Anasayfa / Genel / Cilt Güzelliği : Beslenmenize Dikkat Edin!
Cilt Güzelliği : Beslenmenize Dikkat Edin!

Cilt Güzelliği : Beslenmenize Dikkat Edin!

Yediğiniz ve içtiğiniz her şeyin cildinizi doğrudan etkilediğini biliyor muydunuz? Beslenme ve Gıda Doğru beslenme alışkanlıklarıyla, cildinizin güzelliğini ve gençliğini uzun süre korumak elinizde.

 

Vücudumuzun yaklaşık yüzde 7’si deri dokusundan oluşur. 70 kg. ağırlığında bir kişide 5 kg. kadar deri vardır. Deri hücreleri en hızlı değişen hücrelerdendir. İnsan derisi, bireye bağlı olarak, 15 gün ile 3 ay arasında değişir. Bu derece hızla değişen doku gerek uzun, gerekse kısa sürede beslenme durumundan önemli ölçüde etkilenmektedir.

Genel Beslenme ve 5 Besin Grubu
Deri hücrelerinin sağlıklı olarak gelişebilmesi ve yaşaması için su ve diğer besin öğelerince yeterli ve dengeli düzeyde beslenmesi gerekir. Genel beslenme yetersizliğinde deri kirli, kahverengi bir hal alır, parlaklık ve şeffaflığını kaybeder. Saçlar matlaşır ve keçeleşir, renk değişimine uğrar. Yeterli beslenme de, ilk önce 5 besin grubunun önerilen miktarlarda tüketilmesiyle sağlanır. Kısaca, hücrelere gerekli olan besin öğelerinin yeterince alınması için süt, peynir, yoğurt grubundan 3 bardak veya eşiti; et, yumurta ve kurubaklagil grubundan 2 porsiyon; sebze ve meyve grubundan en az 3 porsiyon; tahıl grubundan 4 porsiyon alınması gerekir. Ayrıca, fazla enerji harcaması olan kişilere, yağ ve şeker grubundan rafinasyona uğramamış gıdaları tüketmeleri önerilir.

20. yüzyıl insanının vücudu, 12.000 yıl önce yaşamış olan mağara adamınınkiyle aynı yapıdadır. Bizim vücudumuz da mağara adamının alışkın olduğu doğal gıdalara indekslidir. Aslında son 2 asırda gıda teknolojisinin getirdiği rafinasyon işlemlerinin insan hücresi çok yararlı olduğu söylenemez. Hücre yaşlanmasını artıran iki önemli etmen rafine şeker ve aşırı tuz tüketimidir.

Aşırı şeker ve rafine nişasta
Deri hücresinin ana öğelerini oluşturan ve sağlıklı çalışması için gerekli enzimlerin kaynağı olan proteinleri günlük diyetimizle yeterince almak önemlidir. Ancak kişi yeterince protein alsa dahi, eğer rafine şeker tüketimi fazla ise, hücre proteinleri görevlerini tam olarak yapamaz. Çay, kahve, meşrubat ve tatlılarla alınan veya beyaz un mamüllerinin nişastasının sindirilmesi ile ortaya çıkan şeker, hücrelere girdikten sonra, hücrenin büyüme, gelişme ve sağlığı için gerekli olan proteinlerin yapı taşlarıyla birleşerek, amino şeker oluşturur (Maillard tepkimesi). Proteinlerin yapı taşları bu şekilde işlemez hale gelince, hücrenin hayati işlevleri aksar, sağlığını kaybeder ve yaşlanır. Maillard ürünleri, ayrıca hücrelerde yaşlanmayı hızlandıran aktif oksijen düzeyini de artırmaktadır. Dolayısıyla, deri hücrelerinin genç kalmaları ve elastikiyetlerini korumaları için, rafine olmuş şeker, beyaz ekmek ve hamurişi tüketiminden kaçınılmalıdır.

Aşırı tuz ve elektrolit dengesi
Deri hücreleri için diğer bir zararlı rafinasyon ürünü, tuzdur. Tuz doğal olarak yiyeceklerimizde zaten bulunur. Yemeklere aşırı tuz ekleme veya salamura gıdaların fazla tüketimi alışkanlık haline gelmişse, bunun sonucunda hücre için çok önemli olan su hücre dışına çekilir; hücre de sağlık ve elastikiyetini kaybeder. Deri bundan en çok etkilenen dokulardandır. Zaten yaşlandıkça deri ve deri altı dokularda su azalmakta, kas ve diğer organlarda ise artmaktadır. Bu nedenle, deri dokusunun canlı ve sağlıklı kalabilmesi için, aşırı tuz ve tuzlu gıdalardan kaçınılmalıdır. Suyu hücre içinde tutan potasyumdan zengin olan gıdaların tüketimi de yararlıdır. Potasyumdan zengin gıdalar arasında özellikle nohut, mercimek, kuru fasülye, bezelye, fındık ve tüm taze meyve ve sebzeler sayılabilir. Ayrıca, günde 2 litre kadar su içmek de yararlıdır.

Vitaminler
A vitamini cildi bakteri ve virüslere karşı dayanıklı hale getirip, vücuda girmelerini önler. A vitamininin bir tipi olan retinoik asit, ergenlik sivilcelerine iyi gelir; ancak bu preparatın doktor kontrolü altında tablet olarak alınması veya krem halinde haricen kullanılması gerekir. E vitamini özellikle yağların oksidasyonunu önleyerek hücre sağlığını korur. Selenyumla birlikte antioksidan enzimleri kurşun, cıva gibi zehirli maddelere karşı destekler. Son yıllarda yapılan çalışmalar, E vitamininin hava kirliliğine karşı da önemli bir koruyucu etmen olduğunu göstermiştir. Başlıca kaynakları yağlı tohumlar, fındık, yeşil yapraklı bitkiler ve tahıl daneleridir. Bitkisel yağlarda yüksek oranda bulunur, ancak yağlar rafine edilirken büyük ölçüde kayba uğrarlar. Bu nedenle rafinasyona en az uğrayan yağlar deri için en yararlı olanlardır. Dolayısıyla, örneğin sızma tipte zeytinyağı, riviera tipine tercih edilmelidir. Yağ ihtiyacı, alerjik olmayan kişilerde fındık, yer fıstığı, susam gibi gıdaların tüketilmesiyle de sağlanabilir. Zeytinyağı, palm olein, kolza, ceviz ve fındık yağları, tekli doymamış yağ asitlerinden zengin olduklarından, bitkisel yağlararasında oksidasyona en dayanıklı olanlardır ve dolayısıyla hücre yaşlanmasını desteklemezler. A ve E vitamininin en iyi kaynaklarından biri de balık yağlarıdır. Bu yağlar prostaglandin hormon yapımını etkileyerek, hücrenin zararlı ürünlere karşı korunmasında yardımcı olmaktadır. Kaynakları, uskumru, istavrit, palamut gibi yağlı balıklardır.

C vitamini ise hücre dışındaki oksidasyon ürünlerini etkisiz hale getirir. Deri papilomaları ve kanserlerine karşı korur. Özellikle, toksinlerin zararlı etkilerini azaltarak, hücrelere girişini önler ve böylece bu maddelerin cilt üzerindeki olumsuz etkilerini engeller. Başlıca kaynakları portakal, mandalina, limon, greyfurt gibi narenciye, kuşburnu, çilek, biber, lahana, karnabahar ve maydanoz, roka, tere gibi yeşil yapraklı bitkilerdir.

Cilt sağlığı için önemli bir öğe grubu da B vitaminleridir. Özellikle B2, B6, niasin, folik asit ve biotin yetersizliğinde dil, ağız, dudak ve burun kenarlarında yara, çatlak, ödem ve renk değişimleri görülür. Bu grup vitaminlerin en iyi kaynakları yoğurt, kepekli ekmek, kurubaklagiller, fındık, karaciğer ve yeşil yapraklı sebzelerdir. Yoğurt ayrıca içerdiği laktobasili mikroorganizmalarıyla vücudu toksinlere ve oksidasyona karşı koruyan çok yararlı bir gıdadır. Karaciğer hemen hemen tüm vitamin ve minerallerin deposu olmasına karşın, toksinleri de biriktirdiğinden, özellikle çocuklara haftada 1 porsiyondan fazlası önerilmez.

Sağlıklı ve genç bir cilde sahip olabilmek için, taze meyve ve sebzeler, özellikle yeşil yapraklı sebzeler, havuç, domates, narenciye, rafine olmamış undan yapılmış ekmek, tahıl daneleri, yoğurt, zeytin yağı, balık ve balık yağlarının sıklıkla tüketilmesi, buna karşın; tuz, şeker ve beyaz un gibi rafine gıdalardan, salam, sosis ve salamura gibi işlem görmüş gıdalardan, yanmış et ve yağlardan, yağlı et, çikolata ve margarin gibi doymuş yağ oranı fazla gıdalardan, ayrıca kişinin alerjisi olan gıdalardan uzak kalınması öneriliyor. Bunun yanında sigara ve aşırı alkol tüketiminden kaçınılması, cildin gereğinden önce yaşlanmasını önemli düzeyde önlüyor.

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın

Hakkında Akademi Portal

Akademi Portal

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*

Güvenlik *