Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin en kritik ve tartışmalı kararlarının alındığı, sonraki yıllarda “post-modern darbe” olarak nitelendirilen 28 Şubat 1997’nin 24. yıldönümünde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve diğer AKP’li siyasetçilerden darbe karşıtı açıklamalar geldi.

Erdoğan, paylaştığı video mesajında “Darbe bir insanlık suçudur. 28 Şubat’ı yaşadım, 28 Şubat’ın farkındayım” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ise sosyal medya hesabından “Aziz milletimiz, 28 Şubat’ı gerçekleştiren zihniyete çok kısa bir süre içerisinde, kendi evlatlarını yeniden iktidara taşıyarak cevap vermiştir.” paylaşımı yaptı.

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de, “28 Şubat süreci ve ilkel uygulamaları, milletimizin vicdanında mahkum edilerek tarihin kirli sayfalarında yerini almıştır. Türkiye, bir daha darbe utancı yaşamayacaktır” dedi.

28 Şubat’ın yıldönümü gerekçesiyle Anadolu Ajansı’na bir röportaj veren eski Başbakan ve dönemin koalisyon ortağı DYP’nin lideri Tansu Çiller ise, darbenin ekonomik sonuçları olduğunu söyledi ve “AK Parti iktidarı darbeleri bitirdi, şimdi bize düşen birleşmek” dedi:

“28 Şubat’ın ardından batan bankalar, Türkiye’yi büyük krize soktu. Bu krizin maliyeti 291 milyar dolar. Bugün gençliğin en önemli sorunu işsizlik. Bu 291 milyar dolar ile gençlerimizin işsizlik sorununu çok büyük ölçüde çözebilirdik. Nihayet millet ne yaptı? Bizleri tasfiye etti ve AK Parti iktidarına şans verdi ve onlar da darbeleri bitirdiler. Vesayet dönemini bitirdiler. Şimdi bize düşen yine demokrasinin yüksek platformunda birleşmek, burada herkese yer var.”

28 Şubat 1997’de ne olmuştu?

28 Şubat 1997’deki Milli Güvenlik Kurulu toplantısının sonunda yayımlanan bildiride laikliğin Türkiye’de demokrasi ve hukukun teminatı olduğu vurgulanırken, hükümetten aralarında 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi, tarikatlara bağlı okulların Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmesi, Kuran kurslarının denetlenmesi ve kılık-kıyafet kanunun uyulmasını da içeren bir dizi eylemi hayata geçirmesi istendi.

O dönem Recep Tayyip Erdoğan da Refah Partili İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’ydı. Bu dönemde okuduğu bir şiir sebebiyle bir yıl sonra yargılandığı davada “Siirt’te yaptığı konuşmayla dindar ve dindar olmayan diye bölünen kesimler arasındaki gerginliği canlı tutmayı amaçlamak” suçlamasıyla siyaset yapması yasaklanarak 4 ay 10 gün hapis cezasına çarptırıldı. Mart-Temmuz 1999 arası Pınarhisar Cezaevi’nde yattı.

Bu toplantıdan birkaç ay sonra Necmettin Erbakan liderliğindeki Refah Partisi hakkında “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu” gerekçesiyle kapatma davası açıldı. Haziran ayında koalisyon ortağı Doğru Yol Partisi (DYP) lideri Tansu Çiller, Erbakan’ın istifa etmesini ve kendisinin başbakan olmasını önerdi. Bu öneriyi kabul eden Erbakan, istifasını sundu.

Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümeti kurma görevini Çiller’e değil, Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi.

28 Şubat sürecinde neler yaşandı?

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 28 Şubat'ı yaşadım 28 Şubat'ın farkındayım
28 Şubat 1997’deki MGK toplantısında Tansu Çiller ve Necmettin Erbakan
( Fotoğraf: Radikal.com.tr)

Türkiye’de 28 Haziran 1996’da Refah Partisi (RP) ile Doğru Yol Partisi’nin (DYP) Necmettin Erbakan başbakanlığında kurduğu koalisyon hükümeti gerginliğin artmasına neden oldu.

Başbakan Erbakan’ın 6 Ekim’de Libya’ya yaptığı ziyaret sırasında Muammer Kaddafi’nin Türkiye’ye yönelik sert sözlerine sessiz kalması eleştirildi.

3 Kasım’daki Susurluk kazasının ortaya çıkardıkları da “Sürekli Aydınlık için Bir Dakika Karanlık” eylemlerini tetikledi.

Ayrıca, Erbakan’ın 11 Ocak 1997’de tarikat şeyhlerine resmi konutunda iftar yemeği vermesi, 31 Ocak’ta Sincan Belediyesi’nin düzenlediği ve cihat oyununun oynandığı Kudüs Gecesi, ardından Aczimendilerin Ankara’da bir başka grubun da İstanbul’da “şeriat isteriz” sloganlarıyla düzenlediği eylemler Türkiye’nin laik yapısıyla ilgili endişelerin artmasına yol açtı.

28 Şubat 1997 tarihindeki Milli Güvenlik Kurulu toplantısı bu koşullar altında yapıldı.

MGK’da alınan kararlar

9 saat süren toplantıda, MGK bildirisinde laikliğin Türkiye’de demokrasi ve hukukun teminatı olduğu vurgulanırken, hükümetten aralarında 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmesi, tarikatlara bağlı okulların Milli Eğitim Bakanlığı’na devredilmesi, Kuran kurslarının denetlenmesi ve kılık-kıyafet kanunun uyulmasını da içeren bir dizi eylemi hayata geçirmesi istendi.

Bu toplantıdan birkaç ay sonra RP hakkında “laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu” gerekçesiyle kapatma davası açıldı.

Bu dönemde Genelkurmay Karargahı’na davet edilen gazetecilere, yargı mensuplarına ve üst düzey bürokratlara komuta kademesi tarafından “irtica tehdidine karşı brifingler” verildi.

Daha sonraki yıllarda, bu dönemde Genelkurmay bünyesinde Batı Çalışma Grubu adı altında bir yapı oluşturulduğu ve birçok kişi, kurum ve olay hakkında kayıtlar tutulduğu ortaya çıktı.

Haziran ayında koalisyon ortağı DYP lideri Tansu Çiller, tansiyonu düşürmek adına, Erbakan’ın istifa etmesni ve kendisinin başbakan olmasını önerdi. Bu öneriyi kabul eden Erbakan, istifasını sundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 28 Şubat'ı yaşadım 28 Şubat'ın farkındayım
Necmettin Erbakan

Ancak dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, hükümeti kurma görevini Çiller’e değil, Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz’a verdi. Haziran ayı sonunda da Yılmaz, Bülent Ecevit’in lideri olduğu Demokratik Sol Parti (DSP) ve Hüsamettin Cindoruk’un liderliğindeki Demokratik Türkiye Partisi (DTP) ile ANASOL-D koalisyonunu kurdu.

‘Balans ayarı’ ve ‘1000 yıl sürecek’ sözleri

Çevik Bir o dönem Sincan’dan tankların geçmesiyle ilgili olarak “Demokrasiye balans ayarı” demiş, Karadayı’dan sonra göreve gelen Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu da “28 Şubat, 1000 yıl sürecek” diye konuşmuştu.

Türkiye’de 1997 yılında yaşananlar bazıları için ordunun doğrudan siyasete müdahalesi, bir başka kesim için ise laikliğin kurtarılması için yapılmış gerekli bir hamle olarak görülüyor.

28 Şubat davası ( 2 Eylül 2013 )

103 sanıklı 28 Şubat davası Ankara’da 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı.

Aralarında eski Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı’nın da bulunduğu 37’si tutuklu, toplam 103 sanık, dönemin Refah-Yol hükümetini devirmeye teşebbüs suçundan hâkim karşısına çıktı.

Ancak davanın bir numaralı sanığı İsmail Hakkı Karadayı, raporlu olduğu için duruşmaya katılmadı.

Tutuklu sanıklar ise duruşmaya az bir süre kala cezaevi araçlarıyla adliyeye getirildi.

Polis adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri aldı.

2-6 Eylül tarihlerinde aralıksız sürecek duruşmalar, adliyede yeni yapılan geniş salonda görülüyor.

Kimlik tespiti ve iddianamenin okunmasının ardından 5 gün sürecek duruşmalarda, ilk önce tutuklu sanıkların ifadesinin alınması bekleniyor.

1309 sayfalık iddianame

14 ayrı gözaltı dalgasından sonra oluşturulan 28 Şubat davası iddianamesi, 1309 sayfadan oluşuyor.

Dava açılan 103 sanık hakkında dönemin Refah-Yol hükümetini devirmeye, düşürmeye iştirak suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

İddianamede, bir numaralı sanık olarak emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, iki numaralı sanık olarak da Batı Çalışma Grubu’nu (BÇG) kurduğu iddia edilen dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir yer alıyor.

Balyoz davasında ağırlaştırılmış mahkumiyet alan Çetin Doğan, emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, eski kuvvet komutanları Ahmet Çörekçi, Hikmet Köksal, Teoman Koman, Fevzi Türkeri, Erdal Ceylanoğlu, eski MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan gibi isimler de sanıklar arasında.

Davanın tek sivil tutuklu sanığı ise eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz.

İddianamede, BÇG’nin faaliyetleri kapsamında bazı sivil toplum örgütlerini çalışmaların içine çektikleri, basın yayın organlarını kullanarak hükümet üyeleri üzerinde baskı oluşturdukları, Sincan’da tank geçişi yaparak hükümete ve üyelerine gözdağı verdikleri, YÖK’te görev yapan bazı öğretim üyelerini fişleyip görev yapamaz hale getirdikleri şeklinde birçok iddiaya yer veriliyor.

İddianamede ayrıca 199’u asker olmak üzere toplam 438 sivil mağdur yer alıyor. Sivil mağdurların başında da dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in adı geçiyor.


Sosyal medya’da bizi takip edin

Twitter  Facebook

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here