İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bayram vesilesiyle Karadeniz turuna çıktı. Belediye seçimlerinden bu yana devam eden, İmamoğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağıyla ilgili tartışmalar, bu gezi ve yaptığı meydan konuşmalarıyla tekrar canlandı. Bir tartışma konusu da geziye çağırılan gazeteciler oldu.

Tartışmaların ardından İmamoğlu, cuma günü inceleme gezisi yaptığı Sarıyer Büyükdere Fidanlığı’nda konuştu, “İBB Başkanı olarak, İstanbul halkının sesini ülkeye duyurmak amacında olduğunu” söyledi:

“Bugün Nagehan Hanım gelmiştir, yarın örneğin Abdülkadir Selvi‘yi davet etmek istiyorum. Çünkü beni, iki yıldır bir görevli gibi Genel Başkanımla kavga ettirme çabasında bir insan. Kötü yazanlarla daha da ayrı sohbet edeceğim. Ben, ‘Evet muhalifleri’ istiyorum talimatını verdim, arkadaşlarım da onları sırasıyla yerine getirecekler. Yarın ilerleyen günlerde bunun daha da farklı örneklerini görebilirler. Tek şart da tabii benimle konuşmaya cesaretli olanlarla yapacağım.

“Hatırlayın, seçimden önce gittiğim TV kanalında bana nasıl bir muamele yapıldı. Ben, hala onlarla bile irtibat kurmanın arayışı içerisindeyim. Yok sayarak bir memleket değişmez. Toplumda bu insanlar var. Bir rehabilitasyonu mümkünse, karşılıklı bir diyalogla bunları aşabileceksek, ne mutlu. Ben, bu çabayı gösteririm.”

Salı günü uçakla Trabzon’a giden İBB Başkanı, buradan otobüsle Rize’ye geçti. Çayeli, Pazar, Ardeşen, Fındıklı ilçelerinin ardından Artvin Arhavi, Hopa, Kemalpaşa ve son olarak Trabzon’da meydan konuşmaları yaptı. Trabzonspor Kulübü’nü ziyaret ederek 38 yıl sonra gelen şampiyonluğunu tebrik etti. Yomra Belediye Parkı açılışına katıldıktan sonra da İstanbul’a geri döndü.

İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’ye giderek hem il hem de ilçe merkezlerinde konuşma yapması, bunun bir “meydan okuma” olup olmadığıyla ilgili tartışmalara yol açtı.

İmamoğlu cumhurbaşkanı adayı olacak mı?

Geziye katılan gazeteci İsmail Saymaz Halktv’deki yazısında, “Derepazarı’nda bir yurttaş, elini sıktığı İmamoğlu’na ‘Adaylığını koy, çekinme!’ dedi. Bu cümle gezi boyunca yüzlerce yurttaş tarafından ifade edildi. Belki de gezinin birincil amacı, bu cümleyi söyletmek ve duymasını istediklerine duyurmaktı. İmamoğlu, cümleyi işittiğinde ne mi yaptı? Ya sustu ya da gülümsedi” sözlerine yer verdi.

Karadeniz turuna katılan Habertürk yazarı Nagehan Alçı, “Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı’na aday olmak istiyor. Vücudunun her hücresiyle bunu istiyor” yazdı.

Ertuğrul Özkök de İmamoğlu’nun gezisindeydi. İmamoğlu’nun, cumhurbaşkanlığına adaylık kararının altılı masadan ilan edilmesini istediğini belirten Özkök yazısında, “İmamoğlu Rize’den Fındıklı ve Ardeşen’e kadar her ilçede ‘Ben altılı masanın en çok çalışan neferi olacağım’ diyor. O masayı sonuna kadar destekleyeceği sözünü veriyor. Ama bu ‘Merak etmeyin. Parlamenter sisteme geçiş konusunda hiçbir engel çıkarmayacağını’ mı anlatmak istiyor.” ifadelerini kullandı:

“Konuşmasında en büyük ağırlığı ‘Altılı masaya’ ve CHP’ye güven vermek üzerine verdi. Bu arada bir rakam verdi: ‘Halkın yüzde 60’ı değişim istiyor.’ Yani hedefinin yüzde 60 oy olması gerektiğini ima ediyor. Benim yorumum şu: Altılı masaya ‘Yüzde 60’la seçilecek bir aday profili anlatmak istiyor’ sanki…”

İmamoğlu ise kendisine sorulan cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili soruya, “Cumhurbaşkanlığı adaylığı meselesi elbette ki benim gündemimde yok ama benim gündemimde önümüzdeki seçimde değişim var. Hem de tarif edemeyeceğim seviyede var. Bu değişime hepimizin ihtiyacı var. Örneğin, en başta sorun yaşayan kişi benim. Ben burada 150 maddelik İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin engellendiği, sıkıntı veya zulüm çektiği problemler diye sıralasam 150 yetmez. Bir 150 daha yazarım. Türkiye’deki değişime bu ülkedeki kamu yöneticilerinin ihtiyacı var.

“Bugün bizim gündemimizde ne cumhurbaşkanlığı meselesi, ne başka bir mesele, ne de kıymetli mevkidaşım, değerli yol arkadaşım Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mansur Yavaş’la bir yarış söz konusu” şeklinde cevap verdi.

“İşte bugün Türkiye’de farklı siyasi görüşler bir araya geldi. Memleketin tekrar özgürleşmesi için tekrar insanların özgürce fikirlerini ortaya koyabilmesi, ‘tekrar ben çalışırsam olur’, ‘dayım, halam, teyzem torpilim olursa olur’ değil; ‘ben okursam olur’, ‘ben çalışırsam olur’ diye bir gençlik umutlu dolsun, diye bir ittifak masası kuruldu. Ben de o ittifak masasının bütün o 6 liderin ortaya koyduğu düşüncenin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak en güçlü neferi olacağım. Hepinizin huzurunda söz veriyorum” sözlerini ekledi.

CHP’nin İmamoğlu’nun turundan haberi var mıydı?

Cumhuriyet’in haberine göre Ekrem İmamoğlu’nun gezisinin CHP genel merkezinden izinsiz yapıldığıyla ilgili iddialara, partinin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Seyit Torun, “İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bayram ziyaretine farklı bir anlam yüklememek gerek. Bizim bilgimiz dahilinde” şeklinde cevap verdi:

“Buna farklı anlamlar yüklemek, abartmak doğru olmaz. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak ben, bu ziyaretlerle ilgili bilgilendirildim. Ben bilgilendirildiğime göre Genel Başkanımızın da mutlaka bilgisi vardır. Memleketine gitmesin mi? Bayramlaşmasın mı? Hiçbir mahzuru yok.”

Nagehan Alçı, “CHP’nin son dönemde öne çıkan isimlerinden Mersin milletvekili Mahir Başarır ise şunu söyledi: Ekrem Bey’in bu seyahati tamamen Genel Başkanımız Kemal Bey’in bilgisi ve onayı dahilinde. Zaten aksi mümkün olmaz.” diye yazdı. Gezi masraflarıyla ilgili de İmamoğlu’nun, “Bir kere otobüsümüzde ’16 milyon için çalışıyoruz’ yazıyor. Dolayısıyla o İBB’nin otobüsü. Ekrem İmamoğlu nereye giderse gitsin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı kimliği ile gider. CHP’li kimliği illa ki vardır arka planda” dediğini ekledi.

Gazeteci Ruşen Çakır ise Medyascope yayınında; Ekrem İmamoğlu’nun bu geziyi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bilgisi dahilinde düzenlemesinin, orada yaptığı konuşmaların ve kurduğu temasların Kılıçdaroğlu’nun bilgisi ve onayıyla yapıldığı anlamına gelmediğini vurguladı.

Nagehan Alçı neden geziye davet edildi?

Gezinin diğer bir önemli noktası da davet edilen gazetecilerdi.

Çakır, geziye çağırılan basın mensuplarının bir kısmının “hükümete yakın” isimler olduğunu, “bu gazetecileri görmenin Ekrem İmamoğlu’nun gelecekte de Türkiye siyasetinde etkili olacağını” gösterdiğini belirtti.

Ekrem İmamoğlu’nun çağırdığı isimler, özellikle de Nagehan Alçı sosyal medyada tartışıldı. TİP İstanbul milletvekili Ahmet Şık, “Nagehan Alçı, menfaati için her güç odağına sırtını yaslamayı meslek edinmiş gazeteci kılığına girmiş bir tetikçidir” paylaşımı yaptı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ Twitter üzerinden, “Neden Mansur Yavaş? Çünkü Türkiye’nin ikinci Bir Erdoğan’a ihtiyacı yok. Kumpas davalarının psikolojik harp elemanları ile yürüyenler Türkiye’yi politik cehennemden çıkaramaz. Diyarbakır’da ayrı İstanbul’da ayrı konuşan çatal dille ülkemiz krizi aşamaz. Şovmene değil, liyakate gerek var” şeklinde bir paylaşım yaptı.

https://twitter.com/MetinUca/status/1521933702519037953?s=20&t=PkVXsYQTi98XyYl3nbt6KQ

Alçı ise bu eleştirilere, “Bir gazeteci olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın seyahatine davet edildiğimde elbette kabul ederim. Bu gazeteciliğin bir gereğidir. Bu davete icabet ettiğim için bana ya da bu daveti yaptığı için Sayın Ekrem İmamoğlu’na hakaret edenler Ortadoğulu kabileci kafa yapısına sahip olduklarını kanıtladılar… Sadece CHP’nin angaje muhabirleri İmamoğlu tarafından davet edilsin istiyorlar. E o zaman eleştirdiğiniz iktidardan ne farkınız kaldı?” yanıtını verdi:

“Ekrem İmamoğlu’nun bu gezisinde iktidarı destekleyen gazete Hürriyet’ten Fatma Aksu, yine hükümet taraftarı gazete Milliyet’ten Selay Saykal, 20 senedir hep AK Parti’yi desteklemiş Türkiye gazetesi-TGRT’den de Ziya Osman Açıkel vardı. Akif Beki de çok uzun seneler Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanıydı. Bu gazetecileri de çağırmayıp dışlasa mıydı Ekrem İmamoğlu? Bu gazeteci meslektaşlarımız da bu geziye katılınca Ekrem İmamoğlucu mu oldular? Ben öyle mi oldum? Ekrem Bey ile Habertürk TV’de yaptığımız sert tartışmayı Youtube’da 3.6 milyon kişi seyretti. Oradaki görüşlerim de değişmedi. Ama ben gazeteciyim.” (Tetikçiyim diyemediği için eski fetöcü Nagehan alçı olayı bu şekilde bağlamış.)

Facebook Hesabınız Üzerinden Yorum Yapın