karşı olduğumuzu lütfen söyleyin’ diye ısrarlı tutumunu hiç unutmam. Tezkere kapalı oturumda görüşüldü. Kapalı oturumda konuşulanlar 10 yıl süre ile yayınlanmıyor, devlet sırrı olarak nitelendiriliyor. 10 yıldan fazla zaman geçti. Toplantı tutanaklarının açıklanması, demokrasinin ve halkın bilgi edinme hakkının gereğidir” ifadelerini kullandı.

 

Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin veren tezkerenin reddi sonrasında dönemin başbakanı Abdullah Gül’ün, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e ‘tekrar görüşme’ teklifi sunduğu ortaya çıktı. Sezer ise bu isteği kabul etmedi.

ABD’nin 14 yıl önceki Irak işgali öncesinde TBMM’de reddedilen, ‘Türk askerinin yabancı ülkelere gönderilmesine ve yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de bulunmasına izin veren’ 1 Mart Tezkeresi’yle ilgili yeni bir bilgi ortaya çıktı.

Sözcü’den Veli Toprak’ın haberine göre, 2003 yılında Başbakan Yardımcısı olan, AK Parti’nin kurucularından Ertuğrul Yalçınbayır, yaptığı açıklamada, TBMM’de yeterli desteği bulmayan tezkere için ‘başka bir çözüm’ yolu arandığını söyledi.

‘BU TALEBİ YERİNE GETİREMEM’

Yalçınbayır yaşananları şöyle anlattı: “Dönemin başbakanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e gitti. ‘Parti genel başkanları ve Genelkurmay Başkanı’yla yeni bir toplantı yapın. Tezkereyi bir kez daha görüşerek Meclis’e gönderelim’ önerisinde bulundu. Ancak Sezer ‘Meclis’in kararında hukuken bir sorun yok, anayasaya uygun. Meclis iradesine karşı saygılı olmak gerekir. Bu talebinizi yerine getiremem’ diye Gül’ün önerisini kabul etmedi.”

 

Akademi Portal Arşiv

09.02.2016

Davutoğlu: Ne olur Abdullah bey'e tezkereye karşısı olduğumuzu söyleyin
Yalçınbayır: Davutoğlu ellerime sarılıp ‘Abi ne olur Irak’a girmeyelim’ dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ben 1 Mart tezkeresinin yanındaydım, karşı olanlar bunu açıkça söylemediler” sözleri üzerine eski Başbakan Yardımcısı ve AK Parti kurucularından Ertuğrul Yalçınbayır, “Dönemin Başbakan Danışmanı Davutoğlu ellerime sarılıp ‘Abi ne olur görüşlerinde ısrar et. Irak’a girmeyelim’ dedi” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Amerika gezisinden dönerken, uçaktaki gazetecilerin ‘Suriye’de bir fiili durum oluşturulur mu?’ sorusuna, “Irak’ta düşülen hataya Suriye’de düşmek istemiyoruz. Ben 1 Mart tezkeresinin yanındaydım, karşı olanlar bunu açıkça söylemediler. Birileri de gizli kulisler attılar. O insanların kimler olduğunu araştırır bulursunuz. 1 Mart tezkeresi ilk anda kabul edilip Türkiye, Irak’ta olsaydı, Irak’ın durum böyle olmazdı” şeklinde cevap vermişti.

Özgür Düşünce Gazetesi’ne konuşan AK Parti’nin kurucularından Ertuğrul Yalçınbayır, 1 Mart tezkere görüşmeleri öncesi ve sonrasında bilinmeyenleri anlattı.

‘DENİZ BEY’İN SÖZÜ DİKKATE ALINDI’

1 Mart 2003 Irak tezkeresiyle ilgili vatandaşın gerçekleri öğrenmesi gerektiğini belirten Yalçınbayır, “TBMM’de kapalı oturum yapılalı 13 sene oldu, gizlilik kararı hâlâ kaldırılmadı. Bu gizli tutanaklar açılırsa oradaki konuşmalar kamuoyuna yansır. Oradaki konuşmalar içinde dönemin CHP lideri Deniz Baykal’ın etkileyici tespitleri ve konuşmaları ortaya çıkar. Bazı AKP’lileri etkilemiştir. Tayyip Bey’in sözü yerine Deniz Bey’in sözü dikkate alınmıştır. Gizli tutanaklarda önemli hususlar var” dedi.

‘TAYYİP BEY BUNLARI BİLİYOR’

1 Mart’tan bir gece önce Başbakanlık’ta yapılan toplantının detaylarını paylaşan Yalçınbayır şunları anlattı:

“Başbakan danışmanı olan Sayın Ahmet Davutoğlu, tezkerenin geçmesine karşıydı. 1 Mart’tan 1 gece önce Sayın Başbakan Abdullah Gül’ün makamında sınırlı toplantı yapıldı. Abdüllatif Şener, Mehmet Ali Şahin gibi MGK’ya giren bakanlarla yapılan toplantıydı. Toplantıya girerken Sayın Davutoğlu ellerime sarılıp ‘Abi ne olur görüşlerinde ısrar et. Irak’a girmeyelim’ dedi. Tayyip Bey bunları biliyor.”

BABACAN’I ÇAĞIRDIK’

Toplantıda Erdoğan’ın “Bu tezkere geçmezse maaşlarımızı memurlarımıza ödeyemeyiz” sözlerinin gündeme geldiğini ifade eden Yalçınbayır, “Gece yarısı saat 24.00’te Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan’ı aradık, Başbakanlık’a çağrıldı. Ekonomik durumla ilgili görüşme yapıldı. ‘Tayyip Bey maaşları ödeyemeyiz diyor. Nedir bu diye’ sorduk Babacan, böyle bir şeyin olmadığını ama ihtiyaten motorlu taşıt vergilerine, emlak vergilerine yüzde 100 zam istedi, yapıldı. Halk bu konuda yanıltıldı. Tezkere geçmedi ama 13 yıldır memurun maaşı ödeniyor” diye konuştu.

‘MECLİS ODASINDA TOPLANTI’

Erdoğan’ın, o akşamki toplantıya Siirt seçimleri için mitingde olduğundan katılamadığını aktaran Yalçınbayır, “Siirt’ten Ankara’ya dönecekti. Gül, Erdoğan’ı aradı. Ama o zaman ulaşılamadı. 1 Mart günü de grup toplantısı yapıldı. Grupta yapılan oylamada Tayyip Bey tezkerenin geçtiğini gördü. Grup toplantısının yapıldığı yerin arka tarafında kısa değerlendirme yapıldı. Grup toplantısı yapılan oylamada ret oyu veren kişiler oy vermediler” dedi.

‘SEZER, ZİRVE TALEBİNİ REDDETTİ’

1 Mart tezkeresine 80 AKP’li milletvekilinin ret, 19’unun çekimser oy verdiğini hatırlatan Yalçınbayır şu bilgiyi paylaştı:

“Tezkere reddedilince telaşa kapılan hükümet 2 Mart’ta Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i aradı. ‘Ne olur tekrar bu tezkereyi görüşelim’ dedi. Ama Sezer ‘Karar merci Meclis’tir’ deyip reddedince hükümet ‘Sayın Cumhurbaşkanım zor durumdayız gelin Gül, Erdoğan ve Baykal’ın katıldığı zirve düzenleyin’ talebi de kabul görmedi.”

Tezkerenin geçmemesi üzerine Başbakanlık’ta Erdoğan ve Gül’ün de bulunduğu toplantıya katıldığını anlatan Yalçınbayır, “AKP MYK üyeleri de toplantıda yer aldı. ‘Kimlerin ne oy verdiklerini öğrenmeye kalkmayın. Partinin bölünmesine yol açarsınız’ dedim. Duygusal tavırlardan söz edildi. Tayyip Bey, istediği yapılmadığı zaman fevkalede kızan, kendi kararlarına karşı çıkanlar, ihanetle ve hainlikle suçlayan yaklaşımı var” dedi.

‘REDDİ HUKUKA UYGUN’

Tezkereye karşı olan AKP kanadını ulusal ve uluslararası heyetlerin ziyaret ettiğini aktaran Yalçınbayır, “Hem ulusal hem uluslararası düzeyde kişilere ‘Tepkiniz yeterli değil. Irak’ta kültürel değerler gidecek, insanlar ölecek’ diyorduk” ifadelerini kullandı.

1 Mart tezkeresi reddedilince Erdoğan’ın otoritesinin ABD ve dünya nezdinde sarsıldığını dile getiren Yalçınbayır, “Parlamenter sisteme saygı gerekir. Parlamento’nun bu konuda verdiği karar hem Birleşmiş Milletler şartına hem de Anayasa’ya uygundur. Bu hukuka uygunluğu hala eleştirmek çıkarla ilgilidir. Prestiji sarsılan Erdoğan, Siirt’ten milletvekili seçildikten sonra 59. hükümet olarak ilk yaptıkları iş Meclis’e Irak tezkeresini getirmek oldu. 20 Mart’ta tezkere bu kez geçti. Geçtikten sonra ABD, Türkiye’nin iznini kabul etmedi. Irak kabul etmedi. Hâlâ bunda direnmek yanlış” değerlendirmesi yaptı.

‘KARŞI OLDUĞUMUZU AÇIK AÇIK SÖYLEDİK’

Erdoğan’ın “gizliden kulis yaptılar” sözlerine karşı çıkan Yalçınbayır yaşananları şöyle anlattı: “Açıklıkla karşı olduğumuzu söylüyorduk. Gizliden bir kulis yürütmüyorduk. Gül, tezkerenin Meclis’e sevki için imza attığım zaman ‘Takdir sizindir’ dedi. Bülent Arınç, Meclis Başkanı olduğu için geçmesinden yana değildi. Bunu açık açık söyledi. Kulis yapmadılar. Gül’den rica edip AKP grubunda da konuşmak istediğimi söyledim. Demokrasiye, hukukun üstünlüğüne dair Irak tezkeresine karşı durmak istediğimi söyledim. Meclis salonuna dış basında yer alan karikatürleri verdik. 2 kitapçığı milletvekilleri gördü. Onları görünce insanın milli duyguları harekete geçti. Dolarların karşısında dans eden bir ülke görüyorsunuz. Parayla değerlerimizi değişecek kişilerden oluşan bir ülke değiliz.”

Arşiv

09.02.2016

Abdüllatif Şener: Tezkerenin geçmemesi Erdoğan’a prim sağladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 2003’te ABD’nin Irak operasyonu için Türk hava sahası ve askeri üslerini kullanmasına yönelik 1 Mart tezkeresinin TBMM tarafından reddedilmesi konusundaki açıklamaları, tezkere tartışmalarını yeniden alevlendirdi. O dönem Erdoğan’a en yakın isimlerden olan Abdüllatif Şener tezkerinin oylanıldığı atmosferi RS FM’de anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Amerika gezisinden dönerken uçakta gazetecilerle mülakatında 1 Mart tezkeresine atıfa bulundu, “Irak’ta düşülen hataya Suriye’de düşmek istemiyoruz. Ben 1 Mart tezkeresinin yanındaydım” dedi. O dönem Başbakan Yardımcısı olan Abdüllatif Şener, RS FM’de Yavuz Oğhan’ın hazırlayıp sunduğu ‘Bidebunudinle’ programında tezkerinin oylanıldığı atmosferi anlattı.

Tezkerenin geçmemesinin Erdoğan’a ve ülkeye olumlu imaj kazandırdığını söyleyen Şener, şöyle konuştu:

“Tezkerenin kabul edilmemesi  parlamenter sistemin sağlığlıklı olarak işlediğinin işareti olarak görüldü hem yurtdışında he yurt içinde. Hükümetin gönderdiği tezkerenin Meclis’te reddedilmiş olması AB ülkeleri nezdinde demokrasinin ne kadar güçlü olduğu kanaati oluşturdu. Diğer taraftan da özellikle Arap  Müslüman ülkelerinde Türkiye’nin kredisi arttı. Yani işgalle işbirliği yapmamış olmasının pek çok Müslüman ülkede iktidara karşı sempati duymasına yol açtı. Daha sonraki yıllarda Erdoğan’ın Arap dünyasındaki ilginin de başlangıcı 1 Mart Tezkeresi’dir. Yani Erdoğan geçmesini istediği halde tezkerenin geçmemesi kendisine prim sağlamıştır.”

‘ARINÇ’IN OY HAKKI YOKTU’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuyla ilgili açıklamasının devamında Abdullah Gül ve Bülent Arınç’a üstü örtülü şekilde göndermede de bulundu, “1 Mart tezkeresinin yanındaydım, karşı olanlar bunu toplantılarımızda söylemediler, gizli kulisler yaptılar” dedi. O dönem Gül ve Arınç’ın, 1 Mart tezkeresine açıktan karşı çıkmamakla birlikte tezkerenin reddi yönünde kulis yaptığı konuşulmuştu. Şener,  Arınç’ın o sırada oy hakkının olmadığını hatırlatarak şöyle devam etti:
“Bülent Arınç Meclis Başkanı’ydı, oy hakkı yoktu. Oy kullanmayanın ne düşündüğünü konuşmaya gerek yok. Ret oyu verenler genellikle milli görüş geleneğinden gelenlerdi. Milli görüş olmadığı halde ret veren arkadaşlar da vardı. Örneğin Ertuğrul Bey prensip olarak karşıydı. Milliyetçi gelenekten gelenlerden bazıları Irak’a girseydik PKK ile sorun çözülürdü değerlendirmesini hâlâ yapıyorlar. Gerçekçi olmayan bazlarda değerlendirmeler yapılıyor.”

‘EVET’ İÇİN BASKI VARDI

Eski Başbakan Yardımcısı, tezkerenin oylanması sırasında AK Parti kulislerindeki atmosferi de anlattı. “Kabul oyu için baskı vardı” diyen Şener, Davutoğlu’nun süreçteki pozisyonunu eleştirdi.

Şener, “Parti içinde farklı eğilimler vardı. Erdoğan, sadece parti başkanıyken tezkereye kabul oyu çıkması için çok büyük baskı yaptı.  Oylamanın gizliliği vardı; ama gizli kaldığını düşünmüyorum. Oy vermeyenler sanki ihanet etmişler gibi atmosfer vardı. Birkaç kişiyle o üslupta linçe yönelik üslupla konuşuldu. Davutoğlu, o dönemde danışmandı. Hep ortadan ve muğlak konuşurdu. Somut bizim çiğimiz bu şeklinde bir üslubunu ben görmedim. Teorik olarak lafı çeviriyor. Karar vericiler açısından net bir şey ifade arz ediyor. Evet dememiz ya da hayır demememiz lazım şeklinde bir çıkışını ben görmedim” diye konuştu.

Şener, Erdoğan’ın Güney Amerika dönüşü sonrası sarf ettiği sözlerin ABD’ye ‘en iyi müttefikiniz benim’ şeklinde gönderilen bir mesaj olduğu görüşünde.

Twitter/Akademi Portal

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın